(Hizb ut-Tahrir Emiri Alim Ata bin Halil Ebu el-Raşta'nın Facebook sayfasındaki takipçilerinden gelen sorulara verdiği cevaplar serisi)
Muhammed Edib Halil’e
Soru:
Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh. Allah sizi en hayırlı şekilde mükafatlandırsın, nusretiyle desteklesin ve Hilafet Devleti'nin sizin ellerinizle ikame edildiğini görerek gözlerimizi aydınlatsın. Değerli Şeyhim, sorum şudur: Bu soruyu gençlere (şebab) sorduğumda, bana bu hadisin fıkıh kitaplarının derinliklerinde bulunduğunu ve bunun yeterli olduğunu söylediler. Bizler ise fikrimizde ve benimsediğimiz hükümlerde en güçlü delilleri araştıran ve inceleyen kişiler olmamız gerektiğini öğrendik. Hadis, Şahsiyet kitabının 3. cildinin 294. sayfasında, Sahabelerin övülmesi bağlamında şu şekilde geçmektedir: "Ashabım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayete erersiniz." Bu hadisi Razin rivayet etmiştir. Ed-Dürerü's-Seniyye ansiklopedisinde yapılan araştırmada hadisin uydurma (mevzu) olduğu belirtiliyor. Razin kimdir? Razin adına bir müsned var mıdır? Kardeşiniz Ebu Ahmed.
Cevap:
Ve Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuh.
Bu hadis bazı hadis kitaplarında yer almaktadır, bunlardan bazıları şunlardır:
1- İbn Battah’ın (Vefatı: H. 387) el-İbanetü’l-Kübra adlı eseri. Metni şöyledir: Ebu Yusuf Yakub b. Yusuf bana anlattı, dedi ki: Ebu Yahya Zekeriya b. Yahya es-Saci bize anlattı, dedi ki: Musa b. İshak el-Envari bize anlattı, dedi ki: Ahmed b. Yunus bize anlattı, dedi ki: Ebu Şihab, Hamza b. Ebi Hamza’dan, o Amr b. Dinar’dan, o da İbn Abbas’tan rivayet ettiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
إِنَّمَا أَصْحَابِي كَالنُّجُومِ , فَبِأَيِّهِمُ اقْتَدَيْتُمُ اهْتَدَيْتُمْ
"Şüphesiz ashabım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayete erersiniz."
2- Ebu Ömer Yusuf b. Abdullah b. Muhammed b. Abdilberr b. Asım en-Nemeri el-Kurtubi’nin (Vefatı: H. 463) Camiu Beyani’l-İlmi ve Fadlihi adlı eseri. Metni şöyledir: Ahmed b. Ömer bize anlattı, dedi ki: Abd b. Ahmed bize bildirdi, Ali b. Ömer bize anlattı, Kadı Ahmed b. Kamil bize anlattı, Abdullah b. Ravh bize anlattı, Sellam b. Süleym bize anlattı, el-Haris b. Gusayn bize anlattı, o el-A'meş’ten, o Ebu Süfyan’dan, o da Cabir’den rivayet ettiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
أَصْحَابِي كَالنُّجُومِ بِأَيِّهِمُ اقْتَدَيْتُمُ اهْتَدَيْتُمْ
"Ashabım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayete erersiniz."
Ebu Ömer dedi ki: "Bu, kendisiyle hüccet ikame edilemeyecek bir isnattır; çünkü el-Haris b. Gusayn meçhuldür."
Bu iki hadisin de senedinde eleştirilecek yönler bulunmaktadır. Bu nedenle bazı hadis alimleri onu zayıf kabul etmiştir. Ancak biz bu hadisi "hasen" kabul ediyoruz; zira fakihlerin kitaplarında yer almış ve hüküm istinbatında kullanılmıştır. İslam Şahsiyeti kitabının 3. cildinde hasen hadisin tanımı hakkında belirtildiği üzere:
"Hasen hadis iki kısımdır:
1- İsnadındaki raviler arasında hali bilinmeyen (mestur) birisi bulunup da ehliyeti tam olarak kesinleşmemiş olan, ancak rivayetinde çok hata yapan gafillerden olmayan ve hadiste yalan söylemekle suçlanmayan ravinin hadisidir.
2- Ravisi doğruluk ve güvenilirlikle tanınan, ancak (hafıza ve hıfzdaki bazı eksiklikleri nedeniyle) sahih hadis ravilerinin derecesine ulaşamayan ravinin hadisidir. Hasen hadis, tıpkı sahih hadis gibi kendisiyle delil getirilen (ihticac edilen) bir hadistir. İmamların, talebelerinin ve diğer alim ve fakihlerin kitaplarında geçen hadisler de hasen hadis kabul edilir ve onlarla delil getirilir; çünkü onlar bu hadisleri bir hükme delil olarak sunmuşlar veya ondan bir hüküm istinbat etmişlerdir. Dolayısıyla bu, ister usul-ü fıkıh kitaplarında ister fıkıh kitaplarında geçsin, el-Mebsut, el-Ümm, el-Müdevvenetü’l-Kübra ve benzeri muteber kitaplar olması şartıyla hasen hadistir..." (Alıntı bitti)
Bu hadis, birçok fakihin kitabında yer almıştır, bunlardan bazıları şunlardır:
1- El-Mebsut Müellifi: Şemsu’l-Eimme es-Serahsi (Vefatı: H. 483) Yargı (kaza) bahsinde şöyle geçmektedir:
"...Allah’ın kitabındakine göre hükmetmesi gerekir. Eğer onda bulamadığı bir şey gelirse, Resulullah (sav)’den kendisine ulaşanla hükmeder. Eğer onda da bulamazsa, Resulullah (sav)’in ashabından kendisine ulaşanlara bakar ve hükmeder. Bunu daha önce açıklamıştık. Sonuç olarak; sahabenin ileri gelenlerinden birinden bir söz kendisine sahih olarak ulaştığında, onunla hükmeder ve bunu kıyastan öne alır. Zira Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: 'Ashabım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayete erersiniz.' Ayrıca sahabeden kendisine ulaşan haberde, bir işitme ihtimali vardır; çünkü onlar Resulullah (sav)’den işitir, bazen onunla fetva verir, bazen de rivayet ederlerdi..."
2- Haşiyetü’t-Tahtavi ala Meraki’l-Felah Şerhu Nuri’l-İzah Müellifi: Ahmed b. Muhammed b. İsmail et-Tahtavi el-Hanefi (Vefatı: H. 1231) Sünnet hakkında şöyle geçmektedir:
"...Hanefilere göre sünnet; yukarıda geçtiği üzere Hz. Peygamber (sav)’in yaptığı veya ondan sonra ashabının yaptığı şeydir. es-Sirac’da; 'Nebi (sav)’in veya ashabından birinin yaptığı şeydir' denilmiştir. Zira ashabının sünnetine uyulmasını bizzat kendisi (sav) şu sözüyle emretmiştir: 'Benim sünnetime ve benden sonraki hidayete ermiş Raşid Halifelerin sünnetine sarılın.' Ve yine şöyle buyurmuştur: 'Ashabım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayete erersiniz.'"
3- El-Beyan ve’t-Tahsil ve’ş-Şerh ve’t-Tevcih ve’t-Ta'lil li Mesaili’l-Müstahrece Müellifi: Ebu’l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Rüşd el-Kurtubi (Vefatı: H. 520) "Müminlerden iki taifenin birbiriyle savaşması" meselesinde şöyle geçmektedir:
"...Çünkü Allah Teâlâ kitabında, Resulü de lisanıyla onları övmüştür. Kerem sahibi olan Allah şöyle buyurmuştur:
كُنْتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ
"Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz." (Ali İmran [3]: 110)
Ve yine şöyle buyurmuştur:
وَكَذَلِكَ جَعَلْنَاكُمْ أُمَّةً وَسَطًا
"İşte böylece sizi vasat (adil) bir ümmet kıldık." (Bakara [2]: 143) Yani seçkin, adil kimseler.
Ve yine şöyle buyurmuştur:
مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ
"Muhammed Allah'ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar da..." (Fetih [48]: 29) - ayetin sonuna kadar.
Resulullah (sav) de şöyle buyurmuştur:
أَصْحَابِي كَالنُّجُومِ بِأَيِّهِمُ اقْتَدَيْتُمُ اهْتَدَيْتُمْ
"Ashabım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayete erersiniz."
Yine; 'Kureyş’ten on kişi cennettedir' buyurmuş ve aralarında Ali, Talha ve Zübeyr’i saymıştır. Ehl-i Sünnet ve Hak imamlarının dediği şudur: Ali (ra) ve ona uyanlar hak ve doğru üzereydi. Talha ve Zübeyr ise hatadaydılar, ancak bunu kendi içtihatlarıyla öyle görmüşlerdi. İçtihat ehli olduklarından dolayı yaptıkları şey onlar için bir farzdı."
4- Ez-Zehira Müellifi: el-Karafi adıyla meşhur Ebu’l-Abbas Şihabuddin Ahmed b. İdris el-Maliki (Vefatı: H. 684) İmam Malik’in usulü incelenirken şöyle geçmektedir:
"...Çünkü Malik’in aslı; ameli, haber-i vahidin önüne almaktır. Aynı şekilde kıyas da -Ebheri’nin gittiği görüşe göre- haber-i vahidlerden öne alınır. Eğer sünneti bulamazsa sahabenin (ra) sözlerine başvurur. Eğer ihtilaf ederlerse, sözlerinden amelle destekleneni alır. Aksi takdirde onların sözlerinden birini seçer ve hepsine birden muhalefet etmez. Eğer hepsine muhalefet ederse içtihat edeceği de söylenmiştir. Birinci görüşün hücceti, Hz. Peygamber (sav)’in şu sözüdür: 'Ashabım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayete erersiniz.' Eğer bu da bulunmazsa, alimlerle istişare ettikten sonra usuller üzerine bina eder."
5- El-Havi’l-Kebir fi Fıkhi Mezhebi’l-İmam eş-Şafii (Muhtasaru’l-Müzeni Şerhi) Müellifi: el-Maverdi adıyla meşhur Ebu’l-Hasan Ali b. Muhammed el-Bağdadi (Vefatı: H. 450) Sahabeler hakkında yapılan araştırmada şöyle geçmektedir:
"Fasıl: Dördüncü Sınıf Dördüncü sınıfa, yani sahabeye gelince; onlara taklit, söyledikleri şeylerdeki durumlarının farklılığına göre değişir. Onlar için dört hal vardır: Üçüncü Hal: Onlardan birinin yaygınlığı bilinmeyen ve onlardan bir muhalefet de zuhur etmeyen bir söz söylemesidir. Bu icma olmaz. Peki, kendisine uyulması gereken bir hüccet midir değil midir? Bu konuda iki görüş vardır: Birincisi: İmam Şafii’nin kadim görüşüdür ki Malik ve Ebu Hanife’nin mezhebi de budur; kendisine uyulması gereken bir hüccettir. Çünkü Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: 'Ashabım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayete erersiniz.' Ayrıca sahabelerden bazıları, bir delil aramaksızın (diğerinin) sözünü alırlardı. Bu da onlardan her birinin sözünün hüccet olduğuna delalet eder."
6- Keşşafü’l-Kına' an Metni’l-İkna' Müellifi: Mansur b. Yunus el-Buhuti el-Hanbeli (Vefatı: H. 1051) Av cezasının bedeli (Cezâu's-Sayd) babında şöyle geçmektedir:
"....O (yani av hayvanı) iki kısımdır. Birincisi; yaratılış bakımından (kıymet bakımından değil) davarlardan bir benzeri (misli) olandır ki ayet gereği onun misli vaciptir. Benzeri olanlar da iki nevidir: Birincisi, sahabenin (hepsinin değil bir kısmının olsa bile) hakkında hüküm verdiğidir. Sahabe neye hükmetmişse o vaciptir. Sahabenin tanımı hutbe kısmında geçmişti. Zira Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: 'Ashabım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayete erersiniz.' Yine şöyle buyurmuştur: 'Benim sünnetime ve hidayete ermiş Raşid Halifelerin sünnetine sarılın, ona azı dişlerinizle yapışın.' Bunu Ahmed ve Tirmizi rivayet etmiş ve Tirmizi 'hasen' demiştir. Çünkü onlar doğruya daha yakın ve hitabın kastedildiği yerleri en iyi bilenlerdir; bu yüzden tıpkı bir alimin avama karşı durumu gibi, onların hükmü başkaları için hüccettir. Nitekim devekuşu için bir deve (bedene) gerekir; buna Ömer, Osman, Ali, Zeyd ve alimlerin çoğu hükmetmiştir. Çünkü devekuşu yaratılış itibariyle deveye benzer, dolayısıyla onun misli sayılır ve nassın umumuna girer..."
7- El-Muğni (İbn Kudame) Müellifi: İbn Kudame el-Makdisi adıyla meşhur Ebu Muhammed Muvaffakuddin Abdullah b. Ahmed (Vefatı: H. 620) "Altıncı Fasıl: Avlanan bir hayvanın davarlardan bir denginin bulunması" babında şöyle geçmektedir:
"...Malik dedi ki: Bu konuda hüküm yeniden başlatılır; zira Allah Teâlâ 'İçinizden adalet sahibi iki kişi ona hükmetsin' (Maide [5]: 95) buyurmuştur. Bizim delilimiz ise Nebi (sav)’in şu sözüdür: 'Ashabım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayete erersiniz.' Yine şöyle buyurmuştur: 'Benden sonraki şu iki kişiye uyun: Ebu Bekir ve Ömer.' Çünkü onlar doğruya daha yakındır ve ilmi daha iyi kavrarlar. Tıpkı bir alimin avama karşı durumu gibi, onların hükmü başkaları için hüccettir. Bize ulaşan hükümlerine göre; sırtlan için bir koç takdir edilmiştir. Buna Ömer, Ali, Cabir ve İbn Abbas hükmetmiştir."
Gördüğünüz gibi bu hadis; Hanefi, Maliki, Şafii ve Hanbeli mezheplerinin muteber fakihlerinin kitaplarında kullanılmıştır. Bu nedenle "hasen" kabul edilir.
"Razin" bahsine gelince; bu konudaki araştırmalarımızı derinleştirdikten sonra konuyu tekrar değerlendireceğiz inşaAllah.
Kardeşiniz Ata bin Halil Ebu el-Raşta
Emir'in Facebook sayfasındaki cevap linki