(Hizb ut Tahrir Emiri Alim Atâ b. Halil Ebū’r-Raşta’nın Facebook Sayfası "Fıkhî" Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi)
Soru Cevap
Nazia Rehman’a
Soru:
(Selamun Aleykum Değerli Şeyhim, Allah Teâlâ sizi korusun ve izzetli kılsın.
Kenz (yığma/stoklama) tanımını detaylandırabilir misiniz? Üzerimizde kapitalist sistemin olduğu bu belirsizlik zamanlarında, acil bir durumun ne zaman ortaya çıkacağı bilinmediği ve sağlık harcamalarının veya acil seyahat masraflarının karşılanması çok zor olabileceği için kenara para ayırmamız gerektiğini düşünmek kolaydır.
Ayrıca bazı kültürlerde, evlilik altınlarını çocukların evliliği için bir varlık olarak saklamak çok normaldir.
Bu gerçekliği ve kenzin net tanımını kullanarak lütfen açıklar mısınız; gelecek için tasarruf yapmamız caiz mi yoksa tüm serveti dolaşıma sokmakla mı yükümlüyüz?
Allah hayırla mükafatlandırsın.
Vesselamun Aleykum
Umm Emaan – Pakistan)
Cevap:
Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh.
Başlangıçta, "İktisat Nizamı" kitabında kenzin yasaklanması ve tanımı hakkında yer alan bazı kısımları aktarıyorum:
(Altın ve Gümüşün Kenz Edilmesinin Yasaklanması
... Bu büyük servetler, sahiplerine tasarruf imkanları hazırlar ve büyük gelirler elde etmeye yardımcı olur. Böylece büyük servet, büyük paranın olduğu yerde kalmaya devam eder; çünkü para parayı çeker. Servetin kazanılmasında ve paraların işletilmesi için fırsatların hazırlanmasında çabanın bir etkisi olsa da, bunun ekonomi üzerinde herhangi bir tehlikesi yoktur. Aksine, ferdin servetini geliştirdiği gibi toplumun ekonomik servetini de geliştirir. Ancak asıl tehlike, büyük servet sahibi bazı bireylerin ellerinde kenz edilen (yığılan) paralardan kaynaklanır. Paranın kenz edilmesiyle gelir seviyesi düşer, işsizlik yayılır ve insanlar yoksulluk sınırına ulaşır. Bu yüzden paranın kenz edilmesi sorununun çözülmesi gerekir. Para; mal ile mal, mal ile emek ve emek ile emek arasındaki değişim aracıdır; bu değişimin ölçüsüdür. Eğer piyasadan kaybolursa ve insanların ellerine ulaşmazsa, bu değişim yok olur ve ekonomik çark durur. Bu araç insanların ellerinde ne kadar bol bulunursa, işlerin yürümesi de o derece ileriye doğru ivme kazanır...
... Şunun bilinmesi gerekir ki; bu zarar biriktirmekten (iddihar) değil, kenzden (yığmaktan) kaynaklanır. Tasarruf/biriktirme iş çarkını durdurmaz, onu durduran kenzdir. Kenz ile tasarruf arasındaki fark şudur: Kenz, parayı bir ihtiyaç olmaksızın üst üste yığmaktır; yani parayı piyasadan alıkoymaktır. Tasarruf (iddihar) ise parayı bir ihtiyaç için saklamaktır. Örneğin bir ev inşa etmek, evlenmek, bir fabrika satın almak, bir ticaret başlatmak veya benzeri durumlar için para biriktirmek gibi. Bu tür para toplama eylemi piyasayı ve iş çarkını etkilemez; çünkü bu parayı hapsetmek değil, harcamak için bir araya getirmektir. Harcama konumuna konulduğunda tekrar dolaşıma girecektir. Bu nedenle tasarrufun bir tehlikesi yoktur; tehlike ancak paranın kenz edilmesinde, yani bir ihtiyaç olmaksızın üst üste yığılmasındadır.
İslam, altın ve gümüşün biriktirilmesini (iddihar) caiz kılmıştır; çünkü bu bir ihtiyaç için para toplamaktır. İslam, mükâteb kölenin çalışıp, efendisine olan borcunu ödeyip özgürlüğüne kavuşması için para biriktirmesine izin vermiştir. Bir adamın evlenmek için mehir toplamak amacıyla para biriktirmesine, yine bir kişinin hac farizasını yerine getirmek için para biriktirmesine izin vermiştir. Bu biriktirilen altın ve gümüşlerde, miktarı nisaba ulaşıp üzerinden bir yıl (havl) geçtiğinde zekat verilmesi dışında başka bir yükümlülük kılmamıştır.
Altın ve gümüşün kenz edilmesini yasaklayan ayet indiğinde, bunlar bizzat değişim aracıydı; emekteki çabanın ve maldaki menfaatin ölçüsüydü. İster dirhem ve dinar gibi darp edilmiş olsun, ister külçe gibi darp edilmemiş olsun durum aynıydı. Buna göre nehiy (yasak), değişim aracı olmaları sıfatıyla altın ve gümüşe yöneliktir.
Altın ve gümüşün kenz edilmesini ise İslam, Kur'an'ın açık hükmüyle haram kılmıştır. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
وَالَّذِينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا يُنفِقُونَهَا فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
"Altın ve gümüşü kenz edip (biriktirip) de onları Allah yolunda harcamayanlar var ya, işte onlara elem verici bir azabı müjdele!" (Tevbe Suresi, 34)
Altın ve gümüşü kenz edenler için bu elem verici azap tehdidi, Şari'nin (Allah'ın) kenzi kesin bir şekilde terk etmeyi talep ettiğinin açık bir delilidir. Dolayısıyla altın ve gümüşü kenz etmek haramdır...) İktisat Nizamı kitabından kenz hakkında yaptığım alıntı burada bitmiştir. Bu konu iyice kavranmalıdır çünkü cevaplar buna dayanmaktadır.
Daha önce sizin sorunuza benzer bir soru sorulmuştu ve 13.01.2014 tarihindeki cevabım şu şekildeydi:
(1- Parayı kenz etmek, onu bir ihtiyaç olmaksızın toplamaktır. Eğer meşru bir ihtiyaç varsa; örneğin ev yapmak, arazi satın almak, fabrika kurmak, evlenmek için para biriktiriyorsanız veya çocuklarınızın okul taksitlerini biriktiriyorsanız, araba satın almak istiyorsanız veya benzeri durumlarda bu bir ihtiyaç için toplamadır ve kenz değildir. Bilakis bu, helal bir biriktirmedir ve nisaba ulaşıp üzerinden bir yıl geçtiğinde zekatı verilir.
Ancak hayali bir şey için toplamak kenzdir ve caiz değildir. Örneğin; bir deprem olup evinin yıkılma ihtimaline karşı -o zaman ev yapmak için- para biriktirmek veya parayı üst üste yığıp "bu önümüzdeki yirmi yılın masrafıdır" demek gibi!
2- Kendisinin ve geçindirmekle yükümlü olduğu kişilerin bir yıllık nafakasını karşılayacak kadar para toplaması caizdir ve kenz değildir. Çünkü Rasulullah ﷺ müminlerin annelerine bir yıllık nafakalarını verirdi. Müslim, Ömer (r.a.)'dan şöyle rivayet etmiştir: "Benî Nadîr malları, Müslümanların üzerine at ve deve sürmeksizin Allah'ın Rasulü’ne fey olarak verdiği mallardandı. Bu mallar sadece Nebi ﷺ'e aitti. O, ailesinin bir yıllık nafakasını buradan ayırır (harcardı), geri kalanı da Allah yolunda hazırlık olsun diye at ve silah alımına harcardı." Nevevî, Sahih-i Müslim şerhinde şöyle der: "Ailesine bir yıllık nafakasını harcardı sözünün anlamı; onlar için bir yıllık nafaka ayırırdı demektir. Fakat yıl dolmadan önce onu hayır yollarına harcardı, dolayısıyla üzerinden bir yıl geçmezdi..." Bu nedenle, bir yıllık nafaka için para biriktirmek kenz değildir ve nisap miktarına ulaşırsa ve üzerinden bir yıl geçerse zekatı verilir.
3- Çalışan bir kadın, evlenmesine yardımcı olması için para biriktirirse bu kenz değildir... Aynı şekilde çocukları olduğunda onların okul taksitlerini veya ihtiyaçlarını karşılamak için biriktirmesi caizdir... Tüm bunlar kenz değildir, ancak üzerinden bir yıl geçtiğinde nisabın zekatı verilir.
4- Aynı durum erkek için de geçerlidir; evlenmek için para biriktirmesi caizdir ve bu kenz değildir. Çocukları olduğunda onların okul taksitlerini veya ihtiyaçlarını karşılamak için biriktirmesi de caizdir... Tüm bunlar kenz değildir, ancak üzerinden bir yıl geçtiğinde nisabın zekatı verilir.
5- Gerçekleşmesi uzak ihtimal olan afetlere karşı önlem olarak; deprem olursa evleri yıkar, mülkleri mahveder diyerek para toplamak... ve bu tür olağan dışı durumlar için ihtiyat amacıyla para biriktirmek istemek caiz değildir.
6- Allah'ın kendilerine kendisinin ve ailesinin bir yıllık nafakasından fazla para verdiği, harcanacak bir ihtiyacı da bulunmayan kişiler için gördüğüm çözüm şudur: Mal sahibi bu parayı sanayi, ticaret veya tarım gibi helal bir projede yatırım yaparak değerlendirmeli, sadaka vermeli, yetimlere bakmalı veya sahih hayır kapılarına harcamalıdır. Parayı harcamaksızın üst üste yığıp bekletmemelidir. Aksi takdirde, kenz hükmü yani "harcanmak istenen bir ihtiyaç olmaksızın parayı saklamak" hükmü ona uygulanır ki bu haramdır.)
Umarım bu yeterli olmuştur.
Kardeşiniz Atâ b. Halil Ebū’r-Raşta
14 Cemaziyelevvel 1440 H. 20.01.2019 M.
Emir'in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki Emir'in (Allah onu korusun) Google Plus sayfasındaki cevap linki