Soru:
Kosova'nın kuzeyinde, bölgedeki Sırplar tarafından polis ve bölgedeki NATO güçlerine karşı şiddetli protestolar patlak verdi. Sırbistan, Sırp azınlığı savunmak amacıyla bölgeye girme ihtimaline karşı kuvvetlerini yüksek alarma geçirdi. National Interest sitesinde yayınlanan ve El Cezire tarafından aktarılan bir rapor, bir sonraki Avrupa savaşının Kosova'da başlayabileceği konusunda uyarıda bulundu. Raporda, Kosova'daki durum ile Ukrayna'daki mevcut çatışma arasında dikkat çekici benzerlikler olduğu belirtilerek Batılı politika yapıcılara bu konuya dikkat etmeleri çağrısında bulunuldu. Raporda, Kosova'nın kuzeyindeki son krizin dünyaya "Ukrayna'daki vahşi savaşın şu anda Avrupa istikrarına yönelik en büyük tehdit olabileceğini, ancak hiçbir şekilde tek tehdit olmadığını" hatırlattığı ifade edildi... (Kaynak: El Cezire + National Interest 10/06/2023)
Peki, bu olayların arkasında ne var? Uluslararası yetkililerin açıklamalarında duyulduğu gibi, Balkanlar bölgesini havaya uçuracak ve Avrupa ülkelerini Ukrayna'daki savaşa ek olarak ikinci bir savaşla meşgul edecek kadar tehlikeli mi?
Cevap:
Bugün Kuzey Kosova bölgesinde yaşanan gerilimlerin boyutlarını netleştirmek için aşağıdaki hususları gözden geçiriyoruz:
Birincisi: Tarihsel Arka Plan:
1- 15. yüzyılda Balkanlar bölgesinin Osmanlı İslami fetihlerinden sonra İslam, Roma Devleti'nin saf bir Hristiyan bölgesi haline getirdiği bölgede yolunu açmaya başladı. Bugünün Arnavutluk halkı ve Kosova bölgesi olan Arnavutlar Müslüman oldu. Daha sonra, 1992 yılında Yugoslavya'dan bağımsızlığını kazanan Bosna-Hersek halkı olan Boşnaklar Müslüman oldu ve ardından binlerce Müslümanın katledildiği bir soykırım savaşı patlak verdi...
2- Kosova, Britanya'nın tüm Balkanlar bölgesinde kışkırttığı ayrılıkçı milliyetçi eğilimler çerçevesinde 1912'de ayrılana kadar Osmanlı Devleti'nin bir parçası olarak kaldı. Daha sonra Sırbistan, Karadağ ve sömürgeleştirdiği Arnavutluk krallığı bünyesinde kendi nüfuzuna katan İtalyan sömürgeciliği gibi birçok krallık Kosova'yı yönetmek için birbiriyle yarıştı. Ardından 1946'da Yugoslavya lideri Tito, İkinci Dünya Savaşı sonrası düzenlemeler çerçevesinde Kosova'yı ülkesine kattı ve ona özerklik verdi. 1990'ların başında Yugoslavya dağılana kadar orada kaldı ve Kosova kendisini Sırbistan ile yani Yugoslavya'dan geriye kalan son parça ile baş başa buldu. Bağımsız olmaması için kötü şöhretli Sırbistan Cumhurbaşkanı Slobodan Miloseviç burayı demir yumrukla yönetti ve özerklik statüsünü iptal etti. 1990 yılında bağımsızlık referandumundan sonra birçok karışıklık çıktı ve bu karışıklıklar, şiddet ve cinayet olayları 1999 yılına kadar devam etti... Uluslararası koşulların bir sonucu olarak Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) müdahale etti ve Sırbistan'ı Kosova'dan çıkmaya zorlayana kadar bombaladı. O tarihten bu yana Kosova'daki NATO güçleri, bölgedeki barışın garantörü olan askeri güç konumundadır.
3- 2008 yılında Kosova, Sırbistan'dan bağımsızlığını resmen ilan etti ve başta Amerika ve çoğu Avrupa ülkesi olmak üzere dünyanın birçok ülkesi tarafından tanındı. Rusya ve Sırbistan bağımsızlığa şiddetle karşı çıktı. Rusya'nın ve Çin'in muhalefeti, Kosova'nın birçok uluslararası kuruluşa katılmasını engelledi. Nihayet 19/03/2023 tarihinde, Avrupa Birliği'ne katılım teşvikleri ve Ukrayna savaşından sonra Rusya ile yaşanan sürtüşmeler çerçevesinde Avrupa Birliği, Sırbistan ile Kosova arasında ilişkilerin normalleştirilmesi için bir anlaşma yapıldığını duyurdu. Bu, Sırbistan'ın Kosova'nın bağımsızlığını tanıdığı anlamına gelmese de, hem Sırbistan hem de Kosova için AB'ye katılım kapısının açılması anlamına geliyordu.
İkincisi: Mevcut Olaylardan Önceki Yerel ve Uluslararası Koşullar:
1- Sırbistan, Rusya'nın Doğu Avrupa'daki son nüfuz odağı olarak kabul edilir. Rusya, NATO ile olan çatışma yılları boyunca Sırbistan'ı desteklemiştir. Hatta NATO'nun 1999'da Kosova'yı Sırbistan'dan koparmak için yaptığı müdahale, Rusya'nın Balkanlar'daki son nüfuzuna vurulan ağır bir darbeydi; zira Rusya'nın zayıflığını ve müttefiklerini desteklemedeki acizliğini göstermişti. Ancak Rusya, Sırbistan'a güçlü destek vermeye devam etti, ona silah sağladı, uluslararası kuruluşlarda siyasi destek verdi, Kosova'nın bağımsızlığına şiddetle karşı olduğunu açıkladı ve Bosna-Hersek'teki Sırpları desteklemek için ekonomik projeler yürüttü. İki ülkenin kiliseleri arasındaki ilişkileri güçlendirdi ve Belgrad'da Sputnik ajansı için büyük bir medya merkezi kurdu; burası gerilimi tırmandırma ve Rusya'nın Sırplara desteğini gösterme merkezi haline geldi. Sırp liderler, Sırbistan'daki seçimler öncesinde popülarite kazanmak için Rusya Devlet Başkanı Putin ile fotoğraf çektirmeye özen gösteriyorlar. Genel olarak Rusya'nın Sırbistan içinde ve Kosova ile Bosna-Hersek'teki Sırplar üzerinde büyük bir nüfuzu vardır.
2- Rusya Ukrayna'da savaşı başlattıktan ve Batılı güçlerin kendisine karşı birleştiğini gördükten sonra, Batı Sırbistan'a olan kurunu artırdı. Buna, Kosova ile ilişkileri normalleştirmek için yapılan anlaşmaya sponsorluk edilmesi (Mart 2023) ve Sırbistan'ın AB'ye, belki gelecekte NATO'ya katılım yolunun açılması da dâhildir. Bu durum, İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya katılması gibi, Ukrayna'daki savaşı nedeniyle Rusya'nın uluslararası kayıplarını artırma babındandır. Böylece Sırbistan ile Batı arasında büyük bir yakınlaşma görüldü. Haziran 2022'de Avrupa ülkeleri, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'un Sırbistan'ı ziyaret etmek için hava sahalarını kullanmasını engelledi... Bu durum Sırbistan için kışkırtıcıydı; Sırbistan İçişleri Bakanı şöyle dedi: "Sırbistan, Avrupa'da Rusya'ya yaptırım uygulamayan ve Rusya karşıtı histeriye katılmayan tek ülkedir." (Youm7, 22/08/2022). Bu açıklamadan, Sırbistan'ın Rusya ile ilişkileri nedeniyle hissettiği ağırlığın kokusu gelmektedir; özellikle de Batılı ülkelerin ufku ona açılmaya başlamışken. Hatta Sırbistan'ın Batı rayına oturtulması bundan daha ileri sonuçlar vermiş olabilir. Sky News Arabia 04/03/2023 tarihinde şunu yayınladı: "Rusya Perşembe günü, müttefiki Sırbistan'dan, bu Balkan ülkesinin Ukrayna'ya binlerce füze teslim ettiğine dair raporlar hakkında resmi bir açıklama talep etti. Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zaharova, ilk kez geçen ay Rus hükümet yanlısı medyada yer alan raporlar hakkında 'derin endişesini' dile getirdi." Sırbistan'ın Ukrayna'daki çatışmaya müdahale ettiğini reddetmesine rağmen, bu tutumlar Sırbistan'ın, yolda hala boşluklar ve hatta engeller olsa bile, Rusya'dan uzaklaşmaya başladığını göstermektedir.
3- Ukrayna savaşından sonra Rusya-Sırbistan ilişkilerindeki bu yeni gerçeklik karşısında, Sırbistan içinde geniş nüfuz sahibi olan Rusya, gerilimi tırmandırmak ve Sırbistan'ın uluslararası nüfuzundan koparılma sürecini durdurmaya çalışmak için yerel nüfuz araçlarını Sırplar üzerinde kullanmaya başladı. Kosova Cumhurbaşkanı, Rusya'yı "bölgede Kosova, Bosna ve Karadağ'a saldırmayı da içeren yıkıcı bir çıkara sahip olmakla" suçladı (Independent Arabia, 22/12/2022). Aynı kaynağa göre, Washington Post gazetesi Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşının bölgede daha geniş gerilimlere yol açtığını yazdı ve analistlerin aktardığına göre, Rusya'nın milliyetçi retoriği, aralarında eski Başkan Slobodan Miloseviç'in müttefiki olan sertlik yanlısı milliyetçi Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in de bulunduğu bazı liderler nezdinde kabul gördü. Ayrıca Wall Street Journal o dönemde, Rusya'nın Avrupa'yı istikrarsızlaştırmak için iki ülke arasındaki çatışmayı kullanabileceği endişesiyle NATO ve AB'nin son tırmanıştan sonra Kosova ile Sırbistan arasındaki gerilimi yatıştırmak için acele ettiğini belirtti.
4- Amerikan Girişim Enstitüsü (AEI) kamu politikası araştırmacılarından Ivana Stradner, Ukrayna savaşı patlak vermeden önce Rusya'nın Balkanlar'da kaos yaratmaya kararlı olduğu konusunda uyarmıştı. Foreign Affairs dergisinde yayınlanan ve Independent Arabia tarafından 20/04/2023'te (aslı 20/02/2022) aktarılan "Rusya Balkanlar'da Ateşle Oynuyor" başlıklı makalesinde şöyle dedi: "Balkanlar'ın, Rusya'nın AB ve NATO'ya meydan okuduğu ve onların kağıttan kaplanlar olduğunu kanıtladığı yeni bir tiyatroya dönüşmesini dışlamıyorum..." (Independent Arabia, 20/02/2022). Buna göre, muhtemelen Kosova'daki çatışmayı kışkırtan Rusya'dır; amacı Ukrayna savaşında gösterdiği zayıflığından dikkatleri uzaklaştırmak, kendisine düşman olan Avrupa ülkelerini Avrupa'daki başka bir savaşla meşgul etmek ve Sırbistan'ı kendi nüfuzundan uzaklaştırma sürecini durdurmaktır.
Üçüncüsü: Son Olayların Gerçekliği:
1- Kosova içindeki Sırpların sayısı, bölgenin yaklaşık iki milyonluk nüfusundan 120 binden fazla değildir. Sırpların üçte biri, son çatışmanın odak noktası olan Sırbistan sınırındaki dört kasabada yoğunlaşmıştır. Sırpların nüfusun %90'ını oluşturduğu bu dört kasabada (50 bin kişi), Kosova'nın başkenti Priştine'ye bağlı devlet otoritesi daha da zayıflamıştır. Polis, etnik nedenlerle suçlarla mücadele edememekte ve Sırpları hedef almakla suçlanmaktadır. Bu kasabalardaki Sırplar, etnik temelde isyan çıkarmaya ve Sırbistan'a katılmaya çağrıda bulunmaya başladılar. Bu durum, sınırın diğer tarafındaki Sırbistan üzerinde, Kosova'daki Sırpları savunma konusunda kendi halkı önünde sorumluluklar yüklemektedir.
2- Bu kasabalar üzerinde kontrolünü sağlamak amacıyla Kosova hükümeti Ağustos 2022'de Kosova kimliği ve araç plakalarını kuzeyde zorunlu kılan yasalar çıkardı. Bu durum Kasım 2022'de Sırp asıllı belediye başkanlarının ve polisin kitlesel istifalarına yol açtı ve ülkenin kuzeyinde protestolar yayıldı. Ardından Kosova hükümeti Nisan 2023'te buralarda Sırpların katılmayı reddettiği yerel seçimler yaptı ve Müslüman adayların kazandığı ilan edildi. Bu kasabalardaki Sırplar, belediye başkanlarının Müslüman Arnavut (Kosovalı) olmasını istemedikleri için isyan ettiler. Yolların kapatılması gibi isyan hareketleri yayıldı ve Kosova hükümeti güvenliği sağlama konusunda kendini mecbur hissetti. Polis, yeni belediye başkanlarının göreve başlama süreci için güvenlik sağladı; Sırplar binaları işgal etmek için harekete geçtiklerinde karşılarında onları engelleyen Kosova polisini buldular. Sırbistan Cumhurbaşkanı bundan kısa bir süre önce, askeri müdahale ihtimaline işaret ederek orduyu yüksek alarma geçirmişti.
3- Rusya ise ateşe körükle gidiyor ve Sırplara büyük bir destek gösteriyordu. 29/05/2023 protestoları patlak vermeden önce Dışişleri Bakanlığı sözcüsü şunları söyledi: "Rusya, durumu 'sıcak bir aşamanın' eşiğine getiren Kosova'nın kışkırtıcı adımlarını kesin bir dille kınamaktadır. Sırbistan'a yönelik provokasyonun sorumluluğunun ABD ve Avrupa Birliği'ne ait olduğunu ekledi." (Youm7, 28/05/2023). Gösterilerden sonra: "Sergey Lavrov, Kosova'da yükselen tansiyonun Avrupa'nın kalbinde 'büyük bir patlamaya' yol açabileceğini söyledi. Rusya Dışişleri Bakanı Pazartesi günü gazetecilere verdiği demeçte durumun 'endişe verici' olduğunu söyledi ve Balkanlar'da büyük bir yanardağın patlaması konusunda uyardı." (Sawt al-Khaleej, 30/05/2023). Ayrıca: "Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 'Sırpların Kuzey Kosova'da hakları için savaştığını' belirterek ordunun teyakkuzda olduğunu ve 'kararın Sırbistan Cumhurbaşkanı tarafından verileceğini' açıkladı." (Independent Arabia, 30/05/2023).
4- Amerika'nın tutumu ise Avrupa'nın tutumundan pek farklı değildir. ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya tarafından bölgenin kuzeyindeki gerilimi durdurmak için derhal önlem alınmasına dair ortak bir bildiri yayınlandı. (İngiliz Hükümeti Web Sitesi, 26/05/2023). İngiltere, 1999 NATO müdahalesinden sonra başkent "Priştine" bölgesindeki en büyük merkezi sektörün komutasını üstlenmeye hevesliydi. Bağımsızlık ilanından sonra Priştine'ye büyükelçi atayan ilk NATO ülkesi oldu (Radio Sawa, 21/02/2008). Amerika da beş ay sonra bir büyükelçi atadı (Youm7, 19/07/2008). Blinken, Priştine yetkililerinin kuzeydeki belediye başkanlarının idari binalara erişimini sağlamak için güç kullanma kararını "gerilimin haksız ve keskin bir şekilde tırmanmasına neden oldu" diyerek değerlendirdi (RT, 31/05/2023). Ayrıca: "ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Sırbistan ve Kosova liderlerini gerilimi düşürmeye çağırdı ve Avrupa'ya katılım umutlarını tehlikeye attıkları konusunda uyardı. Blinken, dün Oslo'daki NATO görüşmeleri sırasında gazetecilere verdiği demeçte, 'Kosova ve Sırbistan hükümetlerini gerilimi düşürmek için derhal önlem almaya çağırıyoruz' dedi." (Al Jazeera Net, 02/06/2023).
5- Bu Batılı tutumlar nedeniyle, durumun soğumaya doğru gittiği söylenebilir. Kosova Başbakanı Albin Kurti'nin sergilediği katı tutumlardan sonra yumuşama görülmeye başlandı. "Kosova Başbakanı Albin Kurti, tüm Kosovalı Sırpları savunmaya çalıştığını belirterek, seslerini barışçıl yollarla duyurma hakları olduğunu vurguladı. Kurti, Kosova'da iktidarın şiddetle değil seçimle elde edilebileceğini ekledi. Kurti, ülkenin kuzeyinde son zamanlarda meydana gelen şiddet olaylarını durdurmak amacıyla belediye başkanları için yeni seçimler yapılmasını önerdi." (Al Jazeera Net, 02/06/2023). Aynı zamanda Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve Almanya Şansölyesi Scholz, Moldova'daki bir zirve sırasında Kosova Cumhurbaşkanı'na, gerilimi azaltmak için Sırbistan Cumhurbaşkanı ile bir araya gelmesi konusunda baskı yaptılar.
6- Tüm bunlarla birlikte, Rusya'nın Sırbistan üzerindeki nüfuzunu kullanmasının yanı sıra, Kosova bölgesinde gerilimi gerçekten tetikleyebilecek güçte olduğu, Sırbistan'da ve bölgedeki Sırplar arasında birçok aracının bulunduğu açıkça görülmektedir. Rusya, Ukrayna savaşındaki bariz zayıflığını gizleyecek bir gerilim odağı yaratmak ve Sırbistan'ın nüfuzundan koparılmasını durdurmak istiyor. Yetkililerinin Sırplara yoğun destek veren açıklamaları, Kosova'daki savaşı körüklemek için ateşe atılan odunlar gibiydi. Ancak Avrupa ülkeleri ve onlarla birlikte Amerika, yangını çıkar çıkmaz söndürmek için çalışıyorlardı; Amerika ve AB ülkeleri yangını hızla söndürme konusunda son derece kararlıydılar.
Dördüncüsü:
Sonuç olarak, Rusya'nın Kosovalı Sırpların başlattığı ve dolayısıyla Sırbistan'ı harekete geçiren Kosova'daki gerilimlerden uzak olmadığı anlaşılmaktadır. Rusya, Kosova'da NATO'nun bulunmasını da hesaba katarak, Batı'nın bu gerilimlerle meşgul olmasını ve Sırplar ile Kosova arasında bu yangınların alevlenmesini, dolayısıyla Batı ve NATO'nun bu işin ortasında kalmasını umuyordu. Rusya bununla, Amerika ve NATO'nun Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş ateşini tırmandırmaya devam etmesini hafifletmeyi bekliyordu... Görünen o ki, Amerika ve Batı bu meseleyi fark ettiler ve Sırbistan ile Kosova arasındaki durumu sakinleştirmek için her türlü çabayı gösterdiler. Bu gerilimleri söndürmede iş birliği yapmaları karşılığında onlara AB'ye ve ardından NATO'ya katılma olasılığını fısıldadılar. Amerika ve Batı, yetkililerin, özellikle de Amerika ve Kosova'lı yetkililerin açıklamalarından anlaşıldığı üzere bu konuda başarılı olmuş gibi görünmektedir.
Bu olayların arka planı, gidişatı ve sonuçları hakkında tercihimiz yukarıda açıkladığımız gibidir.
Son olarak, bahsettiğimiz gibi Kosova Osmanlı Devleti'nin bir parçasıydı ve halkı uzun zaman önce Müslüman olmuştu. Eğer Müslümanlar kendilerini sömürgeci kâfirlerin kötülüklerinden koruyacak bir Hilafet Devleti'nden mahrum olmasalardı, İslam sancağının Balkanlar ve Kosova üzerinde dalgalandığı o günlerden sonra, olayların akışı ülkeleri kontrol eden bu sömürgeci kâfir devletlerin elinde olmazdı...
Allah Sübhânehu ve Teâlâ'dan İslam ümmetinin dertlerini gidermesini ve yeniden Hilafeti kurarak izzet kaynağına dönmesini niyaz ediyoruz.
وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ * بِنَصْرِ اللهِ يَنْصُرُ مَنْ يَشَاءُ وَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ
"O gün müminler Allah'ın yardımıyla sevineceklerdir. O, dilediğine yardım eder. O, Mutlak Güç Sahibidir, Çok Merhametlidir." (Rûm 4-5)
22 Zilhicce 1444 H. 11/06/2023 M.