Hizb-ut Tahrir Emiri Değerli Âlim Ata İbn Halil Ebu’r Raşta’nın Facebook Sayfası Takipçilerinin Fıkhi Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi
Soru Cevabı
Salih Evladın Vefat Eden Babası Adına Verdiği Sadakanın Sevabı Ona Ulaşır
Ameer Turman’a
Soru:
Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh.
Şeyhimiz ve Emirimize kalpten selamlarımızı sunarız.
Allah Resulü ﷺ şöyle buyurmaktadır:
إِذَا مَاتَ ابْنُ آدَمَ انْقَطَعَ عَمَلُهُ إِلَّا مِنْ ثَلَاثٍ، صَدَقَةٍ جَارِيَةٍ، أَوْ عِلْمٍ يُنْتَفَعُ بِهِ، أَوْ وَلَدٍ صَالِحٍ يَدْعُو لَهُ
"Âdemoğlu öldüğü zaman, şu üç şey dışında ameli kesilir: Sadaka-i cariye, kendisinden istifade edilen ilim veya kendisine dua eden salih bir evlat."
Buradaki sadaka-i cariyenin, mutlaka vefat eden kişinin hayattayken bizzat kendisinin verdiği bir sadaka olması şart mıdır, yoksa çocuklarının onun ruhu için verdiği sadakalar da onun hanesine yazılır mı?
Allah hak üzere adımlarınızı sabit kılsın ve ümmetin izzetine vesile olacak işlerde yardımcınız olsun.
Cevap:
Ve Aleykumüsselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh.
Hadis, ölünün kendi amelleri hakkındadır (ameli kesilir ancak üç şey müstesna). Bunlar da sadaka-i cariye, faydalanılan ilim ve kendisine dua eden salih evlattır...
Başkalarının yaptığı amellerin sevabının ölüye ulaşması meselesine gelince; başkaları tarafından ölü adına yapılan ve sevabı ona ulaşan ameller mevcuttur. Evlatlarının, sevabını ona niyet ederek verdikleri sadakalar da bu kabildendir:
1- Şevkânî, Neylü'l-Evtâr adlı eserinde şöyle der:
[1488 - (Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre bir adam Nebi ﷺ'e şöyle demiştir: "Babam vefat etti ve vasiyette bulunmadı. Onun adına sadaka vermem ona fayda sağlar mı?" Resulullah: "Evet" buyurdu.) Ahmed, Müslim, Nesâî ve İbn Mâce rivayet etmiştir.
1489 - (Aişe radıyallahu anhâ'dan rivayet edildiğine göre bir adam Nebi ﷺ'e şöyle demiştir: "Annem ansızın vefat etti. Öyle sanıyorum ki konuşabilseydi sadaka verilmesini vasiyet ederdi. Onun adına sadaka versem ona sevabı ulaşır mı?" Resulullah: "Evet" buyurdu.) Müteffekun Aleyh.
1491 - (Hasan'dan, o da Sa'd bin Ubâde'den rivayet ettiğine göre annesi vefat etmiş ve o: "Ey Allah'ın Resulü! Annem vefat etti, onun adına sadaka verebilir miyim?" demiştir. Resulullah: "Evet" buyurunca, "Hangi sadaka daha faziletlidir?" diye sormuş, o da: "Su içirmektir" buyurmuştur.) Hasan dedi ki: "İşte Medine'deki Sa'd ailesinin su sebili budur." Ahmed ve Nesâî rivayet etmiştir.
(Hediye Edilen Kurbetlerin/İbadetlerin Sevabının Ölüye Ulaşması Babı)
Hadiste geçen: نَفَعَهُ ذَلِكَ ifadesinde, çocuğun Müslüman babası adına yaptığı oruç ve sadaka gibi işlerin sevabının ona ulaşacağına dair delil vardır. Hadisteki: اُفْتُلِتَتْ kelimesi, sâkin 'f' harfinden sonra ötreli 't' ve esreli 'l' harfi ile meçhul kalıptadır; el-Kâmûs'ta belirtildiği üzere "ansızın öldü" manasına gelir. نَفْسُ kelimesinin ötre ile okunması ise en meşhur olanıdır ve nâib-i fâildir. وَأُرَاهَا ifadesindeki hemzenin ötreli okunması ise "zannediyorum" manasındadır... Hadisteki: قَالَ: سَقْيُ الْمَاءِ ifadesi, su dağıtmanın en faziletli sadaka olduğuna delildir.
Ebu Davud'un lafzı ise şöyledir: "Hangi sadaka daha faziletlidir? Resulullah: 'Su' buyurdu. Bunun üzerine Sa'd bir kuyu kazdırdı ve 'Bu, Sa'd'ın annesi içindir' dedi." Bu hadisi Dârekutnî, Garâib-i Mâlik'te rivayet etmiştir. Muvatta'da ise Said bin Sa'd bin Ubâde'den şöyle rivayet edilmiştir: "Sa'd, bazı gazvelerinde Nebi ﷺ ile birlikte çıktı. Medine'de olan annesinin vefatı yaklaştığında ona 'Vasiyet et' denildi. O da 'Neye vasiyet edeyim, mal zaten Sa'd'ın malıdır' dedi. Sa'd dönmeden önce vefat etti..." Hadis böylece devam eder. Aişe hadisinde ve İbn Abbas hadisinde geçen müphem kişinin Sa'd bin Ubâde olduğu söylenmiştir. Buna delil olarak Buhari'nin, Aişe hadisinden sonra İbn Abbas'ın "Sa'd bin Ubâde dedi ki: Annem vefat etti ve üzerinde bir adak borcu vardı" lafzıyla hadisi zikretmesi gösterilmiştir. Bu, sanki Aişe hadisindeki müphem kişinin Sa'd olduğuna dair bir işarettir. Bu babdaki hadisler, evladın yapacağı sadakanın, anne ve babanın vasiyeti olmasa bile ölümlerinden sonra onlara ulaşacağına ve sevabının onlara varacağına delalet eder. Bu hadisler vasıtasıyla şu ayetin genel hükmü tahsis edilmiş olur:
وَأَنْ لَيْسَ لِلإِنْسَانِ إِلا مَا سَعَى
"İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır." (Necm, 39)
Ancak bu babdaki hadislerde sadece evladın sadakasının ulaşması söz konusudur. Sabit olmuştur ki insanın çocuğu da onun kendi çalışmasından (say'inden) bir parçadır; bu yüzden tahsis iddiasına gerek kalmaz...]
2- Nevevî’nin Müslim Şerhi (3/444):
[1672 - Bize Muhammed bin Abdullah bin Numeyr anlattı, bize Muhammed bin Bişr anlattı, bize Hişam babasından, o da Aişe’den anlattı: Bir adam Nebi ﷺ’e gelerek şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü! Annem ansızın vefat etti, vasiyet edemedi. Eğer konuşabilseydi sadaka vereceğini zannediyorum. Onun adına sadaka verirsem ona sevap var mıdır?" Resulullah: "Evet" buyurdu.
Bu hadisi bize Züheyr bin Harb, Yahya bin Said'den; o Ebu Küreyb'den, o Ebu Üsame'den; o Ali bin Hucr'den, o Ali bin Mushir'den; o da el-Hakem bin Musa ve Şuayb bin İshak'tan rivayet etmişlerdir. Hepsi Hişam'dan bu isnadla rivayet etmişlerdir. Ebu Üsame hadisinde İbn Bişr'in dediği gibi "Vasiyet etmedi" ifadesi geçerken diğerleri bunu zikretmemiştir.
1672 - (يا رسول الله إن أمي افتلتت نفسها) sözündeki نَفْسَهَا kelimesini, 's' harfinin hem üstün hem ötre okunmasıyla zabt ettik. Ötre okunması nâib-i fâil olmasına, üstün okunması ise ikinci meful olmasına dayanır. Kadı dedi ki: Rivayetlerimizin çoğunda üstün ile gelmiştir. اِفْتَلَتَتْ kelimesi 'f' harfiyledir ve hadis ehli ile diğerlerinin rivayet ettiği doğru şekli budur. İbn Kuteybe ise 'q' harfiyle (اقْتَتَلَتْ) rivayet etmiştir ve bunun ansızın ölenler için kullanılan bir kelime olduğunu, ayrıca cin çarpması veya aşk sebebiyle ölenler için de söylendiğini belirtmiştir. Ancak doğru olan 'f' harfiyle olandır. Alimler bunun "ansızın öldü" manasına geldiğini söylerler; bir şey beklemeden/duraksamadan yapılırsa buna "iftulite" denir.
Onun: "Onun adına sadaka verirsem ona sevap var mıdır? Resulullah: Evet buyurdu" sözüne gelince;
إِنْ تَصَدَّقْتُ ifadesindeki 'in' harfi, 'i' harfinin esresi ile okunur ve bu konuda ihtilaf yoktur. Kadı dedi ki: Rivayet böyledir ve başka türlü olması da doğru değildir; çünkü henüz yapmadığı bir şey hakkında soru sormaktadır.
Bu hadiste; ölü adına verilen sadakanın ölüye fayda sağlayacağı ve sevabının ona ulaşacağı hükmü vardır. Alimlerin icması da bu yöndedir. Aynı şekilde duanın ulaşacağı ve borcun ödeneceği hususunda da gelen nasslar sebebiyle icma etmişlerdir. Ölenin yerine -İslam'ın farz kıldığı hac ise- hac yapmak sahihtir. Eğer nafile hac vasiyet etmişse bizce (Şafii mezhebince) en sahih görüşe göre bu da sahihtir. Üzerinde oruç borcu varken ölen kimse hakkındaki doğru görüşte alimler ihtilaf etmişse de, bu konudaki sahih hadisler nedeniyle onun adına oruç tutulmasının caiz olması tercih edilen görüştür. Mezhebimizde meşhur olan görüşe göre Kur’an okunmasının sevabı ölüye ulaşmaz; ancak ashabımızdan (Şafii ulemasından) bir grup ulaşacağını söylemiştir ki Ahmed bin Hanbel de bu görüştedir. Namaz ve diğer taatlere gelince; bizce ve cumhurun çoğunluğuna göre bunların sevabı ölüye ulaşmaz. Ancak Ahmed bin Hanbel, hac gibi tüm ibadetlerin sevabının ulaşacağını söylemiştir.]
Sonuç olarak; baban adına verdiğin ve sevabını ona niyet ettiğin sadakanın sevabı Allah'ın izniyle ona ulaşır. Allah en iyi bilendir ve hüküm sahibidir.
Kardeşiniz Ata İbn Halil Ebu’r Raşta
09 Ramazan 1443 H. 10/04/2022 M.
Emir'in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: https://www.facebook.com/HT.AtaabuAlrashtah/posts/527331618954212
Emir'in (Allah onu korusun) web sayfasındaki cevap linki: http://archive.hizb-ut-tahrir.info/arabic/index.php/HTAmeer/QAsingle/4236