Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru Cevabı: Kabirlerin Hürmeti Vardır, Dolayısıyla Onları Kazmak veya Üzerine Oturmak Caiz Değildir

November 19, 2018
6476

(Hizb-ut Tahrir Emiri Şeyh Atâ b. Halil Ebû er-Raşta'nın Facebook sayfasındaki takipçilerinin fıkhi sorularına verdiği cevaplar serisinden)

Soru Cevabı

Hasan Muhammed'e

Soru:

Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh. Allah sizi korusun Emirimiz, Şeyhimiz; size yardım etsin ve sizi muzaffer kılsın.

Değerli Şeyhimiz, müsaadenizle acil bir sorum var. Yapılacağı bize bildirilen bir konu hakkında nasıl davranmamız gerektiğini bilmemiz için bir cevap gerektiriyor...

Konu şudur: Güneş panelleri ile elektrik üretmek için direkler üzerine kurulu bir proje mevcut. El-Halil'deki Yatta şehrinin yaşadığı elektrik krizi nedeniyle bu projeyi yapmak istiyorlar. Ancak özellikle sormak istediğim mesele şudur; bu panelleri, içinde eski ve yeni kabirlerin bulunduğu 15 dönümlük bir arazi üzerine kurmak istiyorlar. Bu panelleri mezarlığın içine, kabirlerin yanına ve kabirleri üstten kapatacak şekilde direkler üzerine yerleştirmek caiz midir?

Allah sizi hayırla mükafatlandırsın.

Cevap:

Ve Aleykumüsselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh,

Resulullah ﷺ kabirlerin hürmeti (dokunulmazlığı) olduğunu, dolayısıyla onların deşilmesinin, üzerlerine oturulmasının veya kabirlere saygıya aykırı her türlü işin yapılmasının caiz olmadığını beyan etmiştir. Buna dair delillerden bazıları şunlardır:

1- Ebu Davud, Aişe (r.anha) yoluyla şunu rivayet etmiştir:

أَنَّ رَسُولَ اللهِ ﷺ قَالَ: كَسْرُ عَظْمِ الْمَيِّتِ كَكَسْرِهِ حَيّاً

"Rasulullah ﷺ şöyle buyurdu: 'Ölünün kemiğini kırmak, onu diriyken kırmak gibidir.'"

Avnu'l-Ma'bud şerh-i Sünen-i Ebu Davud'da şöyle geçer: Suyuti, hadisin vürud sebebini açıklarken Cabir (r.a)’dan şunu nakleder: "Rasulullah ﷺ ile bir cenazeye çıktık. Nebi ﷺ kabrin kenarına oturdu, biz de onunla beraber oturduk. Mezarcı bir kemik (incik veya pazı kemiği) çıkardı ve onu kırmaya yeltendi. Bunun üzerine Nebi ﷺ şöyle buyurdu:

لَا تَكْسِرْهَا فَإِنَّ كَسْرَكَ إِيَّاهُ مَيِّتاً كَكَسْرِكَ إِيَّاهُ حَيّاً وَلَكِنْ دُسَّهُ فِي جَانِبِ الْقَبْرِ

"Onu kırma; çünkü senin onu ölüyken kırman, diriyken kırman gibidir. Onu kabrin bir kenarına göm."

Yani kemik mevcutsa, onu muhafaza etmek ve toprakta tutmak vaciptir.

Buna göre, Müslümanların kabirlerinin deşilmesi ancak kemikler çürüyüp toprak haline geldiğinde caiz olur. Bu durumda oraya ekim yapmak, üzerine bina inşa etmek ve diğer mübah işleri yapmak caizdir. Ancak kemik mevcutsa, kabirlerin deşilmesi, üzerine imar yapılması veya diğer işlerin yapılması -ölüyle ilgili özel durumlar veya benzeri nasslarda belirtilen haller dışında- caiz değildir. Ölünün ne kadar sürede çürüyeceğini bilmek ise uzmanların ve tahkiku'l-manat (durum tespiti) ehlinin konusudur.

2- Fakihler arasında, kabirlerin üzerine küçük veya büyük abdest bozmak için oturmanın kesinlikle caiz olmadığı konusunda ittifak vardır. Bunun dışındaki amaçlarla oturma konusunda ise ihtilaf etmişlerdir... Kuveyt Fıkıh Ansiklopedisi'nde şöyle geçer:

(Hanefiler -ki mezhepte tercih edilen görüş budur-, Şafiiler ve Hanbeliler; kabirlerin üzerine oturmanın mekruh olduğu görüşündedirler. Çünkü Ebu Mersed el-Ganevi şunu rivayet etmiştir:

لاَ تَجْلِسُوا عَلَى الْقُبُورِ وَلاَ تُصَلُّوا إِلَيْهَا

"Kabirlerin üzerine oturmayın ve onlara doğru namaz kılmayın."

Ebu Hureyre (r.a)'dan rivayet edildiğine göre Nebi ﷺ şöyle buyurmuştur:

لأَنْ يَجْلِسَ أَحَدُكُمْ عَلَى جَمْرَةٍ فَتُحْرِقَ ثِيَابَهُ فَتَخْلُصَ إِلَى جِلْدِهِ خَيْرٌ لَهُ مِنْ أَنْ يَجْلِسَ عَلَى قَبْرٍ

"Birinizin bir kor üzerine oturup da elbisesinin yanması ve ateşin tenine kadar ulaşması, bir kabrin üzerine oturmasından daha hayırlıdır."

Hanefiler ve Şafiiler dediler ki: Eğer kabir ziyareti sırasında oturmak isterse, hayattaki mertebesine göre uzak veya yakın oturur. Şafiilerin ifadesiyle: Ziyaretçinin, hayatta olsaydı ona ne kadar yaklaşacak idiyse kabre de o kadar yaklaşması gerekir.

Hanefilerden et-Tahavi -ki bu görüşü Ebu Hanife, Ebu Yusuf ve Muhammed'e nispet etmiştir- kabrin üzerine oturmanın caiz olduğunu savunur. Malikiler de Ali (r.a)'nın bir kabre yaslandığı ve üzerine oturduğu rivayetine dayanarak bu görüştedirler. Tahavi, oturmanın Kur'an okumak için olması durumunda kerahetin tamamen ortadan kalkacağını söylemiştir.) Alıntı bitti.

3- Eğer eski ve yeni kabirlerin bulunduğu 15 dönümlük bir arazi üzerine direkler dikilerek güneş panelleri projesi kurulmak isteniyorsa, şuna bakılır:

Bu direklerin dikilmesi ve panellerin yerleştirilmesi; kabirlerin üzerine basılmadan, kabirlere zarar verilmeden, onlar deşilmeden veya kemikler ortaya çıkmadan (özellikle eski mezarlarda) gerçekleştirilebilir mi? Ben bunu uzak bir ihtimal görüyorum... Eğer derseniz ki "hiçbir kabre basmamaya dikkat edeceğiz ve bu direklerden hiçbirini yeni mezarlıktaki hiçbir kabrin üzerine denk getirmeyeceğiz", bu söz yeni kabirler için inandırıcı olabilir çünkü onlar gözle görülür durumdadır ve onlardan sakınmak mümkündür. Ancak eski mezarlıklarda kabirler belirgin değilse, onların üzerinden geçilmeyeceği veya üzerlerine basılmayacağı nasıl garanti edilebilir?

Buna binaen; harama düşmekten veya en azından mekruhtan sakınmak için mezarlıklardan uzak durun ve başka bir yer arayın... Allah en iyi bilen ve en doğru hüküm verendir.

Kardeşiniz Atâ b. Halil Ebû er-Raşta

11 Rebiulevvel 1440 H. 19/11/2018 M.

Emir’in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevabın linki

Emir’in (Allah onu korusun) Google Plus sayfasındaki cevabın linki

Emir’in web sayfasındaki cevabın linki

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın