Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru-Cevap: İslam Şahsiyeti Kitabı 3. Ciltte Geçen "Müşekkik" Kavramının Açıklanması

March 09, 2011
2113

Soru: İslam Şahsiyeti kitabının 3. cildi, 161. sayfası, sayfanın altından 8. satırda şu ifade geçmektedir:

"Müşterek (lafza) gelince; o, namaz (salât) gibidir. Zira namaz hem öğle namazı gibi rükünleri içeren namazlar için, hem de cenaze namazı gibi rüku ve secdesi olmayan namazlar için kullanılır..." (Son)

Sanki bu ifade, kitabın 136. sayfasında açıklanan "müşterek" tanımından farklı görünmektedir. Bu örneğin "müşterek"ten ziyade "müşekkik" tanımına daha yakın olduğu anlaşılıyor. Bu konuyu açıklığa kavuşturmanızı rica ederim, Allah sizi hayırla mükafatlandırsın.

Cevap: Evet, o ifade "müşterek" değil, "müşekkik"tir. Yani doğrusu "Müşekkike gelince; o, namaz (salât) gibidir..." şeklinde olmalıdır.

Burada meselenin sadece kuru bir ezber olarak kalmaması, tam olarak kavranması için bir açıklama yapılması gerekmektedir:

Birincisi: Herhangi bir kelime çeşitli açılardan incelenebilir. Eğer (A) açısından incelenirse sonucu belirli bir sonuç olur, (B) açısından incelenirse sonucu başka bir sonuç olur.

İkincisi: "Müşekkik" (şüpheye düşüren), "müşterek" ile "mütevâtı" arasında yer alan lafızdır:

  • Müşterek: Tek bir lafızdır ancak aralarında (anlamsal bir bağ olmaksızın) farklılık bulunan birden fazla anlamı vardır. Örneğin "ayn" kelimesinin hem "göz", hem "su kaynağı", hem de "casus" anlamına gelmesi gibi...

  • Mütevâtı: Tek bir lafızdır ve incelenen açıdan aralarında tam bir ittifak (uyum) bulunan birden fazla anlama (fertlere) delalet eder. Örneğin "insan" kelimesinin Zeyd ve Amr için kullanılması gibi... Zeyd ve Amr arasında insani fıtri özellikler açısından tam bir ittifak vardır.

  • Müşekkik: Tek bir lafızdır ve birden fazla anlama delalet eder; ancak bu anlamlar arasında bir açıdan farklılık, diğer bir açıdan ise ittifak vardır. Ona bakan kişi, "Acaba bu açıdan mı yoksa şu açıdan mı?" diye şüpheye düşer... Bu yüzden ona "müşekkik" (şüpheye düşüren) denilmiştir.

Açıklamayı örneklerle daha anlaşılır hale getirelim:

"Birincisi" maddesinde belirttiğimiz "inceleme açısı" bakımından namaz (salât) örneğini ele alalım:

  • Eğer lafız; öğle namazı, ikindi namazı, akşam namazı gibi namazlar açısından incelenirse: Bu namazlar; temizlik, kıbleye yönelme, niyet, rükünler ve heyetler (şekiller) bakımından birbirinin aynısıdır. Bu açıdan "namaz" kelimesi mütevâtı kategorisine girer. Çünkü her bir "namaz" ferdi, bu hususlarda diğeriyle eşittir.

  • Eğer lafız; öğle namazı ile cenaze namazı açısından incelenirse: Bunlar temizlik, kıbleye yönelme ve niyet gibi açılardan ittifak (uyum) halindedir. Ancak rüku, secde ve tekbirlerin sayısı gibi açılardan farklılık gösterirler. Bu yüzden bu durum müşekkik babına girer. Çünkü öğle namazı ve cenaze namazı açısından "namaz" kelimesine bakan kimse, onun niteliği hakkında şüpheye düşer: Bu kelime, ittifak ettikleri noktalar açısından "mütevâtı" babında mıdır, yoksa ihtilaf ettikleri noktalar açısından "müşterek" babında mıdır?

  • Eğer bu "namaz" kelimesi vazedilişi (dilsel kökeni) açısından incelenirse; namazın aslen "dua" için vazedildiğini, sonra şer’î manaya nakledildiğini ve bu manada meşhur olduğunu görürüz. Dolayısıyla "namaz" kelimesi bu açıdan menkul-ü şer’î (şer'î olarak nakledilmiş lafız) olur.

  • Eğer bu "namaz" kelimesi beyan ve icmal (açıklık ve kapalılık) açısından incelenirse; açıklamaya muhtaç olduğu için mücmel bir lafızdır.

Buna göre, eğer size "namaz lafzı nedir?" diye sorulursa; soruda araştırmanın hangi açıdan yapıldığı belirtilmedikçe tek bir cevap veremezsiniz. Aksi takdirde yukarıda zikredilen tüm açılardan cevap vermek zorunda kalırsınız.

6 Rebiulahir 1432 H. 9/3/2011 M.

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın