Soru-Cevap
Soru:
France24 sitesinde 01/10/2022 tarihinde şu haber yer aldı: (Ukrayna ordusu sözcüsü, Rus kuvvetlerini kuşattıktan sonra birliklerinin ülkenin doğusundaki (Donetsk bölgesindeki) Lyman kasabasına girdiğini duyurdu...) Rusya Devlet Başkanı Putin, Çarşamba günü (Ukrayna'daki savaş alanındaki büyük bir gerilemenin ardından, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ülkesindeki ilk seferberlik emrini vermişti... Euronews 21/09/2022). Bu gelişme, Ukrayna'nın Rusya tarafından işgal edilen geniş bölgeleri geri aldığı karşı saldırıdan sonra gerçekleşti: (Ukrayna Savunma Bakan Yardımcısı Pazar günü Al-Hurra televizyonuna yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın doğu Ukrayna'da Rusya tarafından işgal edilen 10 bin kilometrekarelik alanı geri aldığını söyledi... Kiev'in Batılı ülkelerden çok fazla destek aldığını ve doğudaki karşı saldırımızda başarılı olduğumuzu açıkladı... El-Beled, Pazar 18/09/2022).
Şu anki soru şudur: Rusya askeri açıdan gerçekten zayıf mı? Yoksa Batı’nın silah sevkiyatı mı büyük ölçüde arttı? Rusya'daki yedek askerlerin kısmi seferberliği işleri tersine çevirecek mi? Ayrıca, Ukrayna'nın ertesi gün Lyman'ı geri almasına rağmen Rusya'nın dört Ukrayna bölgesini ilhak etmesinin önemi nedir? Rusya ilhaktan geri adım atabilir mi?
Cevap:
Bu yeni gerçeklerin netleşmesi, boyutlarının ve yansımalarının anlaşılması için başlangıçta büyük savaşların, güç dengelerindeki fiili değişimlerin en hızlı ve en kesin yolları olduğunu vurgulamak gerekir. Tarih boyunca bu böyle olmuştur. Ukrayna'daki savaşın gelişimini takip ettiğimizde şu hususlar ortaya çıkmaktadır:
1- Rusya, Ukrayna'daki savaşı sadece Donbas bölgesindeki Rusça konuşanları savunmak adına başlatmadı -her ne kadar bunu bahane etse de- aksine bunu Rusya'nın uluslararası konumunu güçlendirmek için başlattı. Savaşı başlatmanın eşiğindeyken Avrupa, Amerika ve NATO'dan güvenlik garantileri talep ediyordu. Bu garantiler, Ukrayna'nın NATO'ya dahil edilmemesini de içeriyordu. Rusların, Rusya'ya yönelik Batılı bir haksızlık ve birinci sınıf bir nükleer güç olarak uluslararası konumuna yönelik bir adaletsizlik olarak gördükleri şeyden kaynaklanan bu Rus hedefleri, savaştan önce Moskova'dan yapılan tüm açıklamalarda açıktı. Moskova'nın bu garantiler konusundaki ısrarı ve Amerika ile Batı'nın bunları yazılı olarak sunması konusundaki dayatması da bunu teyit etmektedir. Bu nedenle -ki bu son derece önemlidir- Amerika ve peşinden Avrupa, Rus savaşını sadece Ukrayna'dan gelen toprak talepleri veya doğu Ukrayna'daki Rusların savunulması olarak değil, uluslararası düzene bir isyan olarak ele aldı. Amerika ve Batı'nın bu yaklaşımı, Rusya'nın 2014'te Kırım Yarımadası'nı ilhak ettiği dönemdeki yaklaşımdan tamamen farklıydı. Yani bu, Amerika'nın tek başına liderlik ettiği Batılı uluslararası düzene isyan eden büyük bir devletle başa çıkma düzeyindeydi.
2- Bu nedenle Amerika ve Avrupa'nın Rusya'ya tepkisi çok sert oldu ve siyasi aptallığıyla tanınan Rusya bunu beklemiyordu... Amerika ve Avrupa ona tarih boyunca görülen en ağır yaptırımları uyguladı, dışarıdaki varlıklarını dondurdu ve Avrupa'nın Rusya'dan petrol ve gaza olan şiddetli ihtiyacına rağmen bu ülkeler Rusya ile bağlarını kopardı. Avrupa, özellikle Almanya yeniden silahlanmaya başladı; Amerika ve onunla birlikte Avrupa, Ukrayna'ya yoğun bir askeri destek sunmaya başladı. Ukrayna'daki Rus savaşıyla birlikte Amerika, eski Başkan Trump döneminde şüphe uyandıran Batı liderliğini net bir şekilde ortaya koydu ve müttefikleriyle olan ilişkilerindeki birçok boşluğu doldurdu. Moskova'yı ileriye iten Rus gücünün gerçeği, Ukrayna'ya girişinden altı aydan fazla bir süre geçtikten sonra bugünkü kadar net olmadığı için Amerika, Ukrayna'ya askeri yardımları kademeli olarak sundu ve Moskova'nın buna tepkisini gözlemledi. Zaman geçtikçe Rusya'nın kırmızı çizgileri birer birer düşmeye başladı. Ardından Amerika ve müttefikleri Rusya'nın kırmızı çizgilerini geçersiz kıldı ve Rusya onları caydıramadan daha ileriye gittiler. Bu çizgilerin aşılması, Ukrayna'ya yapılan askeri yardımların savunmadan saldırıya doğru hem miktar hem de nitelik olarak artırılmasıyla somutlaştı... Öyle ki, Amerika daha önce Ukrayna'yı Kırım'da Rusya'ya saldırmaya teşvik etmezken, artık teşvik etmeye başladı.
3- Stratejik aptallığıyla Rusya, düşüncesizce Ukrayna topraklarını işgal etmeye atıldı ve Ukrayna'ya karşı üstünlük duygusuyla başkent Kiev'e doğru derinlemesine ilerledi. Ancak orayı işgal etmede başarısız oldu ve Donbas'a çekildi. Fakat bu geri çekilme, Rus ordusundaki büyük bir zayıflığı ifşa etti. Rusya ne uçaklarını gösterip Ukrayna hava sahasında kontrolü sağlayabildi ne de ilerleyen kuvvetlerine lojistik destek sunabildi. İstihbaratının beklediğinin aksine Ukrayna direnişinin boyutu karşısında şaşkına döndü. Böylece Rus ordusunda, Washington'da onu Ukrayna'da yenme konusunda büyük umutlar yaratan ciddi bir askeri zayıflık ortaya çıktı. Rusya Devlet Başkanı Putin'in Rus gücü hakkındaki söylemlerinin, ordusunun sahadaki zayıf performansıyla örtüşmediği anlaşıldı. Sahada ortaya çıkan bu zaafiyetin ardından, kapatılan yabancı büyükelçilikler Kiev'e geri döndü ve Batılı yetkililer Ukrayna başkentini peş peşe ziyaret etmeye başladı.
4- Ardından Amerika, Ukrayna'ya yapılan askeri yardımların hedeflerini ilan etmeye başladı ve bu Amerikan hedeflerinin açıklanması Moskova'da şok etkisi yarattı. Amerika, uydular aracılığıyla Ukrayna lehine saha istihbaratı topladı ve ona askeri danışmanlık sağladı; hatta ABD Genelkurmay Başkanı, Ukraynalı mevkidaşıyla haftada yedi kez görüştüğünü söyledi (Al Jazeera, Eylül 2022). Her ölçüye göre bu, Amerika'nın Ukrayna'daki savaşı kendi savaşı olarak kabul ettiği ancak buna doğrudan katılmadığı anlamına geliyordu. Nitekim Amerika her hafta Ukrayna'ya milyarlarca dolarlık ek askeri yardım yapılacağını duyuruyor. Yani Amerika, Rusya'yı Ukrayna'da yenmeye ve onu büyük devletler listesinden silmeye kararlı; Rusya ise bunu ancak iş işten geçtikten sonra fark edebildi!
5- Rusya'nın stratejik zaafiyetinin göstergelerinden biri de şudur: Avrupa, Rus petrol ve gaz ithalatından kesin olarak vazgeçme yolunda olduğunu açıkça ilan etmesine rağmen Rusya, savaşın altı ayı boyunca Avrupa'ya petrol ve gaz sağlamaya devam etti. Yani sabah akşam kendisine düşmanlık ilan eden devletlere petrol ve gazı kesme girişiminde bulunmadı. Bu durum, ekonomisinin Batı yaptırımlarından etkilenmediği ve Rublenin yaptırımlar karşısında dirençli olduğu yönündeki böbürlenmelerine rağmen Moskova'nın paraya ne kadar muhtaç olduğunu göstermektedir! Rusya, patlamalardan önce Eylül 2022 başında "Kuzey Akım 1" gaz hattını tamamen kesmiş olsa da bu çok geç kalınmış bir adımdı ve kendisini hala güvenilir bir enerji tedarikçisi olarak ilan etmeye devam ediyordu. Öte yandan, Polonya üzerinden geçen "Yamal" hattı, Ukrayna üzerinden geçen "Progress" ve "Soyuz" hatları ile Türkiye üzerinden geçen "TürkAkım" hattı gibi Avrupa'ya gaz sağlayan diğer hatlar, Polonya ve Ukrayna'nın kestiği dallar hariç hala çalışmaya ve Avrupa'yı beslemeye devam ediyor. Rusya’nın paraya olan ihtiyacı, uluslararası arenada onurunu kaybetmesine neden oldu; bu da savaştan önce uluslararası konumunu güçlendirme çabalarıyla çelişmektedir!
6- Ayrıca Rusya, Eylül 2022 ortalarında, yani Rusya'nın Harkiv'deki yenilgilerinden hemen sonra gerçekleşen Şanhay İşbirliği Örgütü liderler zirvesinde ortaya çıkan Çin'in son tutumları karşısında şaşkına döndü. Bu tutumları bizzat Rusya Devlet Başkanı, Çin'in Ukrayna'daki savaşa dair "endişe ve kaygılarını" anladığını ifade ederek dile getirdi. (Putin -Rusya'nın Ukrayna'daki savaşının başlamasından bu yana Çinli mevkidaşıyla yaptığı ilk görüşmede- Rusya'nın Çin'in Ukrayna krizine ilişkin "dengeli" tutumunu takdir ettiğini söyledi. Al Jazeera Net, 15/09/2022). Böylece Rusya'ya belli oldu ki, Ukrayna'daki savaştan hemen önce "sınırsız" işbirliği anlaşması imzaladığı Çin'in tutumu "dengeli" hale gelmişti; yani ne Rusya'nın yanındaydı ne de Ukrayna ve Batı'nın. Nitekim Çin, Şanhay zirvesinde Rusya ile yaptığı ortak bildirilerde ve başkanının açıklamalarında "Ukrayna" adını anmaktan bile kaçındı, sadece imada bulundu. Akıl sahibi hiç kimse şüphe duymaz ki, Amerika Çin'e Ukrayna savaşında Rusya'ya vereceği herhangi bir desteğin tehlikesini göstermektedir ve Çin de uluslararası ticareti için duyduğu endişeyle buna boyun eğmektedir... Bu yüzden, Ukrayna'daki dört bölgenin ilhakını kınayan Güvenlik Konseyi kararında Rusya'yı desteklemedi. France24, 01/10/2022 tarihinde şunları yayınladı: (Rusya Cuma günü, dört Ukrayna bölgesini ilhak etmesini kınayan bir karar taslağının BM Güvenlik Konseyi'nde kabul edilmesini engellemek için veto yetkisini kullandı... Amerika Birleşik Devletleri ve Arnavutluk tarafından hazırlanan karar taslağı on üye ülke tarafından desteklenirken, dört ülke -Çin, Hindistan, Brezilya ve Gabon- çekimser kaldı...).
7- Bahsedilen tüm bu hususlar ışığında, Ukrayna'nın Rusya'nın şartlarına boyun eğmesini sağlayamayan Rus saldırısı, Rusya için ciddi bir askeri zayıflığı ve Amerika ile Batı'dan Ukrayna'ya gelen -bir kısmı açık, bir kısmı gizli- nitelikli ve büyük askeri desteği ortaya koymaktadır. Rusya, savaştan önce beklemediği bu yeni gerçekleri gördüğü için Lavrov, 12/09/2022'de Rusya'nın Ukrayna ile müzakereleri reddetmediğini hatırlattı (Al Jazeera, 12/09/2022). Ancak o, savaşın ilk günlerinde Ukrayna'nın masasına konan Rus teslimiyet şartlarının buharlaştığını ve Rusya'nın nükleer silah kullanması dışında bu şartları geri getirme umudunun olmadığını biliyor. Nükleer silah kullanımı belki de Rusya'nın elindeki son kozdur; ancak bunun Amerika'yı şu ya da bu şekilde savaşa çekeceğini de bilmektedir. Amerika yardımı alan Ukrayna ordusuna karşı zafer kazanamazken, Amerikan ordusu savaşa katılırsa nasıl kazanabilir? Bu nedenle Rusya, Ukrayna saldırısından sonra tam bir çıkmaza (haysu baysu) girmiş durumdadır.
8- Rusya tüm bu riskleri fark etti ve başkanı yenilgiyi reddettiğini göstererek (Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin nükleer tehditlerle karşı karşıya olduğunu belirterek ordunun kısmi seferberliğini ilan etti. Al Jazeera Net, 21/09/2022). Aynı şekilde (Rusya destekli Luhansk, Donetsk, Herson ve Zaporijya bölgelerinin temsilcileri, 23-27 Eylül tarihleri arasında Rusya'ya katılmak için referandum düzenleme niyetlerini açıkladılar. Anadolu Ajansı, 21/09/2022)... Nitekim referandum yapıldı ve ilhak gerçekleşti... Al Jazeera Net 30/09/2022 tarihinde şunları bildirdi: (Rusya Devlet Başkanı Putin, Ukrayna'nın Luhansk, Donetsk, Zaporijya ve Herson bölgelerinin artık Rus toprağı olduğunu ilan etti. Ayrıca uzun bir konuşmasında Batı'nın dünya düzeni üzerindeki kontrolünü kınadı. Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Rusya'nın bu adımına yanıt olarak ülkesinin "kararlı bir adım" attığını doğruladı). Buna rağmen Ukrayna ordusu bu dört bölge içindeki askeri operasyonlarına devam etti... France24 sitesinde 01/10/2022 tarihinde şu yer aldı: (Ukrayna ordusu sözcüsü, birliklerinin Rus kuvvetlerini kuşattıktan sonra ülkenin doğusundaki Lyman kasabasına girdiğini duyurdu. Rusya ise çatışmalar sürerken binlerce askerin kasabadan çekildiğini doğruladı. Bu durum, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Cuma günü dört Ukrayna bölgesinin ilhakını onaylamasının ardından Moskova'nın siyasi gerilimi tırmandırmaya devam ettiği bir sırada yaşandı... Ukrayna Savunma Bakanlığı Twitter'da şunu yazdı: [Ukrayna hava saldırı kuvvetleri Donetsk bölgesindeki Lyman'a giriyor]. Bundan kısa bir süre önce Ukrayna ordusu, Rusya'nın Cuma günü ilhak ettiği Donetsk bölgesindeki bu kasabada binlerce Rus askerini kuşattığını söylemişti).
9- Yaşanan bunca olaydan sonra Rusya'nın bu tutumları dikkatle incelendiğinde şunlar ortaya çıkmaktadır:
a- Tarih boyunca Rus zihniyetinde olduğu gibi, Rusya toprak kazanımlarına odaklanmakta ve bunları ne pahasına olursa olsun korumak istemektedir. Bu nedenle, tamamen veya kısmen kontrol ettiği bölgelerde Rusya'ya katılım için referandumlar yaparak bunu bir oldu-bittiye getirmeye çalışmaktadır. Yani Rusya, bu yeni bölgelerin (Luhansk, Donetsk, Zaporijya ve Herson) artık Rus toprağı olduğunu, buralara yapılacak bir saldırının Rusya'ya yapılmış bir saldırı sayılacağını ve bunun Rusya'nın "nükleer-askeri doktrini" gereğince nükleer silahlarla savunulmasını gerektirebileceğini söylemek istemektedir. Başka bir deyişle, Rus topraklarına saldıran Ukrayna ordusuna destek vermenin tehlikesi konusunda Amerika ve Avrupa ülkelerini, ayrıca Ukrayna ordusunu korkutmak istemektedir. Bütün bunlar Rus ordusunun zayıflığını ve savaşlarda nükleer silah kullanımının yasaklanması konusundaki uluslararası mutabakata rağmen, Ukrayna'da zafer kazanamadığı için nükleer silahlara sığındığını göstermektedir.
b- 300 bin yedek askerin silah altına alınması için kısmi seferberlik ilanı ve belki de çok daha büyük bir sayının silah altına alınacak olması, dolaylı olarak Rus ordusunun zayıflığını, Rusya'nın Ukrayna'daki hedeflerine ulaşmada aciz kaldığını ve aldığı ağır insan kayıplarının onu yedeğe muhtaç hale getirdiğini göstermektedir. Buna rağmen Rusya hala bir savaş değil, özel bir askeri operasyon yürüttüğü iddiasıyla böbürlenmeye devam etmektedir.
10- Kuvvetle muhtemeldir ki, Ukrayna'daki savaş büyük riskler içeren bir tırmanma aşamasına girmiştir. Eğer Rusya itibarını geri kazanmak istiyorsa, önümüzdeki günlerde Ukrayna'da her yeri yakıp yıkacaktır; tabii eğer bunu yapacak güce ve iradeye sahipse. Birçok gösterge, gücünün azaldığını ve iradesinin zayıfladığını göstermektedir. Rusya, iş işten geçtikten sonra Ukrayna sahasında şu ya da bu şekilde Amerika ve Avrupa ülkeleriyle karşı karşıya olduğunu anlamıştır. Avrupa ülkeleri, Rusya'ya sırtını dönen Amerika'nın aksine kapılarını Rusya'ya aralık bırakmış olsa da, Avrupa'nın bu yılın sonunda Rus petrolünden ve ardından gazından vazgeçme planları, Avrupa ülkelerini Rusya'ya karşı daha sert hale getirmektedir. Bu durum, Almanların Rusya'ya karşı tonunun sertleşmesinden ve Almanya'nın silahlanmasındaki artıştan açıkça görülmektedir. Rusya, Ukrayna bölgelerindeki ilhak referandumlarıyla Rus kazanımlarını herkesin kabulleneceği bir oldu-bitti haline getirmek istedi ve bu bölgeleri savunmak için nükleer silah kullanımı belirsizliğini korudu. Ancak Batı bu referandumları reddetti, Ukrayna'ya askeri desteğini sürdüreceğini ilan etti ve hatta Ukrayna'ya daha gelişmiş hava savunma sistemleri sağladı; bu da Rusya'nın çıkmazını daha da derinleştirdi.
11- Seferberlik meselesine gelince; askeri uzmanlara göre seferberlik ve eğitimsiz yedek askerlerin getirilmesi Rus ordusuna pek fayda sağlamayacaktır. Zira Rus ordusunun zayıflığı meselesi, asker sayısındaki artışla giderilemeyecek kadar derindir; bu bir liderlik ve bugün Rusya'da bulunmayan ekipman sorunudur. Rusya, askeri fabrikalarını ve çift kullanımlı üretim tesislerini sanki bir dünya savaşındaymış gibi tam kapasiteyle ordu lehine çalıştırsa da bu belirleyici olmayacaktır. Çünkü Amerika ve Avrupa ülkeleri de Ukrayna ordusuna ihtiyacı olanı sağlamaktadır. Rus ordusunun Ukrayna'daki ağır kayıpları devam ederse, Rusya içinden savaşı durdurması için Kremlin üzerinde büyük bir baskı oluşacaktır. Baltık Denizi'ndeki Rus Kuzey Akım hatlarına yapılan patlamalar ve bunun sonucunda Avrupa'nın ucuz Rus doğal gazına dair umutlarının kesilmesi bu baskıyı daha da artıracaktır. Bütün bunlar, Rusya'yı Ukrayna ordusuna desteğin artması ve Avrupa'da ucuz gaz için Rusya ile uzlaşma çağrısı yapan seslerin zayıflaması şeklinde tezahür eden daha büyük bir Avrupa düşmanlığıyla karşı karşıya bırakmaktadır. Buna ek olarak, Çin'in tutumlarının gerilemesiyle Rusya, Amerika ve Batı ile olan mücadele meydanında yalnız olduğu hissini daha fazla yaşamaktadır; yani Çin onu büyük ölçüde terk etmiştir. Bütün bunlar, Kremlin liderlerine karşı hesaplarının yanlış olduğu, yani Rusya'yı bu yeni çıkmaza soktukları yönünde geniş çaplı iç eleştirilere yol açmaktadır.
12- Rus nükleer tehditlerine gelince; öncelikle fiili bir iradeden yoksundur, zira Batı istihbaratı Rus nükleer kuvvetlerinde herhangi bir yeni hareketlilik gözlemlememiştir. Bu da Batı'nın, Putin'in bu tehditlerinin nükleer silahların fiili kullanımından ziyade korkutmaya yönelik olduğu inancını artırmaktadır. Amerika ve Avrupa ülkeleri, bu tehditleri ciddiye aldıklarını söyleseler de Rusya'nın nükleer silahlarından korktuklarını göstermemişlerdir; zira kastedilen genellikle Batı'nın kendisi değil, Ukrayna sahasıdır. Amerika, nükleer bir savaşı önlemek için konvansiyonel silahlarla karşılık verse bile Rusya'nın Ukrayna'da herhangi bir nükleer silah kullanımına yanıt vereceğini ilan etmiş olsa da, tüm bunlar Rusya'nın sahip olduğu son silahın caydırıcı gücünü kaybetmesine neden olabilir ve bu silahı savaş sonrası pazarlıklarda felaketlere yol açabilir.
13- Soruda belirtilen Rusya'nın ilhaktan geri adım atması konusuna gelince; bu, Rusya'nın uluslararası konumdan silinmesi ve üzerindeki etkisinin sona ermesi anlamına gelir ki bu, Rus liderliği için taşınması ağır bir durumdur. Bu nedenle, Rusya'nın bu dört bölgede, yani ilhak referandumu yaptığı eyaletlerin sınırlarında durması beklenmektedir. Belki de Harkiv'de kaybettiği bölgeleri geri almaya çalışarak biraz daha ileri gidebilir; böylece Rusya Devlet Başkanı, 2014 yılında Kırım'ı getirdikten sonra Rusya'ya yeni toprak kazanımları getirmiş "güçlü" bir lider olarak halkının karşısına çıkabilir. Bu gerçekleşse bile, Ukrayna'yı kısa sürede tamamen yutmakla tehdit eden süper bir güç gibi görünen bir devlet için küçük bir hedeftir. Ancak karşı tarafta Amerika ve Batılı ülkeler, Rusya'nın işgal ettiği bu bölgeleri kurtarması için Ukrayna'yı teşvik etmekte ve ordusunu desteklemektedir. Batı'nın Ukrayna'ya yönelik askeri desteğinin artması ile Rusya'nın yedek askerleri seferber etmesi arasında, Ukrayna'daki savaş meydanı muhtemelen çetin muharebelere sahne olacak ve daha uzun sürecektir. Rusya'nın savaşı nükleer silah kullanmadan kazanma garantisi zayıflarken, Ukrayna'daki savaş daha fazla uluslararası risklere açık kalmaya devam edecektir... Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Rusya'nın müzakereleri reddetmediğini hatırlatırken, Amerika ve özellikle İngiltere, Ukrayna'yı Rusya'nın büyük devletler listesinden silindiği bir sahne haline getirme kararlılığını göstermektedir. Bu iradeler savaşı arasında Ukrayna sahası, işleri altüst edebilecek sürprizlere gebe kalmaya devam etmektedir.
14- Son olarak, bugünün dünyasındaki büyük devletler, herhangi bir insani veya ahlaki değeri umursamadan vahşi hırslarını gerçekleştirmek için birbirleriyle çatışmaktadır. Onlara göre zulüm, başkalarına zarar verse bile, hatta tamamen şer olsa bile, kendilerine istediklerini kazandırıyorsa adalete dönüşür. Bu devletler yeryüzünde bozgunculuğu (fesadı) artırmışlardır ve dünya ancak onlar yok olduğunda huzura erecektir. O zaman Hilafet, çalışanların emeği ve Alemlerin Rabbinin yardımıyla tekrar Nübüvvet metodu üzere geri dönecektir.
وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ * بِنَصْرِ اللَّهِ يَنْصُرُ مَنْ يَشَاءُ وَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ
"O gün müminler Allah'ın yardımıyla sevineceklerdir. O, dilediğine yardım eder. O, Mutlak Güç Sahibidir, Çok Merhametlidir." (Rum Suresi, 4-5)
6 Rebiülevvel 1444 H. 2 Ekim 2022 M.