Soru:
Yöneticinin (Hâkim), insanların malları üzerinde fiyat belirlemesinin (narh koymasının) haram olduğunu biliyoruz. Çünkü Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
إِنَّ اللَّهَ هُوَ الْخَالِقُ الْقَابِضُ، الْبَاسِطُ الرَّازِقُ، الْمُسَعِّرُ، وَإِنِّي لَأَرْجُو أَنْ أَلْقَى اللَّهَ وَلَا يَطْلُبُنِي أَحَدٌ بِمَظْلَمَةٍ ظَلَمْتُهَا إِيَّاهُ فِي دَمٍ وَلَا مَالٍ
"Şüphesiz ki Yaratan, (rızkı) daraltan, genişleten, rızık veren ve fiyatları belirleyen Allah'tır. Ben, can ve mal hususunda bir haksızlık yaptığım gerekçesiyle sizden hiç kimsenin benden hakkını talep etmediği bir halde Allah'a kavuşmayı umuyorum." (Ahmed rivayet etti)
Aynı şekilde Rasulullah (sav) şöyle buyurmaktadır:
مَنْ دَخَلَ فِي شَيْءٍ مِنْ أَسْعَارِ الْمُسْلِمِينَ لِيُغْلِيَهُ عَلَيْهِمْ، فَإِنَّ حَقًّا عَلَى اللَّهِ أَنْ يُقْعِدَهُ بِعُظْمٍ مِنَ النَّارِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
"Kim Müslümanların fiyatlarına müdahale ederek onları pahalılaştırmak isterse, Allah'ın onu kıyamet günü büyük bir ateşe oturtması O'nun üzerindeki bir haktır." (Ahmed rivayet etti)
Soru şudur: Eğer bir bölgedeki bazı tüccarlar belli bir mal üzerinde fiyatlandırma yaparsa -örneğin pirinç tüccarlarının toplanıp pirinci tüccarlara ve halka belirli bir fiyattan satmak üzere anlaşmaları gibi- bu durumda tüccarların anlaşarak fiyat belirlemesi haram sayılır mı? Yoksa haram olan sadece devletin fiyatlandırması mıdır, tüccarların bir malın fiyatında anlaşması değil midir?
Cevap:
İkinci hadisten açıkça anlaşıldığı üzere burada bir "illet" (gerekçe) mevcuttur; illet gerçekleştiğinde hüküm de onunla birlikte döner... Eğer tüccarların anlaşması fiyatı pahalılaştırmak içinse, yasak onları da kapsar. Ancak anlaşmaları, spekülasyonları önlemek ve alım-satımı düzenlemek amacıyla ise -örneğin bir satıcının malı daha yüksek fiyata satmak için gizleyip (ihtikâr yapıp) diğer tüccarlar mallarını satarken kendi malını piyasaya sürmemesi, mal azaldığında ise satması gibi durumları engellemek içinse- bu durumda tüccarların alım-satım sürecini düzenlemelerinde bir sakınca yoktur.
Fakat tüccarların belirli bir fiyat üzerinde rızayla toplanmaları, özellikle o malın sahipleri kendileriyse ve onlardan başka satan yoksa, fiyatın pahalılaşması için büyük bir zan (ihtimal) oluşturur. Bu durumda, anlaşmaları açıkça fiyat artışını belirtmese bile, çoğunlukla buna yol açacağı için "Harama götüren vesile haramdır" kaidesi altına girer. Fiyat belirlemede ortak hareket etmeleri, kesin olmasa bile zannı galip (güçlü ihtimal) ile fiyatların artmasına yol açar; burada zannı galip yeterlidir.
Bu nedenle bana göre tercih edilen görüş (racih olan); tüccarların bir malın fiyatında anlaşmalarının caiz olmadığıdır. Aksine bu iş, her tüccarın kendi durumuna göre fiyatlarını belirlemesiyle oluşan piyasa fiyatına bırakılmalıdır. Bu durumda insanlar için bir genişlik ve fiyatların suni şekilde pahalılaşmasından uzak durma söz konusudur...
İbn Kayyim el-Cevziyye'nin et-Turuku'l-Hukmiyye kitabında "Ücret karşılığında gayrimenkul vb. şeyleri taksim eden paylaştırıcılar (kassamlar) hakkındaki fasıl" başlığı altında zikredilen şu ifadeler bu konuda oldukça yerindedir:
"Buradan hareketle, Ebû Hanîfe ve arkadaşları gibi birçok âlim, taşınmaz malları ve diğer şeyleri ücret karşılığında taksim eden paylaştırıcıların (kassamların) ortak hareket etmelerini yasaklamışlardır. Çünkü onlar ortak hareket ederlerse -ve insanlar onlara muhtaçsa- ücretleri onlar aleyhine yükseltirler."
"Derim ki: Aynı şekilde Hisbe görevlisinin (valisinin); ölü yıkayıcıların ve cenaze taşıyıcıların ortak hareket etmelerini, bunun sonucunda ücretlerin pahalılaşmasını önlemesi gerekir. İnsanların menfaatlerine ihtiyaç duyduğu her meslek grubu (taife) için de bu böyledir..." (Alıntı bitti)