Hizb-ut Tahrir Medya Ofisi Radyosu çalışanlarına,
Es-selâmu aleykum ve rahmetullâhi ve berakâtuhu.
Sizlere; kendisinden başka ilah olmayan, Azîz ve Hakîm olan Allah’a hamd ederek söze başlıyorum. O’nun güvenilir ve sadık Rasulü’ne, âline, ashabına ve kıyamete kadar onlara güzellikle tabi olanlara salât ve selam ederim.
Kıymetli Kardeşlerim,
Sizler bu yavruyu -radyoyu-, bir yıl önce Hicri 15 Rebiülahir 1425, Miladi 3 Haziran 2005 tarihinde hayata gözlerini açtığından beri sahiplendiniz. Onu himaye ettiniz ve büyümesi için uykusuz geceler geçirdiniz. Birçoğunuz, hatta hepiniz daha önce bu kapıdan girmemiş olmanıza rağmen, böylesi bir "yavruyu" daha önce kucağınıza almamış ve böyle bir "bebeği" büyütmek için uykusuz kalmamış olsanız da tüm kalabalıkların arasından kendinize bir yol açtınız. Ayaklarınız takılıp şurada burada sürçseniz de Allah’ın lütfuyla tekrar ayağa kalktınız, doğruldunuz ve Hak davayı haykırdınız. Bu yavru sizin ellerinizde emeklemekten ayağa kalkma aşamasına geldi, hatta neredeyse koşmaya başlayacak. İmkânların kısıtlılığına ve teknik eksikliklere rağmen akranlarını geride bırakacak bir hıza ulaşmak üzeredir.
Değerli Kardeşlerim,
Başarılı, sağlam ve güzel bir iş ortaya çıkarmak için ne kadar büyük zahmetlere katlandığınızı ve yorgunluk üstüne yorgunluk yaşadığınızı biliyorum. Allah’ın izniyle o takva sahibi ve tertemiz kardeşimizi unutmadım; o gece hayata gözlerini açan yeni bebeğinin sevincini yaşarken bile radyodaki işi onu meşgul etmişti. Hayatın zorlukları ve dallanıp budaklanan sorumlulukları yüzünden görevden affını isteyen ama bizim kalmasını zorunlu tuttuğumuz, bunun üzerine işitip itaat ederek görevine en güzel şekilde devam eden o kardeşimizi de unutmadım. Aynı şekilde; tecrübesizlik, maddi imkansızlıklar ve teknik cihaz eksiklikleri gibi pek çok sorun ve zorlu şart altında ortaya koyduğunuz o devasa çabaları da unutmuyorum.
Bütün bunların farkındayım kardeşlerim. Yine de diyorum ki; zorluklar adamların mihengidir. Sizler gerçekten kendileriyle onur duyduğumuz ve izzet bulduğumuz o "adam gibi adamlarsınız". Özellikle performansın her geçen gün iyileştiğini, hataların azaldığını ve web sitesini ziyaret edenlerin sayısının arttığını görüyoruz; bunlar sizin hayır üzere olduğunuzun iki somut şahididir. Performans iyileştiği, hareket durmaksızın devam ettiği ve size yönelenlerin sayısı azalmıyor aksine artıyorsa, durumunuz hayırdır. Allah sizden razı olsun ve sizi mübarek kılsın.
Son olarak kardeşlerim; Allah Subhânehu ve Teâlâ'dan niyazım odur ki, karşıladığımız bu yeni yıl sona ermeden bu yavru büyüsün ve fasih bir lisanla şunu haykırsın: "Allahuekber! Allah'ın vaadi gerçekleşti, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in müjdesi tahakkuk etti ve Nübüvvet metodu üzere Hilafet geri döndü!" İşte o gün gözlerden sevinç gözyaşları dökülür, boyunlar hamd ve şükürle Yaratıcıya yönelir, yer bereketlerini çıkarır, gök rahmetini indirir, kalpler mutmain olur ve göğüsler ferahlar. Ümmet, yeniden insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet olur. Sarayı yüce, binası görkemli, en tepesinde ise üzerinde "Lâ ilâhe illallâh Muhammedun Rasûlullâh" yazılı olan Ukab Sancağı dalgalanır. İşte o gün müminler Allah'ın yardımıyla ferahlayacaklardır.
إِنَّ اللَّهَ بَالِغُ أَمْرِهِ قَدْ جَعَلَ اللَّهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْرًا
"Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur." (Talâk Suresi, 3)
Es-selâmu aleykum ve rahmetullâhi ve berakâtuhu.
15 Rebiülahir 1426 H. / 23 Mayıs 2005 M.
Kardeşiniz Hizb-ut Tahrir Emiri Ata bin Halil Ebu’r Raşte