Home About Articles Ask the Sheikh
Siyaset

Soru-Cevap: Kremlin Üzerindeki İHA Saldırısı

May 09, 2023
2187

Soru:

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki İHA uzmanları, "geçen Çarşamba günü Kremlin üzerinde düşen iki İHA'nın Moskova içindeki ve çevresindeki çok sayıda savunma sistemini atlatmış olmasının, bunların Rusya içerisinden fırlatılmış olma ihtimaline işaret ettiğini" belirttiler (Al Jazeera, Reuters 06/05/2023). Moskova'nın kalbindeki Kremlin Sarayı'na yönelik İHA saldırısı 03/05/2023 gecesi gerçekleşti. Ukrayna Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Sekreteri ise "Kremlin'e yapılan saldırının Moskova tarafından planlandığını" söyledi (Al Jazeera 03/05/2023). Soru şudur: Bu saldırı Rusya'nın iddia ettiği gibi dışarıdan ("Ukrayna") bir plan mıdır? Yoksa Amerikalı uzmanların ve Ukrayna'nın dediği gibi içeriden ("Moskova") bir plan mıdır? Diğer bir deyişle, bu farklı açıklamalardan sonra bu saldırının arkasında kim var?

Cevap:

Evet, Rusya Başkanlığı, Kremlin'e yönelik iki İHA ile düzenlenen saldırının engellendiğini duyurdu ve bunu "terörist" bir saldırı olarak nitelendirdi. Ukrayna, saldırıyla herhangi bir ilgisi olduğunu derhal reddederek Moskova'yı, çatışmanın olası herhangi bir tırmanışını haklı çıkarmak için bunu kasıtlı olarak medyada öne çıkarmakla suçladı. Kremlin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in zarar görmediğini açıkladı... Bu saldırının amaçlarını anlamak için aşağıdaki hususlara dikkat etmek gerekir:

Birincisi: Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı Ukrayna savaşının üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçtikten sonra, savaş cephelerinde bir durgunluk oluştu. Sekiz aydır Bahmut şehrinde devam eden çatışmalar ve Rusya'nın Ukrayna'nın iç kesimlerine yönelik bazı füze saldırıları dışında diğer cepheler durgunluk yaşıyor. Bu durgunluğun iki sebebi var: Birincisi kış nedeniyle doğal sebepler, ikincisi ise her iki taraftaki mühimmat eksikliğidir. Beklenen bir Ukrayna saldırısına dair sürekli konuşmaların yapıldığı bir dönemde, Kremlin'e yapılan saldırı cephelerdeki durgunluk halini sona erdirmiş oldu ve gerilimin tırmanması muhtemeldir.

İkincisi: Amerika liderliğindeki Batı, Ukrayna'ya sağladığı sürekli ve kademeli destek yoluyla Rusya'yı yıpratmayı başardı. Özellikle Bahmut şehrinde savaşan Rus Wagner grubunun başkanı, mühimmat eksikliği nedeniyle sürekli feryat ediyor, hatta Rus askeri kurumu içindeki tarafları, özellikle kış boyunca diğer cepheler neredeyse durmuşken bunu kasten yapmakla suçluyor. Aynı şekilde Rusya'nın Ukrayna'nın içlerine yönelik saldırıları genellikle dalgalar halinde gerçekleşiyor; yani Rusya, sürekli saldırılar düzenlemek için yeterli füze ve İHA'ya sahip olmayabilir. Sanki bir ay boyunca ürettiği miktarı biriktirip sonra Ukrayna'nın içine fırlatıyor gibi görünüyor. Bu da Batı'nın yaptırımları nedeniyle Rus askeri endüstrisindeki hassas parça eksikliğinin yanı sıra Rusya'daki yıpranma durumunun bir başka ifadesidir. Haberler Batı'da da mühimmatın tükendiğinden bahsetse de bu doğru olsa bile Batı'nın askeri endüstrisi bu açığı kapatmada Rusya'nın endüstrisinden daha yetkindir.

Üçüncüsü: Sonuç olarak Rus ordusu, seferberlik kampanyalarına rağmen özellikle kara saldırı yeteneklerini kaybetmiş görünüyor. Cephe hatları boyunca hendekler kazması, gelişmiş Batı silahlarıyla yapılacak olan beklenen Ukrayna saldırısından duyduğu korkunun bir kanıtıdır. Hatta Wagner grubu lideri, beklenen Ukrayna saldırısını "Rusya için bir felaket" olarak nitelendirdi. Buna, Ukrayna semalarında hava üstünlüğü kurmakta tamamen aciz kalan ve sadece uzaktan bazı darbeler indirmekle yetinen Rus hava kuvvetlerinin adeta yokluğu da eklenince, Rusya'nın zayıflığı Batı ve savaşı perde arkasından yöneten Amerika için aşikâr hale gelmiştir. Tüm bunlardan dolayı, savaşın planlanması Rusya'ya karşı, savaşın başında hayal dahi edilemeyen boyutlar kazanmaya başladı. Özellikle Amerika ve Batı, nükleer savaş hayaletini uzak tutmada hâlâ başarılılar. Zira Rusya'nın nükleer silah kullanma tehdidi seviyesine varan tüm imaları, geniş çaplı eleştirilerle karşılandığı gibi Rusya, pervasızlığına karşı Amerika'nın tepkisiyle korkutulmaktadır.

Dördüncüsü: Tüm bu koşullar altında bu yazın muhtemelen sıcak geçeceği ve birçok kısıtlamadan kurtulacağı öngörülüyor. Bu kısıtlamalardan biri de savaşın sadece Ukrayna içinde cereyan etmesidir. Ukrayna sorumluluğu üstlenmese de Rusya içinde birkaç saldırı gerçekleşti. Hatta Rusya içindeki saldırılardan sorumluymuş gibi gösterilen Putin yönetimine karşı bir "Rus direnişi" icat edildi. Moskova'nın kalbindeki Kremlin Sarayı'na yapılan bu saldırı, Rusya'nın gururunu şiddetle yaralamıştır. Rusya bunu Devlet Başkanı Putin'e yönelik bir suikast girişimi olarak sınıflandırdı. İki İHA'nın fırlatıldığı yer neresi olursa olsun, Kremlin binalarının kubbeleri üzerine kadar ulaşmaları ve doğrudan Kremlin üzerinde patlamaları Rusya'nın zayıflığını göstermektedir.

Beşincisi: Rusya'nın Ukrayna'yı uygulamakla suçladığı saldırının cüreti karşısında Moskova'da ve tüm Rusya'da yaşanan şok nedeniyle, Rus yetkililerin yaşadığı şokun şiddetini gösteren sert açıklamalar yapıldı:

1- Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitri Medvedev şunları söyledi: "Kiev rejiminin Kremlin'e saldırısından sonra geriye kalan tek seçenek, Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy ve ekibinin fiziksel olarak tasfiye edilmesidir." Medvedev Çarşamba günü Telegram kanalı üzerinden şunları yazdı: "Bugünkü 'Kremlin'e yönelik' terör saldırısından sonra, Zelenskiy ve çetesini fiziksel olarak ortadan kaldırmaktan başka seçenek kalmamıştır..." (Sputnik Rusya, 03/05/2023)

2- Rusya Duması Başkanı Vyacheslav Volodin, Kremlin'e yönelik iki İHA saldırısına yanıt olarak "Kiev'deki terör rejimini caydırabilecek ve yok edebilecek silahların kullanılmasını" talep etti. Volodin, Telegram uygulaması üzerinden yaptığı açıklamada, Kiev'in sorumluluğu reddettiği bu "sözde" saldırıdan sonra Rusya'nın Ukrayna Başkanı ile müzakere yapmaması gerektiğini belirterek, Zelenskiy rejimi ile müzakerelerin "mümkün olmadığını, onun Rusya'nın, Avrupa'nın ve tüm dünyanın güvenliğini tehdit ettiğini" ifade etti. (Al Jazeera Net, 03/05/2023).

Böylece Kremlin'e yönelik iki İHA saldırısının Rusya genelinde yarattığı şokun boyutu açıkça görülmektedir.

Altıncısı: Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı tırmandırmak için bu saldırıyı kendisinin düzenlemiş olma ihtimaline gelince; bu durum, hem Rusya'nın gururunun incinmesi, büyüklüğüne bir tokat atılması ve artık kimsenin ondan ve başkanından korkmadığının bir işareti olması bakımından, hem de Rusya'nın nükleer silahlar dışında Ukrayna'da savaşı etkili bir şekilde tırmandırma yeteneğine sahip olmaması ve Amerika'nın tepkisinden korktuğu için bunları Ukrayna içinde kullanma iradesine sahip olmaması bakımından uzak bir ihtimaldir. Rusya'nın kendi kendini vurmuş olma ihtimalini çürüten bir diğer husus da Rusya'nın saldırıda parmağı olduğu konusunda doğrudan Amerika'yı suçlamasıdır. Bu da emsalsiz bir durumdur ve saldırının cüreti karşısında Moskova'daki şokun şiddetini göstermektedir. İlgili açıklamalar bunu ortaya koymaktadır:

1- Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, "Ukrayna'nın Kremlin'e yönelik İHA saldırısının arkasında Amerika Birleşik Devletleri'nin olduğunu ve Kiev'in hedeflerini ABD'nin seçtiğini" belirtti. Peskov 04/05/2023 Perşembe günü yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi: "Hem Kiev hem de Washington'da bunu reddetme çabaları elbette tamamen gülünçtür. Bu tür eylemlere ve terör saldırılarına ilişkin kararların Kiev'de değil, Washington'da alındığını çok iyi biliyoruz. Kiev kendisine söyleneni yapıyor ve emirler oradan geldi." Amerika ise Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby aracılığıyla MSNBC kanalında bunu reddetti ve şöyle dedi: "Henüz ne olduğunu bilmiyoruz ve herhangi bir değerlendirme yapmıyoruz. Dmitri Peskov'un sabahki yorumlarını ve bizim bu işe bir şekilde dâhil olduğumuz yönündeki iddiaları gördüm. Sizi temin ederim ki Amerika Birleşik Devletleri'nin hiçbir dahli olmamıştır; ne olursa olsun, Amerika Birleşik Devletleri buna karışmamıştır." (RT, 04/05/2023).

2- Tüm bunlardan dolayı denilebilir ki Amerika, Rusya'da gördüğü zayıflık ve yıpranma nedeniyle Ukrayna'daki savaşı Rusya'ya karşı birçok kısıtlamadan kurtulmuş ve daha ileri bir boyuta taşımaya başlamıştır. Hatta Kremlin'e yapılan saldırı Rusya Devlet Başkanı'na yönelik kişisel bir tehdidi temsil etmektedir. Kremlin Sözcüsü Peskov'un açıklamalarından anlaşıldığı üzere Rusya mesajı anlamıştır; bu yüzden Amerika'ya, saldırının arkasında onun olduğunu bildiğini söylemek istemiş, ancak ondan duyduğu şiddetli korku nedeniyle doğrudan Amerika'yı tehdit etmekten kaçınmış, sadece Ukrayna'yı ve Başkanı Zelenskiy'i tasfiye etmekle tehdit etmekle yetinmiştir.

3- Ayrıca saldırının Amerika tarafından planlanan bir meydan okuma olduğuna dair bir diğer işaret de Ukrayna Başkanı'nın Ukrayna dışına çıkarılmasıdır. Saldırının gerçekleştiği sabah aniden Finlandiya'nın Helsinki şehrini ziyaret ettiği, ardından uçağının Hollanda'nın Amsterdam şehrine indiği, daha sonra ise Almanya Başbakanı'nın programında Zelenskiy'i kabul edeceğinin yer aldığı görüldü. Tüm bunlar, Ukrayna Başkanı Zelenskiy'i Rusya'nın tepkisinden, yani Medvedev'in talep ettiği gibi onu tasfiye etmesinden korumak içindir.

4- Amerika'nın kendisine gelince; bu olay hakkında yorum yapmak istemiyor gibi göründü, hatta Rusya'nın anlatısına şüpheyle yaklaştı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, "Moskova'dan Ukrayna'nın Kremlin'e yönelik sözde İHA saldırısına ilişkin raporları gördüğünü ancak bunların doğruluğunu hiçbir şekilde teyit edemeyeceğini" söyledi. "Sadece bilmiyoruz" diyen Blinken ekledi: "Gerçeklerin ne olduğunu göreceğiz. Gerçekleri bilmeden bu konuda yorum yapmak veya spekülasyon yapmak gerçekten zor." (CNN Arapça, 03/05/2023).

5- Amerika'nın Rusya Devlet Başkanı Putin'i öldürme girişimindeki rolüne işaret eden bir diğer husus ise geçtiğimiz aylarda sızdırılan ve Nisan 2023'te ifşa olan ABD belgelerinde, Rusya Devlet Başkanı Putin'in öldürülmesinin savaş senaryolarından biri olarak konuşulmasıdır. "ABD Savunma Bakanlığı'ndan (Pentagon) gizli belgelerin sızdırılması süreci, beraberinde birçok sürpriz ve sır taşıyor gibi görünüyor. Bunlar arasında New York Times gazetesinin, Ukrayna'daki savaşın bir yılından sonra acil durumlarla başa çıkmak için hazırlanan planların ayrıntılarını içeren gizli bir istihbarat belgesi hakkında ifşa ettikleri de var. Belge, ABD Savunma İstihbarat Teşkilatı tarafından yapılan ve gerçekleşmeleri durumunda Ukrayna'daki çatışmanın gidişatını nasıl etkileyebileceğine dair 4 varsayımsal senaryoyu belirleyen bir analizi içeriyor. Varsayımsal senaryolar şunları içeriyor: 'Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in öldürülmesi... Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'in öldürülmesi... Rus Silahlı Kuvvetleri liderliğinin değişmesi... ve Kremlin'e yönelik Ukrayna saldırıları.'" (Eş-Şark Gazetesi, 12/04/2023).

Yedincisi: Özetle, Moskova'daki Kremlin Sarayı'na yönelik iki İHA saldırısı, Ukrayna'daki savaşın tehlikeli bir şekilde tırmanmasıdır. Bu durum, Amerika'nın ve Ukrayna'nın savaşın gidişatını değiştirebilecek güçlü saldırılar düzenlemek için Rusya içinde yeterli ajana sahip olduğunu göstermektedir. Rusya içinde demiryollarını, petrol ve elektrik tesislerini ve diğerlerini hedef alan saldırılar başlamış ve artış eğilimi göstermiştir. Yani savaşın Ukrayna'dan Rusya'nın içine taşınması süreci fiilen devam etmektedir. Hatta Rus ordusunun Ukrayna'da büyük ölçüde yıpranmış olması ve savaşın gidişatını değiştirecek etkili saldırılar düzenlemesinin zorluğu karşısında bu süreç oldukça cüretkârdır. Aynı şekilde Amerika başta olmak üzere Batı, savaşın gidişatını Ukrayna lehine değiştirmek için Ukrayna'yı daha gelişmiş silahlarla desteklemeye devam ediyor. Ukrayna'nın Herson şehrini ve Harkiv'deki bölgeleri geri almasından sonra savaşın mevcut gidişatının Rusya'nın lehine olmadığını, ayrıca Rusya'nın sekiz aydır devam eden Bahmut saldırısında şehri ele geçiremeden verdiği ağır kayıpları da belirtmek gerekir.

Rusya'daki Kremlin saldırısının boyutları ve arka planı bunlardır. Bütün bunlar Rusya'nın askeri ve güvenlik kapasitesinin sarsıldığını, hatta Moskova'nın kalbindeki siyasi merkezini bile koruyamadığını göstermektedir! Çatışmanın sadece Rusya ile Ukrayna arasında olmadığı, Amerika ve Batı'nın Ukrayna'yı maddi ve manevi olarak desteklediği doğrudur. Buna rağmen Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısının bir yılı aşkın süredir devam etmesi ve Rusya'nın istikrarının Ukrayna'da işgal ettiği bölgelerde maddi ve insani büyük kayıplarla birlikte hala şiddetle sarsılıyor olması; tüm bunlar Rusya'nın "büyük devlet" isminden gözle görülür bir şekilde uzaklaştığını göstermektedir. Rusya'nın bunun farkında olduğu ve bu yüzden 09/05/2023'teki Rusya kutlamalarından önce Bahmut'un tamamını işgal ederek bu ismin itibarını iade etmek için tüm gücünü harcadığı görülüyor; ancak saldırılarını yoğunlaştırmasına ve Wagner grubunu seferber etmesine rağmen bugüne kadar bunda başarılı olamadı.

Amerika ve Batı'ya gelince, onlar son Ukraynalı askere kadar savaşıyorlar! Çatışmaya bizzat müdahale etmek istemiyorlar, aksine bu ülkeler başkalarının kanı üzerinden kendi çıkarlarını gerçekleştiriyorlar.

Sonuç olarak, 01/03/2023 tarihli soru-cevapta daha önce belirttiklerimi yineliyorum: "...Bugünün dünyasında büyük olarak adlandırılan bu sömürgeci kâfir devletler, dünyanın iyiliği için değil, şer ve zarar için birbirleriyle çatışıyorlar. Rusya, hareket eden her Ukraynalıyı öldürmek için Ukrayna'ya saldırıyor; Amerika ve Batı ise saldırganlığa karşı kendi askerleriyle değil, her bir Ukraynalı ile savaşıyor! Her iki taraf da Ukrayna'da her bir Ukraynalıyı öldürmek için çatışıyor... Yeryüzünde bozgunculuk peşinde koşan bu devletler, kendi çıkarlarını, hatta çıkarlarının bir kısmını gerçekleştirdikleri sürece dökülen kanın yoğunluğuna değer vermezler... Sanki tarih, Pers ve Roma devletlerinin birbirleriyle çatıştığı, birinin galip gelip diğerinin yenildiği ve bunun böylece sürüp gittiği zamanları tekrar ediyor... Her ikisi de kendi çıkarlarını gerçekleştirmek için insanların kanını emen bir makine gibi davranıyor... Bu durum, Allah'ın hak ve adalet ehli olan İslam Ümmetini zafer ve apaçık bir fetihle onurlandırmasına kadar devam etti; böylece İslam ve Müslümanlar izzet buldu, küfür ve kâfirler ise zelil oldu. Allah'ın izniyle bu yeniden gerçekleşecektir." Râşidî Hilafetin kurulmasıyla bu gerçekleşecektir.

وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ * بِنَصْرِ اللَّهِ يَنْصُرُ مَنْ يَشَاءُ وَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ

"O gün müminler de Allah’ın yardımıyla sevineceklerdir. O, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir." (Rûm 4-5)

وَيَقُولُونَ مَتَى هُوَ قُلْ عَسَى أَنْ يَكُونَ قَرِيباً

"Ne zamanmış o? diyecekler. De ki: Yakın olması umulur!" (İsrâ 51)

19 Şevval 1444H 09/05/2023M

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın