Home About Articles Ask the Sheikh
Siyaset

Soru-Cevap: Çad'daki Siyasi Gelişmeler

April 25, 2021
2739

Soru:

Çad ordusu 20/04/2021 tarihinde, Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi'nin ülkenin kuzeyinde Libya'nın güneyinden gelen isyancılarla girilen çatışmalarda öldürüldüğünü duyurdu. Ayrıca, öldürülen cumhurbaşkanının oğlu ve Başkanlık Muhafızları Komutanı Muhammed Debi başkanlığında 18 aylık bir geçiş dönemi için askeri bir konseyin kurulduğu, parlamentonun ve hükümetin feshedildiği, akşamları sokağa çıkma yasağı ilan edildiği ve ülkenin hava ve kara sınırlarının kapatıldığı açıklandı. Konsey, tüm muhalif güçleri diyaloğa çağırdı. Çad'da gerçekte neler yaşanıyor ve durum nereye evriliyor? İsyancı güçlerin bağlantıları nelerdir ve bunun uluslararası çatışma ile ilgisi nedir?

Cevap:

Cevabın netleşmesi için aşağıdaki hususları gözden geçirelim:

1- Çad'da 11/04/2021 tarihinde cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldı. Muhalefet güçleri, Cumhurbaşkanı Debi'yi hile yapmakla, sesleri kısmakla ve liderlerinin adaylığını engellemekle suçlayarak seçimleri boykot etti. 19/04/2021 tarihinde İdris Debi'nin %79,32 oyla seçimi kazandığı ve ülkeyi altı yıl daha yöneteceği açıklandı; ancak bu açıklamadan sadece birkaç saat sonra isyancılarla girdiği çatışmada yaralandı. Değişim ve Uyum Cephesi (FACT) 12/04/2021'de seçimleri reddettiğini duyurdu ve Libya'nın güneyinde konuşlanmış kuvvetlerini Çad'ın başkenti Encemine'ye doğru harekete geçirdi. Cephe lideri Muhammed Mehdi Ali hareketin başladığını duyurdu. Yüzlerce arazi aracıyla giriş yapan kuvvetlerinin yaklaşık 1500 kişi olduğu tahmin ediliyor. Libya'nın güneyindeki karargahlarının bulunduğu Cufra şehrinden 12/04/2021'de Çad'ın kuzeyine giren grup, Tibesti eyaletine, ardından başkent Encemine'ye 400 km uzaklıktaki Kanem eyaletine girdi. Facebook sayfalarında yaptıkları açıklamada, "yapılan seçimlerin bir maskaralık olduğunu" belirterek halkı vatanları Çad'ı özgürleştirmek ve diktatörlüğe baskı yapmak için kendilerine destek olmaya çağırdılar ve Libya sınırı yakınındaki garnizonları direnişle karşılaşmadan ele geçirdiklerini duyurdular.

2- Çad Ordu Sözcüsü General Azem Bermandoa Agouna, 20/04/2021 tarihinde resmi Çad televizyonunda yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Cumhurbaşkanı İdris Debi Itno, savaş meydanında toprak bütünlüğünü ve birliğini savunurken son nefesini verdi... Çad halkına büyük bir üzüntüyle Çad Mareşali'nin 20 Nisan 2021 Salı günü vefat haberini duyuruyoruz." Ayrıca askeri bir konseyin kurulduğu, öldürülen cumhurbaşkanının oğlu Muhammed Debi'nin konsey başkanı olarak atandığı, parlamentonun ve hükümetin feshedildiği açıklandı. Ordu sözcüsü, "Muhammed İdris Debi başkanlığındaki Askeri Geçiş Konseyi'nin ulusal bağımsızlığı, toprak bütünlüğünü, ulusal birliği, uluslararası anlaşma ve sözleşmelere saygıyı garanti ettiğini ve 18 aylık bir geçiş aşamasının ardından özgür, demokratik ve şeffaf seçimlerin yapılacağını" belirtti. Ayrıca "akşam saat 18.00'den sabah 05.00'e kadar sokağa çıkma yasağı uygulandığını, ülkenin kara ve hava sınırlarının kapatıldığını" ifade etti ve "geçiş dönemi başkanına geniş yetkiler veren ve anayasayı askıya alan bir geçiş tüzüğü" ilan edildi. Böylece rejimin hükümeti, parlamentosu ve anayasası, bizzat rejimin askeri kurumu ve yönetimi yürüten adamlar tarafından -öldürülen Debi hariç- feshedilmiş oldu. Zira üst düzey subayların çoğunluğu, Çad, Libya ve Sudan'da uzantıları olan Zaghawa kabilesinden, yani öldürülen cumhurbaşkanının ailesinden ve akrabalarındandır. Bu kabile kendi içinde bölünmüştür; isyancılar arasında bu kabileye mensup olanlar da vardır. Hatırlanacağı üzere, 2019 yılı başında Timan Erdimi liderliğindeki Direniş Güçleri Birliği (UFR) adına saldırıyı yönetenler Debi'nin kuzenleriydi. Fransız müdahalesi olmasaydı isyanlarında başarılı olmak üzerelerdi. Muhammed Debi başkanlığında kurulan yeni askeri konseyin 15 subaydan oluştuğu ve bunlardan 8'inin Zaghawa kabilesinden olduğu biliniyor. İsyancılar, Askeri Geçiş Konseyi'ni kesin bir dille reddettiklerini açıkladılar. İsyancıların sözcüsü, "Kuvvetlerimiz Encemine yolunda, ancak Debi'nin oğullarına babalarını geleneklere göre gömmeleri için 15 ila 28 saat süre vereceğiz" dedi ve başkente ulaşana kadar isyanlarını sürdüreceklerine yemin ettiler.

3- İdris Debi'nin kendisi de 1990 yılında bir isyan hareketine liderlik ederek Çad'da yönetimi ele geçirmiş ve Fransa'ya sırt çevirip ABD ajanı olan Hüseyin Habre'yi (1982-1990) devirmişti. Debi ordunun komutanıydı ve Fransa'nın desteğiyle iktidara gelene kadar bir isyan yönetti. Tahtını korumak ve iktidarda kalmak için Fransa ile sıkı bağlar kurdu. Fransa, Debi'nin hiç durmayan isyanları bastırmasında en büyük rolü oynadı. Şubat 2008'de isyancılar başkent Encemine'deki başkanlık sarayının kapılarına dayandığında, saldırı Fransız desteği sayesinde püskürtüldü. Debi, 2006'dan beri bizzat askerleriyle birlikte isyanlara karşı savaşıyordu. Ancak önceki isyan hareketlerini boşa çıkarmada en büyük pay Fransa'nındı. Görünen o ki Fransa bu kez son isyanı doğrudan püskürtmek için henüz harekete geçmedi ve rolü Debi güçlerini desteklemekle sınırlı kaldı. Nitekim "Değişim ve Uyum Cephesi" (FACT), 15/04/2021 tarihinde Africa Post sayfasında yayınlanan bildirisinde, "Cephe, Fransa'yı tarafsız olmaya çağırdı ve Fransız uçaklarının mevzileri üzerinde uçmasının Çad Cumhurbaşkanı'na destek olarak yorumlanabileceğini, çünkü her Fransız uçağı uçuşunun ardından hükümet uçakları tarafından bombardıman yapıldığının gözlemlendiğini" belirtti. Fransa'nın, Debi'nin güçlerinin saldırıyı püskürtmek için yeterli olduğunu düşündüğü ancak ölümüyle şaşkına döndüğü ve bunun kendisi için ağır bir darbe olduğu anlaşılıyor.

4- Debi'nin ölümü, müstemlekeci Fransa için büyük bir kayıptır. Ölümünden birkaç saat sonra Elysee Sarayı tarafından yapılan açıklamada, "Fransa cesur bir dostunu kaybetmiştir... Fransa, geçiş aşamasının barışçıl koşullarda, tüm siyasi aktörler ve sivil toplumla diyalog ruhu içinde yürütülmesinin ve herkesi kapsayan, sivil kurumlara dayalı bir hükümete hızla dönülmesine izin verilmesinin önemini vurgulamaktadır. Çad'ın istikrarına ve toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz bağlılığını ifade eder. Fransa, Cumhurbaşkanı Debi'nin ailesine ve tüm Çad halkına taziyelerini sunar" denildi. Fransız Dışişleri Bakanı Le Drian, "sivil ve kapsayıcı bir hükümete yol açacak sınırlı bir askeri geçiş süreci" çağrısında bulundu. Burada Fransa, geçiş aşamasını ve dolayısıyla yönetimi devralan otoriteyi desteklediğini ilan etmektedir. Fransız hükümet sözcüsü Gabriel Attal, "Cumhurbaşkanı Macron, merhum Çad Cumhurbaşkanı Debi'nin cenazesine katılacak" dedi (AFP, 21/04/2021). Bu durum, Debi'nin Fransa'nın Çad'daki nüfuzunu, hatta sömürgeciliğini sürdürmesi için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Ayrıca Macron'un cenazeye katılması, öldürülen cumhurbaşkanının oğlu ve diğer yeni liderlerle görüşerek onların Fransa'ya olan sadakatlerini teyit etmek amacını taşımaktadır.

5- Fransız gazeteleri, Debi'nin ölümüne ertesi günkü baskılarında geniş yer verdi. La Croix gazetesi, "Debi'nin ölümünün Fransız diplomasisi için ağır bir darbe olduğunu" belirtti. Libération gazetesi ise, "Fransa dünkü ölümünden sonra Debi'den mahrum kaldı. O, Fransız askeri yönetiminin bir ürünü ve Fransa'nın bölgedeki müttefikiydi" dedi ve ekledi: "Ancak kesin olan şu ki, son zamanlarda ciddi zayıflık yaşayan Fransız Barkhane askeri operasyonu bugün zor bir durumda." Gazete, isyancıların arkasında dış güçlerin olup olmadığını sorguladı. Fransızlar, isyan hareketlerinin arkasında büyük güçlerin olduğunun farkındalar. Zira ülkeleri bölgede kritik bir durumda ve 2012'de Mali'de ABD ajanı subaylar eliyle gerçekleştirilen darbenin ardından 2014'te bölgeye doğrudan müdahale ettiğinden beri, zafer kazanamadan verdiği kayıplar nedeniyle kuvvetlerini oradan çekmek üzereydi. Daha sonra geçen yıl, 2020'de ABD yanlısı subaylar bir darbe yaptı. Çad'ın kuzeyinde ise ABD'nin nüfuzunu yaymaya çalıştığı Libya var. Dolayısıyla Fransa'nın bölgedeki durumu endişe verici hale geldi.

6- Çad ve diğer Afrika ülkeleri uluslararası açıdan bağımsız devletler olarak kabul edilse de aslında 1960 yılında Fransa'dan aldıkları sözde bağımsızlık öncesinde olduğu gibi birer Fransız sömürgesidirler. Müstemlekeci Fransız kuvvetleri orada konuşlanmış durumdadır, Çad ordu askerleri Fransa ve onun Sahel bölgesindeki sömürgeci çıkarları uğruna savaşmaktadır, zenginlikleri ve paraları Fransa'ya gitmektedir. Para birimleri, diğer 13 Afrika ülkesinin para birimi gibi, eskiden Afrika Frangı olan ve Çad'ın parasının yarısının Fransız Merkez Bankası'na gittiği Afrika Euro’suna bağlıdır. Fransa, sözde terörle mücadele kapsamında "Barkhane Gücü" adı altındaki operasyon çerçevesinde, bir yıl önce 4500 olan asker sayısını 5100'e çıkarmıştır. Çad, Fransa'nın Batı ve Orta Afrika'daki, özellikle de Mali'deki nüfuzunu korumak için kendisi, Moritanya, Mali, Burkina Faso ve Nijer'den oluşan Sahel ülkeleri güçlerinin en büyük askeri birliğinde Fransa'nın gözetiminde yer almaktadır. Buna rağmen, bölgede zafer kazanmak, hatta kalıcı olmak konusunda umut ile ümitsizlik arasındadır; zira varlığı ciddi şekilde tehdit altındadır çünkü ABD tüm bölgede onu kovalamaktadır. Fransız askerleri arasındaki can kayıpları nedeniyle -resmi istatistiklere göre sayı 50'ye yükseldi- bu gücün geri çekilmesi talepleri yükselmeye başladı. Fransa, kendi adına savaşmaları için Sahel güçleri olarak adlandırılan kuvvetleri güçlendirmeye çalışıyor ve Avrupa ülkelerinden yardım istiyor, ayrıca finansman için BAE'den destek alıyor. Ancak Debi'yi kaybetmesi bu güç için büyük bir kayıptır. Sahel ülkeleri grubunun icra sekreterliği, "Grup dönem başkanlığını yürüten Cumhurbaşkanı İdris Debi'nin vefatının ardından Çad'da ilan edilen geçiş aşamasını tam olarak desteklediğini" duyurdu (Al Jazeera, 22/04/2021). Çad, üzerindeki uluslararası çatışmanın şiddetlenmesine adaydır. ABD geçen yüzyılın seksenli yıllarında Hüseyin Habre'yi satın almayı başarmış ve ülke ABD nüfuzuna girmişti, ancak Debi onu devirdiğinde nüfuzunu kaybetmişti; fakat geri dönme girişimlerinden vazgeçmiyor...

7- ABD, Libya'da başladığından beri isyan hareketini izliyordu. 18/04/2021 tarihinde, "Çad'ın kuzeyindeki hükümet dışı silahlı grupların güneye, Encemine'ye doğru hareket ettiğini, başkente yakınlıkları ve şehirde şiddet olaylarının çıkma olasılığı nedeniyle temel görevi olmayan ABD personelinin ticari bir uçuşla Çad'dan ayrılması emredildiğini" duyurdu (Al Jazeera, 18/04/2021). Çad Cumhurbaşkanı'nın ölümünden sonra, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price aracılığıyla 20/04/2021'de yaptığı açıklamada, "Washington, Cumhurbaşkanı Debi'nin Pazartesi günü öldürülmesinin ardından Çad'da anayasasına uygun bir iktidar geçişi görmek istiyor" dedi ve "ABD'nin Çad Büyükelçiliği'nin 17 Nisan itibarıyla zorunlu ayrılış durumunda kalmaya devam ettiğini" belirtti (Reuters, 20/04/2021). Ertesi gün Dışişleri Bakanlığı sözcüsü şunları söyledi: "Washington, Cumhurbaşkanı Debi'nin ölümünün ardından Çad'daki şiddetten son derece rahatsızdır ve oradaki demokratik iktidar geçişini engelleyecek her türlü şeyden endişe duymaktadır... Washington, Çad'daki siyasi durumu yakından izlemektedir" (AFP, 21/04/2021). Böylece ABD, seçim tarihini yakınlaştırmaya çalışıyor ve bunu, muhalefeti iktidara getirmek ve Fransız nüfuzunu sona erdirmek için ortam hazırlamak amacıyla "seçimlerin demokratik geçişi" olarak adlandırıyor.

8- Birçok medya organı, Çadlı isyancıların ABD ajanı Hafter'in güçleriyle bağlantısına işaret etti. Bu yeni bir durum değil, daha öncesine dayanıyor. Reuters, 12/02/2019'da Fransız Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian'ın şu sözlerini aktardı: "Debi'nin talebine yanıt olarak, Fransız savaş uçakları geçen hafta Libya'dan geçerek Çad topraklarına sızan ağır silahlı bir isyancı konvoyunu bombaladı. Le Drian parlamento üyelerine şunları söyledi: 'Cumhurbaşkanı Debi, bir darbeyi önlemek ve ülkesini korumak için bizden yazılı olarak müdahale etmemizi istedi.'" ABD ajanı Hafter'in Çad'a doğru ittiği bu tehlikeler gerçek olduğu için Fransa, ajanı İdris Debi'yi savunmak amacıyla Çad'ın başkentinde sayısı beş bine yaklaşan büyük bir güç bulundurmaktadır! Al Jazeera, 22/04/2021 tarihinde bir kaynağa dayanarak, "silahlı muhalefetin kamplarının çoğunu Libya sınırından Çad'ın içine taşıdığını ve aralarında Çad Cumhuriyeti'ni Kurtarma Liderlik Konseyi'nin de bulunduğu muhalif grupların Libya topraklarındaki mevzilerini terk edip birkaç saat içinde Çad topraklarının içine girmeye hazırlandıklarını" aktardı.

9- Buradan anlaşıldığı üzere Çad, rejim güçleri ile isyancı güçler arasındaki çatışmanın kızışmasına adaydır. Zira her iki taraf da rakip yabancı müstemlekeci güçler olan Fransa ve ABD ile bağlantılıdır. İktidarı ellerinde tutanların, kaderlerinin tehdit altında olduğunu görürken ve arkalarında nüfuzunu ve sömürgesini korumak için kendilerini destekleyen Fransa gibi müstemlekeci bir devlet varken pes etmeleri kolay değildir. Fransa, Orta ve Batı Afrika'daki sömürgeci çıkarlarına hizmet etmeleri karşılığında onları savunmak için yardımcı bir unsurdur. Öte yandan iktidara gelme hırsı taşıyan isyancılar, Çad ve bölgede nüfuzunu yaymaya çalışan ABD gibi müstemlekeci bir devlet tarafından desteklenmektedir. Müslümanların toprakları müstemlekeciler arasında bir çatışma alanıdır, evlatları bu çatışma ateşinin yakıtıdır ve zenginlikleri müstemlekeciye gitmektedir; kendileri ise yoksulluk, mahrumiyet ve hastalıkların pençesinde kıvranmaya devam etmektedirler. Ülkeleri üzerindeki uluslararası çatışma ateşiyle kavrulan Çad'daki Müslümanlar için tek kurtuluş, Kuzey Afrika ve Sudan'daki Müslümanların ülkelerinde İslam nizamını kurmak ve topraklarını birleştirmek için harekete geçmeleri, ardından sömürgecinin boyunduruğundan kurtarmak için diğer Afrika ülkelerine doğru adım adım ilerlemeleridir. Dolayısıyla Müslümanların, Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafeti kurmak için çabalayan ihlaslı ve bilinçli evlatlarına yardım etmeleri farzdır.

وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُم فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضَى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُم مِّن بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْنًا يَعْبُدُونَنِي لَا يُشْرِكُونَ بِي شَيْئًا وَمَن كَفَرَ بَعْدَ ذَلِكَ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ

"Allah, içinizden iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden öncekileri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde egemen kılacağını, onlar için razı olduğu dinlerini (İslam’ı) yerleştirip sağlamlaştıracağını ve yaşadıkları korkularını güvene çevireceğini vadetti. Onlar bana ibadet ederler ve hiçbir şeyi bana ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kim inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir." (Nur Suresi 55)

13 Ramazan 1442 H. 25/04/2021 M.

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın