Soru:
Al-Amwal kitabının 158. sayfasında şu ifadeler yer almaktadır:
"Eğer altın veya gümüş nisabı yılın (havlin) başından itibaren tam ise ve yıl içerisinde bir kazanç (istifade) elde edilmişse; şayet bu kazanç ticaretten kaynaklanıyorsa asıl mala eklenir ve bu kazancın havli, asıl malın havli ile birlikte değerlendirilir. Çünkü bu kazanç, malın nemasından (artışından) ve kendi cinsindendir, dolayısıyla ona tabidir.
Ancak bu kazanç nisabın cinsinden olup da nema (artış) yoluyla değil de miras veya hibe gibi yollarla elde edilmişse, bu kazancın üzerinden tam bir yılın geçmesi gerekir. Asıl mala eklenmez ve onun havli hükmünü almaz..." (Alıntı bitti)
İlk paragraf anlaşılır... Ancak ikinci paragrafa gelince; bu durum şunu mu ifade ediyor: Eğer bu yılın Muharrem ayında elimde nisaba ulaşıp, dört ay sonra Cumada'l-Ula ayında miras yoluyla bin dinar gelirse, elimdeki mal için iki ayrı havl (yıl devri) mi söz konusu olur? Yani asıl nisabın zekâtını önümüzdeki Muharrem ayında, mirasın zekâtını ise önümüzdeki Cumada'l-Ula ayında mı vereceğim? Bu durumda her yıl iki ayrı zekât zamanı mı olacak? Yoksa mirasın zekâtını asıl nisabın havli sonunda vermem, yani hepsinin zekâtını önümüzdeki yılın Muharrem ayında vermem caiz midir?
Cevap:
Elinizdeki asıl nisaptan elde edilmeyen (nema yoluyla olmayan) malın zekâtı, asıl nisabın havli dolduğunda değil, kendi havli dolduğunda farz olur. Örneğin; bu yılın Muharrem ayında elinizde nisap miktarı (85 gram altın veya 200 dirhem gümüş) varsa, bu nisabın zekâtı -eksilmediği takdirde- üzerinden bir yıl geçince farz olur.
Eğer söz konusu nisapla yaptığınız ticaretten dolayı Cumada'l-Ula ayında bin dinar elde ederseniz, bu miktar elinizdekine eklenir ve tamamının zekâtı önümüzdeki yılın Muharrem ayında verilir. Ancak bu bin dinar size mirastan gelmişse, yani elinizdeki nisaptan kaynaklanmıyorsa, bu mirasın zekâtı kendi üzerinden bir yıl geçince farz olur, nisabın havli dolunca değil. Bu da soruda geçtiği üzere, nisap eksilmediği takdirde nisabın zekâtını önümüzdeki yılın Muharrem ayında, mirasın zekâtını ise önümüzdeki yılın Cumada'l-Ula ayında vermeniz gerektiği anlamına gelir. Yani nisabın kendine ait bir havli, mirasın da kendine ait bir havli vardır; vücubiyet (farz olma) bakımından durum budur.
Fakat mirasın zekâtını, mirasın havlinin dolacağı Cumada'l-Ula ayını beklemeden, asıl nisabın havli sonunda yani Muharrem ayında çıkarmanız caizdir. Diğer bir ifadeyle, nisaba malik oluşunuzun üzerinden bir yıl geçince yani Muharrem ayında zekâtınızı bir defada verirsiniz. Bunun sebebi, zekâtın havli dolmadan önce acele edilerek (vaktinden önce) verilmesinin caiz olmasıdır. Mirasın zekâtını havli tamamlanmadan önce, asıl nisabın havli dolduğunda çıkarmanız caizdir. Çünkü Şeriat, nisaba ulaşıldıktan sonra üzerinden bir yıl geçmeden zekâtın vaktinden önce verilmesine izin vermiştir. Vacip (farz) olan ise havl dolduktan sonradır. Zekâtın, nisabın havli dolmadan önce verilmesinin caiz olduğuna dair delillerden bazıları şunlardır:
- Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ’da Ali (ra)’den şöyle rivayet etmiştir:
عَنْ عَلِيٍّ، "أَنَّ الْعَبَّاسَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ سَأَلَ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي تَعْجِيلِ صَدَقَتِهِ قَبْلَ أَنْ تَحِلَّ فَأَذِنَ لَهُ فِي ذَلِكَ"
"Abbas (ra) zekâtını vaktinden önce vermeyi Resulullah (sav)’den sordu, O da buna izin verdi."
- Dârekutnî, Sünen’inde Hucr el-Adevî'den, o da Ali (ra)’den şöyle dediğini rivayet etmiştir: Resulullah (sav) Ömer’e şöyle dedi:
«إِنَّا قَدْ أَخَذْنَا مِنَ الْعَبَّاسِ زَكَاةَ الْعَامِ عَامِ الْأَوَّلِ»
"Biz Abbas'ın ilk yıla ait zekâtını (vaktinden önce) aldık."
- Dârekutnî, Musa b. Talha'dan, o da Talha'dan rivayet ettiğine göre Nebi (sav) şöyle buyurdu:
«يَا عُمَرُ أَمَا عَلِمْتَ أَنَّ عَمَّ الرَّجُلِ صِنْوُ أَبِيهِ؟ إِنَّا كُنَّا احْتَجْنَا إِلَى مَالٍ فَتَعَجَّلْنَا مِنَ الْعَبَّاسِ صَدَقَةَ مَالِهِ لِسَنَتَيْنِ»
"Ey Ömer! Bilmiyor musun ki kişinin amcası babası gibidir? Bizim mala ihtiyacımız oldu da Abbas’ın malının iki yıllık zekâtını vaktinden önce (peşin) aldık." (Hadisin isnadı hakkında Hakem’den farklı rivayetler gelmiştir, sahih olanı Hasan b. Müslim’den mürsel olarak gelmesidir.)
Özetle; nisaba malik olduktan aylar sonra size ulaşan mirasın zekâtı, nisabın havli dolunca değil, kendi havli dolunca farz olur. Ancak bu bölümdeki şer’i deliller uyarınca zekâtın vaktinden önce verilmesi caiz olduğundan, mirasın zekâtını mirasın havli dolmadan önce asıl nisabın havliyle birlikte vermeniz caizdir.