P
(Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Atâ b. Halil Ebû’r-Raşte’nin Facebook Sayfası “Fıkhî” Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi)
**jood radwan radwan’a**
Soru:
Selamun Aleykum. İstihare namazının mahiyetini öğrenmek istiyorum. İstihare yapan kişi namazdan sonra rüyasında bir şey görür mü? Lütfen en kısa sürede cevap verin, Allah hayrınızı versin.
Cevap:
Ve Aleykumus Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuh,
Nebi ﷺ, Buhârî ve diğerlerinin Câbir b. Abdullah (r.anhuma)’dan rivayet ettiği hadiste istihare namazını yeterli ve şifalı bir şekilde açıklamıştır. Câbir (r.a.) şöyle demiştir: "Resulullah ﷺ, bize Kur'an'dan bir sureyi öğrettiği gibi tüm işlerde istihare yapmayı öğretirdi ve şöyle buyururdu:
إِذَا هَمَّ أَحَدُكُمْ بِالأَمْرِ، فَلْيَرْكَعْ رَكْعَتَيْنِ مِنْ غَيْرِ الفَرِيضَةِ، ثُمَّ لِيَقُلْ: اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ وَأَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ العَظِيمِ، فَإِنَّكَ تَقْدِرُ وَلاَ أَقْدِرُ، وَتَعْلَمُ وَلاَ أَعْلَمُ، وَأَنْتَ عَلَّامُ الغُيُوبِ، اللَّهُمَّ إِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الأَمْرَ خَيْرٌ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي - أَوْ قَالَ عَاجِلِ أَمْرِي وَآجِلِهِ - فَاقْدُرْهُ لِي وَيَسِّرْهُ لِي، ثُمَّ بَارِكْ لِي فِيهِ، وَإِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الأَمْرَ شَرٌّ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي - أَوْ قَالَ فِي عَاجِلِ أَمْرِي وَآجِلِهِ - فَاصْرِفْهُ عَنِّي وَاصْرِفْنِي عَنْهُ، وَاقْدُرْ لِي الخَيْرَ حَيْثُ كَانَ، ثُمَّ أَرْضِنِي. وَيُسَمِّي حَاجَتَهُ
“Sizden biriniz bir işe niyetlendiği (karar verdiği) zaman, farz namazın dışında iki rekât namaz kılsın, sonra şöyle desin: Allah’ım! Senin ilminle Senden hayır isterim, Senin kudretinle Senden güç isterim ve Senin büyük lütfundan isterim. Çünkü Senin gücün yeter, benim gücüm yetmez; Sen bilirsin, ben bilmem. Sen gizlilikleri eksiksiz bilensin. Allah’ım! Eğer bu işin benim dinim, geçimim ve geleceğim için (veya dünyam ve ahiretim için) hayırlı olduğunu biliyorsan, onu bana takdir et, kolaylaştır ve sonra onda bana bereket ver. Eğer bu işin benim dinim, geçimim ve geleceğim için (veya dünyam ve ahiretim için) şerli olduğunu biliyorsan, onu benden uzaklaştır, beni de ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise onu bana takdir et ve sonra beni ondan razı kıl.” Sonra da ihtiyacını (istediği işin adını) söyler." (Buhârî)
Bu hadisten istihare namazının nasıl kılınacağı açıkça anlaşılmaktadır. İstihare yapmak isteyen kişi, istihare niyetiyle iki rekât nafile namaz kılar ve namazı bitirdikten sonra hadiste zikredilen istihare duasını okur. Bununla istihare namazı veya istihare duası tamamlanmış olur. İstihare namazının kılınış şekli budur... Ancak istihare namazı ile ilgili başka hususlar da vardır ki şunlardır:
1- Kişi bir işi her yönüyle inceledikten sonra, o işi yapmaya karar verip meylettiğinde iki rekât namaz kılar, istihare duasını yapar ve eğer hayırlıysa Allah'ın onu kolaylaştırması, şerliyse onu kendisinden uzaklaştırması için Allah Subhânehu'ya yalvararak o işe girişir. Yani istihare namazı, ancak iş her yönüyle incelenip yapılmaya karar verildikten sonra kılınır. Sonra kişi namazı kılıp duasını eder ve işe başlar... Hadise bakınız:
إِذَا هَمَّ أَحَدُكُمْ بِالأَمْرِ، فَلْيَرْكَعْ رَكْعَتَيْنِ مِنْ غَيْرِ الفَرِيضَةِ، ثُمَّ لِيَقُلْ: اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ...
“Sizden biriniz bir işe niyetlendiği (karar verdiği) zaman, farz namazın dışında iki rekât namaz kılsın, sonra şöyle desin: Allah’ım! Senin ilminle Senden hayır isterim...” (Buhârî)
2- İstiharenin uykuda görülen bir rüya ile ilişkilendirilmesi hakkında Nebi ﷺ'den sahih bir rivayet gelmemiştir. Bildiğim kadarıyla Nebi ﷺ, insanlara istihare yapmalarını sıkça tavsiye etmesine rağmen, istiharenin sonucunu rüyaya bağlamamıştır. Câbir hadisindeki şu ifadeler:
فَاقْدُرْهُ لِي وَيَسِّرْهُ لِي، ثُمَّ بَارِكْ لِي فِيهِ
"...onu bana takdir et, kolaylaştır ve sonra onda bana bereket ver."
ve şu ifadeler:
فَاصْرِفْهُ عَنِّي وَاصْرِفْنِي عَنْهُ، وَاقْدُرْ لِي الخَيْرَ حَيْثُ كَانَ، ثُمَّ أَرْضِنِي
"...onu benden uzaklaştır, beni de ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise onu bana takdir et ve sonra beni ondan razı kıl."
Nebi ﷺ'in istihareyi rüyada görülecek bir şeye bağlamadığını, aksine işi Allah’ın kolaylaştırmasına ve takdirine bağladığını açıkça göstermektedir. Yani kişi, istihare ettiği işi gerçekleştirmek için çaba gösterir; eğer o iş hayırlı ise Allah onu onun için takdir eder ve kolaylaştırır, aksi takdirde o işi ondan uzaklaştırır. Dolayısıyla istihare; işi ve seçimi Allah Subhânehu ve Teâlâ’ya bırakmaktır ki O, istihare eden için seçsin ve onun için razı olduğu şeyi kolaylaştırsın. Eğer o işi kuluna uygun görmezse, onu ondan uzaklaştırır.
3- Nebi ﷺ'in Câbir hadisindeki şu sözü:
فَاصْرِفْهُ عَنِّي وَاصْرِفْنِي عَنْهُ، وَاقْدُرْ لِي الخَيْرَ حَيْثُ كَانَ، ثُمَّ أَرْضِنِي
"...onu benden uzaklaştır, beni de ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise onu bana takdir et ve sonra beni ondan razı kıl."
Bazıları buradan, "kalp ferahlığının" (inşirah-ı sadr) Allah’ın seçiminin bir işareti olduğunu anlamışlardır. Yani kalp ferahlıyorsa o işe devam edilmeli, eğer daralıyor ve o işten uzaklaşıyorsa vazgeçilmelidir. Çünkü istihare edenin o işten uzaklaştırılması, kalbinin o işten soğuması ve daralması ile olur... Şevkânî, Neylü'l-Evtâr’da Nevevî’den şu sözü nakleder: "İstihareden sonra kendisine inşirah (ferahlık) geleni yapmalıdır. Ancak istihareden önce o işe karşı olan bir hevesine veya arzusuna dayalı ferahlığa güvenmemelidir. Aksine istihare edenin kendi seçimini tamamen terk etmesi gerekir. Yoksa Allah için değil, kendi hevası için istihare etmiş olur. Bu durumda seçim talebinde, ilim ve kudretten soyunup bunları Allah Teâlâ'ya nispet etmede samimi olmayabilir. Eğer bu konuda samimi olursa, kendi güç ve kuvvetinden ve kendi nefsine seçim yapmaktan teberri eder." Ancak benim tercih ettiğim görüş şudur ki; bu işaret (kalp ferahlığı) doğru değildir, çünkü bu konuda kesin bir metin (nas) yoktur. Bazılarının bu konuda dayandığı hadisin senedi, muhakkiklerin de belirttiği gibi oldukça zayıftır (vâhin jiddan). Söz konusu hadis şudur:
İbnü’s-Sünnî, Amelü’l-Yevmi ve’l-Leyle’de Ebü’l-Abbas b. Kuteybe el-Askalânî'den, o Ubeydullah b. el-Hımyerî'den, o İbrahim b. el-Alâ b. en-Nadr b. Enes b. Mâlik'ten, o babasından, o da dedesinden şöyle rivayet etmiştir: Resulullah ﷺ buyurdu ki:
يَا أَنَسُ، إِذَا هَمَمْتَ بِأَمْرٍ فَاسْتَخِرْ رَبَّكَ فِيهِ سَبْعَ مَرَّاتٍ، ثُمَّ انْظُرْ إِلَى الَّذِي يَسْبِقُ إِلَى قَلْبِكَ، فَإِنَّ الْخَيْرَ فِيهِ
"Ey Enes! Bir işe niyetlendiğin zaman o konuda Rabbine yedi defa istihare et. Sonra kalbine ilk gelene bak, çünkü hayır ondadır." İbn Hacer Fethu’l-Bârî’de şöyle der: "...Nevevî, el-Ezkâr’da 'İstihareden sonra kalbinin ferahladığı şeyi yapar' demiş ve buna İbnü’s-Sünnî’deki Enes hadisini delil getirmiştir: 'Bir işe niyetlendiğin zaman yedi defa istihare et, sonra kalbine ilk gelene bak, hayır ondadır.' Ancak bu hadis sabit olsaydı ona dayanılırdı, fakat senedi oldukça zayıftır (vâhin jiddan)..."
Bu nedenle, birinci maddede belirttiğimiz husus baki kalmaktadır: İstihare, bir işe "hammettikten" (karar verdikten) sonra olur. Yani işi her yönüyle inceleyip, o işi yapmanın daha ağır bastığına dair bir karar verdikten sonra yapılır. Bu anlayışın doğruluğuna, Hâkim’in Müstedrek’inde Ebû Eyyûb el-Ensârî’den rivayet ettiği şu hadis de şahitlik etmektedir: Resulullah ﷺ buyurdu ki:
اكْتُمِ الْخطْبَةَ ثُمَّ تَوَضَّأْ فَأَحْسِنِ وُضُوءَكَ، ثُمَّ صَلِّ مَا كَتَبَ اللَّهُ تَعَالَى لَكَ، ثُمَّ احْمَدْ رَبَّكَ وَمَجِّدْهُ، ثُمَّ قُلِ: اللَّهُمَّ إِنَّكَ تَقْدِرُ وَلَا أَقْدِرُ، وَتَعْلَمُ وَلَا أَعْلَمُ، وَأَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ، فَإِنْ رَأَيْتَ لِيَ فِي فُلَانَةٍ، - يُسَمِّيهَا بِاسْمِهَا - خَيْرًا لِي فِي دِينِي وَدُنْيايَ وَآخِرَتِي فَاقْدُرْهَا لِي، فَإِنْ كَانَ غَيْرُهَا خَيْرًا لِي فِي دِينِي وَدُنْيَايَ وَآخِرَتِي فَاقْدُرْهَا لِي
“Dünürlüğü (evlilik teklifini) gizli tut, sonra güzelce abdest al, sonra Allah'ın senin için yazdığı kadar namaz kıl. Sonra Rabbine hamd ve sena et, sonra de ki: Allah’ım! Sen güç yetirirsin ben yetiremem, Sen bilirsin ben bilemem. Sen gizlilikleri eksiksiz bilensin. Eğer filan kadının (ismini söyleyerek) benim dinim, dünyam ve ahiretim için hayırlı olduğunu görüyorsan onu bana takdir et. Eğer başkası benim dinim, dünyam ve ahiretim için daha hayırlıysa onu bana takdir et.” Bu hadisten açıkça anlaşılıyor ki istihare eden kişi, belirli bir kadını istemeye azmetmiş ama bunu gizli tutmuştur. Sonra bu konuda istihare ederek işi Allah’a bırakmış, hayırlıysa onu kendisine takdir etmesini, değilse hayırlı olanı takdir etmesini istemiştir. Bunu ne rüyada görülecek bir şeye ne de kalp ferahlığına bağlamıştır...
Özetle, istihare konusunda tercih ettiğim görüş şudur:
Bir kimse bir işi her yönüyle inceledikten sonra, onu yapmaya karar verip meylettiğinde iki rekât namaz kılar, istihare duasını yapar ve eğer hayırlıysa Allah'ın onu kolaylaştırması, şerliyse onu kendisinden uzaklaştırması için Allah Subhânehu'ya yalvararak o işe girişir.
Yani istihare namazı, ancak iş her yönüyle incelenip yapılmaya karar verildikten sonra kılınır. Sonra kişi namazı kılıp duasını eder ve işe başlar... Hadise bakınız:
إِذَا هَمَّ أَحَدُكُمْ بِالأَمْرِ، فَلْيَرْكَعْ رَكْعَتَيْنِ مِنْ غَيْرِ الفَرِيضَةِ، ثُمَّ لِيَقُلْ: اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ...
“Sizden biriniz bir işe niyetlendiği (karar verdiği) zaman, farz namazın dışında iki rekât namaz kılsın, sonra şöyle desin: Allah’ım! Senin ilminle Senden hayır isterim...” (Buhârî)
Hadisten tercih ettiğim anlam budur. Yoksa istihare namazı kılıp rüyada bir şey görmeyi beklemek veya iki seçenekten birine meyil hissetmeyi beklemek değildir. Çünkü hadis, "Sizden biriniz bir işe niyetlendiği (karar verdiği) zaman..." buyurmaktadır. Daha önce de belirttiğim gibi, diğer bazı görüşlere karşı benim tercihim budur. En doğrusunu Allah bilir.
Kardeşiniz Atâ b. Halil Ebû’r-Raşte
Emir’in Facebook sayfasındaki cevap linki: https://www.facebook.com/AmeerhtAtabinKhalil/photos/a.122855544578192.1073741828.122848424578904/442571552606588/?type=3&theater
Emir’in Google Plus sayfasındaki cevap linki: https://plus.google.com/u/0/b/100431756357007517653/100431756357007517653/posts/HmhuQJnC4iz
Emir’in Twitter sayfasındaki cevap linki: https://twitter.com/ataabualrashtah/status/697472701594664960
Emir’in web sitesindeki cevap linki: http://archive.hizb-ut-tahrir.info/arabic/index.php/HTAmeer/QAsingle/3684/