Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Atâ b. Halil Ebû er-Raşta’nın Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi (Fıkhî)
Soru Cevap:
Para Bozdurma ve Havalesi
Muhammed ez-Zaru’ya
Soru:
Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh,
Allah’tan sağlık, afiyet ve hayır üzere olmanızı dilerim. Yine Allah’tan Müjdeci’nin (Resulullah ﷺ) müjdesinin vaktinin gelmiş olmasını niyaz ederim. Sorum şudur: Bir para birimini teslim almadan bozdurup başka bir yere transfer etmek caiz midir? Örnek: Sarraftan 1000 dinar satın almak istiyorum; her konuda anlaştık ve mecliste anlaştığımız miktarı ona ödedim. Ona 1000 dinarı bizzat teslim almadan belirli bir yere göndermesini (havale etmesini) söyledim. Bu caiz midir yoksa karşılıklı teslim alma (kabz) şart mıdır? Allah sizi mübarek kılsın, yardımcınız olsun, sizi sabit kılsın ve nusretiyle desteklesin.
Cevap:
Ve Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuh,
Bu işlem sadece bir havale değil, aynı zamanda bir sarf (döviz) işlemini de içermektedir. Siz dinarları başka bir para birimiyle satın alıyorsunuz; örneğin 1000 dinar karşılığında ona 3000 riyal veriyorsunuz ve o da bunu istediğiniz yere transfer ediyor. Yani bu işlem, önce sarf (para değişimi) ve ardından havaledir:
- Farklı nakit türleri arasındaki sarf (para değişimi) işleminin "elden ele" olması, yani teslim almanın derhal gerçekleşmesi gerekir. Aksi takdirde bu işlem haram olur:
Buhari, Süleyman b. Ebî Müslim’den şöyle rivayet etmiştir: Ebu'l Minhal'e elden ele yapılan sarf işlemini sordum. Dedi ki: "Ben ve ortağım bir şeyi hem elden ele (peşin) hem de veresiye olarak satın aldık. Sonra Berâ b. Âzib bize geldi, ona sorduk. Dedi ki: Ben ve ortağım Zeyd b. Erkam da aynısını yaptık ve Nebi ﷺ’e bunu sorduk, O da şöyle buyurdu:
«مَا كَانَ يَدًا بِيَدٍ، فَخُذُوهُ وَمَا كَانَ نَسِيئَةً فَذَرُوهُ»
"Elden ele (peşin) olanı alın, veresiye olanı ise bırakın." (Buhari)
Müslim, Mâlik b. Evs b. el-Hadesân'dan şöyle rivayet etmiştir: "Kiminle dirhemleri bozdurabilirim?" diyerek geldim. Ömer b. el-Hattâb'ın yanında bulunan Talha b. Ubeydullah şöyle dedi: "Altınını bize göster, sonra hizmetçimiz geldiğinde gel sana gümüşünü (parasını) verelim." Bunun üzerine Ömer b. el-Hattâb şöyle dedi: "Hayır, Allah’a yemin olsun ki ya ona gümüşünü hemen verirsin ya da altınını ona geri iade edersin. Çünkü Resulullah ﷺ şöyle buyurdu:
«الْوَرِقُ بِالذَّهَبِ رِبًا، إِلَّا هَاءَ وَهَاءَ، وَالْبُرُّ بِالْبُرِّ رِبًا، إِلَّا هَاءَ وَهَاءَ، وَالشَّعِيرُ بِالشَّعِيرِ رِبًا، إِلَّا هَاءَ وَهَاءَ، وَالتَّمْرُ بِالتَّمْرِ رِبًا، إِلَّا هَاءَ وَهَاءَ»
"Altın karşılığında gümüş (almak), elden ele (peşin) olması hariç ribadır. Buğday karşılığında buğday (almak), elden ele (peşin) olması hariç ribadır. Arpa karşılığında arpa (almak), elden ele (peşin) olması hariç ribadır. Hurma karşılığında hurma (almak), elden ele (peşin) olması hariç ribadır." (Müslim)
Müslim, Ubâde b. es-Sâmit'ten rivayet ettiğine göre Resulullah ﷺ şöyle buyurdu:
«الذَّهَبُ بِالذَّهَبِ، وَالْفِضَّةُ بِالْفِضَّةِ، وَالْبُرُّ بِالْبُرِّ، وَالشَّعِيرُ بِالشَّعِيرِ، وَالتَّمْرُ بِالتَّمْرِ، وَالْمِلْحُ بِالْمِلْحِ، مِثْلًا بِمِثْلٍ، سَوَاءً بِسَوَاءٍ، يَدًا بِيَدٍ، فَإِذَا اخْتَلَفَتْ هَذِهِ الْأَصْنَافُ، فَبِيعُوا كَيْفَ شِئْتُمْ، إِذَا كَانَ يَدًا بِيَدٍ»
"Altın altınla, gümüş gümüşle, buğday buğdayla, arpa arpayla, hurma hurmayla, tuz tuzla; misli misline, eşit ölçüde ve elden ele (peşin) satılırlar. Bu sınıflar farklılaştığı zaman, elden ele (peşin) olması şartıyla dilediğiniz gibi satın." (Müslim)
"Elden ele" (yadan bi yadin) ifadesinin anlamı, karşılıklı teslim alma (taqâbud) ile olur; yani biri riyalleri teslim alır, diğeri ise dinarları teslim alır ve tüm bunlar aynı anda gerçekleşir.
Parayı teslim aldıktan sonra, ister bu sarraf vasıtasıyla ister bir başkası vasıtasıyla olsun, o parayı ilgili yere transfer (havale) edebilirsiniz.
Birisi şöyle diyebilir: "Bu para zaten transfer edilecekse, teslim almanın ne gereği var?" Bunun cevabı, Resulullah ﷺ’in hadisleridir. Bu hadislerde hiçbir kapalılık veya belirsizlik içermeyen, açık ve vurgulu bir delalet vardır. Karşılıklı teslim almanın (taqâbud) vacip olduğuna dair sarih ve kesin ifadelerle gelmiştir: "Al-ver (hâe bi hâe)", "elden ele (yadan bi yadin)". Bu lafızlar teslim alma konusundaki en açık delaletlerdendir; dolayısıyla herhangi bir illetlendirmeyi veya tevili kabul etmez. Benim bu hadislerden anladığım budur. Allah en iyi bilendir ve hüküm sahibidir.
Kardeşiniz Atâ b. Halil Ebû er-Raşta
Emir’in Facebook sayfasındaki cevap linki:
![]()
Emir’in Google Plus sayfasındaki cevap linki:
![]()
Emir’in Twitter sayfasındaki cevap linki:
![]()
Emir’in web sitesindeki cevap linki: Emir