Abu Alabed Alansary’ye
Soru:
Selamun Aleykum, Değerli Şeyh, Allah seni korusun, hayrını artırsın ve size zafer nasip etsin.
Hizb ut-Tahrir’e bir mesaj;
Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh,
Belki de meseleleri detaylandırmak, belirli bir tasavvur sunmak ve buna binaen fikri ortaya koymak, vakayı iyi okuyup güvendiğimiz (asla yalan söylemeyen öncü) kişilerin bu konudaki isabetli görüşünü almak adetimizdir. Allah sizden razı olsun.
Ancak ben doğrudan konuya gireceğim ve mesajım sadece tek bir sorudan ibarettir.
Parti (Hizb), ne zaman Şam devrimine destek amacıyla Müslümanların yaşadığı beldelerde ve başkentlerde kamuoyunu harekete geçirmeye yönelecektir?
Birisi diyebilir ki; devrimin gidişatı, izleyeceği yol ve gelekte geçeceği aşamalar, vakıasına ve durumuna göre, özellikle de lehine olan sürprizler veya ona karşı kurulan tuzaklar ışığında ele alınacaktır. Her aşamanın vakıasını, yeni gelişmelere ve buna bağlı uluslararası tutumlara göre okumamız kaçınılmazdır.
Şüphesiz olayların hızı artmaya başladı ve "kemik kırma" aşamaları giderek şiddetleniyor. Bu devrim ya Allah Azze ve Celle’ye tevekkül edip sabredecek ya da asıl düşman ve araçlarından önce, sözde dost ve yakınlardan gelen baskılara ve komplolara boyun eğecektir.
Kısaca cevap veriyoruz ve diyoruz ki; şüphe yok ki Şam devrimi temiz, mübarek ve ihlaslıdır. Ancak ne siyasi taraflarla (Ulusal Meclis veya Ulusal Koalisyon gibi) sınırlı kalmış ne de askeri konseylerdeki askeri oluşumlara sirayet etmiş olan, devrime tırmanmaya çalışanların ve bizzat kendi evlatlarının pisliğinden de ari kalmamıştır.
Müslümanlar olarak, ihlasına ve Ümmet içindeki çalışmalarına güvendiğimiz kişilere soru sormak hakkımızdır. Zira sizler, Allah Azze ve Celle'den sonra bu Ümmetin liderlik ve gençler olarak umudusunuz.
Sorumu şu tasavvur üzerine bina ettim:
Sözlerimin bir dikte olarak anlaşılmamasını rica ederim, zira biz sizden öğreniyoruz.
İslam dünyasının başkentlerini harekete geçirmek, Ümmeti canlandırıp uyandırmaz mı? Böylece Ümmet, Şam’daki kardeşlerine her türlü yolla yardım etmek için bir çıkış yolu aramaz mı?
Ayrıca, Ümmetin bütünüyle yanlarında olduğunu gördüklerinde, bu durum Şam halkının kararlılığını ve direncini güçlendirecek, onlara destek olacak ve Hak üzere sebatlarını artıracak olumlu bir sonuç doğurmaz mı? Hain Koalisyon’un ve devrime tırmanan muhalefetin yarattığı bu durgunluk ve moral bozukluğundan sonra, Ümmetin bütünüyle yanlarında olduğunu gördüklerinde bu güçleri artmaz mı?
Sonra, Ümmetin safını başta sömürgeci Batılı kafir devletler ve onların başı Amerika olmak üzere düşmanlarına karşı varlığını kanıtlamak için birleştirmek, içerideki devrime ve ardından farklı yerlerdeki tüm Ümmete olumlu yansımaz mı? Amerika’ya güçlü bir mesaj vererek: "Biz tek bir ümmetiz, uyanıyoruz; devrimlerimizi çiğneyip meyvelerini toplamanıza izin vermeyeceğiz ve elimizdeki her şeyle size karşı duracağız" diyemez miyiz?
Sevgili Şeyhim, Allah seni korusun ve gözetsin. Ey hayır, bereket ve apaçık fethin vesilesi, inşallah fetih senin ellerinle olur. İlan et ve tekbir getir! Allah’a yemin olsun ki, senin vuracak elin olacağız.
Eğer iyilik yaptıysak Allah’tandır, eğer hata yaptıysak nefsimizden ve şeytandandır. Allah Azze ve Celle’ye sığınırız.
Kardeşiniz Abu Alabed Alansary / Beytu’l Makdis – Filistin
Cevap:
Değerli kardeşim Abu Alabed Alansary,
Ve Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuh.
Mesajını aldım, kerim bir kardeşten gelen kerim bir mesaj...
Şam ve devrimi konusuna gelince; bildiğin gibi, Parti ve vilayetleri olarak en çok yayın yaptığımız bölge Şam’dır. Elimizden geldiğince hiçbir küçük veya büyük meseleyi açıklamasız bırakmadık. Sadece yazılı açıklamalarla yetinmeyip sesli konuşmalar da yayınladık...
Şam’da olup bitenlerin tamamının temiz olmadığına gelince; bu doğrudur ve bunu daha önce açıklamıştık. Oradaki gerçek durum şu şekildedir:
Batı kültürüyle aldatılmış, onun fikir ve kavramlarından büyülenmiş az bir kesim; Batı’nın dediklerini söylüyor, dini hayattan ayıran laik demokratik sivil devlet çağrısı yapıyor...
Bu azınlıktan sayıca daha fazla ve daha ağır basan başka bir kesim... Onlar, gözlerinde perde olan Müslümanlardır: İslam’ı seviyorlar ve Hilafet istiyorlar, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in sancağına aşıktırlar. Ancak sömürgeci devletleri kışkırtma korkusuyla sevdiklerini ve istediklerini ilan etmiyorlar, sözde vatanseverleri kızdırma korkusuyla o sancağı kaldırmıyorlar!
İslami hüküm (yönetim) çağrısı yapan bir kesim ise iki kısımdır:
Bir kısmı maddi ameller kullanıyor ve İslami yönetim çağrısı yapıyor; ancak İslam’ın fikirleri, hükümleri ve gelişen olaylar hakkında tam ve doğru bir bilince sahip değil...
Diğer kısmı ise sadık ve ihlaslıdır; İslami yönetimi, "Raşidi Hilafeti", Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in izlediği yol üzere istiyor ve ehlinden Nusret talep ediyor...
Değerli kardeşim, biz tüm çalışmalarımızda Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in metoduna bağlı kalıyor, eğri çizginin yanına doğru çizgiyi koyuyor, hakkı ortaya çıkarıyor ve ona teşvik ediyoruz. Bu sadece Şam’da değil, diğer bölgelerde, özellikle de Şam’a komşu olan yerlerde gerçekleştirdiğimiz ve Allah’ın izniyle şahit olunan çalışmalardır. Allah Subhanehu ve Teala’dan yardım ve başarı dileriz.
Kardeşiniz Ata bin Halil Ebu’r Raşte
Emir’in Facebook sayfasındaki cevap linki: Facebook
Emir’in web sitesindeki cevap linki: Emir
Emir’in Google Plus sayfasındaki cevap linki: Google Plus