Soru Cevap
Nijerya'daki Siyasi Sahne
Soru:
Nijerya'da, 25 Şubat 2023 tarihinde yapılan ve sonuçları 1 Mart 2023'te iktidardaki Tüm İlericiler Kongresi (APC) adayı Bola Ahmed Tinubu'nun galibiyetiyle açıklanan başkanlık seçimlerinin ardından, 11 Mart 2023'te eyalet valiliği seçimleri yapıldı... Seçim sonuçlarına, ikinci sırada yer alan Halkın Demokratik Partisi (PDP) adayı Atiku Abubakar ve üçüncü sırada yer alan İşçi Partisi adayı Peter Obi itiraz etti. ABD sonuçlarla ilgili endişelerini dile getirerek sonuçlara itiraz edenleri desteklediğini açıkladı ve kazananı tebrik etmedi; İngiltere ise sonuçlardan duyduğu memnuniyeti belirterek seçilen başkanı tebrik etti. Nijerya'daki siyasi sahnede meydana gelen değişimler nelerdir? ABD ve İngiltere bu seçimlerle neyi hedefliyor ve tutumları ne anlama geliyor?
Cevap:
Yukarıdaki soruların cevabının netleşmesi için şu hususları gözden geçirmemiz gerekir:
1- Nijerya Müslüman bir ülkedir. İslam, Nijerya'nın kuzeyindeki Kano bölgesine 7. yüzyılın ortalarından itibaren erken bir dönemde girmiş; ticaret yoluyla Nijerya'nın kuzey ve orta kesimlerindeki Hausa ve Fulani topraklarına yayılmıştır. İslam, 10. yüzyılın ortalarında Endülüslü fakihlerin eliyle fiilen yayılmış; daha sonra bu bölgelerde, Osman Dan Fodio'ya nispetle Sokoto Hilafeti veya Osmanî Hilafet olarak adlandırılan bir İslami emirlik kurulmuştur. Bu devlet, 1904 yılında İngilizler tarafından ortadan kaldırılıncaya kadar yaklaşık yüz yıl hüküm sürmüştür. Nijerya'daki şeriat mahkemelerinde Maliki mezhebi meşhurdur, Müslümanların çoğu Sünni’dir ve 12 eyalette İslam şeriatının bazı hükümleri uygulanmaktadır.
2- Nijerya'nın nüfusu şu an yaklaşık 220 milyondur. Birleşmiş Milletler'in 2021 tahminlerine göre nüfus yaklaşık 219 milyon olup, çeşitli istatistiklere göre nüfusun çoğunluğunu %65 ile %75 arasında değişen bir oranla Müslümanlar oluşturmaktadır. Nijerya'nın yüzölçümü ise yaklaşık bir milyon kilometrekaredir. İngiltere, İslam yönetimini yıktıktan sonra 1900-1904 yılları arasında bugün Nijerya olarak bilinen tüm bölgelerde kontrolünü sağlamıştır. Daha sonra İngiltere, 1 Ekim 1960'ta Nijerya'ya kağıt üzerinde bağımsızlık vermiş, yönetimi Hıristiyan İbo azınlığına teslim etmiş ve 1963'te ülkeyi Commonwealth’e (İngiliz Milletler Topluluğu) dahil etmiştir. Nijerya farklı etnik kökenlerden oluşmaktadır; en büyükleri üç büyük etnik gruptur: Kuzey ve orta kesimde yer alan ve büyük çoğunluğu Müslüman olan Hausa-Fulani; orta ve güneybatı kesimde yer alan, çoğunluğu Hıristiyan olan ancak içinde büyük bir Müslüman azınlık barındıran Yoruba; ve güneydoğu kesimde yer alan Hıristiyan Katolik azınlık İbolar.
3- 1999 yılında yapılan seçimlerde Obasanjo tartışmasız bir şekilde kazanmış ve 29 Mayıs 1999'dan 29 Mayıs 2007'ye kadar iki dönem iktidarda kalmıştır. Obasanjo, iktidarı boyunca ABD lehine açık bir tarafgirlik ve Müslümanlara karşı bariz bir düşmanlık sergilemiştir. 2015 seçimlerini ise İngiliz yanlısı Muhammed Buhari kazanmıştır; Bola Ahmed Tinubu onun en büyük destekçilerinden biriydi. Her ikisi de İngiliz ajanlarını siyasi merkeze yerleştirmeyi başardılar; öyle ki Ahmed Tinubu'ya "siyasi akıl hocası" ve "kral yapıcı" lakabı verilmiştir. Daha sonra Tinubu, "Sıra bende" sloganıyla 2023 seçimlerinde aday olmuş ve kazanmıştır. Nijerya Bağımsız Ulusal Seçim Komisyonu, 1 Mart 2023'te, 25 Şubat'ta yapılan başkanlık seçimini 18 aday arasından iktidardaki Tüm İlericiler Kongresi (APC) adayı Bola Ahmed Tinubu'nun kazandığını duyurdu. Tinubu, seçmen kartı alan 87 milyon seçmenden yaklaşık 8,8 milyon oy (%37) alırken; başlıca rakiplerinden Halkın Demokratik Partisi (PDP) adayı Atiku Abubakar yaklaşık 6,9 milyon oy (%29), İşçi Partisi adayı Peter Obi ise yaklaşık 6,1 milyon oy (%25) almıştır. Atiku Abubakar ve Peter Obi sonuçları reddetmiş, seçimlere hile karıştırıldığını ve oylamanın "özgür, adil ve şeffaf olmadığını" belirterek sonuçlara itiraz etme niyetinde olduklarını açıklamışlardır. Atiku, 6 Mart 2023'te destekçileriyle bir yürüyüş düzenleyerek Bağımsız Ulusal Seçim Komisyonu (INEC) ofisleri önünde toplanmış ve bir PDP yetkilisi konuyla ilgili olarak komisyon yetkilisine bir dilekçe sunmuştur. Buna rağmen seçim sonuçları değişmemiştir.
4- Bu nedenle İngiltere, Nijerya'daki seçim sürecini övmüştür. İngiliz hükümetinin resmi web sitesinde 1 Mart 2023'te yayınlanan bildiride, Dışişleri Bakanı James Cleverly'nin seçilen Başkan Bola Ahmed Tinubu'yu tebrik ettiği belirtilmiştir. Bildiride şu ifadelere yer verilmiştir: ("Birleşik Krallık, Nijeryalı seçmenleri başkanlık ve ulusal meclis seçimlerine katılımlarından, demokratik haklarını kullanırken gösterdikleri sabır ve dirençten dolayı takdir etmektedir. Seçilen Başkan Bola Ahmed Tinubu'yu tebrik ediyoruz. Muhalefet partilerinin seçim sonuçlarına ilişkin tutumlarını ve gözlemci misyonları ile sivil toplumun, gecikmeler ve teknik zorluklar da dahil olmak üzere sürecin organizasyonuna ilişkin dile getirdikleri endişeleri not ediyoruz. Yetkilileri tüm endişeleri dikkatle incelemeye, bekleyen sorunları çözmek için harekete geçmeye ve Nijerya halkının iradesini gerçekleştirmeye odaklanmaya teşvik ediyoruz"). Bu, İngiltere'nin seçilen başkana yönelik destekleyici bir tutumudur; onun kampanyasını sahtekarlık veya hile ile suçlamamakta, aksine yetkilileri tarafsız kabul ederek tüm endişeleri incelemelerini istemektedir. Bunun yanı sıra, ABD'ye karşı Avrupa Birliği'nden de bir destek gelmiştir. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell şunları söylemiştir: ("Nijerya'da birkaç gün önce gerçekleşen başkanlık ve parlamento seçimleri, Batı Afrika ülkesindeki demokrasiyi güçlendirmek için önemli bir fırsattır. Zorlu bağlama ve operasyonel başarısızlıklara rağmen Nijerya halkı demokrasiye olan bağlılığını göstermiştir"... KUNA 28.02.2023). Buradan, İngiltere'nin Nijerya'nın yeni seçilen başkanına verdiği destek ve Avrupa'nın Afrika'daki Amerikan nüfuzuna karşı ona verdiği onay açıkça görülmektedir.
5- ABD'nin Bola Ahmed Tinubu'nun seçilmesine karşı tutumu olumsuzdu. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price yaptığı açıklamada şunları söyledi: ("Nijeryalıların bu tür endişelere sahip olma hakları vardır ancak son seçimlerden büyük beklentileri olmalıdır. Seçim ihtilaflarının karara bağlanması için yerleşik mekanizmalar mevcuttur. Sonuçlara itiraz etmek isteyen her adayı veya partiyi, bu mekanizmalar aracılığıyla yasal yollara başvurmaya teşvik ediyoruz. Ulusal Bağımsız Seçim Komisyonu'nu en fazla dikkat gerektiren alanlardaki durumu iyileştirmeye çağıran diğer uluslararası gözlemcilere katılıyoruz... Nijeryalıların ve bazı partilerin, seçim sürecinin işleyiş biçimiyle, özellikle de başkanlık seçimlerinde ilk kez kullanılan teknik unsurlardaki eksikliklerle ilgili hayal kırıklıklarını dile getirmelerini anlıyoruz. Seçimler sırasında medya mensuplarının saldırıya uğradığına dair raporlardan da endişe duyuyoruz"... Leadership Nijerya sayfası, 02.03.2023). ABD burada, muhalefet partilerinin seçim sürecine yönelik itirazlarını desteklemekte, onları itiraza teşvik etmekte, kazanan başkanı tebrik etmemekte ve seçimler sırasında medyanın saldırıya uğradığına dair raporlardan endişe duyduğunu ilan etmektedir. Bu durum, yeni başkanın ABD'nin istediği biri olmadığını veya ona tabi olmadığını teyit etmektedir.
6- Muhalefet partisini temsil eden aday Atiku Abubakar, 1999-2007 yılları arasında Olusegun Obasanjo döneminde Başkan Yardımcısı olarak görev yapmıştır. Obasanjo'nun ABD'ye bağlı olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla ABD'nin, iktidara gelmesi için Atiku Abubakar'ı desteklediği ortaya çıkmıştır. Abubakar'ın Müslüman kökenli olması nedeniyle ABD onu, yine Müslüman kökenli olan, ağırlığı ve desteği bulunan, mali imkanlara sahip olan ve diğer tarafta İngiliz ajanlarından Muhammed Buhari ile birlikte hareket eden Bola Ahmed Tinubu ile rekabet ettirmiştir. PDP'nin popülaritesi, 1999-2015 yılları arasında ülkeyi yönettiği dönemde, özellikle Goodluck Jonathan döneminde artan yolsuzluklar ve Jonathan'ın (terörle mücadele) bahanesiyle Müslümanlara yönelik keyfi uygulamaları, ayrımcılığı ve zulmü ile ateşe körükle gitmesi nedeniyle azalmıştır. Öyle ki efendisi ABD bile partideki ve yönetimdeki bu yaygın yolsuzluğu eleştirmiştir; ancak bu eleştiri durumu düzeltmek için değil, yönetimi avucunun içine almak içindi. Zira yönetici klik yolsuzluğa batmıştı ve bu durum ABD'nin elinde onlara karşı bir kozdu; kendisine karşı çıktıklarında onları ifşa ediyordu. ABD, yolsuzluğa karşıymış gibi görünerek kamuoyuna ayak uydurmak istedi; oysa bu yolsuzluklara göz yuman, onları düzeltmek için çalışmayan bizzat kendisidir ve yeryüzündeki bozguncuların destekçisidir.
7- Bu nedenle ABD, PDP adayı Atiku Abubakar'ın kazanamama ihtimaline karşı başka bir adamını hazırlamış ve sanki "temizmiş" gibi Peter Obi'yi parlatmaya çalışmıştır! Obi, geçen yıl Mayıs 2022'de PDP'den istifa ederek İşçi Partisi'ne katıldı. ABD, Nijerya'da çoğunluğu oluşturan Müslümanların oylarının PDP adayı Atiku Abubakar, İngiliz yanlısı iktidardaki APC adayı Bola Ahmed Tinubu ve son seçimlerde %6 oy alarak dördüncü sıraya yerleşen ve ünü yayılmaya başlayan Nijerya Halk Partisi (NNPP) adayı Müslüman kökenli Rabiu Musa Kwankwaso arasında bölüneceğini hesaplamış görünmektedir. Bu yüzden ABD, Hıristiyan olan Peter Obi'yi desteklemeye yönelmiş ve Amerikan medyası onu parlatmaya başlayarak, nüfusun %60'ını oluşturan, değişim ve genç bir neslin yönetimini arzulayan Nijeryalı gençlerin favori adayı olduğu propagandasını yaymıştır. Amerikan medya şirketi Bloomberg, Nijerya'da bir kamuoyu araştırması yaptığını ve akıllı telefon uygulaması üzerinden yaklaşık 2384 Nijeryalı ile yapılan anketin Peter Obi'nin başkanlık seçimlerini kazanabileceğini gösterdiğini iddia etmiştir. Amerikan ENEB kuruluşu da benzer bir şey yaparak Peter Obi'nin kazanacağını öngörmüştür. Aynı şekilde Amerikan Ulusal Demokratik Enstitüsü (NDI) ve Uluslararası Cumhuriyetçiler Enstitüsü (IRI) de benzer tahminlerde bulunmuştur. Oysa PDP, 2015 yılına kadar Nijerya'daki sahneye hakim olan ve başkanlık seçimlerini kazanma gücüne sahip tek partiydi ve siyasi merkez ABD lehine meyilliydi. Ancak ABD'nin engelleme çabalarına rağmen İngiliz ajanı Muhammed Buhari'nin kazanmayı başarmasıyla siyasi sahne değişmiştir.
8- Nijerya'daki petrol zenginliği, büyük devletleri, özellikle de İngiltere ve ABD'yi bu kaynak üzerinde sıcak bir çatışmaya itmiştir. Nijerya, dünyanın en büyük petrol üreten 12. ülkesi, 8. büyük petrol ihracatçısı ve petrol rezervleri bakımından 10. sıradadır. Nijerya'nın petrol rezervleri ABD Enerji Bilgi İdaresi tarafından 16 ile 22 milyar varil arasında tahmin edilmektedir, ancak diğer tahminler bunun 35,3 milyar varile ulaştığını söylemektedir. Bu petrolün Nijerya petrolü için yarışanların iştahını kabartmasının sebebi, "tatlı" veya "hafif" sınıfından olması, yani kükürtten büyük ölçüde arınmış olması ve rafine maliyetlerinin düşük olmasıdır. Nijerya Petrol Bakanlığı'na göre ülkede 159 petrol sahası ve 1481 petrol kuyusu bulunmaktadır. Nijerya petrolünü İngiliz petrol şirketleri kontrol ediyordu; ancak ABD'nin, özellikle 1999'dan sonra yani Obasanjo döneminde petrol hattına girmesi, İngiliz şirketlerinin tekelini sınırlamıştır.
9- Nijerya ciddi sorunlarla karşı karşıyadır; güvenliksizlik, aksayan ekonomi, devasa borçlar, aşırı yoksulluk ve politikacıların yolsuzluğu gibi.
Ekonomik koşulları oldukça kötüdür; enflasyon oranı 2022 sonunda %21,5'e, işsizlik oranı tüm yetişkinler için %33'e, gençler için ise %42,5'e ulaşmıştır. Dünya Bankası'nın Mart 2022 tahminlerine göre yaklaşık 220 milyon olan ülke nüfusunun yaklaşık %40'ı yoksulluk sınırı altında yaşamaktadır. Nijerya para birimi değer kaybetmiştir. Yolsuzluk o kadar büyük boyutlara ulaşmıştır ki devlet, geçen ayın başında (Şubat 2023) ülke para biriminin üç banknotunu değiştirmek zorunda kalmıştır. Nijerya'nın Afrika'nın en büyük ekonomilerinden biri olduğu bilinmesine rağmen, ülkenin güneyindeki petrol hırsızlığı kronik bir sorun haline gelmiş ve bu durum araç yakıtı sıkıntısının yanı sıra ülkenin petrol ihracatının düşmesine neden olmuştur. Haziran 2022 istatistiklerine göre yaklaşık 103 milyar dolar borcu bulunmaktadır ve bu borçların faiz ve sigorta ödemeleri yıllık yaklaşık 12 milyar doları bulmaktadır. Büyük bir petrol ihracatçısı olmasına rağmen, bu ciddi ve kronik sorunlar nedeniyle bu zenginlik ona fayda sağlamamıştır. Tüm bunların sebebi, yönetimin ve yöneticilerin bozukluğu, eski ve yeni sömürgeci devletlere olan bağımlılıklarıdır. Çözüm, bu yolsuzluğun ortadan kaldırılması, yani sömürgeci İngiltere'nin Nijerya'ya kağıt üzerinde bağımsızlık verdiğinde ancak yönetim ve ekonomi başta olmak üzere diğer biçimlerde sömürge olarak bıraktığı yönetim sisteminin değiştirilmesidir. İngiltere ona Batı anayasalarından ithal edilmiş bir anayasa dayatmış ve ister Müslüman ister Hıristiyan kökenli olsun kendisine bağlı yöneticiler atamıştır. Ta ki ABD geçen yüzyılın yetmişli yıllarının ortalarında orduya sızıp İngiltere ile rekabet etmeye ve ülke üzerinde onunla çatışmaya başlayana kadar.
10- Tüm bunlara ek olarak, sömürgeci devletlerin, özellikle ABD ve İngiltere'nin ülkenin içişlerine doğrudan müdahalesi söz konusudur. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nün açıklamaları, İngiltere Dışişleri Bakanı'nın bildirisi ve ardından AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi'nin açıklamaları ülkenin içişlerine doğrudan müdahale sayılır. Asıl olan, Nijerya'daki yöneticilerin ve siyasetçilerin bu açıklamaları kınayıp reddetmesi, bu devletlerden ülkelerine müdahale etmeyi bırakmalarını talep etmesi, onları bu konuda uyarması ve onlarla bağları kesmesidir. Ardından ülkeyi kurtarmanın yollarını ciddi ve samimi bir şekilde düşünmeli, geçici veya oyalayıcı değil köklü çözümler aramalıdırlar. Eğer böyle yaparlarsa, çözümün İslam olduğu sonucuna varacaklardır. Nijerya'yı ve her kesimden halkını ancak İslam kurtarabilir. İslam, Nübüvvet metodu üzere Râşidî Hilafet'te somutlaşan nizamın uygulanmasında herkesi eşit tutar; tebaadan hiç kimseye iltimas geçmeden onların maslahatlarını gerçekleştirir, geçimlerini, güvenliklerini ve ulaşımlarını sağlar; ister Müslüman ister Hıristiyan olsunlar... Ülkeyi kalkındıracak, sömürgecilikten kurtaracak, ülkede sanayi devrimi gerçekleştirerek onu ileri ve üstün bir seviyeye taşıyacak olan odur. Kendi sanayilerini kurarlar, petrollerini kendileri çıkarırlar ve tüm geliri kendilerine ait olur, aralarında ayrım gözetmeksizin dağıtılır; böylece herkes zenginleşir, canları, namusları ve malları emniyet altında olur; işsizlik, yoksulluk, korku ve açlık kalmaz.
أَنَّ فِي ذَلِكَ لَذِكْرَى لِأُولِي الْأَلْبَابِ
"Şüphesiz bunda, akıl sahipleri için bir öğüt vardır." (Zümer [39]: 21)
21 Şaban 1444 H. 13.03.2023 M.