Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru-Cevap: Ticari Mallarda Zekât Nisabı Hakkında

May 08, 2014
4324

** (Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Ata bin Halil Ebu er-Raşta’nın Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi)**

Soru-Cevap

Ticari Mallarda Zekât Nisabı Hakkında

Lut Ebu Suneyne’ye

Soru:

Değerli Şeyhimiz, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Sorum, ticari mallardaki zekât nisabı ile ilgilidir: el-Emvâl kitabının 195. sayfasında zekât nisabının 200 gümüş dirhem yani 595 gram gümüş veya 20 altın dinar yani 85 gram altın olduğu belirtilmektedir. Altın ve gümüş fiyatları arasında büyük farklar olduğu, bir altın dinarın neredeyse yüzlerce gümüş dirheme eşit olduğu günümüzde, ticari malları hesaplarken bu iki nisaptan hangisini esas almalıyız? Mesela beş altın dinar hesaplasak, bunun değeri gümüş nisabını aşmaktadır. Bugün hangi nisabı esas almalıyız? Allah sizi mübarek kılsın ve ilminizden bizi faydalandırsın.

Cevap:

Ve aleykümselam ve rahmetullahi ve berekâtuh.

Birincisi: Altın kullananlar (altın ehli) için nisap "85 gram altın", gümüş kullananlar (gümüş ehli) için ise "200 dirhem gümüş"tür. Temsili kâğıt paralara gelince; temsil ettiği şeye göre değerlendirilir. "Eğer temsil ettiği şey altın ise altın nisabı, gümüş ise gümüş nisabı esas alınır."

Ancak değerini kanun gücünden alan ve ne altını ne de gümüşü temsil etmeyen mevcut kâğıt paralar (itibari paralar) için benim tercih ettiğim görüş; iki nisaptan en düşük olanı ile, yani gümüş ile değerlendirilmesidir. Dolayısıyla nakit paranın değeri "200" gümüş dirheme, yani 595 gram gümüşe (yaklaşık 20 onsa) ulaştığında -ki bir ons gümüşün yaklaşık 30 dolar olduğunu varsayarsak, bu bir Müslümanın elindeki miktarın yaklaşık 600 dolara (tam olarak hesaplanmalıdır) ulaşması ve borcunun olmaması durumunda- o kişi zekât ehli sayılır. Eğer bu nisabın üzerinden, miktar eksilmeden bir havl (bir hicri yıl) geçerse, o kişinin zekât ödemesi gerekir.

İki nisaptan en düşük olanının esas alınacağını söylüyorum; çünkü kişi en düşük nisaba ulaştığında zekât ehli olmuş olur. Dolayısıyla daha yüksek olan nisabı bekleyerek bu sınırı geçmesi caiz değildir. Aksine, zekât ehli olduğu bu tarihi kaydetmeli ve bir havl geçtikten sonra nisap eksilmemişse zekâtını vermelidir. Benim tercih ettiğim görüş budur. Allah en iyi bilen ve hüküm verendir.

Kardeşiniz Ata bin Halil Ebu er-Raşta

Emir’in Facebook sayfasındaki cevabın linki: https://web.facebook.com/AmeerhtAtabinKhalil/photos/a.122855544578192.1073741828.122848424578904/462064227323987/?type=3&theater

Emir’in web sitesindeki cevabın linki: http://archive.hizb-ut-tahrir.info/arabic/index.php/HTAmeer/QAsingle/3515/

Emir’in Google Plus sayfasındaki cevabın linki: https://plus.google.com/u/0/b/100431756357007517653/100431756357007517653/posts/iV9Qz2DApG6?sfc=false

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın