Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru-Cevap: "Kıyamet günü öyle topluluklar gelecek ki imanları şaşırtıcı olacak..." hadisinin tahrici

October 17, 2022
3547

Hizb-ut Tahrir Emiri Değerli Âlim Ata bin Halil Ebu’r Raşta’nın Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi

Soru Cevabı

Azzam Abu Fara'ya

Soru:

Selamun Aleykum ve Rahmetullah,

Allah ibadetlerinizi kabul etsin, her yılınız hayırla dolsun Şeyhimiz.

Bu hadisin tahricini araştırmıştım ancak bu lafızla bir tahricine rastlayamadım. Yardımlarınızı rica ediyorum:

"(Kıyamet günü öyle topluluklar gelecek ki imanları şaşırtıcı olacak; nurları önlerinden ve sağlarından koşacak. Onlara şöyle denilecek: Bugün size müjdeler olsun, size selam olsun, tertemiz oldunuz, haydi ebedi kalmak üzere oraya (cennete) girin. Melekler ve peygamberler, Allah'ın onlara olan sevgisinden dolayı onlara gıpta edecekler. Sahabeler: 'Onlar kimdir ey Allah'ın Resulü?' diye soracaklar. Buyuracak ki: 'Onlar ne bizden ne de sizdendir. Sizler benim ashabımsınız, onlar ise sevdiklerimdir (ahbabımdır). Onlar sizden sonra gelecekler; insanların terk ettiği bir Kitap ve öldürdükleri bir Sünnet bulacaklar. Kitaba ve Sünnete yönelecekler, onları ihya edecekler, okuyacaklar ve insanlara öğretecekler. Bu uğurda sizin uğradığınızdan daha şiddetli ve çetin azaplarla karşılaşacaklar. Onlardan birinin imanı sizden kırk kişinin imanı gibidir; onlardan bir şehit sizden kırk şehit gibidir. Çünkü siz hak üzerinde yardımcılar buluyorsunuz, onlar ise hak üzerinde yardımcı bulamayacaklar. Her taraftan zalimler tarafından kuşatılacaklar. Onlar Beytü'l Makdis'in etrafında olacaklar. İşte o vakit onlara Allah'ın yardımı gelecek ve Müslümanların izzeti onların elleriyle olacaktır.' Sonra şöyle dedi: Allah'ım onlara yardım et ve onları havz başında benim arkadaşlarım kıl.)"

Allah sizi mübarek kılsın.

Cevap:

Ve Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuh,

1- Sormuş olduğunuz metin (hadis) ile ilgili olarak; biz bu lafızla herhangi bir hadis kitabında böyle bir rivayete rastlamadık. Görünüşe göre bu metnin bazı lafızları, birden fazla hadisten alınarak birbirine eklenmiş ve bunu yapan kişi sanki tek bir hadismiş gibi sunmuştur:

a- Atıfta bulunulan bu hadisler aslında farklı bablardaki hadislerdir; tek bir hadisin farklı rivayetleri değildir.

b- Bazı hadislerde sorulan metindekine yakın lafızlar bulunsa da lafızların aynısı değildir.

c- Sorulan metinde, lafızlar farklı olsa da bazı hadislerde geçen anlamlar mevcuttur.

d- Ayrıca, sorulan metindeki bazı kalıpların ve lafızların alındığı hadislerin bir kısmı delil olarak kullanılan kabul edilebilir hadisler iken, bir kısmı ise sahih olmayan ve delil teşkil etmeyen hadislerdir.

2- Size, delil olarak kullanılan kabul edilebilir (makbul) hadislerden bazılarını zikredeyim:

  • Ahmed Müsned'inde Ebu Malik el-Eş'ari'den şöyle rivayet etmiştir: Resulullah ﷺ namazını bitirince insanlara döndü ve şöyle buyurdu:

يَا أَيُّهَا النَّاسُ اسْمَعُوا وَاعْقِلُوا وَاعْلَمُوا أَنَّ لِلَّهِ عَزَّ وَجَلَّ عِبَاداً لَيْسُوا بِأَنْبِيَاءَ وَلَا شُهَدَاءَ يَغْبِطُهُمْ الْأَنْبِيَاءُ وَالشُّهَدَاءُ عَلَى مَجَالِسِهِمْ وَقُرْبِهِمْ مِنْ اللَّهِ

"Ey insanlar! Dinleyin, akledin ve bilin ki; Allah Azze ve Celle'nin öyle kulları vardır ki, onlar ne peygamberdirler ne de şehittirler. Ancak peygamberler ve şehitler, onların (Allah katındaki) meclislerine ve Allah'a olan yakınlıklarına gıpta ederler." İnsanların en uzağından bir bedevi gelip eliyle Allah'ın Nebisi ﷺ'e işaret ederek şöyle dedi: "Ey Allah'ın Nebisi! İnsanlar içinden öyle kimseler var ki peygamber değiller, şehit değiller ama peygamberler ve şehitler onların meclislerine ve Allah'a yakınlıklarına gıpta ediyorlar; onları bize tarif et, yani özelliklerini anlat." Bedevinin bu sorusu üzerine Resulullah ﷺ'in yüzünde bir sevinç ifadesi belirdi ve şöyle buyurdu:

هُمْ نَاسٌ مِنْ أَفْنَاءِ النَّاسِ وَنَوَازِعِ الْقَبَائِلِ لَمْ تَصِلْ بَيْنَهُمْ أَرْحَامٌ مُتَقَارِبَةٌ تَحَابُّوا فِي اللَّهِ وَتَصَافَوْا يَضَعُ اللَّهُ لَهُمْ يَوْMَ الْقِيَامَةِ مَنَابِرَ مِنْ نُورٍ فَيُجْلِسُهُمْ عَلَيْهَا فَيَجْعَلُ وُجُوهَهُمْ نُوراً وَثِيَابَهُمْ نُوراً يَفْزَعُ النَّاسُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلَا يَفْزَعُونَ وَهُمْ أَوْلِيَاءُ اللَّهِ الَّذِينَ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

"Onlar, aralarında yakın bir akrabalık bağı olmadığı halde, farklı yerlerden ve kabilelerden gelip Allah için birbirlerini seven ve birbirlerine karşı samimi olan insanlardır. Allah onlara kıyamet günü nurdan minberler kurar ve onları oraya oturtur. Yüzlerini nur, elbiselerini nur yapar. Kıyamet günü insanlar korktuğunda onlar korkmazlar. Onlar, üzerlerine hiçbir korku olmayan ve mahzun da olmayacak olan Allah'ın veli kullarıdır."

  • Müslim Sahih'inde Ebu Hureyre'den rivayet etmiştir: Resulullah ﷺ kabristana gelerek şöyle buyurdu:

السَّلَامُ عَلَيْكُمْ دَارَ قَوْمٍ مُؤْمِنِينَ وَإِنَّا إِنْ شَاءَ اللَّهُ بِكُمْ لَاحِقُونَ وَدِدْتُ أَنَّا قَدْ رَأَيْنَا إِخْوَانَنَا

"Selam size ey müminler diyarı! İnşallah biz de size katılacağız. Kardeşlerimizi görmeyi çok isterdim." Sahabeler: "Biz senin kardeşlerin değil miyiz ey Allah'ın Resulü?" dediler. Buyurdu ki:

أَنْتُمْ أَصْحَابِي وَإِخْوَانُنَا الَّذِينَ لَمْ يَأْتُوا بَعْدُ

"Sizler benim ashabımsınız; kardeşlerimiz ise henüz gelmemiş olanlardır." Dediler ki: "Ümmetinden henüz gelmemiş olanları nasıl tanıyacaksın ey Allah'ın Resulü?" Buyurdu ki: "Bir adamın siyah atlar arasında alınları ve ayakları beyaz (sekili) atları olsa, kendi atlarını tanımaz mı?" Dediler ki: "Evet, tanır ey Allah'ın Resulü." Buyurdu ki:

فَإِنَّهُمْ يَأْتُونَ غُرّاً مُحَجَّلِينَ مِنَ الْوُضُوءِ وَأَنَا فَرَطُهُمْ عَلَى الْحَوْضِ أَلَا لَيُذَادَنَّ رِجَالٌ عَنْ حَوْضِي كَمَا يُذَادُ الْبَعِيرُ الضَّالُّ أُنَادِيهِمْ أَلَا هَلُمَّ فَيُقَالُ إِنَّهُمْ قَدْ بَدَّلُوا بَعْدَكَ فَأَقُولُ سُحْقاً سُحْقاً

"İşte onlar da abdestten dolayı yüzleri, elleri ve ayakları nurlu bir şekilde gelecekler. Ben havzın başında onları bekleyeceğim. Dikkat edin! Bazı adamlar, kaybolmuş devenin uzaklaştırıldığı gibi benim havzımdan uzaklaştırılacaklar. Onlara 'Buraya gelin!' diye sesleneceğim. Bana 'Onlar senden sonra (dini) değiştirdiler' denilecek. Bunun üzerine ben de 'Uzak olsunlar, uzak olsunlar!' diyeceğim."

  • Müslim Sahih'inde Ukbe'den şöyle dediğini rivayet etmiştir: Resulullah ﷺ'i şöyle buyururken işittim:

لَا تَزَالُ عِصَابَةٌ مِنْ أُمَّتِي يُقَاتِلُونَ عَلَى أَمْرِ اللَّهِ قَاهِرِينَ لِعَدُوِّهِمْ لَا يَضُرُّهُمْ مَنْ خَالَفَهُمْ حَتَّى تَأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ وَهُمْ عَلَى ذَلِكَ

"Ümmetimden bir grup, Allah'ın emri üzere savaşmaya, düşmanlarına galip gelmeye devam edecektir. Allah'ın emri (Kıyamet) gelinceye kadar, kendilerine muhalefet edenler onlara zarar veremeyecek ve onlar bu hal üzere olacaklardır."

  • Ahmed Müsned'inde Bera bin Azib'den rivayet ettiğine göre, Nebi ﷺ bir Yahudi'yi recmetti ve şöyle buyurdu:

اللَّهُمَّ إِنِي أُشْهِدُكَ أَنِّي أَوَّلُ مَنْ أَحْيَا سُنَّةً قَدْ أَمَاتُوهَا

"Allah'ım! Şahitlik ederim ki; onların öldürdüğü bir sünneti ihya edenlerin ilkiyim."

  • Ahmed Müsned'inde Ebu Ümame'den rivayet etmiştir; Resulullah ﷺ şöyle buyurdu:

لَا تَزَالُ طَائِفَةٌ مِنْ أُمَّتِي عَلَى الْحَقِّ ظَاهِرِينَ لَعَدُوِّهِمْ قَاهِرِينَ لَا يَضُرُّهُمْ مَنْ خَالَفَهُمْ إِلَّا مَا أَصَابَهُمْ مِنْ لَأْوَاءَ حَتَّى يَأْتِيَهُمْ أَمْرُ اللَّهِ وَهُمْ كَذَلِكَ قَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ وَأَيْنَ هُمْ؟ قَالَ: بِبَيْتِ الْمَقْدِسِ وَأَكْنَافِ بَيْتِ الْمَقْدِسِ

"Ümmetimden bir taife, hak üzere olmaya, düşmanlarına galip gelmeye devam edecektir. Allah'ın emri gelinceye kadar, kendilerine muhalefet edenlerin onlara bir zararı dokunmayacaktır -ancak onlara isabet eden bazı sıkıntılar müstesna-. Dediler ki: 'Ey Allah'ın Resulü! Onlar nerededir?' Buyurdu ki: 'Beytü'l Makdis'te ve Beytü'l Makdis'in etrafındadırlar.'"

  • Tirmizi Sünen'inde Ebu Ümeyye eş-Şa'bani'den rivayet etmiştir: Ebu Sa'lebe el-Huşeni'ye gidip "Bu ayet hakkında ne yapıyorsun?" diye sordum. "Hangi ayet?" dedi. Ben de: "Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olduğunuz takdirde, sapan kimse size zarar veremez" (Maide 105) ayetini okudum. Dedi ki: "Vallahi bunu işin uzmanına sordun. Ben onu Resulullah ﷺ'e sormuştum, şöyle buyurmuştu:

بَلِ ائْتَمِرُوا بِالْمَعْرُوفِ وَتَنَاهَوْا عَنِ الْمُنْكَرِ حَتَّى إِذَا رَأَيْتَ شُحّاً مُطَاعاً وَهَوًى مُتَّبَعاً وَدُنْيَا مُؤْثَرَةً وَإِعْجَابَ كُلِّ ذِي رَأْيٍ بِرَأْيِهِ فَعَلَيْكَ بِخَاصَّةِ نَفْسِكَ وَدَعِ الْعَوَامَّ فَإِنَّ مِنْ وَرَائِكُمْ أَيَّاماً الصَّبْرُ فِيهِنَّ مِثْلُ الْقَبْضِ عَلَى الْجَمْرِ لِلْعَامِلِ فِيهِنَّ مِثْلُ أَجْرِ خَمْسِينَ رَجُلاً يَعْمَلُونَ مِثْلَ عَمَلِكُمْ

'Bilakis, iyiliği emredin ve kötülükten sakındırın. Ne zaman ki itaat edilen bir cimrilik, peşinden gidilen bir heva, (ahirete) tercih edilen bir dünya ve her fikir sahibinin kendi fikrini beğendiğini görürsen, o zaman sen sadece kendinle ilgilen ve avamı (cahil kitleleri) bırak. Çünkü önünüzde öyle günler var ki, o günlerde sabretmek, kor ateşi avuçta tutmak gibidir. O günlerde amel edene, sizin amelinizi yapan elli kişinin ecri (sevabı) vardır.' Abdullah bin Mübarek dedi ki: Utbe'den başkası şunu da ekledi: 'Ey Allah'ın Resulü! Bizden elli kişinin ecri mi yoksa onlardan elli kişinin ecri mi?' Buyurdu ki: 'Bilakis sizden elli kişinin ecri.'" Ebu İsa (Tirmizi) dedi ki: Bu hadis hasen-garib'dir.

3- Yukarıda zikredilen hadisler delil olarak kullanılan kabul edilebilir hadislerdir. Ancak hakkında ihtilaf olan (eleştirilen), sorulan metindeki bazı lafız ve kalıplara benzeyen ifadeler içeren hadisler de mevcuttur. Soru konusu olan metnin sahih ve sahih olmayan çeşitli hadislerden birleştirildiğini beyan etmek için bunlardan da bir kısmını zikrediyorum:

  • İbn Batta'nın el-İbane el-Kübra'sında geçer; ﷺ buyurdu ki: "Haleflerime Allah rahmet etsin." Dediler ki: "Senin haleflerin kimlerdir?" Buyurdu ki: "Sünnetimi ihya eden ve onu Allah'ın kullarına öğretenlerdir." Kuzai'nin Müsned-i Şihab'ında Kesir bin Abdullah el-Müzeni'den, babasından, o da dedesinden rivayet ettiğine göre Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur: "Din garip başladı ve başladığı gibi tekrar garip hale dönecektir. Ne mutlu o gariplere!" Denildi ki: "Ey Allah'ın Resulü, garipler kimlerdir?" Buyurdu ki: "Sünnetimi ihya eden ve onu Allah'ın kullarına öğretenlerdir." Camiu'l-Ehadis'te de şöyle geçer: [... Allah'ım, benden sonra gelip hadislerimi ve sünnetimi rivayet eden ve onları insanlara öğreten haleflerime rahmet et (Taberani el-Evsat'ta; Ramehürmüzi el-Muhaddisu'l Fâsıl'da; Hatib Şerefu Ashabi'l Hadis'te; İbn Neccar, İbn Abbas'tan, o da Ali'den rivayet etmiştir. Taberani dedi ki: Ahmed bin İsa Ebu Tahir el-Alevî bu rivayette tek kalmıştır. el-Mizan'da Zehebi; Darekutni'nin onun hakkında 'yalancıdır, hadis batıldır' dediğini aktarır. el-Lisan'da İbn Ebi Hatim ondan bahsetmiş ancak cerh veya tadil zikretmemiştir). Taberani el-Evsat'ta tahric etmiştir (6/77, no 5846). Heysemi dedi ki (1/126): İçinde Ahmed bin İsa el-Haşimi vardır ve Darekutni onun hakkında 'yalancıdır' demiştir. Zehebi Müsned-i Mizan'da (1/270) ve Hafız el-Lisan'da (1/241) Ahmed bin İsa el-Haşimi'nin biyografisinde bunu zikretmişlerdir. Darekutni: 'Yalancıdır' demiştir.]

  • Kenzu'l-Ummal'da Enes'ten rivayet edildiğine göre Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur: "Arkadaşlarıma ne zaman kavuşacağım? Sevdiklerime (ahbabıma) ne zaman kavuşacağım?" Bazı sahabeler dediler ki: "Biz senin sevdiklerin değil miyiz?" Buyurdu ki: "Siz benim ashabımsınız. Lakin benim sevdiklerim, beni görmedikleri halde bana iman eden kavimdir. Ben onlara karşı derin bir özlem içindeyim" (Ebu'ş-Şeyh, es-Sevab'da). Deylemi'nin el-Firdevs bi Me'suri'l-Hitab eserinde Enes bin Malik'ten şu şekilde geçer: "Siz benim ashabımsınız ancak sevdiklerim beni görmeden bana iman edenlerdir..." Kuşeyri de er-Risale'de senediyle zikreder. Bu hadiste cerh edilmiş (eleştirilmiş) raviler vardır; bazı araştırmacılar bunun münker ve uydurma bir hadis olduğunu söylemişlerdir... Yani bu hadis, delil olarak kullanılan makbul hadislerden değildir.

4- Böylece açıkça anlaşılmaktadır ki; sorulan metin Nebi ﷺ'e ait bir hadis değildir. Aksine bu metin, görünüşe göre meçhul bir kişi tarafından uydurulmuş, içinde delil olarak kullanılan makbul hadisler ile makbul olmayan hadislerin lafız ve kalıplarının bir araya getirildiği bir terkip metindir. Bu nedenle, bu metnin Resulullah ﷺ'den bir hadis olarak rivayet edilmesi caiz değildir.

Allah en iyi bilendir ve hüküm sahibidir.

Kardeşiniz Ata bin Halil Ebu’r Raşta

20 Rebiülevvel 1444 H. 16/10/2022 M.

Emir'in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: https://www.facebook.com/HT.AtaabuAlrashtah/posts/658288322525207

Emir'in (Allah onu korusun) web sayfasındaki cevap linki: http://archive.hizb-ut-tahrir.info/arabic/index.php/HTAmeer/QAsingle/4293

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın