Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru-Cevap: Kadının Namazda Ayaklarını Örtmesi

March 27, 2017
7156

Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Ata İbn Halil Ebu er-Raşta’nın Facebook Sayfası Takipçilerinin "Fıkhî" Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi

Soru-Cevap

Kadının Namazda Ayaklarını Örtmesi

Muhamad Awesat’a

Soru:

Selamun Aleykum, ...ve kadının evinde namaz kılarken hükmü nedir, avretin örtülmesi namazın geçerlilik şartlarından biri olduğuna göre ayaklarını örtmesi farz mıdır?

Cevap:

Ve Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu,

  • Yorum yaptığınız soruya verilen cevapta şu ifadeler yer almaktadır:

(- Ayaklar avrettir, bu yüzden kadının ayaklarını örtmesi gerekir. Bunun delilleri ise şunlardır:

A- Allah Sübhanehu kadının dış kıyafetiyle ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لأَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَاءِ الْمُؤْمِنِينَ يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلابِيبِهِنَّ ذَلِكَ أَدْنَى أَنْ يُعْرَفْنَ

"Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, cilbablarını üzerlerine salsınlar. Bu, onların tanınmaları için daha uygundur." (Ahzab 59)

Yani cilbablarını aşağıya doğru salsınlar demektir. "Yudnine" (salsınlar) kelimesindeki salma eylemi, cilbab en azından ayaklara ulaşıp onları örtmedikçe gerçekleşmiş sayılmaz. Eğer ayaklar çorap veya ayakkabı ile örtülüyse, cilbabın ayaklara kadar ulaşmasıyla salma eylemi gerçekleşmiş olur. Ancak ayaklar çorap veya ayakkabı ile örtülü değilse, cilbabın ayakları örtecek şekilde yere kadar ulaşması gerekir. Bu da ayakların avret olduğu anlamına gelir.

B- İbn Ömer’den rivayet edildiğine göre Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur:

مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ خُيَلاَءَ لَمْ يَنْظُرِ اللَّهُ إِلَيْهِ يَوْM الْقِيَامَةِ فَقَالَتْ أُمُّ سَلَمَةَ فَكَيْفَ يَصْنَعْنَ النِّسَاءُ بِذُيُولِهِنَّ قَالَ يُرْخِينَ شِبْرًا فَقَالَتْ إِذًا تَنْكَشِفُ أَقْدَامُهُنَّ قَالَ فَيُرْخِينَهُ ذِرَاعًا لاَ يَزِدْنَ عَلَيْهِ

"Kim büyüklük taslayarak elbisesini (yerde) sürürse, Kıyamet günü Allah ona (rahmet nazarıyla) bakmaz. Bunun üzerine Ümmü Seleme, 'Kadınlar eteklerini ne yapacaklar?' diye sordu. Resulullah ﷺ, 'Bir karış aşağı salsınlar' buyurdu. Ümmü Seleme, 'O zaman ayakları açılır' deyince, Resulullah ﷺ, 'Öyleyse bir arşın salsınlar, daha fazla değil' buyurdu." (Tirmizi rivayet etmiştir ve bu hadisin hasen sahih olduğunu söylemiştir.)

Hadis, kadının ayaklarını örtmesinin vacip olduğu konusunda gayet açıktır. Ümmü Seleme (r.anha), özellikle kadının eskiden sıkça olduğu gibi yalın ayak yürümesi durumunda, yürüme esnasında ayakların açılacağı endişesiyle kadınların eteklerini bir karış salmalarını yeterli bulmamıştır. Bunun üzerine Resulullah ﷺ kadınların elbiselerini bir arşın sürümelerine ve bundan fazlasını yapmamalarına izin vermiştir. Hadisteki gerekçe gayet açıktır: "...o zaman ayakları açılır..."

Özetle ayaklar avrettir ve avret olan diğer her yer gibi örtülmesi vaciptir.

  • Bilgi olarak belirtelim ki; Ebü Hanife’nin ayakların gösterilebileceğine dair bir görüşü vardır. Çünkü o, Allah Sübhanehu’nun şu ayetinin tefsirinde:

وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا

"...kendiliğinden görünen kısımları müstesna olmak üzere zinetlerini teşhir etmesinler..." (Nur 31)

"Kendiliğinden görünen" kısmın sadece yüz ve eller değil, aynı zamanda ayaklar olduğu görüşündedir. Ancak yukarıda belirttiğimiz üzere, bu görüş kerim ayetin ve Tirmizi’nin hadisinin delaleti sebebiyle mercuhtur (zayıf görülmektedir). Allah en iyisini ve en doğrusunu bilendir.) (Cevap bitti).

  • Kamu hayatında benimsediğimiz (tabanni ettiğimiz) görüş budur; kadının ayakları açık bir şekilde dışarı çıkması caiz değildir. Aksine yukarıda belirttiğimiz gibi olmalıdır:

(Yani cilbablarını aşağıya doğru salsınlar demektir. "Yudnine" (salsınlar) kelimesindeki salma eylemi, cilbab en azından ayaklara ulaşıp onları örtmedikçe gerçekleşmiş sayılmaz. Eğer ayaklar çorap veya ayakkabı ile örtülüyse, cilbabın ayaklara kadar ulaşmasıyla salma eylemi gerçekleşmiş olur. Ancak ayaklar çorap veya ayakkabı ile örtülü değilse, cilbabın ayakları örtecek şekilde yere kadar ulaşması gerekir. Bu da ayakların avret olduğu anlamına gelir.)

  • Geriye namaz esnasında ayakların örtülmesi meselesi kalmaktadır. Namazın geçerlilik şartlarından biri avretin örtülmesidir; bu sebeple namazda ayakların örtülmesi gerektiği görüşü bizce racih (kuvvetli) olandır. Ancak Ebu Hanife ayakların avret olmadığını düşünmektedir. Ahmed bin Ali Ebu Bekir er-Razi el-Cessas el-Hanefi'nin (V. 370 H.) "Şerhu Muhtasarı't-Tahavi" adlı eserinde şu ifadeler yer almaktadır:

(Mesele: "Kadının Namazdaki Avreti"

Ebu Cafer dedi ki: "Kadın, namazında yüzü, elleri ve ayakları hariç her yerini örter."

Ebu Bekir dedi ki: Bunun sebebi, kadının tüm bedeninin avret olması ve yabancı bir erkeğin bu azalar dışındaki yerlere bakmasının helal olmamasıdır.

Buna Allah Teâlâ’nın şu kavli delalet eder:

وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا

"...kendiliğinden görünen kısımları müstesna olmak üzere zinetlerini teşhir etmesinler..." (Nur 31)

Bunun sürme ve yüzük olduğu rivayet edilmiştir; bu da ellerinin ve yüzünün avret olmadığına delalet eder. Nebi ﷺ de şöyle buyurmuştur: "Allah, hayız gören (ergin) bir kadının namazını ancak hımar (başörtüsü) ile kabul eder." Bu da başının avret olduğuna delalet eder. Avret olan yerin namazda örtülmesi vaciptir; el, yüz ve ayak ise avret değildir, dolayısıyla namazda örtülmesi gerekmez.) (Bitti)

  • Bu görüş yukarıda açıkladığımız gibi mercuhtur (zayıf görülmektedir)... Fakat biz bu meselede bir görüş benimsemek (tabanni yapmak) istemiyoruz, zira bu bir ibadettir. Dolayısıyla Hanefi mezhebine göre namaz kılan bir kadının namazda ayaklarını örtmesi vacip değildir... Ancak bizce racih olan görüş, ayaklar avret olduğu için namazda örtülmesinin vacip olduğudur.

  • Özetle:

1- Bizce racih olan görüş ayakların avret olduğudur ve biz bunu kamu hayatında benimsiyoruz (tabanni ediyoruz). Dolayısıyla kadının, ayaklarını örten cilbabı olmadan evinden çıkması caiz değildir. Bu örtünme, eğer yalın ayak yürüyorsa yürürken ayaklarını örtecek kadar yere yakın olmasıyla; eğer ayakları örten uygun bir çorap giyiyorsa cilbabın topuklara kadar ulaşmasıyla sağlanır. Böylece Sosyal Nizam’da detaylıca açıkladığımız üzere cilbabın ayaklara kadar salınması (idna) gerçekleşmiş olur.

2- Namazda ayakların örtülmesine gelince; bizce racih olan bunların örtülmesinin vacip olmasıdır. Ancak bu konuda bir tabanni yapmıyoruz (görüş benimsemiyoruz) çünkü bu bir ibadettir. Dolayısıyla Ebu Hanife mezhebine göre hareket eden bir kadının namazda ayaklarını örtmesi vacip değildir.

Bu meseledeki görüşümüz budur. Allah en iyisini ve en doğrusunu bilendir.

Kardeşiniz Ata İbn Halil Ebu er-Raşta

27 Cemaziye’l-Ahir 1438 H. 26/03/2017 M.

Emir'in sayfasındaki cevap linkleri: Facebook Google Plus Twitter Emir'in Web Sitesi

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın