Soru:
15.03.2017 tarihinde ABD Federal Rezerv Başkanı (Janet Yellen), Fed’e bağlı Açık Piyasa Komitesi’nin faiz (riba) oranlarını bir gecede yüzde çeyrek puan artırmaya karar verdiğini duyurdu. Bu, üç ay içinde faiz (riba) oranlarının ikinci kez artırılmasıdır. Ayrıca, bu yıl içinde iki kez daha artırım yapılacağına işaret edildi... Faiz (riba) artırımının, Amerikan ekonomisinin hâlâ krizlerden muzdarip olmasına rağmen ekonominin iyileştiği anlamına geldiği bilinmektedir. Öyleyse bunun açıklaması nedir? Teşekkürler.
Cevap:
Amerika’da faiz (riba) oranları, 2008 yılındaki mali kriz sırasında sıfıra yakın bir seviyeye indirilmiş ve yedi yıl boyunca, yani 2015 yılının Aralık ayına kadar bu seviyede kalmıştır. O dönemde Yellen, 2016 yılı içinde faiz (riba) oranlarının birkaç kez artırılacağına da işaret etmişti; ancak faiz (riba) oranlarını artırma uygulaması başarısızlıkla sonuçlanmış ve faiz (riba) ancak yıl sonunda artırılabilmiştir. Faiz (riba) oranlarının artırılması veya düşürülmesinin nedenlerini anlamak için şunları belirtmek gerekir:
1- Uygulamada ABD Hazine tahvillerinin alım-satım kararları yoluyla gerçekleştirilen faiz (riba) oranını belirlemenin amacı, para politikasını belirlemek, özellikle de Amerikan piyasalarındaki nakit para mevcudiyetinin derecesini bilmektir. Bu, iki temel nedenden dolayı gereklidir:
- Çünkü faiz (riba) oranı yüksek olduğunda piyasalardaki nakit para eksikliği, faiz (riba) oranının yükselmesi nedeniyle insanların bankalardan borç almaya yanaşmaması sebebiyle ekonomik büyümeyi yavaşlatır.
- Çünkü faiz (riba) oranı düşük olduğunda piyasadaki nakit paranın artması, faiz (riba) oranının düşüklüğü nedeniyle borçlanmaya olan talebin artması sonucu piyasaya sürülen nakit paranın çoğalmasıyla enflasyona yol açar.
2- Yellen, 2015 yılından bu yana faiz (riba) oranının artırılması gerektiğini söylüyordu; çünkü Amerika’da uzun süre önce başlayan ekonomik durgunluk sona ermişti ve ekonomik büyüme iyileşiyordu. Ayrıca faiz (riba) oranlarını şimdi artırmak, enflasyon başladıktan sonra artırmaktan daha iyiydi. Yellen’ın faiz (riba) oranını artırmadaki ekonomik felsefesi budur...
3- Bu argüman ikna edici değildir; çünkü Amerikan ekonomisi hâlâ zayıftır. Ancak Amerikan, hatta Batı para politikası, olması gerektiği gibi tamamen ekonomik faktörlere dayalı değil, siyasilerin kararlarına bağlıdır. Aynı şekilde, Amerikan Federal Rezerv kararlarının hükümet politikasından bağımsız olması varsayılırken, gerçek şu ki faiz (riba) oranlarıyla ilgili kararlar tamamen siyasidir ve siyasi ile ekonomik gerekliliklere göre yürütülür. Amerikan Federal Rezerv’in yedi yönetim kurulu üyesi, ABD Başkanı tarafından Senato’nun onayıyla on dört yıl süreyle atanır. Ayrıca başkan ve yardımcısı, mevcut yönetim kurulu içinden ABD Başkanı tarafından dört yıl süreyle atanır ve görev süreleri boyunca ABD Başkanı’nın isteğine göre birkaç kez yeniden atanabilirler.
4- Pratik açıdan Amerikan para politikası kararları, biri yerel diğeri küresel olmak üzere iki siyasi faktörden etkilenir:
- Yerel düzeyde: ABD başkanları seçim zamanında Amerikan ekonomisini güçlü bir şekilde büyütmek isterler; çünkü güçlü bir ekonomi, başkanın veya partisinin adayının yeniden seçilmesini destekleyecektir.
- Uluslararası düzeyde ise: Amerika, diğer ülkelerin ekonomileriyle şiddetli bir rekabet içindedir. Şu sıralar dünya ekonomileri 2008 küresel ekonomik durgunluğunun etkileri nedeniyle hâlâ zayıf durumdadır. Avrupa ve Japonya’daki faiz (riba) oranları sıfıra yakındı ve ABD’deki faiz (riba) oranlarının artırılması, Amerika’ya muazzam miktarda para akışına yol açacaktır ki bu da diğer ülkelerin ekonomileri üzerinde felaket etkiler yaratabilir!
5- ABD’de faiz (riba) oranının şu anki artışı, geçen yılki kadar olmasa da diğer küresel ekonomiler için sancılı olacaktır. New York Times gazetesi 09.03.2017 tarihinde Avrupa hakkında şunları yazdı: "Resmi faiz (riba) artışları yıllarca uzakta olabilir. Avrupa Merkez Bankası faiz (riba) göstergesini değiştirmedi ve hükümet tahvilleri ile şirket tahvillerini satın almak için teşvik önlemlerine yıl sonuna kadar devam edeceğini, ancak bunun önümüzdeki Nisan ayından itibaren daha düşük bir seviyede olacağını söyledi."
6- Çin, Amerika’nın faiz (riba) oranını artırarak Avrupa’yı sıkıştırma ve sermayeyi kendisine çekme amacını fark etti. Bu nedenle, Çin sermayesinin Amerika’daki yüksek faiz için kaçmasını önlemek ve aynı zamanda Avrupa sermayesini çekmeye ortak olmak için Amerikan artışıyla eş zamanlı olarak faiz (riba) oranını artırdı. Böylece Çin, Amerikan kararının hemen ardından faiz (riba) oranını artırdığını duyurmak zorunda kaldı. Bu, 16.03.2017 tarihinde Bloomberg sitesinde yayınlanan "Çin Halk Bankası, Federal Rezerv ile Eş Zamanlı Olarak Borçlanma Maliyetlerini Artırıyor" başlıklı rapora göredir. Çin Merkez Bankası’nın borçlanma maliyetlerini artırmasının nedeni, istikrarlı ekonominin ve fabrikaların canlanmasının, Federal Rezerv’in politikasını sıkılaştırmasını takip etmeye olanak sağlamasıdır.
7- Özetle, Amerika’daki faiz (riba) oranının artırılmasının nedeni Amerikan ekonomisinin toparlanması değil, faiz (riba) oranlarının sıfıra yakın olduğu Avrupa’dan yüksek faiz elde etmek için sermaye çekmektir. Amaç sadece ekonomik değildir; bunun da ötesinde, Avrupa’yı zayıflatmaya katkıda bulunarak onu dağılmaya götürecek krizlere sokmaktır...
29 Cemaziye’l-Âhir 1438 H. 28.03.2017 M.