"Hizb ut-Tahrir Medya Ofisi Radyosu; ilim ve edebiyat dünyasının seçkin isimlerinden, büyük âlim Fethi Muhammed Selim 'Ebu Gazi'nin vefatını derin bir teessürle duyurur. Seksen yaşını aşan ömrünü; Allah ve Rasulü’nün davasına, her türlü zorluk ve imtihan karşısında eğilmeden, azminden ve kararlılığından ödün vermeden, basiret üzere hakta sabit kalarak vakfeden Ebu Gazi, Ürdün’de geçirdiği bir ameliyat sonrası Rabbine irtihal etmiştir.
O, hak karşısında dimdik duran, Allah yolunda kınayanın kınamasından korkmayan heybetli bir dağ gibiydi. Ölüm kendisine gelene dek Allah’a kulluk ve ibadet üzereydi. Biz kimseyi Allah’a karşı temize çıkarmayız.
Allah şehidimize ve tüm Müslümanlara rahmet eylesin; onu peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle haşreylesin. Onlar ne güzel arkadaştır.
Ayrılığın bizi mahzun etti ey Ebu Gazi!
إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ
“Şüphesiz biz Allah’a aitiz ve sonunda yine O’na döneceğiz.” (Bakara [2]: 156)"
Dava Arkadaşı ve Kardeşinden Bir Kelam:
BismillahirRahmanirRahim
Ya Rabbi, Merhametine Muhtacız
Rabbim, senin yanına, komşuluğuna göçen ilk neslin birer birer gidişine şahitlik etmeye devam ediyoruz. Bu, senin bir lütfun ve ihsanındır; zira onlar sevdiklerine, Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e ve ashabına kavuşuyorlar. Ancak biz, onların ektikleri hayır başaklarının hasadını görmelerini, diktikleri o güzel fidanların meyvelerinden tatmalarını isterdik. Yine de deriz ki; hayır senin seçtiğindedir ey Sübhan olan Allah'ım! Güç ve kuvvet ancak Allah’ındır.
Rabbim, hâlâ dikenlerle örtülü, zalimlerin kuşattığı zorlu bir yolda yürüyoruz. Buna rağmen, dikenleri sökerken ellerimizden akan kanlara aldırmadan, senin izninle yolu düzlemek için gayret ediyoruz. Zulmü ortadan kaldırmak, ümmeti ayağa kaldırmak ve onu saadete erdirmek için zalimlerin karşısında dimdik duruyoruz; ne onların baskısından, ne eziyetlerinden, ne de zindanlarında şehit olmaktan korkuyoruz. Rabbim, bizler İslam'ın nuruyla karanlığı aydınlatmak için yanan mumlar gibiyiz. Bu uğurda çalışanların ecri ne güzeldir!
Hâlâ sevdiklerimizin, son bir veda bile edemeden Refik-i A'lâ'ya göçtüğünü görüyoruz. Babam vefat ettiğinde ben zalimlerin zindanlarından birindeydim; sonra annem vefat etti, ben başka bir zindandaydım. Ardından ağabeyim vefat etti, ben ondan uzakta, gurbetteydim. Şimdi de kardeşim, amcam, değerlim senin komşuluğuna göçüyor ve ben yine ondan uzakta, gurbetteyim. Şüphesiz biz Allah'tan geldik ve O'na döneceğiz.
Son olarak, bize dua etmeyi emrettin ve icabet sözü verdin. Sen vaadinden dönmezsin. Allah'ım, düşmanları bize güldürme! Onların, "Hilafet davetçileri boşuna uğraşıyorlar, ömürleri tükendi ama Hilafetleri hâlâ kurulmadı!" diyerek bizimle alay etmelerine fırsat verme! Allah'ım, bize o büyük zaferini çabuklaştır, bize apaçık bir fetih nasip eyle! Bir elimizde Liva, diğerinde Raye varken zalimlerin yüzüne Hilafeti haykıralım ve onlara şöyle nida edelim:
قُلْ مُوتُوا بِغَيْظِكُمْ
“De ki: Öfkenizle geberin!” (Âl-i İmrân [3]: 119)
Eğer siz haksız yere bizimle alay ettiyseniz, biz de haklı olarak sizinle alay ediyoruz; siz aşağılık olanlardansınız. Amin ya Rabbi!
Son söz olarak; senden diliyoruz ki Rabbim, bugünden sonra ilk nesilden hiç kimse, senin izninle yakın zamanda kurulacak olan Hilafet’in gölgesi altında olmadan ruhunu teslim etmesin.
Allah, Müslümanların ve bizim kaybımız olan o seçkin âlimlerden Ebu Gazi’ye rahmet eylesin. Allah onu peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle haşreylesin. Onlar ne güzel arkadaştır.
Kulun, Affını ve zaferini uman...
21 Şevval 1429 H 20/10/2008 M