Hamd Allah’a, salât ve selam Allah’ın Rasulü’ne, onun âline, ashabına ve onu dost edinenlerin üzerine olsun.
Bundan sonra;
Bilince ve nasihate doğru yola çıkanlara, Hakikate ulaşmak isteyenlere, Doğru ve güzel bir söz arayışında olanlara, Ve bu radyoyu dinleyen herkese... Onlara Hak Sübhanehu’nun şu sözünü okuyorum:
أَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّهُ مَثَلاً كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرةٍ طَيِّبَةٍ أَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَاءِ. تُؤْتِي أُكُلَهَا كُلَّ حِينٍ بِإِذْنِ رَبِّهَا وَيَضْرِبُ اللّهُ الأَمْثَالَ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ
"Görmedin mi Allah nasıl bir misal getirdi: Güzel bir sözü; kökü sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca (benzetti). O ağaç, Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir." (İbrahim [14]: 24-25)
Değerli dinleyici kardeşlerim,
Güzel söz; doğru, takva sahibi, cesur ve güçlü olan hak sözdür. Bu, yüce İslam’ın temelidir. Allah Sübhanehu’nun ayetleri bunu dile getirmekte ve emretmektedir:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَكُونُواْ معَ الصَّادِقِينَ
"Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sadıklarla beraber olun." (Tevbe [9]: 119)
Rasulullah (sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem) de şöyle buyurmuştur:
ألا إنَّ أفضل الجهاد كلمةُ حق عند سلطان جائر
"Haberiniz olsun ki cihadın en faziletlisi, zalim bir sultanın karşısında hakkı söylemektir." (Ahmed rivayet etmiştir)
Bu güzel söz, iki dalıyla yani takvanın doğruluğu ve cesaretin gücüyle, Allah’ın izniyle bu canlı radyonun temeli olacaktır. Rabbinin rahmet ettikleri müstesna, diğer radyoların hak sözü arkalarına attığı; sahtekarlık, saptırma, iftira, yalan, hile ve aldatmada yarıştığı; ne kadar alçalırsa alçalsın her türlü aracı gaye için mubah saydığı ve hakkı batıl, batılı hak gibi gösterdiği bir zamanda, bu radyo hakkı haykıracaktır. Allah onları kahretsin, nasıl da döndürülüyorlar!
Kardeşlerim,
Güzel ve güçlü bir hak sözün nadir ve kıymetli olduğu, zalim tağutların kendi zulüm ve azgınlıklarını ifşa edip onları can evinden vurmasın diye bu söze savaş açtığı bu zor zamanda, kardeşlerim, bu radyonuz Allah'ın yardımıyla, kınayanın kınamasından korkmadan "güçlü hak sözü" kendine şiar edinecektir. Bu radyo Allah'ın izniyle aynı zamanda hem bir hayat hem de bir helak vesilesi olacaktır:
Hayrı seven ve onun için çabalayanlar için bir hayat olacaktır; onlar için nur üstüne nur, hidayet üstüne hidayet, bir bilinçlenme ve basiret olacaktır. Bizim radyomuz onlar için; kulakların lezzet aldığı, nefislerin hoşnut olduğu ve kalplerin huzur bulduğu bir ses olacaktır. Yayınları onlar için müjdelerin en güzeli olacaktır.
Her zalim tağut, sapan ve saptıran, gözü ve gönlü kör olanlar için ise bir helak olacaktır; onları zelil edip rezil edecek, onlara aldananlara karşı gerçek yüzlerini ifşa edecektir. Onların sapkınlıklarını ortaya koyacak, komplolarını deşifre edecek, onları ortadan kaldırmanın ve yerlerinden etmenin yolunu ve yöntemini gösterecektir. Bizim radyomuz onlar için; gözlerine körlük, kulaklarına ağırlık olacaktır ve yayınları onlar için uyarıların en şiddetlisi olacaktır.
Bütün bunlar kardeşlerim, meselelerin bulutlarla perdelenmediği ve karanlığın çökmediği bir gün ortasındaki güneş gibi apaçık ve net olması içindir:
لِّيَهْلِكَ مَنْ هَلَكَ عَن بَيِّنَةٍ وَيحيى مَنْ حَيَّ عَن بَيِّنَةٍ
"...ta ki helak olan apaçık bir delille helak olsun, yaşayan da apaçık bir delille yaşasın." (Enfal [8]: 42)
Kardeşlerim,
Bugün ve bu saatte, Allah’ın adıyla, güzel, doğru ve güçlü sözü haykırması için bu radyoyu açıyorum. Umulur ki bu radyo kardeşlerim:
Birincisi: Dünya hayatında ve ahirette iman edenlerin ayaklarını sabit kılar, nur arayanların yolunu aydınlatır, ilim ve hidayet talep edenlerin cehaletini ve hayretini giderir.
İkincisi: Ve aynı zamanda, belki bir haini sarsar, bir uykudakini uyandırır veya büyülenmiş/aklı çelinmiş birine aklını başına getirir.
Son olarak, ey dinleyiciler, şu an size Hizb-ut Tahrir adıyla nida eden bu mübarek yeni doğanı tebrik ediyorum. Onun çağırdığı hak davete icabet edin, ona yardım edin ve destek olun. Bu yeni doğan Allah'ın izniyle hızla büyüyecek ve o zaman size apaçık bir Arapça ile şöyle seslenecektir:
Burası Hilafetin Sesi, burası Dar-ül İslam’ın radyosu, burası hak sözün, o güzel sözün merkezidir:
أَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَاءِ
"...kökü sabit, dalları göktedir."
Bu, Allah için hiç de güç değildir.
Vesselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh.
15 Rebiülahir 1425 H. 3/6/2004 M.
Ata Bin Halil Ebu el-Raşta Hizb-ut Tahrir Emiri