(Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Atâ bin Halil Ebû er-Raşta’nın Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi "Fıkhî")
Soru-Cevap
Borcun Erken Tahsil Edilmesi ve Bir Kısmının İndirilmesi
Halid Ebu el-Velid’e
Soru:
Allah sizi mübarek kılsın, korusun ve kollasın Şeyhimiz... Bu konuyla ilgili bir sorum var... Şu anda özel bir kurumda çalışıyorum. Benden sigorta ve emeklilik için para kesiliyor. Benden kesilen bu paraların bir kısmını almak istiyorum ancak onlar, benim hakkım olan bu miktar üzerinden belirli bir yüzde kesinti yapmayı şart koşuyorlar. Bu şer’an caiz midir?
Allah sizi mübarek kılsın ve ömrünüzü uzun etsin.
Cevap:
Ve aleykumusselam ve rahmetullahi ve berakatuhu,
Sorundan anladığım kadarıyla, iş sözleşmende belirlenen hak ediş tarihinden önce emeklilik haklarının bir kısmını erkene almak istiyorsun...
Gördüğüm kadarıyla bu mesele, "borcun vadesinden önce ödenmesi" babına girmektedir. Yani bir kişinin başkasından alacağı olsa ve ödeme vakti örneğin iki yıl sonra olsa (ister iki yıllık taksitler halinde, ister iki yıl sonra tek seferde olsun), alacaklı borçluya "miktarın bir kısmını şimdi öde, ben de borcun bir kısmını sana bağışlayayım/indireyim" dese... Bu durum senin meselene benzemektedir. Zira senin çalıştığın kurumda bir miktar paran var; bunu sana örneğin 60 yaşına geldiğinde verecekler. Sen ise şu an kırk yaşındasın ve bu haklarının bir kısmını yirmi yıl sonraki vadesinden önce şimdi istiyorsun.
Borcun bir kısmının indirilmesi karşılığında vadesinden önce ödenmesi meselesi, yani alacaklının bir yıl sonraki 1000 birimlik alacağını şimdi 900 birim olarak alması meselesi ihtilaflıdır... Daha önce 14 Safer 1434 H. - 27/12/2012 M. tarihli bir cevapta bunu açıklamıştık. O cevaptan bu konuyla ilgili kısımları sana tekrar aktarıyorum:
(... Soruna gelince; bu konu fukaha katında, "indirim yap ve erkene al" anlamına gelen "da' ve ta'accel" başlığı altında incelenir. Yani vadesi gelmemiş borcun bir kısmından, borcun tamamının veya bir kısmının peşin ödenmesi karşılığında feragat etmek... Bu meselede ihtilaf vardır:
- Bunu caiz görmeyenler şu delillere dayanırlar:
1- Beyhakî'nin Sünen-i Kübrâ’da Mikdâd bin el-Esved’den rivayet ettiği şu hadis: "Bir adama yüz dinar borç verdim. Sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gönderdiği bir seriyyede adım çıktı. Ben de adama: 'Bana doksan dinar peşin öde, ben de on dinarı sileyim' dedim. O da 'Tamam' dedi. Durum Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e zikredilince şöyle buyurdu:
أَكَلْتَ رِباً يَا مِقْدَادُ، وَأَطْعَمْتَهُ
'Ey Mikdad! Sen faiz yedin ve yedirdin.'" (Bilgi notu: İmam İbn Kayyim İğâsetu'l-Lehfân’da "Beyhakî’nin hadis senedinde zayıflık vardır" demiştir.)
2- Şöyle dediler: Câhiliye ribasının, belirli bir fazlalık karşılığında vadesi uzatılan bir borç olduğu bilinmektedir. Orada fazlalık, sürenin uzatılmasının karşılığıydı. Allah Teâlâ bunu iptal etmiş ve haram kılarak şöyle buyurmuştur:
وَإِنْ تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُءُوسُ أَمْوَالِكُمْ
"Eğer tövbe ederseniz, ana paranız sizindir." (Bakara 279) Ayrıca eklediler ki: Vadenin öne çekilmesi karşılığında borcun bir kısmından vazgeçmek de aynı şekilde haramdır. Çünkü sürenin uzaması veya kısalması karşılığında bir bedel (ıvaz) söz konusudur.
Hanefî, Malikî, Şafiî ve Hanbelî fakihlerinin cumhuru bu "da' ve ta'accel" (indir ve erkene al) işleminin haram olduğunu söylemişlerdir. Zeyd bin Sabit, İbn Ömer ve bir grup tabiîn de bunu mekruh görmüştür.
- Bunu caiz görenler ise şu delillere dayanırlar:
1- İbn Abbas Radıyallahu Anhuma’dan rivayet edildiğine göre: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Benî Nadîr’i (Medine'den) çıkarmak istediğinde onlar: "Ya Resulullah! Bizi çıkarmayı emrettin ama insanların üzerinde vadesi gelmemiş borçlarımız var" dediler. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:
ضَعُوا وَتَعَجَّلُوا
"İndirim yapın ve vadesinden önce tahsil edin." (Hâkim bunu Müstedrek’inde rivayet etmiş ve senedinin sahih olduğunu söylemiştir.)
(Bilgi notu: Zehebî, Telhîs’inde "Zencî zayıftır, Abdülaziz güvenilir değildir" demiştir. İbn Kayyim ise Ahkâmu Ehli'z-Zimme’de "İsnadı hasendir, Müslim bin Halid ez-Zencî dışında sorun yoktur, onun hadisi de hasen mertebesinden aşağı düşmez" demiştir.)
2- Abdullah bin Abbas Radıyallahu Anhuma’nın şu sözü: "Riba ancak 'vadeyi uzat, ben de (borcu) artırayım' demektir; 'vadeyi öne çek, ben de (borçtan) indireyim' demek değildir."
Bu işlemin caiz olduğu İbn Abbas, Nehaî, Hasan ve İbn Sîrîn’den rivayet edilmiştir. Ayrıca İmam Ahmed’den bir rivayet ve Şafiîlerde bir görüş de bu yöndedir. Şeyhulislam İbn Teymiyye ve talebesi İbn Kayyim de bu görüşü tercih etmişlerdir. Hanefî fakihlerinden İbn Âbidîn de Dürrü’l-Muhtâr haşiyesinde buna cevaz vermiştir.
Biz bu meselede belirli bir görüşü benimsemek (tabanni yapmak) istemiyoruz. Soruyu soran kişi, görüşüne güvendiği fakihlerden dilediğini taklit edebilir...) Bitti.
Gördüğün gibi biz bu konuda bir görüş benimsemiyoruz, isabetli olduğuna kanaat getirdiğin müctehidin görüşünü taklit edebilirsin... Her iki görüş de açıktır: Birinci görüş, hakkını bir kısmını indirerek erkene almanın caiz olmadığını ve bunun faiz olduğunu savunur. İkinci görüş ise hakkını veya bir kısmını, bir indirim karşılığında vadesinden önce almanın caiz olduğunu söyler. Daha önce de belirttiğim gibi, biz bu iki görüşten birini diğerine tercih etmiyoruz.
Sonuç olarak Allah’tan senin gönlünü hayırlı olana açmasını dilerim.
Kardeşiniz, Atâ bin Halil Ebû er-Raşta
8 Zilkade 1440 H. 11/07/2019 M.
Emir’in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: https://www.facebook.com/AmeerhtAtabinKhalil/photos/a.122855544578192/1095851413945262/