Soru-Cevap
Kadının Yolculuğu
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Müslim tarafından Ebû Hüreyre (ra) yoluyla rivayet edilen şu hadis-i şerifi:
لا يحل لامرأة تؤمن بالله واليوم الآخر تسافرُ مسيرة يوم وليلة إلا مع ذي محرم عليها
"Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kadının, yanında kendisinden mahremi olan biri bulunmadıkça bir gün bir gecelik mesafelik bir yolculuğa çıkması helal değildir." (Müslim)
1- Bir kadının, mahremi olmaksızın zikredilen süre boyunca, yani tam bir gün (gece ve gündüz dahil 24 saat) tek başına yolculuk yapması haramdır.
2- Nas (metin) mesafeye değil, zamana delalet eder. Dolayısıyla bir kadın uçakla mahremi olmadan bin kilometre yol gitse ve bu süreyi doldurmadan geri dönse bu caizdir. Ancak yürüyerek yirmi kilometre yol gitse ve bu yolculuk bir gün bir geceden fazla sürerse, mahremi olmadan bu yolculuğa çıkması haram olur.
3- Namazın kısaltılması ve orucun açılmasının caiz olmasıyla ilgili naslar mesafeyi içerir (dört berid) ve bu da yaklaşık 89 kilometre olarak takdir edilir. Namazı kısaltmada esas olan mesafedir; dolayısıyla uçak, gemi, otomobil veya yürüyerek bu mesafeyi giden kimse, yolculuk süresi ne kadar olursa olsun namazını kısaltabilir.
4- Sonuç olarak; kadının mahremsiz yolculuğunda itibar edilen (ölçü alınan) husus, mesafe ne olursa olsun zaman (gece ve gündüz) unsurudur. Eğer kadın bu kadar süre kalmayıp daha önce dönerse mahremi olmadan gitmesi caizdir. Namazı kısaltma ve oruç açma konusunda ise zaman az ya da çok olsun, itibar edilen husus mesafedir.
5- Kadının can güvenliği ise başka bir konudur. Eğer kadın ancak bir mahremle güvende olacaksa, yolculuk süresi yarım gün bile olsa mahremsiz yolculuk yapamaz. Yani can güvenliği meselesi ayrı bir konudur.
6- Mahrem, kadının evlenmesi haram olan akrabalarından bir erkektir. Bazı fakihler "güvenilir kadınlar topluluğunu" (nisa-i sikat) mahrem yerine kabul etse de biz, gerekli olan mesafede bir erkek mahrem ile yolculuk yapmasını tercih ediyoruz.
7- Örneğin üç aylık kısa bir kurs için giden kimse; eğer gittiği yeri ikamet yeri edinmemişse, sadece kursu tamamlayıp asıl vatanına dönmek niyetindeyse hükmü seferi hükmüdür. Ancak kursun olduğu yeri ikametgah edinirse, bu durumda seferiliği kesilir ve mukim hükmünü alır.