Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru Cevap: "Bir Kısmı Gerçekleştiği İçin Zannî Bir Hadis Mütevatir Derecesine Yükselir mi?"

January 28, 2013
4215

Soru:

Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh. İslam fikrini yaymak için insanlarla etkileşim kurduğumuzda delil getirdiğimiz ve Rasulullah (sav)’in müjdesiyle sevindiğimiz, sübutu zannî olan bazı hadisler var. Örneğin şu hadis gibi:

تَكُونُ النُّبُوَّةُ فِيكُمْ مَا شَاءَ اللهُ أَنْ تَكُونَ... ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ نُبُوَّةٍ

"Aranızda Allah’ın dilediği kadar nübüvvet kalacaktır... Sonra nübüvvet minhacı üzere (tekrar) Hilafet olacaktır." (Ahmed b. Hanbel)

Sorum şudur: Bu hadis zannîdir ve ümmetin içinden geçtiği siyasi hallerden bahsetmektedir. Hadisin anlamından, Nebi (sav)’in bu halleri beş döneme ayırdığını görüyoruz (Nübüvvet - Râşidî Hilafet - Isırıcı Saltanat - Cebri Yönetim - Râşidî Hilafet). Hadisin beşte dördünün ümmetin başına geldiğini/gerçekleştiğini gördüğümüzde, bir kısmının vuku bulmuş olması hasebiyle bu hadis mütevatir derecesine yükselmez mi?

Cevap:

Amelî anlam taşıyan bir hadis, ister mütevatir ister zannî olsun yeterlidir. Bilakis hadis sahih olduğu sürece, içerdiği farziyete uygun olarak kişiyi güçlü bir şekilde amele sevk eder.

Örneğin şu hadis:

لَتُفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ، فَلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا، وَلَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ الْجَيْشُ

"İstanbul (Konstantiniyye) mutlaka fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur." (Ahmed b. Hanbel)

Bu bir haber (bilgi) olmasına rağmen amelî bir anlam taşımaktadır. Bu sebeple her Müslüman yönetici, bu hadisin kendi elleriyle gerçekleşmesi için hırslı davranmıştır. Allah bu fethi "Fatih Sultan Mehmed"e nasip edene kadar Konstantiniyye’ye birçok ordu gönderilmiştir. Yahudi varlığı ile savaşılması ve onun ortadan kaldırılmasına dair hadis de böyledir... Yine nübüvvet minhacı üzere gelecek olan Hilafet hadisi de bu kabildendir. Hadis sahih olduğu sürece, mütevatir olup olmaması meseleyi etkilemez. Bizler, inşallah bu hadisin ellerimizde gerçekleşmesi için var gücümüzle yürüyoruz, onunla hayra seviniyoruz, er ya da geç gerçekleşeceğine dair mutmain oluyoruz ve mütevatir mi yoksa ahad mı olduğunu bilmek için derinliklerine dalarak kendimizi yormuyoruz.

Tüm bunlarla birlikte, hadisin bir kısmının gerçekleşmiş olması, geri kalan kısmının gerçekleşeceğine dair itminanı artırır. Tıpkı Konstantiniyye'nin fethi gerçekleştikten sonra Roma'nın fethine dair itminanın artması gibi; zira her iki şehrin fethi de Rasulullah (sav)’in bir başka hadisinde zikredilmiştir. Ancak yukarıda belirttiğim gibi, hadis amelî bir mana taşıdığı için onun mütevatirliği hakkında derin tartışmalara girmeye gerek yoktur. Çünkü zannî olan sahih hadis; amel etmek, tasdik etmek, mutmain olmak ve gerçekleşmesiyle müjdelenmek için yeterlidir. Müslüman, bu fazileti kazanmak için hırslı davranır.

"Bir kısmı gerçekleştiğine göre onu mütevatir sayamaz mıyız?" sözünüze gelince; mütevatir hadisin, hadis usulü ilminde mütevatir olarak kabul edilmesi için senetle ilgili belirli şartları vardır. Yani bu ilimde mütevatir hükmü, hadisin gerçekleşip gerçekleşmediğinin gözlemlenmesine bağlı değildir. Çünkü mütevatir hükmü, hadisin senedine ve eklerine göre verilir. Buna rağmen, hadisin bazı kısımlarının gerçekleşmesi, onun sıhhat derecesine karşı nefisteki itminanı artırır ve geri kalan kısmın gerçekleştirilmesi için güç ve kararlılıkla çalışmaya teşvik edici bir motivasyon olur.

Başarı Allah’tandır.

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın