Home About Articles Ask the Sheikh
Konular

Soru-Cevap: Azerbaycan'ın Karabağ Bölgesini Özgürleştirmesinin Arka Planı

October 05, 2023
2680

Soru:

30 Eylül 2023 tarihine kadar 120 bin Ermeni nüfuslu Karabağ bölgesinden 100 binden fazlası bölgeyi terk ederek Ermenistan'a sığındı. Bu göç, Azerbaycan'ın 19 Eylül 2023 tarihinde bölgeyi geri almak ve silah bırakan, teslim olduğunu açıklayan Ermeni ayrılıkçı güçlerden temizlemek amacıyla başlattığı askeri operasyonun ardından gerçekleşti. Güvenliklerinin garantörü olan Rus barış gücü müdahale etmediği gibi, Ermenistan da hem çatışmalardan hem de Azerbaycan ile ayrılıkçı güçler arasında yürütülen barış müzakerelerinden kendini uzak tuttu. Peki, neler oldu? Ermenistan neden kendini soyutladı? Rus güçleri neden müdahale etmedi? Amerika'nın, Avrupa'nın ve özellikle Amerika ile birlikte Minsk Grubu üyesi olan Fransa'nın tutumu nedir?

Cevap:

Cevabın netleşmesi için aşağıdaki hususları gözden geçirelim:

1- 5 Ekim 2020 tarihli soru-cevap yayınımızda şöyle demiştik: "Ermenilerin Azerbaycan'a karşı isyanı, Rusya'nın desteğiyle Şubat 1988'de başladı ve 1991'de Dağlık Karabağ bölgesinin kontrolünü ele geçirdiklerini ilan ettiler. Orada bağımsız bir cumhuriyet ilan ettiler ve savaş 1994 yılına kadar sürdü. Azerbaycan, 5 ili kapsayan Karabağ bölgesi ile ülkenin batısındaki diğer 5 il ve Ağdam ile Füzuli illerinin geniş kesimleri dahil olmak üzere topraklarının %20 ila %24'ünü kaybetti. Bu bölgelerde yaşayan yaklaşık bir milyon Müslüman halk yerinden edildi." Ermeniler o yıllarda Müslümanlara karşı etnik temizlik operasyonu yürütmüş, on binlercesini öldürmüş ve Rusların yardımıyla bölgedeki ve çevre illerdeki neredeyse tüm Müslümanları sürgün ederek topraklarına ve mülklerine el koymuşlardı. Bu nedenle, Azerbaycan son operasyonunu gerçekleştirdikten sonra, 30 yıldır bölgeye el koyan Ermeniler cezalandırılmaktan veya intikam alınmasından korkarak bölgeyi terk edip Ermenistan'a doğru yola çıktılar. Azerbaycan onlar için Laçin Koridoru'nu açtı. Ermenistan Başbakanı Paşinyan, "Karabağ'da birkaç gün içinde hiç Ermeni kalmayacağını" söyleyerek "etnik temizlik ve tehcir" iddiasında bulundu (Al Jazeera, 28.09.2023). Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı ise yaptığı açıklamada buna yanıt vererek şöyle dedi: "Ermenistan Başbakanı Paşinyan, Ermeni nüfusun Karabağ'ı kendi özgür iradeleriyle terk ettiğinin gayet farkındadır... Azerbaycan, Karabağ'daki son operasyonunda sivilleri kesinlikle hedef almamıştır." Açıklamada ayrıca Paşinyan'ın "Karabağ'daki sivil nüfusa yönelik doğrudan bir tehdit yoktur" şeklindeki kendi sözlerine atıfta bulunuldu ve "Onlara, Ermenistan tarafından kurulan cunta rejiminin esiri oldukları zamankinden daha iyi yaşam koşulları sağlamaya hazırız" denildi. Kremlin ise "Ermenilerin bölgeden kaçması için bir neden görmediğini" belirtti (Anadolu Ajansı, Şarku'l Avsat, 28.09.2023). AFP haber ajansının 29.09.2023 tarihli haberine göre, tüm erkeklerin askerlik ve savaş tecrübesine sahip olduğu Ermenistan sınırındaki Goris kasabasında görüşülen kişiler, üniformalarını, askeri belgelerini ve hatta daha fazlasını yaktılar. Bu durum, Azerbaycan güçlerinin, Ermenilerin 30 yıl önce Müslümanlara yaptığı gibi Ermenileri öldürmeyi veya tehcir etmeyi hedeflemediğini göstermektedir.

2- Amerika, 2009 yılında tarafları birbirine yakınlaştırmak için yapılan anlaşmalarda olduğu gibi, Türkiye aracılığıyla Ermenistan'ı Rus nüfuzundan çekip kendi nüfuzuna sokmaya çalışıyordu. Ancak Ermenistan parlamentosu anlaşmayı onaylamadı ve Ermenistan bu anlaşmayı tamamen iptal etti. 5 Ekim 2020'de yayınladığımız soru-cevapta buna şu şekilde işaret etmiştik: "Ancak dokuz yıl sonra; Mart 2018'de, Rusya'nın baskısıyla Ermenistan, Rus nüfuzuna boyun eğmesi nedeniyle anlaşmayı resmen iptal etti. Böylece Amerika, Türkiye ile yapılan bu anlaşma vasıtasıyla Ermenistan'ı Rusya'dan koparma fırsatını kaçırdı. Aksine Rusya, Ermenistan'daki nüfuzunu pekiştirerek Gümrü'deki askeri üssünde füze cephaneliğini güçlendirdi. Ardından Aralık 2015'te Ermenistan ile ortak hava savunma anlaşması imzalayarak bir MiG-29 filosu, binlerce asker, zırhlı araç, S-300 uzun menzilli hava ve füze savunma sistemleri ile SE-6 orta menzilli hava savunma sistemleri konuşlandırdı. Rusya ayrıca Ermenistan'ı, Belarus, Kazakistan ve Kırgızistan ile birlikte 1 Ocak 2015'te yürürlüğe giren 'Avrasya Ekonomik Birliği' pazarına dahil etti. Ermenistan dahil bu ülkeler, mal ve hizmetlerin serbest dolaşımı adı altında Rus ürünleri için bir pazar haline geldi. Bu pazarın GSYİH'sı 5 trilyon ABD dolarından fazladır ve bunun büyük bir kısmı Rusya'nın lehinedir." Aynı soru-cevapta şunu da belirttik: "Rusya, Azerbaycan'a kıyasla yüzölçümü, nüfusu ve imkanları küçük olan Ermenistan'ın arkasında durmaktadır. Ermenistan'ı silah, mühimmat ve hayatta kalması için gereken her şeyle finanse eden ve destekleyen Rusya'dır. Ermenistan, Rusya liderliğindeki Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü'nün bir üyesidir ve Rusya'nın orada büyük bir askeri varlığı bulunmaktadır." Eğer bu destek kesilirse, Ermenistan çöker ve Türkiye ile arkasındaki Amerika tarafından desteklenen Azerbaycan karşısında duramaz. 2020 yılındaki koşullar, Azerbaycan'ın Türkiye'nin desteğiyle 27 Eylül 2020'de başlayan ve 44 gün süren askeri operasyonla bazı bölgeleri geri almasını sağladı. Ardından 9 Kasım 2020'de Azerbaycan ile Ermenistan arasında bir anlaşma imzalandı. Buna göre Ermenistan, Ermenilerin çoğunlukta olduğu ve cumhuriyet ilan ettikleri Karabağ bölgesi hariç işgal altındaki Azerbaycan topraklarından çekilecekti. Rusya, her iki taraf ve Türkiye ile anlaşarak, bölgenin geleceğinin belirleneceği müzakereler yapılana kadar yaklaşık iki bin askerden oluşan bir gücü bölgeye soktu ve Rusya bununla yetindi.

3- Ancak Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı savaş ve savaşı sonuçlandırmada yaşadığı zorluklar (24 Şubat 2022'den bu yana hala devam ediyor), Amerika'ya Ermenistan'ı Rus nüfuzundan çekme veya oraya ortak olma fırsatı verdi. Amerika, 2009'da başlayan yukarıda bahsettiğimiz önceki girişimindeki başarısızlığını telafi etmeye çalışıyor. Özellikle Amerika'nın Ermenistan Başbakanı Paşinyan'a bir giriş yolu bulmuş olması dikkat çekicidir. Amerika, 11 Eylül 2023 tarihinde Ermenistan başkenti Erivan yakınlarında 10 gün sürecek ortak tatbikatlara başladı. Bu durum Rusya'nın öfkesine yol açtı ve Rusya bir hafta öncesinden bu tatbikatları kınadı. Bu durum, Ermenistan'ın bu kararı Rusya'ya haber vermeden aldığını ve Rusya'ya olan bağımlılığından vazgeçip Amerika'yı takip etme niyetinde olduğunu göstermektedir. Kremlin sözcüsü Peskov 7 Eylül 2023'te şunları söyledi: "Bu tür tatbikatların yapılmasının bölgedeki durumun istikrar kazanmasına veya karşılıklı güven atmosferinin güçlenmesine izin vermediği açıktır... Rusya, güvenliğin garantörü olarak görevlerini sürdürecektir" (Şarku'l Avsat, 07.09.2023). Ermenistan Başbakanı Paşinyan, Rusya'nın Ermenistan'ın bu yılki KGAÖ tatbikatlarına ev sahipliği yapacağı yönündeki açıklamasını doğrudan yalanlamış, bu da Rusya'yı tatbikatları 1-6 Eylül 2023 tarihlerinde Belarus'ta yapmaya zorlamıştı. Paşinyan ayrıca katılmak üzere Ermeni askerlerini göndermeyi de reddetmişti!

4- Bu atmosferde Amerika, Türkiye aracılığıyla Aliyev'e Karabağ'ı kurtarmak için saldırı düzenlemesi telkininde bulundu. Bunun üzerine Azerbaycan, 19 Eylül 2023'te Ermeniler tarafından işgal edilen Karabağ bölgesini kurtarmak için askeri operasyon başlattığını duyurdu, Ermenilerin tam ve koşulsuz teslim olmasını talep etti ve bölgedeki yaklaşık 90 Ermeni mevkiinin kontrolünü ele geçirdiğini açıkladı. Karabağ'daki Ermeni yetkililer ise şunları duyurdu: "Bölgede bir gün süren Azerbaycan askeri operasyonunun bilançosu 213 ölü ve 400 yaralıya yükseldi, 16 köyden 7 binden fazla kişi tahliye edildi." Bölgede, 30 yıl önce Müslüman halkın Rusya'nın yardımıyla sürülmesinden sonra çoğunluğu Ermeni olan yaklaşık 120 bin kişinin yaşadığı bilinmektedir. Öte yandan Azerbaycan, Karabağ'ı geri almak için yürütülen askeri operasyonda yaklaşık 192 askerini kaybettiğini ve 500'den fazla askerin yaralandığını açıkladı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, 20 Eylül 2023'te ülkesinin Karabağ üzerindeki egemenliğini yeniden tesis ettiğini ilan etti ve Bakü, Ermeni silahlı unsurların silahlarını teslim etmeye başladığını bildirdi (Al Jazeera, Al Arabiya, 21.09.2023). Rusya ise bu duruma itiraz etmedi; zira şu anda Ukrayna savaşıyla meşgul olduğu sürece başka bir savaşla uğraşmak istemiyor.

5- Ermenistan bizzat Azerbaycan'a karşı son çatışmalara katılmadı ve kendisini bundan uzak tuttu, hatta operasyonu kınamadı bile. Sanki amaç, Ukrayna ile meşgul olduğu için Rusya'yı açığa çıkarmak, onu zor duruma düşürmek ve ardından Ermenileri savunmayarak onları hayal kırıklığına uğratmasını sağlamaktı. Bu, Ermenilerin Rusya'dan tamamen veya kısmen kopması için bir hazırlıktı. Ermenistan, Rus desteği olmadan Azerbaycan karşısında savaşacak güçte değildir. Bu nedenle Ermenistan Başbakanı Paşinyan, Ermenistan ile Azerbaycan arasında kalıcı bir barış ve Karabağ sakinleri için hak ve güvenlik garantisi çağrısında bulundu. Ermenistan, Rusya'nın yardımı olmadan Azerbaycan ile başa çıkamaz. Rusya ve "Rus barış güçleri" bölgedeki Ermenilerin yanında hareket etmeyip aksine geri durunca, ayrılıkçı Ermeni güçler teslim oldu ve silahlarını bırakmaya başladı. Ardından Dağlık Karabağ bölgesindeki Ermeni yetkililer 28 Eylül 2023 Perşembe günü şunu belirttiler: "Tek taraflı ilan edilen cumhuriyetin başkanı Samvel Şahramanyan, tüm devlet kurumlarının 1 Ocak 2024 itibarıyla feshedilmesine dair bir kararname imzaladı. Kararnameye göre, tek taraflı ilan edilen cumhuriyet o tarihten itibaren var olmayacaktır" (Reuters, Şarku'l Avsat, 28 Eylül 2023). Kremlin de "Karabağ makamlarının 1 Ocak 2024'te kendilerini feshedecekleri yönündeki açıklamasını not ettiğini" bildirdi. Rusya'nın Azerbaycan askeri operasyonuna müdahale etmemesi, Ermenistan'ın geleneksel müttefiki Moskova'yı kendisini terk etmekle suçlamasına neden oldu (Şarku'l Avsat, 28.09.2023). Böylece Rusya, Ermenilerin gözünde Ukrayna ile meşgul olduğu için onları savunmaktan vazgeçmiş gibi göründü!

6- Amerika'nın her iki tarafla (Azerbaycan ve Ermenistan) temaslarını sürdürdüğü ve sanki çatışmayı kendisi yönetiyormuş gibi göründüğü izlenmektedir. Dışişleri Bakanı Blinken, her iki tarafın başkanları Aliyev ve Paşinyan ile telefon görüşmeleri yaparak onları diyaloğa çağırdı ve Paşinyan'a "Washington'un Ermenistan'ın egemenliğine olan desteğini" teyit etti. "Adil bir barışın her iki ülkeye de büyük fayda sağlayacağını ve üç yıllık çatışmanın ardından tarihin akışında güçlü bir olumlu değişim yaratacağını" belirtti. Amerika, Dışişleri Bakanı aracılığıyla Karabağ'daki Ermeni egemenliğini savunmadı, sadece Ermenistan'ın egemenliğini savundu ve Azerbaycan ile Ermenistan arasında barışın sağlanmasını talep etti. Bu durum Amerika'nın Azerbaycan'ın askeri operasyonuna onay verdiğini ve bunun bölgedeki Amerikan hegemonyasını kurma çıkarına hizmet ettiğini göstermektedir. Amerika, Erdoğan aracılığıyla Azerbaycan'ı kazandığı gibi Ermenistan'ı da kazanmaya ve Rusya'nın kendilerini hayal kırıklığına uğrattığını gördüklerinde Ermenistan'ın Rusya'ya olan bağımlılığından vazgeçmesini sağlamaya çalışıyor. Amerika bu konuda bir ölçüde başarılı oldu; zira Ermenilere, Rusya'nın onları yüzüstü bıraktığı ve güvenliklerini garanti edemeyeceği kanaati hakim oldu. Ermeniler; dağlar arasına sıkışmış, nüfus ve mühimmat bakımından az, Azerbaycan karşısında zayıf ve fakir bir halktır. Azerbaycan ise nüfus, mühimmat, güç, zenginlik, deniz ve iklim açısından onlardan kat kat üstündür. Amerika, 2020 Azerbaycan operasyonundan bu yana Rusların ayağının altındaki zemini kaydırmak için Ermenilerle temasa geçmeye ve onların yetkilileri ile Azerbaycanlı yetkililer arasında toplantılar düzenlemeye başladı. Nitekim Dışişleri Bakanı Blinken, 20 Eylül 2022 ve 8 Kasım 2022 tarihlerinde Azerbaycanlı ve Ermenistanlı mevkidaşlarını Washington'da bir araya getirdi.

7- Avrupa müdahale etmeye çalıştı ancak başarısız oldu. Fransa operasyondan en çok rahatsız olan ülkelerden biriydi; Cumhurbaşkanı Macron, "Azerbaycan'ın Karabağ bölgesinde başlattığı askeri operasyonu en sert şekilde kınadığını" belirterek "saldırının derhal durdurulması" çağrısında bulundu (France24, 20.09.2023). Buna rağmen her iki ülkeyle de etkili bir iletişim kuramadı. Almanya'nın yardımıyla meselede aktif bir rol oynamaya çalıştı ve Almanya ile birlikte 26 Eylül 2023'te Azerbaycan ve Ermenistan'dan diplomatik yetkilileri son gelişmeleri görüşmek üzere Brüksel'e davet etti. Fransa ayrıca "Rusya'nın Ermenistan'ı terk etmesi karşısında uluslararası diplomatik eylem" çağrısında bulundu. Karabağ'daki göçün, "bölgede barış gücü bulunduran ve suç ortağı olan Rusya'nın gözleri önünde gerçekleştiğini" savundu. Almanya ise Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock aracılığıyla "Karabağ'a uluslararası gözlemcilerin gönderilmesine izin verilmesi" çağrısında bulundu ve bunun "Azerbaycan'ın Karabağ sakinlerinin güvenliğine olan bağlılığında ciddi olduğunun bir güven kanıtı olacağını" belirtti. Ayrıca Kızılhaç aracılığıyla Ermenilere yapılan yardımı 2 milyon Euro'dan 5 milyon Euro'ya çıkaracağını duyurdu (Al Arabiya, Al Jazeera, 27.09.2023). Fransa ne olursa olsun bir rolü kalsın istiyor ve Almanya'yı da bir rolleri olması için kışkırtıyor. Buna rağmen, bu rol, davanın neredeyse tüm iplerini elinde tutan Amerikan rolü karşısında hala etkisizdir!

8- Sonuç olarak Karabağ olayları şu hususlara delalet etmektedir:

a- Rusya muhtemelen bu savaşın kendisine karşı yöneltildiğini ve Amerika tarafından, vesayeti altındaki Erdoğan Türkiyesi ve Azerbaycan aracılığıyla planlandığını, kendisini boş yere meşgul edip güçlerini dağıtacağını anlamıştır. Rusya şu anda kader niteliğindeki ve kaybetmek istemediği Ukrayna savaşına odaklanmış durumdadır. Rusya biliyor ki, eğer bu savaşı kaybederse her şeyi kaybedecek; kazanırsa kaybettiği bölgelerdeki nüfuzunu yeniden tesis edebilecektir. Aynı zamanda, içinde bulunduğu mevcut koşullar ve kendisine uygulanan ambargo nedeniyle ihtiyaç duyduğu Türkiye ile çatışmak istemiyor; zira Türkiye onun Batı dünyasına açılan kapısıdır. Keza Azerbaycan ile ilişkilerini sürdürmek istiyor çünkü orada özellikle enerji kaynaklarında 6 milyar dolarlık yatırımı bulunmaktadır ve aralarındaki ticaret hacmi 4 milyar doların üzerindedir. Ermenistan ise her konuda onun üzerinde bir yüktür. Ukrayna'daki savaşı kazanması durumunda Ermenistan'ı yeniden tamamen nüfuzu altına alması uzak bir ihtimal değildir.

b- Amerika'nın davranışlarından, bu savaşın arkasında olduğu ve eğer Ermenistan'ın da dahil olduğu Kolektif Güvenlik Antlaşması'na uyar ve müdahale ederse Rusya'yı bu savaşla meşgul etmek istediği anlaşılmaktadır. Antlaşma tüzüğü, "herhangi bir üyeye yapılan saldırının diğer tüm üyelere yapılmış sayılacağını" belirtir. Bu durum, 2022 başında bu örgütün diğer bir üyesi olan Kazakistan'a müdahale ettiği gibi, Ermenileri korumak için müdahale etmesini gerektirirdi. Hele ki Ermenistan'da bir askeri üssü varken ve bunu ek bir güvenlik garantisi olarak Ermenistan'ın güneyinde, Azerbaycan sınırına yakın iki yeni mevki kurarak güçlendirmişken... Eğer antlaşma gereği müdahale etseydi, Ukrayna'daki güçleri zayıflayacaktı. Tüm bunlardan açıkça görülüyor ki Amerika, Rusya'nın Ukrayna'daki mevcut koşullarını istismar ederek Azerbaycan'ı saldırıya teşvik etmiştir.

c- Avrupa'nın, özellikle Fransa ve Almanya'nın olaylarda rol sahibi olma girişimleri, yukarıda açıkladığımız gibi başarısız girişimlerdir.

d- Sömürgeci kafirlerin kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir; çıkarları şeytani ve vahşi de olsa onları yönlendirir ve değerleri haktan ve hakikatten yoksundur. Bu nedenle, Rusya Ukrayna savaşıyla meşgulken Azerbaycan'ı Karabağ bölgesini Ermenilerden kurtarması için teşvik etmeleri, Müslüman bir ülke olan Azerbaycan'a duydukları sevgiden değil, aksine Rusya'nın Ermenistan'ı yüzüstü bırakıp bölgede ona yardım etmemesinin ardından, Amerikan nüfuzunu Ermenistan'a sokmak ve Ermenistan'ın Rusya'ya olan bağımlılığını koparmak için bir hazırlıktır. Eğer koşullar değişseydi ve Ermenistan'ın bölgeyi işgal etmesi Amerika'nın bir hedefine hizmet etseydi, o zaman Ermenistan'ın Karabağ'ı yeniden işgal etmesini desteklerlerdi! Nitekim Ermeni işgali yaklaşık 30 yıl sürdü ve Amerika bugün müdahale ettiği gibi o zaman müdahale etmedi. İşte sömürgeci kafirler böyledir; onlarda iyilik ve kötülük için sabit değerler yoktur.

هُمُ الْعَدُوُّ فَاحْذَرْهُمْ قَاتَلَهُمُ اللهُ أَنَّى يُؤْفَكُونَ

"Onlar düşmandır, onlardan sakın. Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar." (Münâfikûn [63]: 4)

19 Rebiülevvel 1445 H. 04/10/2023 M.

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın