Home About Articles Ask the Sheikh
Siyaset

Soru Cevap: Sudan'daki Silahlı Çatışmalar ve Siyasi Çatışmalara Etkileri

April 25, 2023
3143

Soru:

Sky News Arabia internet sitesinde, ABD'nin 23.04.2023 Pazar sabahı diplomatlarını tahliye ettiğini yayınladı (ABD Başkanı Joe Biden, Pazar sabahı yaptığı açıklamada, günlerdir şiddetli çatışmalara sahne olan Sudan'daki diplomatların tahliye edildiğini duyurdu... Biden yaptığı açıklamada: "Bugün (Pazar), benim talimatımla ABD ordusu, hükümet personelini Hartum'dan çıkarmak için bir operasyon gerçekleştirdi" dedi)... Arabi 21 de 23.04.2023 tarihinde sitesinde şunu yayınladı: (Sudan Ordusu, ABD'li diplomatların tahliyesi hakkında yorum yapmadı ancak daha önce yaptığı açıklamada ABD, İngiltere, Fransa ve Çin'in Hartum'daki diplomatlarını ve diğer vatandaşlarını tahliye edeceğini belirterek, "bunun derhal başlamasının beklendiğini" ekledi). Peki bu tahliye çatışmaların devam edeceği anlamına mı geliyor? Hem Burhan hem de Hemeti ABD ajanı olduğu halde bu durumun açıklaması nedir? Yoksa içlerinden biri İngiltere ve Avrupa'ya mı meyil etti de bu çatışma ondan mı kaynaklandı? Bu çatışmanın sonunda beklenen çözüm nedir? Teşekkürler.

Cevap:

Cevabın netleşmesi için Anayasal Belge'den bu yana yaşanan olayları ve ona karşı yapılan askeri darbeyi gözden geçirelim:

Birincisi: Anayasal Belge Aşaması:

1- Amerika'nın ajanları (Askeri Konsey), İngiliz ve Avrupalıların ajanları (Sivil Bileşen) ile 17.08.2019 tarihinde imzalanan "Anayasal Belge" ile yönetiliyordu. Daha sonra 03.10.2020 tarihinde imzalanan Cuba Anlaşması ile süreleri 51 ay olarak revize edildi ve sivillerin yönetimi Kasım 2021'de devralması kararlaştırıldı... Ancak bu belge, iktidar merkezlerinin çoğunu askeri kanattan alıp sivil kanada devrettiği için bu durum Burhan ve Hemeti'yi memnun etmedi. Bu nedenle, sivil kanadın belgede belirtilen iktidar merkezlerini devralma tarihinden yaklaşık iki ay önce bir darbe girişiminin ortaya çıkarıldığı duyuruldu. Peki kim tarafından? Tedaviden döneli henüz beş gün bile olmayan adamlarından biri tarafından: (Sudan Savunma Bakanı Tümgeneral Yasin İbrahim, Tümgeneral Abdülbaki Bekravi liderliğindeki 22 subay ve askerin darbe girişiminin engellendiğini duyurdu... BBC 21.09.2021).

2- Bu darbe girişimi dikkatle incelendiğinde, bunun yapay olduğu görülmektedir. Zira (bu darbe girişiminin lideri, askeri hizmetinde Burhan ile Bahr el-Cebel operasyonlarında, Şemseddin Kebbaşi ile de Batı Darfur'da birlikte çalışmıştır... Arabi 21, 22.09.2021). Bunlar Sudan ordusunun ve Egemenlik Konseyi'nin en üst düzey isimleridir. Yani bu adam, ordudaki kıdemli Amerikan ajanlarına yakın ve güvenilen bir isimdi. Dolayısıyla bu gerçek bir darbe girişimi değil, sivil kanada yönetimin devredilmesi gereken tarih gelmeden önce yönetimi düzenlemek amacıyla lider kadro arasında planlanmış bir olaydı... Bunun hemen ardından (Al-Jazeera'nin 25.10.2021 tarihli haberine göre) "Sudan ordusu, Başbakan Abdullah Hamduk'u, hükümetinin çoğu üyesini ve birçok yetkiliyi gözaltına aldı." Gözaltına alınan Hamduk'un ofisi ise "Yaşananlar Anayasal Belge'nin yırtılması ve devrim kazanımlarına karşı tam bir darbedir" açıklamasını yaptı.

3- Böylece, 2019 yılında Özgürlük ve Değişim Güçleri (siviller) ile Askeri Konsey arasında imzalanan anlaşmanın, Askeri Konsey ve arkasındaki Amerika tarafından bu güçlere kurulan bir tuzak olduğu ortaya çıktı. Egemenlik Konseyi başkanlığının önce askerlerde, sonra sivillerde olacağı söylenerek Özgürlük ve Değişim Güçleri'ne 21 ay sonra yönetimi devralacakları yanılsaması verildi. Eğer bu mümkün olsaydı, İngiliz ve Avrupa ajanları ordu liderliğinde ve finansmanında geniş değişiklikler yaparak Sudan'daki Amerikan nüfuzunu tehdit edebilirdi; Amerika ise buna asla izin vermez.

Bundan sonra insanlar arasında darbe konusunun, Burhan ve Hemeti tarafından Anayasal Belge'yi ortadan kaldırmak için gece yarısı planlanmış bir iş olduğu yayıldı... Ardından insanlar, bir kısmı samimiyetle bir kısmı da sivil bileşenin teşvikiyle sokaklara döküldü ve bu durum günlerce, hatta aylarca sürdü.

İkincisi: Çerçeve Anlaşması Aşaması:

Önceki darbe girişiminin açığa çıkması ve sokak hareketlerinin yayılmasının ardından sivil kanadı kandırmak için başka bir aşama başladı. Askeri ve sivil bileşenler arasında görüşmeler başladı ve nihayet 05.12.2022 tarihinde Çerçeve Anlaşması imzalandı. 11.12.2022 tarihli Soru-Cevap metnimizde belirtildiği üzere: (...Anlaşmanın ikinci bölümünde "geçiş dönemi yetkilerinin tam bir sivil otoriteye devredilmesi... sembolik görevleri olan bir devlet başkanı... ve sivil bir başbakan tarafından yönetilen bir icra düzeyi..." öngörülüyordu. Ayrıca "ordunun siyasetten ve ekonomik, ticari yatırımlardan uzak durması, Hızlı Destek Kuvvetleri ve silahlı hareketlerin orduya entegre edilmesi" maddeleri yer alıyordu). Anlaşma, nihai imzanın 06.04.2023'te atılmasını ve sivil hükümetin 11.04.2023'te kurulmasını gerektiriyordu. Bu noktada olaylar şöyle gelişti:

1- Geçiş dönemi anayasasının imzalanması beklenen 06.04.2023 tarihinde, yani sivil hükümetin kurulmasından 5 gün önce, ABD Dışişleri Bakanlığı Afrika İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Molly Phee, Hemeti ve siyasi süreç sözcüsü Halid Ömer Yusuf ile bir telefon görüşmesi yaptı. (Sudan Tribune 06.04.2023).

2- Arabi Post, 19 Nisan 2023 tarihinde Amerikan The New York Times gazetesine dayandırdığı haberinde, 15.04.2023'teki çatışmanın ilk saatlerine dair şu bilgileri paylaştı: (14 Nisan Cuma gecesi, yabancı elçilerin huzurunda iki taraf "Burhan ve Hemeti" arasında bir müzakere oturumu gerçekleşti; bu sırada sözler verildi, tavizler alındı ve ardından üst düzey bir askeri liderin evinde birlikte akşam yemeği yediler... Arabi Post 19.04.2023).

3- Hemen ardından 15 Nisan 2023 Cumartesi günü, ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında ani ve şiddetli çatışmalar patlak verdi. Bu, yönetimin İngiliz yanlısı sivil güçlere geçme umutlarına vurulmuş yeni bir darbedir... Böylece Sudan'da Amerikan yanlısı askeri bileşen ile İngiliz yanlısı sivil bileşen arasındaki siyasi çatışma, askeri sahaya, yani Burhan ile Hemeti arasına taşındı! 19 Mart 2023 tarihli Soru-Cevap metnimizde şöyle demiştik: [("Ardından askeri bileşen (Burhan ve Hemeti), entegrasyon konusunda anlaşamadıkları bahanesiyle uygulamayı erteleyerek, sivil bileşenin herhangi bir etkisinden arındırılmış yeni bir anlaşma zemini oluşana kadar zaman kazanacaktır. Burhan'ın 'ülkenin sivil yönetim yolunda ilerlediği ve yakında sivil hükümetin kurulacağı' (Al-Ittihad 19.03.2023) sözündeki 'yakında' ifadesinin anlamı budur. Çerçeve Anlaşması, askeri bileşenin gereksinimlerine göre uygulanacaktır. Eğer bu mümkün olmazsa, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin orduya entegrasyonunun zorluğu bahane edilerek -yani Burhan ve Hemeti arasındaki uyuşmazlık süsü verilerek- Anayasal Belge'nin iptal edilmesi senaryosu yeni bir üslupla tekrarlanabilir...")]

4- Muhalif siyasi güçler, daha önce orduya ve Hızlı Destek Kuvvetleri'ne karşı oldukları halde, şimdi bu iki taraf arasındaki çatışmanın durması için çağrıda bulunmaya başladılar. Daha önce savundukları her iki tarafın da siyasetten uzaklaştırılması ve sivil hükümet kurulması taleplerini unuttular. (Al-Jazeera 16.04.2023). Böylece muhalefet başka bir muhalefetle yer değiştirdi; siyasi muhalefet artık gerçek bir muhalefet değil, ordu liderliği ile yapay muhalefet (Hızlı Destek Kuvvetleri liderliği) arasında bir uzlaşma gücü haline geldi!

5- ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada Blinken'ın çatışmalardan etkilenenlere insani yardım ulaştırılması için acil bir ateşkese ihtiyaç olduğunu vurguladığı belirtildi (Sky News 18.04.2023). Blinken çatışmanın bitmesini değil, ateşkesi istiyordu ve her iki taraf da Amerikan çağrısına anında yanıt verdi. Ordu adına Şemseddin Kebbaşi ateşkesi kabul ettiklerini duyurdu. Hızlı Destek Kuvvetleri de Blinken'ın talebi üzerine 24 saatlik insani ateşkesi kabul ettiğini açıkladı. Bu durum, Burhan ve Hemeti'nin Amerikalılara tabi olduğunu ve onların emirlerini hızla yerine getirdiğini kanıtlamaktadır. Eğer Amerikalılar çatışmayı tamamen durdurmalarını isteselerdi, durdururlardı. Ancak sadece 24 saatlik bir ateşkes istediler. Bunun anlamı, çatışmaya devam etmelerine izin verdikleridir...

6- Suudi merkezli Asharq Al-Awsat gazetesi 19.04.2023'te bir ABD Dışişleri yetkilisine dayandırdığı haberinde: "ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Sudan'daki olayların planlanması ve yönetimi için bir çalışma grubu oluşturduğunu" bildirdi. Bu, Amerikalıların her iki taraf arasındaki çatışmayı yönettiklerini ve amaçlarına ulaşana kadar bunu tamamen durdurmak istemediklerini teyit etmektedir.

7- Biden yaptığı açıklamada: "Bugün Pazar, benim talimatımla ABD ordusu Hartum'daki hükümet personelini tahliye etti" dedi ve Cibuti, Etiyopya ve Suudi Arabistan'a teşekkür etti. Sky News Arabia'nın haberine göre, Hızlı Destek Kuvvetleri tahliyeyi ABD ile koordineli olarak gerçekleştirdiğini duyurdu. Ordunun ise bu konuda yorum yapmaması ancak daha önce tahliyelerin beklendiğini söylemesi, çatışmanın tırmandığı imajını vermek içindir.

8- ABD, 25.04.2023 Salı gecesinden itibaren geçerli olmak üzere 72 saatlik bir ateşkes ilan etti: (Blinken: "Son 48 saatlik yoğun müzakerelerin ardından, Sudan ordusu ve Hızlı Destek Kuvvetleri 24 Nisan gece yarısından itibaren 72 saatlik ülke genelinde ateşkes uygulanması konusunda anlaştı" dedi... Al-Jazeera Mubasher 25.04.2023).

Çerçeve Anlaşması aşamasındaki olaylar düşünüldüğünde, Amerika'nın ateşkese hakim olduğu, olayları yönettiği ve iki ajanı arasındaki askeri çatışmayı körüklediği açıkça görülmektedir... Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasındaki bu çatışmalar, siyasi çekişmeleri Amerika'nın çizdiği yeni bir sahaya taşımaktadır. Bu saha, İngiliz ve Avrupa ajanlarını etkin yönetim merkezinden uzaklaştırmak için tasarlanmıştır. Amerika kaç kişinin öldüğüyle veya Sudan'ın yıkılmasıyla ilgilenmez; onun için önemli olan Sudan'da tek başına egemen olmak ve İngiltere ile Avrupa'yı oradan uzaklaştırmaktır.

Üçüncüsü: İngilizlerin ve Avrupa'nın, Hemeti'nin Burhan'a darbe girişimi arkasında olduğu iddiasına gelince, bu uzak bir ihtimaldir. Buna işaret eden hususlar şunlardır:

1- Bölgedeki Amerikan ajanları çatışmanın her iki tarafıyla da iletişim halindedir. Eğer Amerika, Hemeti'nin İngiliz-Avrupa safına geçtiğini bilseydi, diğer ajanlarını Sudan ordusunu (meşru kurum olarak) desteklemeye teşvik eder ve Hızlı Destek Kuvvetleri'nin meşruiyetini bitirirdi.

2- ABD Dışişleri Bakanı her iki tarafı da arayarak ateşkes çağrısı yapmaktadır. Hemeti bizzat Blinken ile görüştüğünü ve ihlallerin çözümü için daha fazla görüşme beklediğini ifade etmiştir.

3- Eğer Hızlı Destek Kuvvetleri Avrupalılar lehine bir darbe yapıyor olsaydı, sivil kanat (Özgürlük ve Değişim Güçleri) onların yanında yer alırdı; çünkü onlar zaten "askeri vesayete son" ve "sivil yönetim" çağrısı yapıyorlar. Oysa bu güçler tarafsız kalarak sadece çatışmanın durması çağrısı yapmaktadırlar.

Buna göre, Sudan'daki Avrupa yanlısı güçlerin bu çatışmalar karşısında şoka uğradıkları ve bir tarafı diğerine karşı desteklemedikleri anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Hemeti'nin İngilizlere kaydığı şüphesi ortadan kalkmaktadır; o da Burhan gibi bir Amerikan ajanı olmaya devam etmektedir.

Dördüncüsü: Özet olarak:

1- Bugün Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında yaşanan çatışmalar, hem savaşın hem de ateşkesin Amerika tarafından yönetildiği bir süreçtir. Amaç, Sudan'daki siyasi mücadeleyi keskin bir şekilde yeni bir alana taşımak, İngiliz ve Avrupa ajanlarını saf dışı bırakarak sahayı sadece kendi ajanlarına bırakmaktır.

2- Amerika, Sudan'daki nüfuzunun Avrupa tarafından tehdit edilmeden sürmesini istemektedir. Bunun bir örneği Beşir dönemindeki 30 yıllık nüfuzudur... Beşir'den vazgeçmek istediğinde, yine onun yetiştirdiği Hemeti ve Burhan gibi isimleri öne çıkarmıştır. İngilizlerin adamları (Özgürlük ve Değişim Güçleri) harekete geçtiğinde ise onları Anayasal Belge ve Çerçeve Anlaşması ile kandırarak kontrol altına almıştır.

3- İngiltere'nin bu iki isimden birine (Hemeti'ye) sızıp sızmadığına dair bir emare yoktur. Aksine, her ikisi de Amerika'nın emri altındadır.

4- Çatışmanın sonucuna gelince; amaç İngiliz uşaklarını (sivil bileşeni) dışlamaktı ve bu büyük ölçüde gerçekleşti. Ancak bu sefer halk nezdinde deşifre olmamak için süreci biraz daha uzatabilirler. Bu bir kesin sonuç savaşı değil, bir yıpratma ve konumlandırma savaşıdır. Şu amaçlardan biri hedefleniyor olabilir:

a- Amerika, iki ajanı (Burhan ve Hemeti) arasında yeni bir anlaşma yapmayı uygun görürse bunu yapar ve Çerçeve Anlaşması'nı geri plana iterek Avrupalıların adamlarını etkisizleştirir.

b- Eğer Avrupa yanlısı güçlerin geri itilmesi mümkün olmazsa, Amerika -Güney'i ayırdığı gibi- Sudan'ı bölmekten çekinmez. Batı'yı ve Darfur'u ayırarak oradaki altın madenlerine hakim olan Hemeti'yi oranın başına getirebilir.

c- Eğer Avrupa yanlısı güçler manevra gereği ajanlardan birinin (örneğin Hemeti'nin) arkasında saf tutarsa, Amerika diğer ajanına askeri baskıyı artırarak bu ittifakı bozma talimatı verebilir.

Beşincisi: Tüm bu yaşananlar göstermektedir ki, ajanlar da efendileri gibi halkın güvenliğini ve maslahatını önemsemezler; tek dertleri o koltuklarda oturmaktır. Ramazan'ın son on gününde, insanların bayramı beklediği bir zamanda halkı korkuttular, kan döktüler ve yıkıma sebep oldular. Tüm bunlar Allah'ın, Resulü'nün ve müminlerin düşmanlarını razı etmek içindir... Sudan halkına düşen; hem Amerikan ajanlarını hem de İngiliz ajanlarını reddetmek, Sudan'ın ihlaslı ve bilinçli evlatları olan, Nübüvvet metodu üzere Râşidî Hilafet projesini taşıyan Hizb-ut Tahrir gençlerine destek vermektir. Ancak bu şekilde ülke tüm ajanlardan kurtulur, bölünmekten korunur ve izzete kavuşur.

وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاءُ بَعْضٍ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَيُطِيعُونَ اللهَ وَرَسُولَهُ أُولَئِكَ سَيَرْحَمُهُمُ اللهُ إِنَّ اللهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

"Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir; iyiliği emrederler, kötülükten alıkoyarlar, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah Azîzdir, Hakîmdir." (Tevbe Suresi, 71)

5 Şevval 1444 H. 25.04.2023 M.

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın