Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru Cevabı: Kefaret Orucunda Peş Peşe Olma Zorunluluğu

June 30, 2022
3319

Hizb ut-Tahrir Emiri Celil Âlim Ata bin Halil Ebu el-Raşta’nın Sosyal Medya Sayfası "Fıkhî" Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi

Soru Cevabı

Kefaret Orucunda Peş Peşe Olma Zorunluluğu

Kime: Ebu Hanife eş-Şami

Soru:

Allah sizi mübarek kılsın değerli Emirimiz,

Eğer kişi iki aylık oruca örneğin Zilkade ayında başlarsa, Kurban Bayramı günü oruç tutması caiz midir? Yoksa o günde iftar ederek peş peşeliği bozması ve daha sonra kaza etmesi mi caizdir?

Bilgilendirmenizi rica ederim, Allah sizi mübarek kılsın.

Cevap:

Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh,

Siz bu sorunuzla, 15 Şaban 1443 H. (18/03/2022 M.) tarihinde, hataen adam öldürme kefareti ve köle bulamayan kimsenin tutması gereken iki aylık kefaret orucuna Ramazan ayının dahil edilip edilemeyeceği hakkında yayınladığımız soru cevaba yorum yapıyorsunuz...

İki aylık oruçta peş peşeliği (tâbi olmayı) ve eğer Zilkade ayında başlarsa Kurban Bayramı günü oruç tutup tutamayacağını, ayrıca Kurban Bayramı'nda iftar ederek peş peşeliği kesip kesemeyeceğini soruyorsunuz.

Buna cevap şu şekildedir:

1- Hataen adam öldürme kefaretinin hükmü Allah Teâlâ’nın şu kavlinde geçmektedir:

وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ أَنْ يَقْتُلَ مُؤْمِناً إِلَّا خَطَأً وَمَنْ قَتَلَ مُؤْمِناً خَطَأً فَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ إِلَى أَهْلِهِ إِلَّا أَنْ يَصَّدَّقُوا فَإِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ عَدُوٍّ لَكُمْ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَإِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ مِيثَاقٌ فَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ إِلَى أَهْلِهِ وَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ تَوْبَةً مِنَ اللَّهِ وَكَانَ اللَّهُ عَلِيماً حَكِيماً

"Bir müminin bir mümini hataen olması dışında öldürmesi asla caiz değildir. Kim bir mümini hataen öldürürse, mümin bir köle azat etmesi ve ölenin ailesine teslim edilecek bir diyet ödemesi gerekir; ancak onların (ailesinin) bunu sadaka olarak bağışlaması müstesnadır. Eğer (öldürülen), kendileriyle aranızda düşmanlık bulunan bir topluluktan olup mümin ise, o zaman mümin bir köle azat etmek gerekir. Eğer sizinle aralarında anlaşma bulunan bir topluluktan ise, ailesine teslim edilecek bir diyet ve mümin bir köle azat etmek gerekir. Bunları bulamayan kimse, Allah tarafından tevbesinin kabulü için peş peşe iki ay oruç tutmalıdır. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir." (Nisa Suresi [4]: 92)

Bu ayet-i kerimeye göre, köle bulunamaması durumunda istenen şey peş peşe iki ay oruç tutmaktır. Bu da demektir ki, kefaret olarak oruç tutması gereken kişi, ayette istenen "iki ay peş peşe oruç tutma" şartını gerçekleştirebileceği bir zamanda oruca başlamalıdır. Zilkade ve Zilhicce aylarında bu pek mümkün değildir; çünkü Kurban Bayramı günü ve teşrik günlerinin girmesiyle oruç kesintiye uğrar...

Bu nedenle, hataen adam öldürme kefareti ile yükümlü olan kimsenin, bu ayet uyarınca, kaçınması mümkün olan herhangi bir kesinti olmaksızın peş peşe iki ay oruç tutma imkânını araması gerekir. Bu durum, önceki soru cevabımızda açıkladığımız gibidir.

Bilgi mahiyetinde, Kuveyt Fıkıh Ansiklopedisi'nde (el-Mevsuatu'l Fıkhiyye), iki bayram ve teşrik günlerinde iftar etmenin peş peşeliği bozup bozmayacağı meselesindeki mezhep görüşleri şu şekilde zikredilmiştir:

"[Kefaret oruçlarında peş peşeliği bozan durumlar:

Kefaret orucunda peş peşelik, fakihlerin zikrettiği şu hususlarla kesintiye uğrar:

................

C- Ramazan'ın, iki bayramın ve teşrik günlerinin girmesi:

12- Hanefiler, Ramazan ayının, Ramazan Bayramı'nın veya Kurban Bayramı'nın ve teşrik günlerinin girmesinin kefaret orucunu kestiği görüşündedirler. Çünkü Ramazan orucu farzdır ve geri kalanlarda (bayramlarda) oruç tutmak haramdır. Ayrıca kişinin, içinde bu zikredilenlerin olmadığı iki ay bulma imkânı vardır. Bu, aynı zamanda esir olmayan kişi hakkında Şafiilerin de görüşüdür. Esir olan kimse kendi içtihadıyla oruç tutar da, iki ay dolmadan Ramazan veya bayram girerse, peş peşeliğin bozulup bozulmayacağı hususunda, hastanın iftarıyla bozulup bozulmayacağı konusundaki ihtilaf geçerlidir.

Malikiler ise şunu zikretmişlerdir: Bayram günü kasten iftar etmek kefaret orucunun peş peşeliğini bozar. Tıpkı zıhar kefareti için Zilkade ve Zilhicce aylarında, bayramın bu sürece denk geleceğini bildiği halde kasten oruca başlaması gibi. Ancak bunu bilmezse durum farklıdır ve peş peşelik bozulmaz. Örneğin Zilhicce ayının Muharrem olduğunu sanarak oruca başlaması ve sonradan durumun farklı çıkması gibi...

Hanbeliler ise kefaret orucunun bu durumlarda mutlak olarak kesilmeyeceği görüşündedirler. Çünkü Ramazan orucu Şer’in emriyle farzdır; aynı şekilde iki bayram ve teşrik günlerinde iftar etmek de Şer’in emriyle vaciptir. Yani Şeriat o zaman diliminde, tıpkı gece gibi, oruç tutulmasını engellemiştir.]" Alıntı bitti.

Bu demektir ki; Hanefiler, Şafiiler ve Malikiler bayram günü iftar etmenin kefaretin iki aylık peş peşeliğini bozacağı görüşündedirler; yani kefaret sahibi iki aylık hesaba yeniden başlamalıdır. Hanbelilere göre ise Kurban Bayramı'nda iftar etmekle kefaret orucunun peş peşeliği bozulmaz.

2- Kurban Bayramı günü ve teşrik günlerinde oruç tutmaya gelince; bu caiz değildir. Zira Müslim, Ebu Hureyre (ra)’dan naklettiğine göre Resulullah ﷺ:

نَهَى عَنْ صِيَامِ يَوْمَيْنِ يَوْمِ الْأَضْحَى وَيَوْمِ الْفِطْرِ

"İki günün; Kurban Bayramı günü ile Ramazan Bayramı gününün orucunu yasakladı." (Müslim)

Yine Müslim, Nübeyşe el-Huzeli’den naklettiğine göre Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur:

أَيَّامُ التَّشْرِيقِ أَيَّامُ أَكْلٍ وَشُرْبٍ

"Teşrik günleri yeme ve içme günleridir." (Müslim)

Bu demektir ki, kefaret sahibi, eğer kefaret orucu bu günleri kapsıyorsa Kurban Bayramı ve teşrik günlerinde oruç tutamaz. Aksine bu günlerde iftar etmesi gerekir. Bu günlerde iftar etmesi ise Zilkade ayında başladığı kefaret orucundaki peş peşeliğin kesilmesi anlamına gelir. Bu da kefaret orucunda şer'an talep edilen peş peşeliğin bozulması sebebiyle, daha önce tuttuğu oruçlardan başka, yeniden peş peşe iki ay oruca başlaması gerektiği anlamına gelir.

3- 15 Şaban 1443 H. (18/03/2022 M.) tarihinde yayınladığımız soru cevabı incelerken, görünüşe göre sehven bir yazı hatası yapıldığı dikkatimizi çekmiştir. Söz konusu cevapta şöyle denilmiştir:

"[... Hataen adam öldürme kefareti, azat edecek kölesi olmayan kimse için peş peşe iki ay oruç tutmak veya altmış fakiri doyurmaktır, nitekim ayet-i kerimede şöyle buyurulmuştur: ﴿وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ أَنْ يَقْتُلَ مُؤْمِناً إِلَّا خَطَأً وَمَنْ قَتَلَ مُؤْمِناً خَطَأً فَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ إِلَى أَهْلِهِ إِلَّا أَنْ يَصَّدَّقُوا فَإِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ عَدُوٍّ لَكُمْ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَإِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ مِيثَاقٌ فَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ إِلَى أَهْلِهِ وَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ تَوْبَةً مِنَ اللَّهِ وَكَانَ اللَّهُ عَلِيماً حَكِيماً﴾]."

Önceki cevapta geçen: "azat edecek kölesi olmayan kimse için peş peşe iki ay oruç tutmak veya altmış fakiri doyurmaktır" ifadesi, "azat edecek" kelimesine kadar doğrudur. Ancak "veya altmış fakiri doyurmaktır" cümlesi doğru değildir. Çünkü hataen adam öldürme kefaretinde altmış fakiri doyurmak yoktur ve cevapta yer alan ayette de altmış fakiri doyurmaktan bahsedilmemektedir. Aksine cevabın kendisinde, oruç tutamayan kişinin üzerine doyurma yükümlülüğü olmadığı belirtilmiştir... Nitekim söz konusu cevabın 3. maddesinde şöyle geçmektedir:

"Benim tercih ettiğim görüş şudur ki; yukarıda zikrettiğimiz geçerli bir sebeple oruç tutamazsa, üzerine bir şey gerekmez; ancak Allah'tan mağfiret diler ve nafilelerle O'na yakınlaşmaya çalışır. Allah Gafur ve Rahimdir. Hataen adam öldürme kefaretini neden zıhar kefaretine kıyaslamadığımıza gelince; çünkü kefaretlerde kıyas yoktur, onlar illetlendirilmemiştir... vb."

Buna göre, bu cümle ("veya altmış fakiri doyurmaktır") bu kısma sehven konulmuş gibi görünmektedir; zira söz konusu cevabın geri kalan kısımlarıyla çelişmektedir. Doğru olan, hatalı cümleyi çıkararak şu şekilde söylemektir:

"[... Hataen adam öldürme kefareti, ayet-i kerimede geçtiği üzere azat edecek kölesi olmayan kimse için peş peşe iki ay oruç tutmaktır: ﴿وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ أَنْ يَقْتُلَ مُؤْمِناً إِلَّا خَطَأً وَمَنْ قَتَلَ مُؤْمِناً خَطَأً فَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ إِلَى أَهْلِهِ إِلَّا أَنْ يَصَّدَّقُوا فَإِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ عَدُوٍّ لَكُمْ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَإِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ مِيثَاقٌ فَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ إِلَى أَهْلِهِ وَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ تَوْبَةً مِنَ اللَّهِ وَكَانَ اللَّهُ عَلِيماً حَكِيماً﴾. Ayetten açıkça anlaşıldığı üzere, istenen şey kefaret için bu iki ayın oruçlu geçirilmesidir. Dolayısıyla kefaret dışındaki bir sebeple farz kılınan başka bir oruç, örneğin Ramazan orucu buna dahil edilemez. Zira Ramazan orucu hakkındaki şer’î nass: ﴿شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِي أُنْزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ﴾ şeklindedir ve hataen adam öldürme kefaretinin nassından farklıdır, bu yüzden birbirine karışamazlar.]"

Cevabın netleştiğini umuyorum.

Kardeşiniz Ata bin Halil Ebu el-Raşta

28 Zilkade 1443 H. 27/06/2022 M.

Emir'in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: Facebook

Emir'in (Allah onu korusun) web sayfasındaki cevap linki: Web

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın