Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Ata bin Halil Ebu’r Raşta’nın H. 1446 - M. 2025 Yılı Mübarek Ramazan Ayının Gelişi Münasebetiyle Sayfa Ziyaretçilerine Yönelik Tebriği

March 09, 2025
2312
استمع للمقال

İnsanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmete... Allah’ın kendisine itaati ikram ettiği İslam Ümmetine...

Ticaretin de alışverişin de kendilerini Allah’ı zikretmekten alıkoymadığı değerli dava erlerine...

Sayfanın taşıdığı hayra yönelen değerli sayfa ziyaretçilerine...

Es-Selâmu Aleykum ve Rahmetullâhi ve Berakâtuh,

Hamd Allah’a, salât ve selâm Allah’ın Rasulü’ne, onun âline, ashabına ve onu dost edinenlere olsun. Şöyle ki:

Yüce Allah’tan Müslümanların oruçlarını ve kıyamlarını kabul etmesini, Ebu Hureyre’den rivayetle Buhari ve Müslim’in naklettiği şu hadis-i şerifte geçtiği üzere, Yüce Allah’ın hepimizin geçmiş günahlarını bağışlamasını niyaz ediyorum:

مَنْ صَامَ رَمَضَانَ، إِيمَاناً وَاحْتِسَاباً، غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ

"Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır."

Yine Ebu Hureyre (ra)’dan rivayet edilen başka bir rivayette Rasulullah ﷺ şöyle buyurmuştur:

مَنْ قَامَ رَمَضَانَ إِيمَاناً وَاحْتِسَاباً، غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ

"Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan gecelerini ihya ederse (namaz kılarsa), geçmiş günahları bağışlanır."

Değerli Kardeşler: Yüce Allah, hicretin ikinci yılı Şaban ayında Ramazan ayı orucunu farz kılmıştır. Ramazan, Allah’ın onda Kur’an’ı indirdiği aydır:

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِي أُنْزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ

"Ramazan ayı, öyle bir aydır ki, insanlara yol gösterici, doğrunun ve hakla bâtılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an onda indirilmiştir." (Bakara 185)

Aynı zamanda bu ay, Allah’ın Ümmete zafer ve apaçık fetihler ikram ettiği bir aydır. Mekkeli müşriklerin büyük bir hezimete uğratıldığı Büyük Bedir Savaşı, Ramazan ayının on yedinci günü gerçekleşmiştir... Ardından bu mübarek ayda başka belirleyici savaşlar yaşanmıştır: Hicretin sekizinci yılı Ramazan ayının yirminci günündeki Mekke’nin Fethi’nden, Müslümanların Müsenna komutasında hicri 13. yılın 12 Ramazan’ında zafer kazandığı ve "Fars’ın Yermük’ü" olarak bilinen (bugünkü Kufe şehri yakınlarındaki) Buveyb Savaşı’na; Mutasım komutasında hicri 223. yılın 17 Ramazan’ındaki Ammuriye’nin Fethi’nden, Müslümanların hicri 658. yılın 25 Ramazan’ında Tatarları bozguna uğrattığı Ayn Calut Savaşı’na ve bu mübarek aydaki diğer zaferlere kadar...

Böylece oruç, önünden de arkasından da batılın yaklaşamayacağı Kur’an-ı Kerim ile eşleşmiştir... Oruç, fetih ve zaferle eşleşmiştir... Oruç, cihad ile eşleşmiştir... Oruç, Allah’ın ahkamının uygulanmasıyla eşleşmiştir... Basiret sahibi her kişi bilir ki, Allah’ın hükümleri -ister ibadetler, ister cihad, ister muamelat, ister ahlak ve davranışlar, isterse ukubat ve cinayetler olsun- birbirinden ayrılmaz. Hepsi tek bir kaynaktan çıkar. Kur’an-ı Kerim ayetlerini ve hadis-i şeriflerin metinlerini tefekkür eden kimse bunu apaçık görür. Müslüman, Zikr-i Hakim’den:

وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ

"Namazı kılın" (Bakara 43) ayetini okuduğu gibi;

وَأَنِ احْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللهُ

"Aralarında Allah’ın indirdikleriyle hükmet" (Maide 49) ayetini de okur.

كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ

"Oruç size farz kılındı" (Bakara 183) ayetini okuduğu gibi;

كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ

"Savaş size farz kılındı" (Bakara 216) ayetini de okur.

Aynı şekilde o, Rasulullah ﷺ’in hadislerinde Hac hakkında;

خُذُوا عَنِّي مَنَاسِكَكُمْ

"Hac ibadetlerinizin (menasik) yapılışını benden öğreniniz." (Beyhaki, Cabir’den rivayet etmiştir) hadisini okuduğu gibi, Hudud hakkında da;

خُذُوا عَنِّي، خُذُوا عَنِّي، قَدْ جَعَلَ اللهُ لَهُنَّ سَبِيلاً، الْبِكْرُ بِالْبِكْرِ جَلْدُ مِائَةٍ وَنَفْيُ سَنَةٍ، وَالثَّيِّبُ بِالثَّيِّبِ جَلْدُ مِائَةٍ، وَالرَّجْمُ

"Benden öğrenin, benden öğrenin! Allah onlar için bir yol açmıştır: Bekârla bekâr (zina ederse) yüz sopa ve bir yıl sürgün; evliyle evli (zina ederse) yüz sopa ve recm vardır." (Müslim, Ubade bin Samit’ten rivayet etmiştir) hadisini okur. Muamelat hakkında;

البَيِّعَانِ بِالخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا

"Alışveriş yapanlar, birbirlerinden ayrılmadıkça (akdi bozmakta) muhayyerdirler." (Buhari, Hakim bin Hizam’dan rivayet etmiştir) hadisini okuduğu gibi, Halifeye Beyat hakkında da;

وَمَنْ مَاتَ وَليسَ في عُنُقِهِ بَيْعَةٌ، مَاتَ مِيتَةً جَاهِلِيَّةً

"Boynunda (Halifeye) beyat olmadığı halde ölen kimse, cahiliye ölümüyle ölür." (Müslim, Abdullah bin Ömer’den rivayet etmiştir) hadisini okur.

Dolayısıyla İslam bölünmez bir bütündür. Ona davet; devlette, hayatta ve toplumda uygulanması için yapılan tek bir davettir. Kim Allah’ın ayetlerini birbirinden ayırır ve dinin hayattan veya siyasetten ayrılmasını savunursa, sahibini dünyada rüsvaylığa, ahirette ise elem verici bir azaba sürükleyen büyük bir günah ve devasa bir suç işlemiş olur.

Ey Müslümanlar: Yahudilerin Gazze’nin yanı sıra Batı Şeria’ya yönelik vahşi saldırılarının yoğunlaştığı bu günlerde size tüm bunları hatırlatıyorum. Onlar Gazze halkının kahramanlıkları karşısında şoka uğradılar. Cüce Yahudi varlığının Gazze halkı üzerinde iddia ettiği hiçbir başarıyı elde edememesinin üzerinden uzun aylar geçti. Bu yüzden sinirlerini bozdular ve Amerika ile Batı’nın silahlarıyla tepeden tırnağa donanmış olmalarına rağmen, mütevazı silahları olan o mümin toplulukla yüz yüze savaşmak yerine, üzerinde konuşabilecekleri bir başarı bulmak için kadınları ve çocukları öldürmeye yöneldiler!..

Ardından Yahudilerin saldırganlığı, hiçbir engelleyici güçle karşılaşmadan Lübnan ve Suriye’ye kadar uzandı. Lübnan’a saldırıp bazı kısımlarına yerleşiyor... Suriye’ye saldırıp bazı kısımlarına yerleşiyor... Tüm bunlar Müslüman beldelerindeki yöneticilerin gözü önünde cereyan ediyor. Bu yöneticiler, Müslümanların ordularını Yahudileri darmadağın edecek bir savaşa sürmek yerine, Allah’tan, Rasulü’nden ve müminlerden utanmadan onlarla birbiri ardına anlaşmalar imzalıyorlar!

Ey Müslümanlar: Yahudilerle savaşmak, onları katletmek ve varlıklarını ortadan kaldırmak; bu Mülk-ü Cebriyye (zorba diktatörlük) ve hain yöneticilerden sonra mücahit bir Raşid Halife önderliğinde mutlaka gerçekleşecektir. Rasulullah ﷺ’in müjdesi, Allah’ın izniyle gecikmeyecektir. Ahmed’in Rasulullah ﷺ’den rivayet ettiği şu hadis bunun bir tahakkukudur:

ثُمَّ تَكُونُ مُلْكاً جَبْرِيَّةً فَتَكُونُ مَا شَاءَ اللهُ أَنْ تَكُونَ، ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا، ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ. ثُمَّ سَكَتَ

"Daha sonra zorba bir diktatörlük (Mülk-ü Cebriyye) olacaktır. O da Allah’ın dilediği kadar devam edecektir. Ardından Allah dilediğinde onu kaldıracaktır. Sonra (yeniden) Nübüvvet metodu üzere Hilafet olacaktır. Sonra sustu."

Aynı şekilde Müslim’in rivayet ettiği şu hadis-i şerifin bir tecellisidir:

لَتُقَاتِلُنَّ الْيَهُودَ فَلَتَقْتُلُنَّهُمْ...

"Sizler Yahudilerle savaşacak ve onları öldüreceksiniz..."

Sonuç olarak; Allah’ın bizden razı olması ve geçmiş günahlarımızı bağışlaması için nasıl oruca hırslıysak, aynı şekilde Allah’ın hükümlerini uygulayarak dünyada kazananlardan olmak için Raşidi Hilafeti kurarak İslami hayatı yeniden başlatmaya da hırslı olmalıyız. Rasulullah ﷺ’in sancağı olan Ukab sancağının, Lâ İlahe İllallah Muhammedur Rasulullah sancağının gölgesinde gölgelenmeli ve ahirette de Allah’ın izniyle, O’nun gölgesinden başka hiçbir gölgenin olmadığı o günde O’nun gölgesinde gölgelenerek kazananlardan olmalıyız. İşte bu şekilde her iki cihanda da kazanmış oluruz ki bu, en büyük kurtuluştur.

Es-Selâmu Aleykum ve Rahmetullâhi ve Berakâtuh.

1 Ramazan 1446 H.
01/03/2025 M.

Kardeşiniz
Ata bin Halil Ebu’r Raşta

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın