بسم الله الرحمن الرحيم
Soru:
22/02/2014 tarihli Ukrayna hakkındaki soru cevaba dair şu ifadeler yer almıştır: (... Başka bir deyişle, Ukrayna’daki yeni durumun bu üç taraftan (Rusya, ABD, Avrupa) birine tamamen yarar sağlaması uzak bir ihtimaldir. Bu nedenle, Ukrayna’da göreve getirilecek herhangi bir başkan, en azından öngörülebilir gelecekte, bu üç tarafın ürettiği üç kuşakla zapturapt altına alınacaktır... Ancak bu çözüm, bu üç taraftan herhangi birinin Ukrayna’da tam nüfuz sahibi olmasına imkan verecek şartların oluştuğu her an patlamaya hazır bir bomba olarak kalacaktır. Zira bu üç taraf da faydacılığa dayanan kapitalizmi benimsemektedir. Onların sabit değerleri yoktur; aksine bu değerler daha fazla güç toplayanın, daha habis olanın ve daha zorba olanın yanında olacak şekilde değişkendir...) bitti.
Bugün ise Ukrayna’da, özellikle de Kırım Yarımadası’nda olayların hızlandığına tanık oluyoruz. Hatta Karadeniz’deki Rus filosu, bugün 03/03/2014 tarihinde Ukraynalı askerlere 12 saat içinde teslim olmaları için ültimatom verdi! Bu durum, Rusya’nın diğer iki tarafı (ABD ve Avrupa) hesaba katmadan Ukrayna’yı zorla kendi yanına çekme gücünü kendinde bulduğu, yani "patlamaya hazır bomba" vaktinin geldiği anlamına mı geliyor? Ayrıca bu krizin nasıl sonuçlanması ve Ukrayna’daki durumun nasıl istikrara kavuşması bekleniyor? Allah sizi hayırla mükâfatlandırsın.
Cevap:
Daha önce soru cevapta belirttiğimiz gibi, üç tarafın mevcut şartları, herhangi bir tarafın Ukrayna’nın tamamını kendi tarafına çekmesine izin vermemektedir. 2004-2005 ve 2010 yıllarının şartları ile bugünkü şartlar aynı değildir. Dolayısıyla şu an hiçbir taraf diğerlerine sırtını dönüp Ukrayna’yı tamamen yanına alamaz. Bu bağlamda, Ukrayna’daki durumun ancak şu şekilde istikrara kavuşması beklenebilir:
1- Geçici olarak: Ukrayna’daki durum, Rusya, ABD ve Avrupa’ya yakın, yani üç tarafın da çıkarlarını gözeten "üçlü bir kuşakla" bağlı bir başkanın göreve getirilmesiyle istikrara kavuşabilir...
2- Daimi istikrar ise Kırım’ın yeniden İslam Hilafeti’ne dönmesiyle mümkündür; o zaman bölgeye hayır hakim olur, hatta bu hayır tüm dünyaya ulaşır. Zira İslam, âlemler için bir rahmettir. Şunu belirtmek gerekir ki; Kırım, 18. yüzyılın sonlarında Rusya tarafından işgal edilene ve Batılı devletlerin komplosuyla ilhak edilene kadar yüzyıllar boyunca Hilafet’e bağlı kalmıştır. Kırım, 1430 yılından itibaren bir İslam emirliği iken, Hilafet’in parlak döneminde 1521 yılında Osmanlı Hilafet Devleti’nin vilayetlerinden biri olmuştur. Rusların ve küfür devletlerinin komploları neticesinde 1783 yılında Osmanlı Devleti’nden koparılmış, orada vahşi hayvanların bile yapmayacağı cinayetler ve katliamlar işlenmiştir. Daha sonra Rusya burayı ilhak etmiş ve başkentinin adını "Akmescit" (Beyaz Cami) iken bugünkü ismi olan Simferopol ile değiştirmiştir. Bilmek gerekir ki Tatar Müslümanlarının dilinde Kırım, "kale" veya "hisar" anlamına gelir. Dolayısıyla Kırım, Rus işgalinden yaklaşık üç buçuk asır önce İslam toprağıydı! Bu nedenle, oranın daimi istikrarı, inşallah gelecekte kurulacak olan Hilafet Devleti’nde aslına rücu ederek bir İslam vilayeti olmasıyla mümkündür.
3- Bunun dışında durum "patlamaya hazır bir bomba" olarak kalmaya devam edecektir. Ne zaman ki bu üç taraftan biri (Rusya, ABD veya Avrupa) Ukrayna’nın tamamını ele geçirme ve diğer iki tarafa sırtını dönme gücünü kendinde görürse, bunu yapması beklenir. Çünkü bu taraflar, "menfaatçilik" dışında hiçbir değer ve ölçüsü olmayan kapitalizm üzerinde yürümektedirler. Eğer bir taraf kendinde bu gücü görürse, diğerlerini unutacaktır... Ancak bu gücü kendinde bulamaz ve yine de diğerlerine sırtını dönerse, Ukrayna krizi daha da karmaşık hale gelecektir. Yanukoviç, Rus ve Amerikan flörtüne güvenip, ABD'nin Avrupa Birliği'ne karşı kendi yanında duracağını zannederek Avrupa Birliği ile ticaret anlaşmasını imzalamayı reddedip yanlış hesap yaptığında bu durum ortaya çıkmıştı; sonuç ise kaçmak zorunda kalması oldu... Kiev’in yeni yöneticileri de Rusya’ya sırtlarını dönebileceklerini ve Ukrayna’yı Rusya’dan koparıp Batı’ya, özellikle de Avrupa Birliği’ne yöneltebileceklerini sandıklarında aynı yanlış hesabı yaptılar... Bugün içinde bulundukları durum ise devletin organlarındaki felç hali ve diğer sorunlardır!
Sonuç olarak, bu üç tarafın Ukrayna’da çıkarları vardır:
Rusya, Ukrayna’yı kendi uzantısı olarak görüyor! ABD onu NATO içinde istiyor, Avrupa ise Avrupa Birliği içinde görmek istiyor... Mevcut şartlar, bu taraflardan herhangi birinin diğer iki tarafa tamamen galip gelip Ukrayna’yı tek başına yanına almasına imkan vermemektedir.
Rus haber ajansı Interfax tarafından 03/03/2014 Pazartesi günü servis edilen, Karadeniz’deki Rus filosunun Kırım’daki Ukrayna askerlerine "teslim olmaları" için 12 saat süre verdiği haberi ve Rusya’nın şu an sergilediği gövde gösterileri ise baskıyı yoğunlaştırmak ve atmosferi tehditlerle ısıtmak amacı taşımaktadır. Böylece Ukrayna’nın durumuna yönelik herhangi bir çözümde sesinin güçlü ve etkili bir şekilde duyulmasını istemektedir... Dolayısıyla beklenen odur ki; üç taraf arasındaki gerilim ve çekişme tırmanacak, nihayetinde bu durum, üç tarafın da çıkarlarını geçici olarak gözeten bir başkanın ortaya çıkacağı bir çözümle sonuçlanacaktır. Ta ki taraflardan birinin Ukrayna’yı tamamen yanına almasına imkan verecek yerel, bölgesel ve uluslararası yeni şartlar oluşana... Ya da Hilafet kurulup Kırım’ı eski ihtişamlı günlerine döndürene kadar...
وَلَاللَّهُ غَالِبٌ عَلَى أَمْرِهِ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ
"Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir; fakat insanların çoğu bilmezler." (Yusuf [12]: 21)