Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru-Cevap: Düğün Salonları

August 08, 2003
2775

Günümüzde insanlar düğünleri için düğün salonları kiralamayı adet haline getirmişlerdir. Bu salonlar iki türdür:

Birinci tür: Erkek ve kadınların birlikte oturduğu ihtilatlı salonlardır. Gelin kuaförden geldiğinde damatla birlikte oturtulur; çevrelerinde mahrem olan ve olmayan kadınlar bulunur. Bu durumda kadınlar süslenmiş ve avret yerleri açık haldedir; gelin ve damadın önünde şarkı söyleyip dans ederler. Bazen erkekler de buna katılır. Bu esnada damat, adet olduğu üzere gelinin ellerine, boynuna ve kulaklarına takılarını takar.

İkinci tür: İslam'a hassasiyet gösterenlerin kiraladığı salonlardır; biri erkekler diğeri kadınlar içindir, yani ihtilat yoktur. Ancak gelin geldiğinde, onu ve damadı birlikte kadınlar salonuna oturturlar. Kadınlar (mahrem olan ve olmayanlar) gelin ve damadın önünde şarkı söyleyip dans ederler. Aralarında teberrüç (süslenip açılmış) olanlar ve avret yerleri açık olanlar bulunur. Sonra damat, adet olduğu üzere gelinin ellerine, boynuna ve kulaklarına takılarını takar.

Soru:

Bunların tamamı; ihtilatlı salonlar ve damadın belirtilen durumda kadınların önünde oturması haram mıdır? Yoksa bazı hocaların dediği gibi bu durum, kaçınılması imkânsız hale gelen bir zorluk yani umumu’l belva kapsamında mıdır ki hoş görülüp affedilsin?

Cevap:

Erkek ve kadınların ihtilatı haramdır; buna dair deliller oldukça çoktur. Resulullah (sav) ve ondan sonraki Sahabe dönemindeki Müslümanların yaşantısı buna şahittir. Alışveriş, sıla-i rahim vb. gibi Şeriatın onayladığı ve hakkında Allah’ın Kitabı veya Resulü’nün sünnetinden bir nassın bulunduğu bir ihtiyaç dışında ihtilat caiz değildir.

Düğün salonlarında erkek ve kadınların ihtilatının caiz olduğuna dair hiçbir nass gelmemiştir. Aksine Resulullah (sav) ve Sahabe döneminden gelen rivayetler, kadınların gelinle birlikte kendi başlarına, erkeklerin ise ayrı bir yerde olduklarını göstermektedir. Bu nedenle salonlardaki ihtilat haramdır ve bunun bir istisnası yoktur. Düğünler hakkında gelen rivayetler ise kadının koca evine götürülmesi (zifaf) hakkındadır; erkek ve kadınların gelini kocasının evine götürmeleri caizdir, ancak daha sonra erkekler kadınlardan ayrılırlar. Bu durum Resulullah (sav) döneminde sabit olmuş ve Resulullah (sav) tarafından onaylanmıştır.

Buna göre, düğün salonlarında erkeklerin ve kadınların ayrılmadan, yani iki ayrı salonda değil de tek bir salonda bir arada bulunmaları haramdır. Eğer avret yerleri açıksa -ki bu durumlarda genellikle böyledir- haramlık daha şiddetlidir. Aynı şekilde damadın, etrafında mahrem olan ve olmayan kadınlar varken gelinin yanında oturması da haramdır; özellikle de günümüzde gelinin etrafındaki kadınların çoğunda olduğu gibi avret yerleri açık olduğunda bu durum daha da vahimdir.

Bunun umumu’l belva olduğunu söylemeye gelince; bu durum haramı helal kılmaz. Şeriata aykırı olduğu için bu görüş sahibine iade edilir. Aksine, Müslümanların İslam'a tutunurken karşılaştıkları zorluklar karşısında, dinlerine sarılanları "kor ateşi tutan kimse" gibi öven hadisler bulunmaktadır.

Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

يَأْتِي عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ الصَّابِرُ فِيهِمْ عَلَى دِينِهِ كَالْقَابِضِ عَلَى الْجَمْرِ

"İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, dininde sabreden (dinine bağlı kalan) kişi, avucunda ateşten bir kor tutan kimse gibi olacaktır." (Tirmizî)

6 Cemadiyelahir 1424 H. 08/08/2003 M.

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın