Home About Articles Ask the Sheikh
Analiz

Muhterem Âlim Ata b. Halil Ebu’r Raşta’nın M. 2017 / H. 1438 Mübarek Ramazan Ayının Gelişi ve "el-Vakiye" Televizyon Kanalının Açılışı Münasebetiyle Yaptığı Konuşma

May 26, 2017
6637
استمع للمقال

Hamd Allah’a, salat ve selam Allah’ın Rasulü’ne, onun âline, ashabına ve onu dost edinenlere olsun. Ve ba’d...

Ey Müslümanlar... Ey değerli dava taşıyıcıları... Ey izleyiciler...

Ey dinleyiciler... Kalbi olan yahut şahit olarak kulak veren herkes...

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun...

Değerli kardeşlerim, bu mübarek gecede sizlere iki hayırlı müjdeyi duyuruyorum:

Birincisi: Mübarek Ramazan ayının gelişi:

27 Mayıs 2017 Cumartesi gününe tekabül eden bu gece mübarek Ramazan hilalinin gözlemlenmesi neticesinde, bazı Müslüman beldelerde hilalin şer’i olarak görüldüğü sabit olmuştur. Buna göre yarın Cumartesi, mübarek Ramazan ayının ilk günüdür...

Nitekim Buhari, Sahih’inde Muhammed b. Ziyad yoluyla Ebû Hurayra’nın (ra) şöyle dediğini rivayet etmiştir: Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem -veya Ebu’l Kasım Sallallahu Aleyhi ve Sellem- şöyle buyurdu:

صُومُوا لِرُؤيَتِهِ وأَفْطِرُوا لرؤيتِهِ فإنْ غُـبِّيَ عليكم فأَكْمِلُوا عِدَّةَ شعبانَ ثلاثين

"Hilali gördüğünüzde oruca başlayın, onu gördüğünüzde bayram yapın. Eğer hava kapalı olursa Şaban ayını otuza tamamlayın." (Buhari)

Allah Subhânehu, bu mübarek ayı Kendisine tahsis etmiş ve dilediği kimseyi bu ayda hesapsızca ödüllendireceğini bildirmiştir. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in üzerinde ittifak edilen bir kudsî hadisinde buyurduğu gibi:

كُلُّ عَمَلِ ابْنِ آدَمَ لَهُ إِلَّا الصَّوْمَ، فَإِنَّهُ لِي وَأَنَا أَجْزِي بِهِ

"Âdemoğlunun her ameli kendisi içindir, ancak oruç müstesna; çünkü o Benim içindir ve onun mükafatını Ben vereceğim." (Müttefekun Aleyh)

Ramazan, İslam tarihinde kendisine şahitlik edilmiş bir aydır; Kur’an-ı Kerim bu ayda indirilmiştir:

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِي أُنْزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ

"Ramazan ayı, öyle bir aydır ki insanlara yol gösterici, doğrunun ve hakla batılı birbirinden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an onda indirilmiştir." (Bakara 185)

Bu ayda Müslümanlar, ecir ve hasenatın katlandığı hayırlarda yarışır, tuttukları samimi oruçlar ve ihlasları ile Allah’tan günahlarının bağışlanmasını umarlardı. Sahih-i Buhari’de Ebû Hurayra’dan (ra) rivayet edildiğine göre Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ، وَمَنْ قَامَ لَيْلَةَ القَدْرِ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ

"Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır. Kim de faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Kadir Gecesi’ni ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır." (Buhari)

Müslümanların Halifeleri ve valileri; beldelerin ve kulların güvenliğini sağlar, İslam’ı dâvet ve cihat yoluyla dünyaya taşırlardı. Müslümanların Halifesi, onlara Allah’ın şeriatı ile hükmeder ve onlarla birlikte Allah yolunda cihat ederdi. Allah’ın kelimesini yüceltmek ve dünyanın her köşesine adaleti yaymak için orduları çöller aşar, gemileri denizleri yarardı. Orduları okyanus sularına hitaben; "Eğer arkanda başka topraklar olduğunu bilseydik, İslam sancağını yükseltmek için seni de aşardık" derdi. Halifeleri buluta seslenerek; "İstediğin yere yağmurunu bırak, Allah’ın izniyle senin suyun Müslümanların topraklarını sulayacaktır" diye nida ederdi. Müslümanlar ise Halifelerinin arkasında saf tutar, iyi iş yaptığında elinden tutar, yanlış yaptığında ise onu muhasebe ederlerdi; o da onlar da Allah’ın şeriatı önünde eşitti. Ümmet, devlet ve toplum İslam ile hareket eder, İslam onu harekete geçirirdi. Ramazan’ı gülen ve müjdeler alan yüzlerle karşılar; ona şahitlik etmenin ve onunla hayra ermenin özlemiyle, ondan ayrılmanın hüznüyle uğurlarlardı ki böylece her iki cihanda da o büyük kurtuluşa ersinler.

Bizler Allah Subhânehu’dan, bu ayın tüm Müslümanlar için hayır ve bereket olmasını, bir sonraki Ramazan’ın ise Râşidî Hilafet’in kurulmuş olduğu, hilalin takibini Halifenin bizzat gözettiği ve duyurusunun bizzat onun tarafından yapıldığı bir zamanda gelmesini niyaz ediyoruz. O gün Ramazan, kullar için zafer, cihat, bereket ve rahmet ayı olarak geri dönecektir. İşte o zaman Ramazan, Hilafet’in gölgesinde asıl nuruna ve gücüne kavuşacak; yeniden ibadet ve cihat ayı olacak, iki büyük tekbiri geri dönecektir: Müezzinin oruçluya iftarını müjdeleyen tekbiri ve mücahidin zaferini ilan eden tekbiri. Şüphesiz bu, Allah’ın izniyle yakındır:

إِنَّ اللَّهَ بَالِغُ أَمْرِهِ قَدْ جَعَلَ اللَّهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْرًا

"Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur." (Talak 3)

Size müjdeleyeceğim ikinci husus ise, bu mübarek gecede "el-Vakiye" kanalının yayına başlamasıdır... Bugün Hizb-ut Tahrir’in medya ağacı meyve vermiş; gözlerin lezzet aldığı, sinelerin şifa bulduğu aydınlık, temiz ve mübarek bir meyve vermiştir... Bu meyve, izleyicisini hatalardan, aldatmacalardan ve saptırmalardan koruyacak, hakkı haykıracak ve batılı yok edecektir... Gözlerin şahitlik edeceği, basiretlerin aydınlanacağı bir meyvedir... Ehline ve kalbi olan yahut şahit olarak kulak veren herkese hayır taşıyan bir meyvedir... İsmi vakiye (koruyucu), mahiyeti vakiye’dir; ismi de mahiyeti de ne güzeldir! Zira o, haykırdığı hak sözle yolu aydınlatır ve doğru yola iletir:

قُلْ هَذِهِ سَبِيلِي أَدْعُو إِلَى اللَّهِ عَلَى بَصِيرَةٍ أَنَا وَمَنِ اتَّبَعَنِي وَسُبْحَانَ اللَّهِ وَمَا أَنَا مِنَ الْمُشْرِكِينَ

"De ki: 'İşte bu, benim yolumdur. Ben ve bana uyanlar, basiret üzere Allah’a davet ederiz. Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim ve ben müşriklerden değilim.'" (Yusuf 108)

Son olarak, göz nurumuz el-Vakiye’nin açılışını Allah’ın adıyla yapıyorum. O, kardeşleri Radyo ve er-Raya gazetesine katılarak işitilen, okunan ve görülen güzel bir söz olarak hakkı haykıracak; basiretleri aydınlatacak, kalpleri canlandıracak, hayrı dünyanın en uzak köşelerine taşıyacak ve göklere kadar yükselecektir:

أَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللَّهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ أَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَاءِ

"Görmedin mi Allah nasıl bir misal getirdi: Güzel bir sözü, kökü sabit, dalları ise gökte olan güzel bir ağaca benzetti." (İbrahim 24)

Ve son dâvamız, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdetmektir.

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Kardeşiniz Ata b. Halil Ebu’r Raşta
Hizb-ut Tahrir Emiri

Cumartesi gecesi, 1 Ramazan 1438 H.
M. 27/05/2017

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın