Hizb-ut Tahrir Emiri Büyük Alim Ata Bin Halil Ebu Reşte’nin Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi
“Fıkhi” Sorulara Verilen Cevaplar
Yaser Hudayr'a
Soru:
Yani ticaret mallarının zekatı, satılmak üzere sergilenen malın değeri üzerinden mi verilir? Yani müzekkinin (zekat verenin) müşterilerine satış fiyatı üzerinden mi hesaplanır, yoksa malı satın aldığı maliyet değeri üzerinden mi?
Örneğin 10 bin değerinde cep telefonu satın aldım ve bunları 15 bine satıyorum. Zekat 15 bin üzerinden mi hesaplanır?
Anladığım doğru mudur?
Cevap:
El-Emval (İslam Devleti’nde Mallar) kitabında şöyle geçmektedir: [Ticaret Mallarının Zekatı
Urud’ul Ticaret (ticaret malları); nakit (para) dışında kâr amacıyla alım satıma konu olan yiyecek, giyecek, mobilya, sanayi ürünleri, hayvan, maden, toprak, bina ve benzeri her türlü eşyadır.
Ticaret için edinilen mallarda zekat farzdır ve bu konuda Sahabeler arasında bir ihtilaf yoktur. Semura bin Cündub’dan şöyle rivayet edilmiştir:
أَمَّا بَعْدُ، فَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ ﷺ كَانَ يَأْمُرُنَا أَنْ نُخْرِجَ الصَّدَقَةَ مِنَ الَّذِي نُعِدُّ لِلْبَيْعِ
“Bundan sonra; şüphesiz ki Resulullah ﷺ bize, satmak için hazırladığımız şeylerden zekât çıkarmamızı emrederdi.” (Ebu Davud)
Ebu Zer’den, Nebi ﷺ’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
وَفِي الْبَزِّ صَدَقَتُهُ
“Kumaşlarda (ticaret mallarında) zekât vardır.” (Darukutni ve Beyhaki)
El-Bezz: Ticareti yapılan elbise ve kumaşlardır. Ebu Ubeyd, Ebu Amra bin Hamas’tan, o da babasından şöyle rivayet etmiştir: “Ömer bin el-Hattab bana uğradı ve ‘Ey Hamas, malının zekatını öde’ dedi. Ben de ‘Benim ok kılıfları ve deriden başka malım yok’ dedim. Bunun üzerine Ömer, ‘Onlara değer biç ve sonra zekatını öde’ dedi.” Abdurrahman bin Abdülkari’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Ömer bin el-Hattab zamanında Beytülmal’den sorumluydum. Atiyye (maaş) dağıtımı çıktığında tüccarların mallarını toplar, hazır olan ve olmayan mallarını hesaplar, sonra hazır olan maldan hem mevcut hem de gaip (yolda olan) malların zekatını alırdı.” (Ebu Ubeyd). Aynı şekilde İbn Ömer’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Ticaret kastıyla tutulan köle veya kumaşlarda zekat vardır.” Ticarette zekatın farziyeti Hz. Ömer, oğlu Abdullah, İbn Abbas, yedi fakih (Fukaha-i Seb'a), Hasan-ı Basri, Cabir, Tavus, Nehai, Sevri, Evzai, Şafii, Ahmed, Ebu Ubeyd, Ashab-ı Rey, Ebu Hanife ve diğerlerinden rivayet edilmiştir.
Ticaret mallarının değeri altın veya gümüş nisabına ulaşır ve üzerinden bir yıl (havl) geçerse zekat farz olur.
Eğer tüccar ticaretine nisaptan az bir malla başlar ve sene sonunda malı nisaba ulaşırsa, ona zekat gerekmez. Çünkü nisabın üzerinden bir yıl geçmemiştir. Ancak bu nisaba ulaştıktan tam bir yıl geçtikten sonra zekatını ödemesi gerekir.
Eğer tüccar ticaretine nisabı aşan bir malla başlarsa; örneğin ticaretine bin dinar ile başlayıp sene sonunda ticareti büyür, kâr eder ve değeri üç bin dinara ulaşırsa, başladığı bin dinarın değil, üç bin dinarın zekatını vermesi gerekir. Çünkü kâr asıla tabidir ve kârın senesi (havl), elde edildiği asıl malın senesiyle aynıdır. Tıpkı keçi yavruları veya koyun kuzuları gibidir; bunlar da anaçlarıyla birlikte hesaplanır ve zekatları verilir, çünkü onların senesi annelerinin senesidir. Aynı şekilde malın kârı da, kârın elde edildiği asıl malın senesine tabidir. Sene dolduğunda tüccar, ticaret mallarını değerlendirir (fiyatlandırır). İster develer, sığırlar ve koyunlar gibi bizzat kendilerine zekat düşen mallar olsun; ister giysiler, sanayi ürünleri, toprak veya binalar gibi bizzat kendilerine zekat düşmeyen mallar olsun, hepsini altın veya gümüş üzerinden tek bir değerlendirmeye tabi tutar. Eğer altın veya gümüş nisabına ulaşmışsa kırkta birini (%2,5) hesaplar ve bunu tedavüldeki nakit para ile öder. Eğer kendisi için daha kolaysa zekatını malın kendisinden de verebilir. Örneğin koyun, sığır veya elbise ticareti yapıyorsa ve vermesi gereken zekat miktarı bir koyun, bir sığır veya bir elbise değerindeyse, ister parasını verir isterse malın kendisini (koyun, sığır veya elbise) verir; hangisini dilerse onu yapar.
Bizzat kendilerine zekat farz olan develer, sığırlar ve koyunlar gibi mallar eğer ticaret için tutuluyorsa, bunlara 'hayvan zekatı' değil 'ticaret malı zekatı' uygulanır. Çünkü bunları elinde tutmaktaki amaç üretim değil, ticarettir...].
Bu doğrultuda, ticarete başlandığında mal değerlendirilir; eğer nisaba ulaşıyorsa bu, senenin başlangıcı sayılır. Senenin sonunda mal tekrar değerlendirilir ve zekatın farz olduğu andaki bu değerlendirmeye göre zekat ödenir. Yukarıda belirtildiği gibi, ticaretin değeri hesaplanırken kâr da buna eklenir; kârın üzerinden bir yıl geçmemiş olsa bile kârın senesi ana sermayenin senesi sayılır.
Yani ticaretin değerlendirilmesi, önce nisaba ulaşıldığında, sonra da nisap başlangıcından itibaren bir yıl geçtikten sonra, yani zekatın farz olduğu vakitte yapılır.
Bu cevabın yeterli olacağını umuyorum. Allah en iyi bilendir ve hüküm sahibidir.
Kardeşiniz Ata Bin Halil Ebu Reşte
28 Şaban 1444 H. 20/03/2023 M.
Emir’in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevabın linki