Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru Cevap: Hizb-ut Tahrir’in Kendini İfade Etme Yöntemi Hakkında

June 03, 2013
4672

** (Hizb-ut Tahrir Emiri Alim Ata bin Halil Ebu’r Raşte’nin Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi)**

Dede Tahboub’a

Soru:

Selamun Aleykum,

Hizb-ut Tahrir’in 09.05.1985 tarihinde yazılan ve kendisini tanıtan kitabının 20. sayfasındaki bir ifade hakkında yorumum olacak. Partinin kendini ifade etme yönteminin, kendisini neredeyse ilahlık mertebesine yaklaştırdığını görüyorum ve belki de yardımın (nusretin) şimdiye kadar gecikmesinin sebebi budur. Kitapta şöyle deniliyor: "Müslümanları İslam ile kalkındırmak için kurulan kitlelerin başarısızlığına yol açan tüm eksiklikleri ve nedenleri telafi etmiştir." Burada parti kendisinden hata sıfatını nefyediyor (reddediyor), oysa bu Alemlerin Rabbi'nin sıfatlarındandır; her mahluk hata eder. Eğer bunu söyleyip yanına "Allah’ın izniyle" deseydi, belki bu Allah’ın bize yardım etmesine bir vesile olurdu. Ayrıca şöyle deniliyor: "Bilakis, ümmetin onu bağrına basması ve onunla birlikte yürümesi vaciptir; çünkü o, fikrini özümsemiş yegâne partidir..." "Yegâne (tek)" olma vasfı belirli özelliklerle ilişkilendirilmiş olsa da, bunun Alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsus olduğunu düşünüyorum. Zira hiçbir mahluk, Allah Sübhânehu ve Teâlâ'nın bir mucize ile tahsis ettikleri dışında, herhangi bir sıfatta başkalarından ayrı olarak "yegâne" değildir. Bu nedenle "yegâne" kelimesinde bir hata olduğunu, hatta belki de Allah’ın yardımını geciktiren büyük bir hata olduğunu düşünüyorum.

Cevap:

Ve Aleykumusselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh.

Görünen o ki, söz konusu ifadenin delaletinde sende bir karışıklık oluşmuş. Metinde geçen ifade şudur:

"Müslümanları İslam ile kalkındırmak için kurulan kitlelerin başarısızlığına yol açan tüm eksiklikleri ve nedenleri telafi etmiştir." (Tanıtım)

Parti bunu "Tanıtım" kitabında, Kitleleşme (Et-Tektel) kitabında hareketlerin başarısızlık nedenlerini saydıktan sonra zikretmiştir. Orada şöyle denilmektedir:

"Bu girişimleri takip eden ve bu hareketleri inceleyen kimse, bunların tamamının başarısızlığındaki temel sebebin kitleleşme açısından dört hususa dayandığını görür:

Birincisi: Kristalleşme, saflık ve berraklıktan yoksun olmasının yanı sıra, muğlak hatta kapalı denecek kadar genel ve belirsiz bir fikir üzerine kurulmuş olmaları.

İkincisi: Fikirlerini uygulamak için bir yöntem (metot) bilmiyor olmaları; aksine fikrin, kapalılık ve belirsizliğin yanı sıra irticai ve dolambaçlı araçlarla yürüyor olması.

Üçüncüsü: Doğru bilinci tam oluşmamış, doğru iradesi merkezleşmemiş, sadece arzu ve heyecan duyan kişilere dayanıyor olmaları.

Dördüncüsü: Hareketlerin yükünü omuzlayan bu kişiler arasında, çeşitli eylem biçimleri ve isimlerden oluşan kitleleşme dışında sahih bir bağın bulunmamasıdır." (Kitleleşme)

Ardından parti içtihat etmiş ve bu nedenleri telafi etmiştir. Öyleyse "tüm eksiklikleri ve nedenleri telafi etmiştir" demesinde ne hata vardır? Bunun her mahlukun hata yapabileceği gerçeğiyle ne ilgisi vardır? Ya da her türlü noksanlıktan münezzeh olanın sadece Allah olmasıyla ne alakası var? Şimdi sana soruyorum: Eğer sen bir öğretmen olsan ve bir öğrencinin cevabına bakıp desen ki: "Senin cevabında şu şu eksiklikler var" ve bu eksiklikleri 1, 2, 3 diye belirlesen, sonra "Git bunları tamamla" desen; öğrenci de gidip o eksiklikleri giderse ve sana geri gelip "Ey kıymetli öğretmenim, belirttiğiniz tüm eksiklikleri telafi ettim, işte yeni cevabım" dese; bu öğrenci kendisini Alemlerin Rabbi'nin sıfatlarıyla mı vasıflandırmış olur? Öyle mi...?

Diğer notuna gelince; şöyle diyorsun: "Bilakis, ümmetin onu bağrına basması ve onunla birlikte yürümesi vaciptir; çünkü o, fikrini özümsemiş yegâne partidir..." Sana bu sözden önceki paragrafı ve ardından senin soruyu aldığın paragrafı nakledeceğim. Şöyle geçmektedir:

"Böylece o (parti), Allah’ın Kitabı ve Rasulü’nün sünnetinden nazil olan vahiyden, bu ikisinin delalet ettiği Sahabe İcması ve Kıyas’tan fikir ve metodu dakik bir fikri kavrayışla kavramıştır. Vakıayı düşüncesinin kaynağı değil, aksine İslam’ın hükümlerine göre değiştirmek üzere düşüncesinin nesnesi (konusu) kılmıştır. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Mekke’de daveti taşıma ve Medine’de devleti kurana dek izlediği metoduna bağlı kalmış; fertleri arasındaki bağı akide ve benimsediği İslami fikir ve hükümler kılmıştır.

Bundan dolayı, ümmetin onu bağrına basmasına ve onunla birlikte yürümesine layık olmuştur. Bilakis, ümmetin onu bağrına basması ve onunla birlikte yürümesi vaciptir; çünkü o, fikrini özümsemiş (sindirmiş), metodunu basiretle gören, davasını anlayan, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in siyerini ondan sapmadan ve hiçbir engelleyici onu amacından çevirmeden izlemeye bağlı kalan yegâne partidir." (Tanıtım)

Sen, "çünkü o, fikrini özümsemiş, metodunu basiretle gören yegâne partidir..." ifadesine, "Yegâne/Teklik (Vahdaniyyet)" sıfatının sadece Yüce Yaratıcı’ya ait olduğu gerekçesiyle yorum yapıyorsun.

Değerli kardeşim, konu çok farklıdır. Parti her şeyde "yegâne" olduğunu söylemiyor. Aksine o, usulüne uygun olarak şer’i delillerle sahih bir fikir ve metot istinbat (metinlerden hüküm çıkarma) etmiştir. Doğal olarak, kendi istinbat ettiği bu fikri özümsemiş olan da kendisidir. Söz konusu olan bir şahıs değil, bu fikri ve metodu benimseyen partidir. Bu fikri ve metodu özümseyen herkes partidendir ve bu vasıf ona uyar. Dolayısıyla, kendi metodunu ve fikrini istinbat eden partinin, onu özümseyen "yegâne" parti olduğunu söylemesi doğrudur; zira onu istinbat eden, inceleyen, onunla amel eden ve onun uğrunda mücadele eden odur. Öyleyse, bu fikri özümseyen yegâne parti olduğunu söylemesinde ne sakınca vardır? Bu sözün, "Ehad, Samed ve benzeri hiçbir şey olmayan" Allah Sübhânehu’nun vahdaniyeti (tekliği) ile ne ilgisi vardır?

Allah Sübhânehu’dan seni en doğru işe hidayet etmesini ve göğsünü hayra açmasını dilerim. Allah, doğru yola iletendir.

Kardeşiniz Ata bin Halil Ebu’r Raşte

Emir’in Facebook sayfasındaki cevabın linki: https://web.facebook.com/AmeerhtAtabinKhalil/photos/a.122855544578192.1073741828.122848424578904/135316719998741/?type=3&theater

Emir’in web sitesindeki cevabın linki: http://archive.hizb-ut-tahrir.info/arabic/index.php/HTAmeer/QAsingle/3349/

Emir’in Google Plus sayfasındaki cevabın linki: https://plus.google.com/u/0/b/100431756357007517653/100431756357007517653/posts/9nWKNZYRHhC?sfc=false

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın