Soru-Cevap
Nijer Darbesinin Arka Planı ve Sonuçları
Soru:
Nijer'deki darbe liderleri 13.08.2023 Pazar akşamı yaptıkları açıklamada, "devrilen Cumhurbaşkanı Muhammed Bazoum’u 'vatana ihanet' ve 'ülke güvenliğini tehlikeye atmak' suçlamalarıyla yargılamayı planladıklarını" duyurdular. Darbe liderleri bildirilerinde, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) tarafından uygulanan yaptırımları yeniden kınadılar (Al Jazeera, 14.08.2023). Daha önce, Nijer Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanı General Abdurrahman Tchiani, 28.07.2023 tarihinde devlet televizyonunda kendisini ülkenin geçiş dönemi devlet başkanı ilan etmişti. Bu açıklama, kendilerine "Vatanı Koruma Ulusal Konseyi" adını veren askerlerin, Cumhurbaşkanı Muhammed Bazoum'u devirip konutunda kuşatmalarından iki gün sonra gelmişti. Peki, bu darbe operasyonu ülkedeki nüfuz sahibi güçler arasındaki çatışmayla ilgili dahili bir mesele mi, yoksa arkasında dış güçler mi var ve bu süreç uluslararası çatışmanın bir parçası mı? Ayrıca, vatana ihanetle suçlanmasına rağmen neden tutuklanmadı da hâlâ dışarıdaki yetkililerle iletişim kurabiliyor?
Cevap:
Meselenin netleşmesi için aşağıdaki hususları gözden geçirelim:
Birincisi: Darbenin Arka Planı ve Darbeyi Gerçekleştiren İsimler:
1- Albay Binbaşı Amadou Abdramane, yanındaki dokuz askerle birlikte üniformalı bir şekilde yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Bizler, Vatanı Koruma Ulusal Konseyi çatısı altında toplanan savunma ve güvenlik güçleri olarak, bildiğiniz rejime son vermeye karar verdik. Bu karar, kötüleşen güvenlik durumu ile ekonomik ve sosyal yönetim bozukluğunun devam etmesi üzerine alınmıştır." Ayrıca "tüm dış ortaklardan müdahale etmemelerini" istedi ve "ikinci bir emre kadar tüm ülke topraklarında akşam 22:00'den sabah 05:00'e kadar sokağa çıkma yasağı" ilan etti (AFP, 26.07.2023).
2- Ertesi gün ordu, ilk gündeki duraksamanın ardından darbeye desteğini açıkladı. Fransız resmi kanalı France 24, 27.07.2023 tarihinde Nijer ordusunun, "silahlı kuvvetler bünyesinde çatışmayı önlemek amacıyla" Cumhurbaşkanı Muhammed Bazoum'u deviren savunma ve güvenlik güçlerine bağlılığını ilan ettiğini aktardı. Habere göre Genelkurmay Başkanı Abdou Sidikou Issa tarafından imzalanan bildiride, "askerlerin Bazoum rejimine son verme beyanına destek" ifade edildi. Görünüşe göre ordu komutası, bir günlük bekleyişin ardından darbeyi engelleyemeyeceğini anlayınca destek verdi.
3- Al-Hurra ajansı 29.07.2023 tarihinde, "Tchiani'nin, 2011-2021 yılları arasındaki iki dönemlik başkanlığı sırasında kendisini Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanı olarak atayan eski Cumhurbaşkanı Mahamadou Issoufou'ya sadık olduğunu" belirtti. Afrika işlerinde uzmanlaşmış Fransız dergisi Jeune Afrique ise, "Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nın, darbeleri önlemek amacıyla her türlü yetki ve imkânı kendisine veren Cumhurbaşkanı Mahamadou Issoufou tarafından büyük ilgi gördüğünü" ve "General Tchiani'nin ordu tarafından korkulan sert bir adam olarak tanındığını" ifade etti. Buradan, eski Cumhurbaşkanı'nın ordudan çekindiği anlaşılmaktadır; zira ordu, Fransa'nın Nijer'e kağıt üzerinde bağımsızlık vermesinden bu yana orduyu kuran Fransa'ya sadık olanların kontrolündeydi. 2015 yılında Issoufou'ya yönelik başarısız darbe girişiminin arkasında Fransa'nın ordudaki yandaşlarının olması muhtemeldir. Bu nedenle Issoufou, Abdurrahman Tchiani'yi rütbesini yükselterek ve gücünü artırarak, Fransa'nın çeşitli nedenlerle darbe yapan ajanlarına karşı kendisini koruyacak bir muhafız haline getirdi.
4- Nijer’in 1960 yılında Fransa'dan kağıt üzerinde bağımsızlığını ilan etmesinden bu yana dört başarılı darbe ve birçok başarısız darbe girişimi yaşandı. Son darbeden önceki son başarılı darbe, 2010 yılında Fransa’nın ajanı olan Cumhurbaşkanı Mamadou Tandja’ya karşı askerler tarafından gerçekleştirilmişti. Askerler "Demokrasinin Tesisi İçin Yüksek Konsey"in kurulduğunu duyurmuş ve başkent Niamey'deki destek birliği komutanı Salou Djibo'yu başkan olarak atamışlardı. O dönemdeki darbeye ilişkin 20.02.2010 tarihli Soru-Cevap yayınımızda şunları söylemiştik: "Amerika'nın açıklamalarında görev süresinin uzatılması hadisesine işaret etmesi, fiili sorumluluğu devrilen Cumhurbaşkanı Tandja'ya yüklemek ve darbeyi meşrulaştırmak içindir. Ayrıca ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Cumhurbaşkanı'nın geri dönmesi ya da darbecilerle diyalog kurulması çağrısında bulunmamış, aksine yeni seçimlerin düzenlenmesi ve yeni bir hükümetin kurulması çağrısında bulunmuştur. Tüm bunlar Amerika'nın darbenin arkasında olduğunu teyit etmektedir... Ancak her türlü Fransız nüfuzu ülkede kalmaya devam etti. Fransa'nın nükleer çıkarlarını güvence altına almak için yaklaşık 1500 Fransız askeri hâlâ orada bulunuyor; zira Nijer, uranyum üretiminde dünyada üçüncü sıradadır. Bu nedenle Nijer, diğer Afrika ülkeleri gibi Fransız nüfuzunu uzaklaştırıp kontrolü ele geçirmek isteyen Amerikalıların iştahını kabartmaktadır. Afrika ülkelerinin çoğu İslam beldesidir, doğal kaynaklar bakımından zengindir ve her türlü hammadde ile enerji kaynağıdır. Bu yüzden buralar, sömürgeci Batılı müstevliler olan Avrupalılar ve Amerikalılar arasında bir çatışma alanıdır."
5- Gerçekten de o darbeden kısa bir süre sonra, 2011 yılında Amerikan talepleri doğrultusunda yapılan seçimleri, Nijer Demokrasi ve Sosyalizm Partisi lideri Mahamadou Issoufou kazandı ve 07.04.2011 tarihinde resmen devlet başkanı oldu. Ardından parti liderliğinden istifa etti ve yerine partinin 1990'daki kurucularından ve yakın dostu olan Muhammed Bazoum geçti. Issoufou, Bazoum’u önce Dışişleri Bakanı, ardından 2015'ten itibaren Cumhurbaşkanlığı Devlet Bakanı olarak atadı. Issoufou ikinci dönem için seçildiğinde ise Bazoum’u İçişleri, Kamu Güvenliği ve Yerinden Yönetim Bakanı yaptı. Hem Issoufou hem de Muhammed Bazoum, Cumhurbaşkanı Mamadou Tandja’ya muhalifti ve Tandja 18.08.2010'da askeri darbeyle devrildiğinde darbeyi desteklemişlerdi. Tüm bunlardan Issoufou ve Bazoum’un Amerika yanlısı oldukları anlaşılmaktadır.
6- Mahamadou Issoufou, 2011-2021 yılları arasındaki iki dönemlik başkanlığı sırasında Amerika ile yakınlığını gösterdi; 2014 ve 2018 yıllarında Nijer'de binden fazla Amerikan askerinin ve birçok insansız hava aracının bulunduğu iki önemli askeri üs kurulmasına izin verdi. Noon Post sitesi 13.09.2018 tarihinde yayınladığı bir haberde, eski Cumhurbaşkanı Mahamadou Issoufou’nun The Guardian gazetesine verdiği mülakattan şu sözleri aktardı: "Yabancı güçler terimini kullanmayı sevmiyorum, çünkü Amerikan güçleri dost güçlerdir... Bilinmelidir ki onlar bizim talebimiz üzerine ülkede bulunmaktadırlar. Görevleri biter bitmez Nijer'den ayrılacaklar." Buna rağmen Issoufou, ülkesinin Fransa ile olan ilişkilerini ve ittifaklarını korudu, Fransız güçlerini ülkeden çıkarmadı. Hatta Fransa'nın öncülüğünde 2014 yılında terörle mücadele bahanesiyle kurulan Sahel ülkeleri ittifakına katıldı. Öyle görünüyor ki Fransız nüfuzunu Nijer'den kolayca söküp atamayacağını bildiği için, terörle mücadele bahanesiyle ülkeye soktuğu Amerikan nüfuzu güçlenene kadar Fransa ile uyumlu göründü.
7- Muhammed Bazoum, 21.02.2021 tarihinde seçilip 01.04.2021 tarihinde Mahamadou Issoufou'nun desteğiyle görevi devraldığında, Issoufou'nun politikalarını sürdürme sözü verdi. Göreve başlamasından iki gün önce kendisine karşı yapılan bir darbe girişimi, Issoufou'ya sadık olan Muhafız Alayı Komutanı Abdurrahman Tchiani'nin önemli rolüyle engellendi. Bazoum, Amerikan varlığını onaylamaya devam etti ve Amerika ile ilişkileri güçlendirmek için çalıştı. Arabi21 sayfası, Amerikan Intercept sitesinin 27.07.2023 tarihli raporundan aktardığına göre Muhammed Bazoum, ABD Dışişleri Bakanı Blinken'a şunları söylemiştir: "Amerika Birleşik Devletleri tercih edilen seçenek olmaya devam ediyor ve bizim de gerçek sonuçlar sunabileceğimizi kanıtlamamız gerekiyor." Muhammed Bazoum'un siyaseti, selefi ve dostu Mahamadou Issoufou gibi Amerika yanlısı olmak ve Fransa'ya karşı doğrudan cephe almamaktır. Çünkü siyasi ve askeri çevreler, genel olarak ülkeyi 60 yıl doğrudan, sonrasında da dolaylı olarak sömüren sömürgeci devlet Fransa'ya eğilimlidir.
İkincisi: Yukarıdaki bilgilerden Mahamadou Issoufou ve Muhammed Bazoum’un Amerika yanlısı olduğu, Muhafız Alayı Komutanı Abdurrahman’ın Issoufou’nun yakın dostu olup büyük yetkilerle donatıldığı ve Bazoum’a yönelik darbe girişimini engellemede önemli rol oynadığı anlaşılmaktadır. Bu da her üç ismin de aynı çizgide olduğu anlamına gelir. Öyleyse neden bu darbe gerçekleşti? Yaşananların gerçeklerine ve arka planına bakıldığında şu hususlar ortaya çıkmaktadır:
1- Belirttiğimiz gibi, Muhafız Alayı Komutanı Issoufou’nun güvenini kazanmış, ona yakın olmuş ve ordu içindeki Fransa yanlısı ajanların darbelerine karşı onu savunmuştur. Asharq Al-Awsat dahil birçok medya organı 28.07.2023 tarihinde darbe lideri Abdurrahman Tchiani hakkında bilgiler paylaştı. Tchiani’nin orduya girdiği, bazı askeri birimlere komuta ettiği ancak asıl yükselişini 2011’de Issoufou’nun iktidara gelmesiyle yaşadığı belirtildi. Issoufou döneminde rütbeleri hızla yükselerek askeri geleneklere aykırı bir hızda generalliğe ulaştı. Issoufou, kendisine yönelik darbe girişiminden sonra, 2015 yılında onu cumhurbaşkanını korumakla görevli seçkin birlik olan Muhafız Alayı'nın başına getirdi.
2- Muhammed Bazoum, 2021 yılında resmen göreve başlamadan iki gün önce başarısız bir darbe girişimine maruz kalmıştı. Bu durum onu Muhafız Alayı'nda geniş çaplı değişiklikler yapmaya itti. Ancak iktidarı yeni devreden Issoufou’nun tavsiyesi üzerine General Tchiani’yi görevinde tuttu. Issoufou, iktidar partisi içinde hâlâ en etkili isim olarak kabul ediliyor ve oğlu da hükümette Enerji ve Maden Bakanı olarak görev yapıyordu.
3- Bazoum’a yakın kaynakların, iktidarını sağlamlaştırması için Tchiani’yi görevden alması yönünde onu uyardığı, ancak Bazoum’un dostu olan eski cumhurbaşkanının tavsiyesine uyduğu söylenmektedir. Fakat son zamanlarda sosyal medyada Bazoum’un Tchiani’yi görevden alıp ordu ve Muhafız Alayı yönetiminde değişiklikler yapacağı söylentileri yayıldı. Ayrıca eski cumhurbaşkanının oğlunu Enerji ve Maden Bakanlığı'ndan almayı planladığı da konuşuluyordu. Tüm bunlar Bazoum ile eski cumhurbaşkanı arasındaki ilişkilerin soğumasına neden oldu. Hatta bu durum Issoufou ve yakın dostu Tchiani’yi rahatsız etti. Dahası, Bazoum’un toplumsal desteği zayıfladı ve iktidar partisi liderleri arasında, ülkenin yarısını oluşturan Hausa kabilesinden değil de Arap kökenli olması nedeniyle huzursuzluk baş gösterdi. Başkentteki düşük oy oranı ve göreve başlamadan hemen önceki darbe girişimi bunun kanıtıdır. Diğer etnik gruplar ve ordunun bazı kesimleri tarafından pek hoş karşılanmıyordu.
4- Böylece General Abdurrahman Tchiani, eski Cumhurbaşkanı Mahamadou Issoufou döneminde Muhafız Alayı Komutanıydı ancak mevcut Cumhurbaşkanı onu değiştirmeyi düşünüyordu. Al Jazeera, 28.07.2023 tarihinde Médiapart raporundan şunları aktardı: "General Abdurrahman Tchiani, Mahamadou Issoufou döneminde Muhafız Alayı Komutanıydı ancak mevcut Cumhurbaşkanı, Tchiani’nin selefine olan büyük sadakati nedeniyle onu değiştirmeyi planlıyordu. Siyasi analist Moussa Aksar, her şeyin Mahamadou Issoufou’nun iktidara dönmek istediğine işaret ettiğini söyledi... Petrolü kontrol etmek istiyordu ve birçok şirkette çok sayıda hissesi vardı. Bu, eski cumhurbaşkanı döneminde Nijer Savunma Bakanlığı'ndaki yolsuzluklara işaret eden bir soruşturma raporuna dayanmaktadır." Bu sözler, darbenin temel nedeninin iç dinamikler olduğunu teyit etmektedir. Bu nedenle darbe gerçekleştiğinde Amerika, Fransa, AB, İngiltere, Rusya ve bölgesel güçlerden kınama mesajları geldi. Sanki herkes şaşırmış gibiydi!
5- Amerika ve Birleşmiş Milletler darbeyi kınadı. Fransa ve Avrupa Birliği darbeyi kınadı. ECOWAS darbeyi kınadı. Hatta Nijer’de nüfuzu olmayan İngiltere bile kınadı! Orada varlığı olmayan Rusya ve Wagner de kınadı; gösterilerde Rus bayraklarının sallanmasının bir yanıltmaca olduğunu fark edemediler. Beyaz Saray Sözcüsü Karine Jean-Pierre, "Amerika Birleşik Devletleri, Nijer'deki darbede Rusya'nın veya Rus özel askeri grubu Wagner'in parmağı olduğuna dair güvenilir bir işaret görmüyor" dedi (Reuters, 27.07.2023).
Üçüncüsü: Özetle:
1- Büyük ihtimalle bu darbe iç nedenlerden kaynaklanmaktadır; yani Amerika’nın ajanları Issoufou-Abdurrahman ikilisi ile Bazoum arasındaki bir çekişmedir. İlk ikisi, Bazoum’un Issoufou’nun oğlunu ve Muhafız Alayı Komutanı'nı görevden alacağını anlayınca bu darbe hareketini düzenlediler. Ancak hepsi Amerika’nın ajanı olduğu için bir açık kapı bıraktılar. Bu yüzden Bazoum’u hemen tutuklayıp hapse atmak yerine oyaladılar. Darbeden günler sonra onu vatana ihanetle suçladılar, ancak o hâlâ ikametgâhında kalıyor; bazen üzerinde baskı kuruyorlar, bazen de doktor, ilaç ve gıda girişine izin veriyorlar. Aynı zamanda Amerika ve Niamey Büyükelçisi bir çıkış yolu bulmak için hareket ediyor. Fakat sonuçta bu darbe Amerika’nın ajanları arasında kalmaktadır.
2- Bu darbeden en büyük zararı gören Fransa’dır. Çünkü darbeciler Amerika yanlısıdır. Darbelerine meşruiyet kazandırmak için Fransa'nın şaşkın ve gergin tavırlarını, halkın eski sömürgeciye olan nefretini ve Fransa'nın ülkenin servetini halka hiçbir şey bırakmadan çalmasını kullandılar. Nitekim 30.07.2023 tarihinde binlerce kişi Fransız Büyükelçiliği önünde Fransa aleyhine gösteri yaparak kınama sloganları attı.
3- Amerika oradaki krizi yönetmeye ve bunu Fransız nüfuzuna karşı kullanıp kendi nüfuzunu pekiştirmeye çalışacaktır:
Mümkün olursa Bazoum'u geri getirecektir. Bu kolay olmasa da geri dönmesi Amerika'nın çıkarınadır çünkü o da kendi ajanıdır. Fransa ile uyumlu görünse de kamuoyu darbeye karşıdır ve meşru şekilde seçildiği için geri dönmesini istemektedir.
Ya da darbecilere baskı yaparak geçiş dönemini sona erdirmelerini ve yeni seçimler yapmalarını isteyecektir. Belki de eski Cumhurbaşkanı Issoufou, kendi nüfuzunu ve ailesinin çıkarlarını korumak, yaptıkları yolsuzlukların üstünü örtmek için yeniden aday olacaktır. Özellikle de kendisi Amerika’nın ajanıdır ve partisi ile ülkenin yarısını oluşturan kabilesi üzerinde geniş bir nüfuzu vardır.
4- İşte zenginlikler bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biri sayılan ancak en yoksul ülkelerinden olan bu İslam beldesi, sömürgeciye sadık ajanlar yüzünden bu haldedir. Bu ajanlar, kendi ülkelerinin çıkarını, kurtuluşunu ve kalkınmasını düşünmek yerine, koltuk ve kamu serveti uğruna şu ya da bu sömürgeciye hizmet sunmaktadırlar. Müslüman evlatları olsalar da her türlü fikirden yoksundurlar. Halk ise fikri geri kalmışlık ve cahiliye asabiyetinin baskısı nedeniyle bilinçsizce bu zalimlerin peşinden gitmektedir. Bu durum barış, güvenlik veya huzur getirmez. Çözüm ancak İslam ile hükmetmekte, İslam'ın ve Müslümanların izzeti, güç ve kalkınma vesilesi olan Râşidî Hilafet'tedir. Özellikle Nijer bir İslam beldesidir ve halkı Müslümandır. Hak budur:
فَمَاذَا بَعْدَ الْحَقِّ إِلَّا الضَّلَالُ فَأَنَّى تُصْرَفُونَ
"Artık haktan sonra sapıklıktan başka ne vardır? O halde nasıl (haktan) çevriliyorsunuz?" (Yûnus [10]: 32)
28 Muharrem 1445H 15.08.2023M