Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Facebook’un Yaşadığı Arızanın Arkasında Ne Var?

October 24, 2021
2581

Soru:

Amerika, 14 Ekim 2021 tarihinde 30 ülkenin katılımıyla siber suçlarla mücadeleye ilişkin uluslararası bir konferans düzenledi; ancak Rusya ve Çin’e davet gönderilmedi. Öte yandan, 4 Ekim 2021 Pazartesi akşamı Facebook’ta hizmetler durmuş, dünyada yüz milyonlarca insan aniden Facebook, WhatsApp ve Instagram’ı kullanamaz hale gelmiş ve kesinti yaklaşık 6 saat sürmüştü. Ertesi gün Amerikan Senatosu, eski bir Facebook çalışanı için bir oturum düzenledi... Bu meselenin perde arkasında ne var? Bu teknik bir hata mı yoksa kasıtlı mı yapıldı? Eğer kasıtlıysa işin gerçeği nedir? Ayrıca bu durum ile teknoloji grubunun seçimlerde Trump’a karşı Biden’ı desteklediği gerçeği arasında bir bağlantı var mı?

Cevap:

13 yıldır benzeri görülmemiş bir hadiseyle, Facebook ve ona bağlı WhatsApp ile Messenger hizmetleri 4 Ekim 2021 Pazartesi günü 6 saat boyunca kesintiye uğradı. Bu durum, başta Facebook şirketi olmak üzere teknoloji sektöründe büyük bir çalkantıya neden oldu. Yaşananlar gözden geçirildiğinde şu hususlar ortaya çıkmaktadır:

Birincisi: Bu kesinti, Facebook, WhatsApp, Instagram ve Messenger hizmetlerinin dünya genelinde 3,5 milyar kullanıcı için durmasıyla 2008’den bu yana yaşanan en kötü kesinti olarak kabul ediliyor. Buna paralel olarak, şirketin hisselerinde %15’lik rekor bir düşüş yaşandı ki bu bir çöküşe benziyordu. Diğer teknoloji şirketlerinin hisseleri de önemli ölçüde düştü; Twitter %5,7 oranında, diğer şirketler ise farklı seviyelerde değer kaybetti. Teknoloji devlerinin kayıpları dünya haberlerine damga vurdu. El-Mısri el-Yevm gazetesinin 5 Ekim 2021 tarihli haberine göre, Facebook’un en büyük hissedarı Zuckerberg yaklaşık 6 milyar dolar (bazı tahminlere göre 7), Amazon’un sahibi Jeff Bezos 4,8 milyar dolar, Google’dan Larry Page ve Sergey Brin her biri 2 milyar dolardan fazla, Microsoft’tan Steve Ballmer ise 1,6 milyar dolar kaybetti. En çok kaybeden ilk on zenginden sadece biri Çinliydi (Tencent şirketinden Ma Huateng - yaklaşık 1 milyar dolar kayıp), diğer dokuzu ise Amerikalıydı.

Böylece Facebook ve iştiraklerinin hizmetlerinin kesilmesinin, Amerikan teknoloji sektörünün tamamına ağır bir darbe vurduğu açıkça görülmektedir. Çin bu durumdan etkilenmedi; aksine, Facebook uygulamalarını ve eklentilerini yasakladığı için bu darbeden kurtulan tek ülke oldu. Sada el-Beled’in 5 Ekim 2021’de Rus RT ağından aktardığına göre: "Dünya etkilenirken Çin, dünyanın geri kalanından ayrı kalarak kendi sosyal medya uygulamaları paketine sahip olduğu için farklı bir konumda yer aldı." Yaşananların ciddiyetini artıran husus ise Amerikan teknoloji sektörünün bir yandan ABD ekonomisinin en büyük sektörlerinden biri olması, diğer yandan Demokrat Başkan Biden’ın seçim kampanyasının en büyük finansörü ve özellikle Amerika’daki petrol şirketleri gibi enerji sektörü tarafından desteklenen Cumhuriyetçi eski Başkan Trump’ın düşmanı olmasıdır. Bu durum, Facebook’u doğrudan ve ağır bir şekilde, diğer teknoloji şirketlerini ise daha az etkileyen bu büyük arızanın siyasi boyutlarına işaret etmektedir.

İkincisi: Yaşananlar incelendiğinde, Facebook şirketinin büyük bir siber saldırıya (sabotaja) maruz kaldığı görülmektedir. Aynı zamanda, diğer dev Amerikan teknoloji şirketleri de sabotaj girişimlerine maruz kalmış ancak bunlardaki başarı Facebook ve iştiraklerindeki boyuta ulaşmamıştır. Bu operasyon ya Rusya veya Çin gibi elektronik pençelere sahip taraflardan gelen bir siber saldırıdır... Ya da şirketin kendi içinden, düşmanlarına hizmetleri birkaç saatliğine bile olsa keserek onlara zarar verebileceğine dair bir mesajdır... Veya şirketteki bir çalışanın sıradan bir teknik hatasıdır... Ya da bu şirketlerin seçimlerde düşmesine ve dolayısıyla Biden’ın kazanmasına neden olduğu gerekçesiyle Trump ve grubunun gerçekleştirdiği bir intikam eylemidir. Konu hala bir miktar gizemini korusa da, nedene işaret eden veya şu şekilde ağır basan bazı haberler mevcuttur:

1- Rusya ve Çin konusunda, siber saldırının arkasında onların olduğunu söyleyenler var. Nitekim ABD, siber saldırıların bir alt kolu olan "ransomware" (fidye yazılımı) konusunu görüşmek üzere 30 ülkenin katıldığı çevrimiçi bir zirve düzenlemiş (RT, 13 Ekim 2021) ve Rusya’yı buna davet etmemiştir. Bu yazılımlar, korsanların şirketlerden veri çalıp bu verileri iade etmek için kripto paralarla fidye istemesi sonucunda Amerikan şirketlerini yıllık yaklaşık yarım milyar dolar zarara uğratmaktadır ve bu saldırıların çoğu Rusya kaynaklıdır. Amerika, Rusya’yı davet etmemesine gerekçe olarak siber güvenlik meselesini Rusya ile ayrı olarak görüştüğünü ileri sürmüştür. Amerika son yıllarda ve aylarda Rusya’yı birçok siber saldırıdan sorumlu tutmuş olsa da, Facebook saldırısının arkasında Rusya veya Çin’in olduğu varsayımı şu nedenlerle zayıf bir ihtimaldir:

a- Şirketin kendisi bu ihtimali dışlamaktadır. (The New York Times gazetesi, Facebook'un WhatsApp ve Instagram ile birlikte hizmetlerinin durmasının arkasında bir siber saldırı ihtimalini dışladığını belirtmiştir. Al Arabiya, 4 Ekim 2021)

b- Diğer yandan, Trump döneminin sonlarında Amerikan kurumlarına yönelik siber saldırılarla suçlanan Rusya, kuşkusuz artık Amerika’ya karşı yapılacak herhangi bir korsanlık veya saldırı eyleminden şiddetle çekinmektedir. Zira bu konu, 16 Haziran 2021’deki Biden-Putin zirvesi öncesinde ve sonrasında iki taraf arasında müzakere edilmektedir ve Amerika, Rusya’dan Amerikan çıkarlarına yönelik siber saldırı düzenleyenlere karşı harekete geçmesini talep etmektedir. Ayrıca, ABD Başkanı Biden siber saldırılara yanıt verme konusunda oldukça sert bir tavır sergilemiştir. (ABD Başkanı Joe Biden, Amerika Birleşik Devletleri’ne yönelik büyük bir siber saldırının büyük bir güçle "gerçek bir savaşa" yol açabileceği uyarısında bulunmuştur. Rus Sputnik Ajansı, 28 Temmuz 2021).

c- Çin’e gelince, onun korsanlık çabaları Rusya’dan daha azdır. (Microsoft şirketi, geçen yıl tespit ettiği devlet destekli korsanlık faaliyetlerinde aslan payının %58 ile Rusya’ya ait olduğunu belirtti... Microsoft, Temmuz 2020 ile Haziran 2021 arasındaki dönemi kapsayan ikinci yıllık "Digital Defense Report"unda, Çin’in ise devlet destekli saldırı girişimlerinin yalnızca ondan birinden daha azından sorumlu olduğunu ifade etti... Al Arabiya, 4 Ekim 2021).

Dolayısıyla, Facebook saldırısının arkasında Rusya veya Çin'in olduğu varsayımı hala zayıf bir kanıta dayanmaktadır.

2- Şirkette teknik bir hata meydana geldiği ihtimali ise bazı kaynaklarca dile getirilmiştir:

a- (Reuters ajansına göre, isimlerinin açıklanmasını reddeden bir dizi Facebook çalışanı, hatanın şirket içinden kaynaklandığını ve kesintinin internet trafiğinin sistemlere nasıl yönlendirileceği konusundaki dahili bir hatadan kaynaklandığını söyledi. Facebook yaptığı açıklamada, internet kesintisine neden olan hatanın "faulty configuration change" (hatalı yapılandırma değişikliği) olarak bilindiğini, bunun Facebook’un internet ağından yönlendirilmesini etkilediğini ve NVRAM’den çekilmesine neden olduğunu, bunun da yazma belleğini ve çalışan kopyayı değiştirdiğini, tekrar yönlendirildiğinde ise artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını belirtti. Sada el-Beled, 5 Ekim 2021).

b- (Facebook şirketi, internet ağındaki tüm uygulamalarında meydana gelen arıza nedeniyle özür diledi. Facebook, Salı günü sabaha karşı "Facebook, Instagram ve WhatsApp" platformlarındaki hizmet kesintisine neden olan sebepleri açıkladı. Şirket yaptığı açıklamada, bağlantı kesintisinin ana nedeninin "ana yönlendiricilerin (router) ayarlarındaki hatalı bir düzenleme sonucu bağlantı kesintisine yol açan sorunlar" olduğuna inandığını belirtti... Al Mayadeen, 5 Ekim 2021).

Ancak bu da zayıf bir ihtimaldir; tüm bunların sadece teknik bir hata olduğu varsayılamaz, zira bunun nedenleri şunlardır:

a- Teknik hatalar genellikle bir kişi tarafından yapılır, aynı anda birkaç kişi tarafından yapılmaz. Şirketteki teknik konumu ne olursa olsun, bir kişinin Facebook ve her biri ayrı yönetimlere sahip olan Messenger, WhatsApp ve Instagram gibi devasa iştiraklerini devre dışı bırakabilmesi pek olası değildir. Bu şirkette sadece internet üzerinden güvenlik ve emniyet görevlerinde çalışan 20 bin personel bulunmaktadır. Diğer çalışanlar bir yana, bu dev şirketi ve devasa şubelerini internetten koparmak tek bir çalışanın elinde olamaz!

b- Ayrıca bu hata büyük, katmanlı ve karmaşıktı. Şirketi internetten tamamen engellemesinin ve piyasa değerinden 50 milyar dolara varan kayba uğratmasının yanı sıra, (www.facebook.com adlı domain alan adının bir süreliğine internette açık artırmayla satılmasını bile mümkün kılmıştır... Al Jazeera Net, 6 Ekim 2021). Aynı zamanda, Youm7’nin 5 Ekim 2021 tarihli haberine göre, The New York Times gazetesi çalışanların binanın kapılarını açamadığını ve hatayı düzeltmek için sunuculara ulaşamadığını doğrulamıştır. El-Mısri el-Yevm de The New York Times’tan naklen, "Facebook’un sunucuları manuel olarak yeniden aktif hale getirmek için Kaliforniya’daki veri merkezine bir ekip gönderdiğini" aktarmıştır.

3- Şirketin bu hatayı, kendisine zarar vermeye çalışanlara bir mesaj olarak kasten yaptığı ihtimaline dair bazı görüşler ileri sürülmüştür:

a- Arızanın, Facebook’un kısaca "BGP" olarak adlandırılan "Border Gateway Protocol" (Sınır Geçit Protokolü) rotasını geri çekmesinden kaynaklandığı söylenmiştir. BGP protokolü, verilerin siteye ulaşmak için izlediği yol veya harita gibidir; o olmadan kullanıcı siteye erişemez. Basit bir örnekle açıklamak gerekirse; BGP protokolü fikri, arabayla veya yaya olarak gideceğimiz yer için en iyi yolu bilmek amacıyla akıllı telefonlarımızda kullandığımız GPS programı fikrine benzer. Kısacası, Facebook ve iştirakleri olan WhatsApp, Messenger ve Instagram, Facebook’un "Border Gateway Protocol"ü geri çekmesi nedeniyle bu haritalardan ve birbirine bağlanan yollardan düşmüştür.

b- Ayrıca Facebook şirketinin kendisinin platformu ve ürünlerini devre dışı bıraktığı da söylenmiştir. Belki de Facebook bu kasıtlı kesintiyle, eski çalışan (Frances Haugen) tarafından sızdırılan tüm hassas meseleleri kesinti süresince mühendisleri aracılığıyla tarayıp silmek istemiş olabilir. Bunu, Amerikan Kongresi’nin eski çalışanın şebekenin psikolojik zararlarına ilişkin tanıklığını dinlemek üzere yapacağı oturumun sonuçlarından korktuğu için yapmış olabilir...

Facebook’un kendisinin bu devre dışı bırakmanın arkasında kasten olduğu yönündeki bu faktörler derinlemesine düşünüldüğünde, bunların argümanlarının zayıf olduğu görülmektedir:

a- Yaşananlar şirket için büyük mali kayıplara neden olmuştur; kapitalist şirketler ise işlerinde mali kazanca ve ticari itibara odaklanırlar. Değerleri tamamen maddidir. Bu nedenle, daha büyük bir mali kazanç bu itibarı telafi etmedikçe, kendisine devasa kayıp ve kötü ün getirecek dahili bir sabotaj yapması pek olası değildir... Yaşanan olaylar çerçevesinde buna delalet eden bir durum yoktur. Tüm bunlar, dahili sabotajın şirket veya çalışanları tarafından kasıtlı yapıldığı ihtimalini zayıflatmaktadır.

b- Kesintinin, Facebook tarafından (eski çalışan Frances Haugen’in sızdırdığı tüm hassas konuları silmek için) kasten yapıldığına gelince; Facebook’un eski çalışanının Senato’daki tanıklığı kesintiden önce planlanmıştı. Bu oturum kesintiden bir gün sonra yani 5 Ekim 2021’de gerçekleşti, kesinti ise 4 Ekim 2021’deydi. Ancak bu durum, şirketin sızıntıları önceden tahmin etmediği anlamına gelmez; özellikle de Kongre’deki konuşmasının tarihi önceden ilan edilmişken. Şirketin, konuşmasından bir gün önce tedbir amaçlı bu kesintiye karar vermesi mümkündür. Nitekim Facebook hizmetinin kesilmesinden bir gün önce, meşhur "60 Minutes" programında Amerikan CBS televizyonuna çıkarak öfkesini Facebook’a ve başkanına yöneltmiş, kesintiden bir gün sonra ise Senato ile daha sert bir saldırıyla mülakat yapmıştı. Ancak bu durum, şirketin bu kadar devasa meblağlar kaybetmek pahasına hatayı kasten yapmasına neden olmaz!

4- Yaşananların arkasında Trump ve grubunun olduğu, seçimlerde Biden’ın yanında yer almasına karşılık şirketten intikam almak istedikleri ihtimali de dile getirilmiştir:

a- Trump yönetimi sırasında, bazı büyük Amerikan teknoloji şirketleri yalan haber yaydıkları gerekçesiyle Trump’ın saldırılarına maruz kalmıştı. Birçok kesim 2020’deki Demokratların zaferini memnuniyetle karşıladı. Silikon Vadisi teknoloji şirketleri, Amerika’daki enerji sektörü ve özellikle petrol şirketleri tarafından desteklenen Cumhuriyetçi eski Başkan Trump’a karşı Demokrat Başkan Biden’ın seçim kampanyasının en büyük finansörüydü. Bu durum, Facebook’u sarsan bu büyük arızanın siyasi boyutlarına işaret etmektedir.

b- Trump Çin ile ticaret savaşı başlattığında hükümet ile teknoloji şirketleri arasında büyük bir sorun vardı. Apple şirketi, yönetimin Çin’den tedarik edilen, monte edilen ve ithal edilen bazı tüketici elektroniği ürünlerine uyguladığı gümrük vergilerinden zarar gördü. Apple CEO’su Tim Cook, Trump’ın ticaret politikalarının Apple’a verebileceği zararı izlemek için Beyaz Saray ile iletişim kurmak, hatta yönetimin birçok çalışma grubuna katılmak zorunda kaldı.

c- Eski çalışan Haugen’in ifadelerine gelince; o Cumhuriyetçi Parti’yi desteklemektedir. Gerçekliğini anlamak için şu notları düşelim:

  • Facebook’taki işinden ayrıldıktan sonra öfkesini ve eleştirilerini şirketin kurucusu Zuckerberg üzerinde yoğunlaştırdı; yani zorlu bir yola girdi. Bu da arkasında bir tarafın olduğuna işaret etmektedir... Ayrıca bu sızdırılan belgeleri The Wall Street Journal gazetesine gönderdi. (Deutsche Welle, 4 Ekim 2021: Facebook'tan Mayıs ayında ayrılmadan önce Frances Haugen, şirketin dahili belgelerini yanına aldı ve bunları özellikle The Wall Street Journal'a gönderdi. Eylül ortasında yayınlanan bir makalede gazete, bu bilgilere dayanarak şirketin kendi bünyesindeki Instagram’ın gençler üzerindeki etkilerini belirlemek için üç yıldır araştırmalar yaptığını ifşa etti.) Bu gazete muhafazakardır ve Cumhuriyetçi Parti’yi desteklemektedir. Al Jazeera’nin 28 Ekim 2007 tarihli haberinde belirtildiği gibi: (The Wall Street Journal sadece ekonomik bir gazete değil, aynı zamanda siyasi duruşları da olan bir gazetedir; muhafazakar bir eğilime sahiptir ve görüş sayfalarında görüldüğü üzere İsrail’i güçlü bir şekilde desteklemektedir. Cumhuriyetçi Parti’yi destekler ve neo-muhafazakarlarla ilişkisi vardır.) Ayrıca Wikipedia’nın Almanca bölümünde de belirtildiği gibi: (The Wall Street Journal dergisi muhafazakar bir eğilime sahiptir ve Cumhuriyetçilere meyillidir.)

  • Bu meselenin Cumhuriyetçi Parti ile olası ilişkisine işaret eden bir diğer husus da bu çalışanın Facebook’ta Sivil Dürüstlük Programı müdürü olmasıdır. Bu program, dezenformasyonu ve seçim güvenliğine yönelik diğer tehditleri engellemeyi amaçlamaktadır. 2020 başkanlık seçimleri meselesinin oldukça gürültülü geçtiği, iki parti arasındaki gerilimin had safhada olduğu bilinmektedir. Görünen o ki Cumhuriyetçi Parti ve Trump grubu, Facebook’un Cumhuriyetçilere olan düşmanlığını ifşa etmek için bu çalışanla görevinin başındayken temas halindeydi...

d- Bu yetkili Frances Haugen, 5 Ekim 2021 günü Kongre önünde şunları söyledi: ("Şirket daha fazla kar peşinde koşarken kullanıcıların güvenliğine hiç ilgi göstermiyor. Kongre’deki oturumda şunları açıkladı: Facebook bilgileri gizliyor ve sorgulandığında dezenformasyon yapıyor... Mark Zuckerberg (Facebook’un sahibi) tek başına kontrol sağlayabiliyor ve algoritmaların tasarımından sorumlu... Facebook çalışanlarının %70’i şirketin dürüst olmadığını hissediyor. Facebook’un çocuklara yönelik muamelesindeki hatayı Kongre’nin müdahalesi olmadan düzeltmesi mümkün değil..." Erem News, 6 Ekim 2021).

5- Tüm bunların özeti; Facebook ve iştiraklerindeki bu sızmanın (sabotajın) arkasında Trump ve grubunun olduğunu göstermektedir... Aynı zamanda Facebook’un kötülüklerine, özellikle de çocuklara, gençlere ve kız çocuklarına zarar veren program içeriklerine odaklanılmasının arkasında da onlar vardır. Bu durum Facebook’u ve özellikle başkanı Zuckerberg’i büyük bir sıkıntıya sokmuştur... Bu durum, mesele çocukların ve gençlerin zarar görmesiyle ilgili olduğu sürece Facebook ve Demokrat Parti’yi destekleyen başkanı aleyhine bir kamuoyu oluşturmuştur. Biden için de şirkete ve başkanına karşı önlem almaması durumunda bir sıkıntı yaratabilir; ancak bu önlemlerin köklü olması beklenmemekte, daha çok kamuoyunu teskin etmeye yönelik "gönül alma" düzeyinde kalacağı öngörülmektedir.

6- Sonuç olarak, bunların kendi aralarındaki çekişmeleri çok şiddetlidir... Zalim ve bozguncu kapitalistlerin nezdinde değerler, başkalarına zarar verse bile kişisel menfaat üzerine kuruludur; isterlerse kardeşleri veya aynı dinden olsunlar (eğer bir dinleri varsa!).

و we كذلك ne nuhliy nuwallī ba'da ba'ḍa aẓ-ẓālimīna aẓ-ẓālimīn ba'dan ba'ḍan bi-mā bimā kānū kānū yaksibūn yaksibūn

"İşte biz, kazandıkları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz." (En'âm 129)

Onlar;

ka-man kaman mathaluhu mathaluhū fī fī aẓ-ẓulumāti aẓ-ẓulumāti laysa laysa bi-khārijin bikhārijin minhā minhā kadhalika kadhālika zuyyina zuyyina lil-kāfirīna lilkāfirīna mā mā kānū kānū ya'malūn ya'malūn

"Karanlıklar içinde kalıp ondan çıkamayan kimse gibi midir? İşte kâfirlere, yapmakta oldukları şeyler böyle süslü gösterildi." (En'âm 122)

Bu insanların dünyayı yönetmesi, onu ıslah etmek yerine ifsat etmeleri bir trajedidir; zira kendisinde olmayanı başkasına veremez...

Dünyanın salahı, Allah’ın kendilerini sevdiği, kendilerinin de Allah’ı sevdiği, Râşidî Hilafet sancağının gölgesindeki bir kavimle olacaktır... Onların değerleri Allah ve Rasulü'nün rızasıdır, kendileri için sevdiklerini kardeşleri için de severler.

adhillatin 'alā 'ala al-mu'minīna almu'minīn a'izzatin 'alā 'ala al-kāfirīna alkāfirīn yujāhidūna fī fī sabīli sabīli allāhi allāh wa-lā walā yakhāfūna yakhāfūn lawmata lawmata lā'imin lā'im dhālika dhalika faḍlu faḍlu allāhi allāh yu'tīhi yu'tīh man man yashā'u yashā' wa-allāhu wallāh wāsi'un wāsi'un 'alīmun 'alīm

"Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı vakarlı (güçlü) olan, Allah yolunda cihad eden ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah’ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah imkânları geniş olandır, her şeyi hakkıyla bilendir." (Mâide 54)

17 Rebiülevvel 1443H 24 Ekim 2021M

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın