Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru Cevap: İkinci Raşidi Hilafet Devleti Kurulduktan Sonra Hizbin Ameli Nedir?

July 12, 2021
2796

Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Ata bin Halil Ebu’r Raşta’nın

Facebook Sayfasındaki Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi "Fıkhî"

Soru Cevap

Abu Muso'ya

Soru:

Selamun Aleykum Emirimiz, nasılsınız? İslam Devleti kurulduğunda Hizb-ut Tahrir hangi aşamada ilerler?

Bazı insanlar üçüncü aşama gibi devam edeceğini söylüyor, bazıları ise yönetime geçildiğinde üçüncü aşamanın bittiğini ve Hizbin yöneticileri muhasebe etmek ve toplumun hamisi olmak gibi tamamen yeni bir amele başladığını söylüyor... Hangi görüş doğru ve daha tercih edilirdir?

Cevap:

Ve Aleykumüsselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh.

Tanıtım kitabında (Kitab-ut Tarif) şunları belirtmiştik: [8- Hizb-ut Tahrir’in Metodu

  • Dava taşıma metodu şerî hükümlerdir. Bu hükümler, Resulullah ﷺ’in davayı taşıma metodundan alınır. Çünkü ona uymak vaciptir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

لَّقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْMَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيراً

"Andolsun ki Resulullah’ta, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için güzel bir örneklik vardır." (el-Ahzâb [33]: 21)

قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

"De ki: 'Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.'" (Âl-i İmrân [3]: 31)

وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانتَهُوا

"Resul size neyi verdiyse onu alın, sizi neden sakındırdıysa ondan da kaçının." (el-Haşr [59]: 7)

Resulullah ﷺ’e uymanın, onu örnek almanın ve ondan almanın vacip olduğunu gösteren daha pek çok ayet vardır.

  • Müslümanlar bugün Allah’ın indirdikleriyle hükmedilmediği için bir Dar-ul Küfür'de yaşamaktadırlar. Dolayısıyla yaşadıkları yer, Resulullah ﷺ’in peygamber olarak gönderildiği dönemdeki Mekke’ye benzemektedir. Bu nedenle davanın taşınmasında Mekke dönemi örnek alınmalıdır.

  • Resulullah ﷺ’in Mekke’deki sireti, Medine’de devleti kurana kadar takip edildiğinde, belirgin hatlara sahip aşamalardan geçtiği ve bu aşamalarda belirli belirgin ameller yaptığı görülür. Hizb, gidiş metodunu, aşamalarını ve bu aşamalarda yapması gereken amelleri, Resulullah ﷺ’in kendi aşamalarında yaptığı amelleri örnek alarak belirlemiştir.

Buna binaen Hizb, gidiş metodunu üç aşama olarak belirlemiştir:

Birinci Aşama: Hizbin fikir ve metoduna inanan kişileri yetiştirerek parti kitlesini oluşturma aşaması (Kültürleşme Aşaması).

İkinci Aşama: İslam'ı hayatın vakıasına taşımak için ümmetin onu kendi davası edinmesini sağlama ve ümmetle etkileşime girme aşaması (Etkileşim Aşaması).

Üçüncü Aşama: Yönetimi devralma, İslam'ı genel ve kapsamlı bir şekilde uygulama ve onu dünyaya bir risalet olarak taşıma aşaması.

- Birinci Aşamaya gelince: Hizb bu aşamaya Hicri 1372 - Miladi 1953 yılında Kudüs’te; kurucusu, celil âlim, büyük mütefekkir, mahir siyasetçi ve Kudüs İstinaf Mahkemesi hâkimi Şeyh Takiyyuddin an-Nabhani (Allah ona rahmet etsin) eliyle başlamıştır. Hizb bu aşamada ümmetin fertleriyle tek tek temas kuruyor, onlara fikir ve metodunu sunuyordu. Kim daveti kabul ederse, onu Hizbin halkalarında yoğun eğitimlere tabi tutuyor, onu benimsediği İslamî fikir ve hükümlerle eritiyor, İslam ile etkileşen, İslamî bir akliyet ve İslamî bir nefsiyete sahip olan ve insanlara davayı taşımaya koşan bir İslamî şahsiyet haline getiriyordu. Kişi bu seviyeye ulaştığında kendisini Hizbe kabul ettiriyor ve Hizb onu üyeleri arasına katıyordu. Tıpkı Resulullah ﷺ’in davetin ilk aşamasında yaptığı gibi. O ﷺ, davetinin ilk üç yılında insanlara tek tek daveti sunuyor, iman edenleri bu din esası üzerine gizlice kitleleştiriyor, onlara İslam’ı öğretmeye ve inen Kur’an’ı okutmaya ihtimam gösteriyordu. Nihayetinde onları İslam ile eritmişti. Onlarla gizli yerlerde buluşuyor ve gizlice öğretiyordu. Onlar da ibadetlerini gizlenerek yapıyorlardı. Sonra Mekke’de İslam’ın zikri yayıldı, insanlar ondan bahsetmeye başladı ve bölük bölük ona girdiler...

  • Hizb bu parti kitlesini oluşturmayı başardıktan, toplum Hizbi hissetmeye, onu, fikirlerini ve neye davet ettiğini tanımaya başladıktan sonra şu aşamaya geçti:

İkinci Aşama: Bu aşama, İslam'ı ümmete yüklemek, ümmette Hizbin benimsediği İslamî fikir ve hükümler üzerine bir kamuoyu ve genel bilinç oluşturmak için ümmetle etkileşime girme aşamasıdır. Böylece ümmet bu fikirleri kendi fikirleri olarak benimseyecek, onları hayatın vakıasında var etmek için çalışacak ve Hilafet Devleti'ni kurmak, Halifeyi nasbetmek, İslamî hayatı yeniden başlatmak ve İslamî davayı dünyaya taşımak için Hizb ile birlikte yürüyecektir. Bu aşamada Hizb, kitlelere toplu hitap etmeye yönelmiştir. Bu aşamada şu amelleri gerçekleştiriyordu:

1- Hizbin gövdesini geliştirmek, sayısını artırmak, davayı taşımaya ve fikrî çatışma ile siyasî kifahta zorluklara göğüs germeye muktedir İslamî şahsiyetler yetiştirmek için fertlere yönelik halkalarda yoğun kültürleştirme.

2- Ümmette genel bir bilinç oluşturmak ve onunla etkileşime girmek için cami dersleri, konferanslar, genel toplantı yerleri, gazeteler, kitaplar ve bildiriler yoluyla ümmet kitlelerini Hizbin benimsediği İslamî fikir ve hükümlerle toplu halde kültürleştirme.

3- Küfür akideleri, sistemleri ve fikirleri ile bozuk akidelere, hatalı fikirlere ve yanlış kavramlara karşı, bunların çürüklüğünü, yanlışlığını ve İslam ile çeliştiğini açıklayarak, ümmeti bunlardan ve etkilerinden kurtarmak için fikrî çatışma yürütmek.

4- Siyasî kifah...

  • Ümmetin, umudu olan liderlerine ve yöneticilerine güvenini kaybetmesi, bölgeye dayatılan komploların getirdiği zor şartlar ve yöneticilerin halklarına uyguladığı tahakküm ve baskı sonucu toplum Hizb karşısında donuklaştığında ve yöneticilerin Hizbe ve gençlerine yönelik eziyetleri şiddetlendiğinde; tüm bunlardan dolayı toplum donuklaştığında, Hizb buna muktedir olanlardan nusret talebinde bulunmaya başladı...

Hizb bu nusret talebi amellerini yaparken, aynı zamanda halkalardaki yoğun eğitim, toplu kültürleştirme, İslam'ı yüklenmesi için ümmete odaklanma ve ümmet nezdinde kamuoyu oluşturma, sömürgeci kâfir devletlerle mücadele edip planlarını deşifre etme ve komplolarını ortaya çıkarma, yöneticilerle çatışma ve ümmetin çıkarlarını benimseyip işlerini gütme (reaya) gibi daha önce yaptığı tüm amellere de devam etmiştir.

  • Hizb, Allah’ın kendisi ve İslam ümmeti için başarı ve zafer takdir etmesini umarak tüm bunlara devam etmektedir. Böylece şu aşamaya ulaşılacaktır:

Üçüncü Aşama: Raşidi Hilafetin kurulduğu aşamadır ki işte o zaman müminler Allah’ın yardımıyla ferahlayacaklardır.] Kitab-ut Tarif'ten yapılan alıntı burada sona erdi.

Buna göre, bu üç aşama devletin yokluğu durumundadır ve Hizbin ameli bu üç aşamayı gerçekleştirmektir. Devlet kurulduğunda ise, devletin kurulmasıyla ilgili olan hiçbir husus artık Hizbin amelleri arasında yer almaz. Örneğin, devleti kurmak için ikinci aşamanın sonlarında yapılan nusret talebi artık söz konusu olmaz. Aynı şekilde üçüncü aşama, yani devletin ikamesi de artık (bir hedef olarak) kalmaz; zira devlet kurulmuştur. Bilakis tüm bunların yerini şerî deliller uyarınca yöneticinin muhasebe edilmesi alır. Diğer aşamalara gelince, bunlar daha güçlü ve daha büyük bir enerjiyle devam eder. Çünkü devlet kurulduktan sonra zulmün yerini adalet alacak, Hizbin ameli için Hizbin şiddetle takibatının yerini huzurlu ve güzel bir ortamın hazırlanması alacaktır. Evet, işte o zaman müminler Allah’ın yardımıyla ferahlayacaklardır.

Kitaplarımızda, özellikle de el-Kurasah'da, şeriatın hükümlerine göre muhasebenin nasıl olacağını açıkladık... Bu kadarı yeterlidir. Allah en iyi bilen ve hüküm verendir.

Kardeşiniz Ata bin Halil Ebu’r Raşta

01 Zilhicce 1442 H. 11/07/2021 M.

Emir'in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: Facebook

Emir'in (Allah onu korusun) web sayfasındaki cevap linki: Web

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın