Soru Cevap
Soru:
Rikaz konusuyla ilgili olarak, El-Emvâl kitabında rikazda humus (beşte bir) olduğu belirtilmiştir. Soru şudur: Haçlar ve fildişinden yapılmış heykeller gibi belirli bir şekli olan veya hayata dair belirli bir bakış açısını ifade eden maden ve formların, rikaz olmaları durumunda mülk edinilmeleri caiz midir? Yani bunlar satılabilir mi, bedellerinden yararlanılabilir mi ve bunlar için humus çıkarılabilir mi?
Cevap:
Rikaz ile ilgili olarak; eğer madde haram ise onun mülk edinilmesi, alım ve satım şeklinde tasarrufta bulunulması haramdır...
Bu nedenle, bir Müslüman "haç, heykel" gibi haram bir maddeden gömülü bir rikaz bulursa, haram olan suretinden (şeklinden) dolayı bunları mülk edinmesi caiz değildir. Ancak bu haram sureti değiştirmek için onları kırabilir ve kırılmış parçalarını satabilir. Eğer Hilafet mevcutsa, elde edilen bedelin humusu (beşte biri) Müslümanların maslahatlarına ve muhtaçlara harcanmak üzere devlete verilir. Şayet Hilafet mevcut değilse, humus fakirlere, miskinlere ve Müslümanların maslahatlarına verilir; kalan dörtte beş ise bulan kişiye aittir.
Bu hüküm, eğer heykel ve haç meyte (leş) değilse geçerlidir; çünkü bunların kırılması, üzerlerindeki meyte vasfını ortadan kaldırmaz.
Ancak bunlar ölünün (meyte) kemiklerinden veya boynuzlarından yapılmışsa, bunların temizliği veya necaseti konusunda fakihler arasında ihtilaf vardır... Benim tercih ettiğim görüş ise, meyte vasfının bunlar için de geçerli olduğu ve dolayısıyla necis oldukları yönündedir. Zira Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
قَالَ مَنْ يُحْيِ الْعِظَامَ وَهِيَ رَمِيمٌ
"Dedi ki: 'Çürümüş oldukları halde kemikleri kim diriltecek?'" (Yâsîn [36]: 78)
Buradaki "diriltme" (yuhyî) lafzının kemiklerle birlikte kullanılması, meyte kemiğinin de aynı şekilde meyte (cansız/ölü) hükmünde olduğunu ifade eder.
Buna binaen, eğer heykel veya haç meytenin herhangi bir parçasından yapılmışsa, kırılsa dahi ondan yararlanmak caiz değildir. Çünkü meytenin parçaları da meyte hükmündedir ve aynı hükme tabidir.