Home About Articles Ask the Sheikh
Siyaset

Soru-Cevap: Afganistan’daki Siyasi Yansımalar

July 20, 2021
7462

Soru:

17/07/2021 tarihinde Katar'da üst düzey iki heyet arasında özel bir müzakere oturumu yapıldığı duyuruldu: Taliban’dan 7 kişi ve hükümetten 7 kişi, aralarındaki temel meseleleri görüşmek üzere bir araya geldi. Bu görüşme, ABD Başkanı'nın 08/07/2021 tarihinde, daha önce belirlediği tarihleri geri çekerek, güçlerinin Afganistan’dan çekilmesinin 31 Ağustos’ta tamamlanacağını duyurmasından sonra gerçekleşti. Taliban hareketinin Afganistan’ın geniş bölgelerinde ilerlediği ve hareketin açıkladığı üzere kontrolün %85’e ulaştığı gözlemlendi... Doha Anlaşması’na göre, hareket ile hükümet arasında siyasi katılımı sağlamak amacıyla müzakerelerin yapılması öngörülüyor. Peki, Taliban yönetimi tamamen ele mi geçirecek yoksa yönetime mi ortak olacak? Amerika gerçekten çıkıyor mu yoksa nüfuzu devam mı edecek?

Cevap:

Bu hususlardaki tercih edilen görüşü açıklığa kavuşturmak için şu hususları gözden geçiriyoruz:

1- ABD, 2010 sonu ve 2011 başında Afganistan'dan çekilmeyi ciddi şekilde planlamaya başladığında, Taliban’ın üst düzey liderleriyle müzakerelere başlamak için ciddi bir arayışa girdi. Pakistan bu müzakereler için köprü vazifesi gördü ve Taliban’a karşı esneklik gösterdi. 2014 yılında müzakereler, Taliban tarafından esir tutulan bir Amerikalı çavuş (Beau Bergdahl) karşılığında Guantanamo Körfezi’ndeki 5 Taliban tutuklusunun serbest bırakılmasıyla sonuçlandı... Ardından müzakere hazırlıkları hızlandı. Temsil ettikleri taraflara uzun süredir hizmet veren iki kişi göreve geldi: 5 Eylül 2018’de Zalmay Halilzad, ABD’nin Afganistan Uzlaşısı Özel Temsilcisi olarak atandı ve ABD’nin Afganistan’daki askeri işgaline son verme göreviyle yetkilendirildi. Halilzad’ın atanmasından iki ay sonra, 25 Ekim 2018’de Pakistan, 8 Şubat 2010’da Karaçi’de bir baskın sırasında tutuklanmasından bu yana gözaltında tuttuğu Molla Abdülgani Birader’i serbest bıraktı. Serbest bırakılmasının ardından Birader, Taliban’ın Doha’daki ofis şefi olarak atandı... BBC 25/02/2019 tarihinde şunu yayınladı: “...Molla Birader’in ismi, hareketin ABD’li yetkililer ve Afgan hükümetiyle yaptığı birbirini izleyen müzakerelerde serbest bırakılmasını talep ettiği mahkum listelerinin başında yer alıyordu; ta ki Ekim 2018’de serbest bırakılana kadar. Ardından Birader, geçen Ocak ayından bu yana hareketin Katar’daki siyasi ofisinin sorumluluğunu üstlendi.” Bu iki adam müzakerelerde önemli bir rol oynadı.

2- Daha sonra bu müzakereler 29/02/2020 tarihli Doha Anlaşması ile taçlandırıldı. BBC News tarafından yayınlanan anlaşmanın en önemli maddesi şöyledir: “Amerikalı ve Afgan yetkililer, Taliban hareketinin bugün Katar’ın başkenti Doha’da imzalanan anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi durumunda, ABD ve NATO müttefiklerinin güçlerini 14 ay içinde Afganistan’dan çekeceklerini duyurdular. Duyuru, Kabil’de yayınlanan ortak bir ABD-Afgan bildirisinde yer aldı.”

ABD Başkanı Donald Trump, bunun Afganistan’da “uzun ve zorlu bir yolculuk” olduğunu söyledi. “Bunca yıldan sonra askerlerimizi eve getirme zamanı geldi” diye ekledi. Ajans ayrıca şunu ekledi: “Afganistan’da 2400’den fazla Amerikan askeri öldü...”

3- Doha Anlaşması’ndan sonra, çatışmaların devam etmesine rağmen, tavizler ve sertleşmeler arasında açıklamalar ve görüşmeler hız kazandı:

  • CNN 14/04/2021 tarihinde Joe Biden’ın şunu duyurduğunu bildirdi: “Şu an Afganistan’daki Amerikan birliklerinin varlığına başkanlık eden dördüncü ABD başkanıyım; iki Cumhuriyetçi ve iki Demokrat. Bu sorumluluğu beşinci bir başkana devretmeyeceğim. Amerika’nın girdiği en uzun savaşı bitirme zamanı geldi.”

  • Biden bir konuşma yaptı ve ardından 08/07/2021 tarihinde Amerikan ve dünya televizyonlarında yayınlanan bir basın toplantısında şunları söyledi: “Amerika Birleşik Devletleri tarihinin en uzun savaşının sona erdiğini ilan ediyoruz. Afganistan’daki misyonumuzda El-Kaide’yi tasfiye ederek ve lideri Usame bin Ladin’i öldürerek başarılı olduk. Askeri misyon önümüzdeki Ağustos ayının sonuna kadar devam edecektir. Amerikan kuvvetleri Afganistan’a bir ülke inşa etmek için gelmedi, bu Afganların sorumluluğundadır ve devletlerini kendilerine uygun gördükleri şekilde yönetmelidirler... Tehlike artık Afganistan’ın dışına taşmıştır. Öncelik artık Çin ile stratejik rekabet, Kovid-19 ve siber terörizmle mücadeledir. 20 yıl önce başlayan savaşlara devam edersek bunları yapamayız.” Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, daha açık bir şekilde şunları ifade etti: “Amerikan çekilmesinin tamamlanmasını kutlama planı yok. Bir görev tamamlama anını kutlamayacağız. Bu, askeri bir zafer elde edilemeden 20 yıl süren bir savaştır...” (Anadolu Ajansı 08/07/2021). Yani Amerika 20 yıl boyunca Afganistan’da bir zafer kazanamadı... Hatta 02/07/2021 tarihinde, diğer üslerini kapattıktan sonra en önemli ve en büyük üssü olan Bagram Üssü’nü boşalttı. Böylece, Başkanı Biden’ın daha önce açıkladığı resmi tarih olan 11 Eylül’den ve konuşmasında belirttiği ikinci tarih olan 31 Ağustos’tan önce Haçlı seferini fiilen sona erdirdi.

  • Bu süreçte Taliban hareketi askeri saldırılarını genişletti; kuzeyde, güneyde, batıda ve ardından merkezde ilçeler düşmeye başladı. Taliban hareketinin birçok Afgan toprağını, özellikle de komşu ülkelerin sınırlarındaki bölgeleri ve gümrük kapılarını ele geçirme hızı dikkat çekici hale geldi... Taliban heyetinin müzakere ekibi üyesi Şehabeddin Delaver, 09/07/2021 tarihinde Moskova’dan yaptığı açıklamada, “Hareketin Afgan topraklarının %85’ini kontrol ettiğini” duyurdu. Afgan güvenlik güçleri sözcüsü Ajmal Omar Shinwari ise bunu reddederek, “Bu doğru değil, çoğu bölgede çatışmalar devam ediyor” dedi (AFP 11/07/2021). Ancak Taliban heyeti, “komşu ve dost ülkelere saldırılmayacağına” dair güvence verdi ve “Moskova ziyaretinin amacının İslam Emirliği’nin sahip olduğu tüm bilgileri sunmak olduğunu, IŞİD’in Afganistan’da genişlemesine izin vermeyeceğini ve hareketin onunla savaşacağını, hareketin devletin genel yapısını belirlemek için toplumun temsilcileriyle müzakereler yürüttüğünü ve bu çalışmanın bitmek üzere olduğunu, hareketin iktidarı tamamen gasp etmeyi amaçlamadığını” belirtti (Al Jazeera 09/07/2021).

4- Ardından 17/07/2021 tarihinde şu duyuruldu: “Afganistan’daki çatışmanın iki tarafı bugün Cumartesi günü Doha’da, kader belirleyici dosyaları tartışacak olan müzakere gündemini görüşmek üzere eşit sayıda 14 üyeden oluşan bir komite kurulması konusunda anlaştılar. Al Jazeera muhabiri, Doha’daki Afgan müzakerelerindeki bir kaynaktan naklederek, görüşmelerin açılış oturumunun olumlu bir atmosferde sona erdiğini söyledi. Afgan hükümeti ile Taliban hareketi arasındaki yeni müzakere turu bugün Katar’ın başkenti Doha’da başladı; bu turda hayati olarak nitelenen dosyalar ve konular tartışılıyor. Afgan Uzlaşı Komisyonu Başkanı ve hükümet heyeti başkanı Abdullah Abdullah, ülkede barışın sağlanmasının her iki tarafın esnekliğini gerektirdiğini belirterek, barış için zeminin şu an uygun olduğunu ekledi. Kendi payına Taliban’ın Doha’daki siyasi ofis şefi Molla Abdülgani Birader, bugün Doha’da başlayan Afgan barış görüşmelerinde olumlu bir sonuca ulaşmak için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.” (Kaynak: Al Jazeera + Ajanslar)

5- Daha sonra komite çalışmalarını bugün 18/07/2021 tarihinde tamamladı ve toplantı hakkında ortak bir bildiri yayınlandı: “Al Jazeera’nin Doha muhabiri, Afgan hükümeti ve Taliban heyetlerinin, Katar arabuluculuğunda Doha’da devam eden müzakereleri için ortak bir sonuç bildirisi üzerinde anlaşmaya vardıklarını ve yakında Doha süreci kapsamında başka bir toplantı yapacaklarını söyledi. İki taraf, on yıllardır ülkede devam eden çatışmaya adil bir çözüm bulmak için müzakereleri hızlandırma konusunda anlaştılar. Afgan hükümeti ve Taliban heyetlerinin ortak bildirisi, bir çözüme ulaşılana kadar müzakerelerin üst düzeyde yürütülmesi ve adil bir çözüme ulaşmak için müzakerelerin hızlandırılması konusundaki anlaşmayı içeriyordu. Bildiri, on yıllardır süren savaştan sonra ülkede barışı tesis edecek siyasi bir çözüme ulaşmayı amaçlayan Afgan barış görüşmelerinin ikinci oturumunun sonunda geldi. Taliban heyetinden bir kaynak, hareketin, her iki taraftaki mahkumların serbest bırakılması ve Kurban Bayramı süresince geçici bir ateşkes ilan edilmesi yoluyla hükümetle arasında güven inşa edecek önlemleri içeren bir teklif sunduğunu belirtti...” (Kaynak: Al Jazeera + Ajanslar)

6- Amerika'nın Afganistan'da Taliban ile yaptığı müzakerelerde aktif olarak kullandığı başlıca ülkelerin tutumu ise şöyledir:

a- Pakistan: 2018 yılında Taliban'ı ABD ile görüşmeye zorlayan Pakistan’dı. Zalmay Halilzad, Taliban’ın Doha’daki görüşmelere seyahatini kolaylaştırdığı için Pakistan’a teşekkür etti. Savunma Bakanı Lloyd Austin, Mart 2021’de Pakistanlı mevkidaşına “Pakistan’ın Afgan barış sürecine verdiği sürekli destekten dolayı minnettarlığını” ifade etti (Pentagon Şefi Pakistan'ın Afgan Barış Sürecindeki Rolünü Övdü, Al-Fajr Dergisi, 23 Mart 2021). Pakistan’daki üst düzey askeri subaylar ve siyasi sınıf, ABD’nin Afganistan stratejisinde kilit bir rol oynamıştır.

Dolayısıyla Pakistan’ın rolü büyük ve tarihi bir role sahiptir. Afganistan Talibanı’nın kökenleri Pakistan’dır; Pakistan istihbaratının Afganistan’da nüfuzu, temasları ve Taliban içinde adamları vardır. Tüm bunlardan dolayı Amerika, Pakistan’ın rolüne çok güvenmektedir.

b- Türkiye: Suriye ve Libya’da yaptığı gibi Türkiye de Afganistan’a yönelmekte ve ABD dış politika hedeflerine yardımcı olmaktadır. Türkiye’nin Antalya tatil beldesindeki uluslararası bir toplantı sırasında Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kabil Havalimanı’nın Türkiye tarafından işletilmesini ve güvenliğinin sağlanmasını önerdi... Washington, geçen ay Brüksel’de yapılan Biden-Erdoğan görüşmesinin ardından Ankara’nın Kabil Havalimanı’nın güvenliğinde kilit bir rol oynama konusundaki net taahhüdünü memnuniyetle karşıladı. ABD, Türkiye’nin havalimanında koruma görevini üstlenmesini istiyor; Türkiye’nin havalimanı yakınında hala yaklaşık 500 askeri bulunuyor. Biden son konuşmasında buna değinerek, “Kabil’deki uluslararası havalimanını güvence altına almak için ortaklarımızla yakın koordinasyon içindeyiz” dedi. Erdoğan ise şunları söyledi: “ABD ve NATO ile gelecekteki görevin düzenlemelerini, neyi kabul edip neyi etmeyeceğimizi belirledik... Bu konuyu NATO toplantılarında, Biden ile görüşmemde ve heyetlerimiz arasındaki tartışmalar sırasında gündeme getirdik... Afganistan’daki bu işlemi en iyi şekilde yürüteceğiz...” (Al Jazeera 09/07/2021). Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da şunları söyledi: “Türkiye, NATO kuvvetlerinin çekilmesinden ve bu yaz Afganistan’daki ABD liderliğindeki Kararlı Destek Misyonu’nun sona ermesinden sonra Kabil Havalimanı’nı güvence altına alma görevine devam edebilir” (03/07/2021 Şarku'l Avsat). Taliban hareketi ise Türk varlığını reddederek yaptığı açıklamada: “ABD liderliğindeki uluslararası güçlerin ülkeden çekilmesinden sonra Türk güçlerinin Afganistan’da kalmasını reddettiğini ve böyle bir kararın kınandığını vurguladı. Türk liderlerin kararının akıllıca olmadığını, çünkü bunun egemenliğimizin, toprak bütünlüğümüzün ve birliğimizin ihlali olduğunu ve ulusal çıkarlarımıza aykırı olduğunu söyledi” dedi (Al Jazeera 13/07/2021).

c- Orta Asya: Amerika Birleşik Devletleri, bazı kuvvetlerini oraya yeniden yerleştirmek hakkında Orta Asya liderleriyle görüşüyordu. New York Times, Amerikalı yetkililerin bölgedeki üsleri kullanma olasılığı konusunda Kazakistan, Özbekistan ve Tacikistan makamlarıyla temas halinde olduğunu bildirdi. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, attığı tweetlerde 22 Nisan’da Özbekistan ve Kazakistan dışişleri bakanlarıyla ABD ve diğer NATO kuvvetlerinin askeri üsleri kullanması hakkında konuştuğunu söyledi. Afganistan’ı gözetim altında tutmak için insansız hava araçları, uzun menzilli bombardıman uçakları ve casus ağları kurulacaktır (New York Times, 27 Nisan 2021).

7- Yukarıdakilerden şu sonuçlar çıkmaktadır:

a- Müzakerelerin devam etmesi, Amerika'nın Afganistan'dan sökülüp atılmasına değil, hileye yol açar. Amerika ön kapıdan çıkar ve Pakistan, Türkiye, İran ve Afganistan'ın içindeki Amerikan piyonlarından oluşan ajanların ve takipçilerin koruduğu arka kapıdan geri girer. Böylece bunlar, Amerika'nın Afganistan'daki nüfuzunu korumada kilit roller oynarlar...

b- Katar ise müzakere ortamını iki amaç için hazırlıyor: Birincisi, Suudi Arabistan’ın kendisine yönelik ambargosunu (kuşatmasını) kaldırması için Amerika ile pazarlık yapmak, ki bu gerçekleşti... Özellikle Trump yönetimi döneminde 29/02/2020 Doha Anlaşması imzalandıktan sonra... İkincisi, Katar ve arkasındaki İngilizler, Amerika'yı zora sokmak için Taliban ile olan temaslarını kullanmaya başladılar; bu planlı bir bulandırma taktiğidir. Katar, Taliban hareketine mali yardım sağlıyor, ona bir temsilcilik ofisi ve medya platformu açıyor. Dolayısıyla Amerika, Taliban hareketiyle temaslarını kolaylaştırmak için Katar’ın rolüne ihtiyaç duyuyor... Böylece İngilizler olup bitenlerin içinde yer alıyor ve Amerika’nın Taliban ile iletişim kurmak için Katar’ın rolüne olan ihtiyacını kullanarak bunu Katar ve Körfez’deki çıkarlarına hizmet etmek için kullanıyor...

c- Taliban’ın Amerika ve onun Afgan rejimindeki ajanlarıyla müzakerelere girmesi büyük bir hataydı... Güçlü ve Aziz olan Allah’tan, Afganistan’daki Müslümanları bunun şerrinden korumasını niyaz ediyoruz. Sömürgeci kafirler, ancak etraflarını kuşatan koşullar nedeniyle kendi çıkarlarını gerçekleştirmek için müzakere yaparlar. Şu an Amerika’yı çevreleyen koşullara dikkatle bakan kimse, kalbi olan veya şahit olarak kulak veren herkes için bunları ayan beyan görür:

Birincisi: Bu yüzyılda Çin’in Amerika’nın çıkarlarını tehdit eden askeri ve ekonomik bir güç olarak öne çıkması... Amerikan yöneliminin önceliği artık ona verilmiştir ve Amerikalı yetkililerin açıklamaları yukarıda belirttiğimiz gibi bunu haykırmaktadır (Biden’ın 08/07/2021 tarihli konuşmasında dediği gibi: “...Tehlike artık Afganistan’ın dışına taşmıştır. Öncelik artık Çin ile stratejik rekabettir.”)

İkincisi: Amerika'nın Afganistan'ı işgali sırasında uğradığı kayıplar. Yukarıda naklettiğimiz gibi: (BBC News 29/02/2020 tarihinde Doha Anlaşması’na ilişkin yorumunda şunları ekledi: “Afganistan’da 2400’den fazla Amerikan askeri öldü...”)

Tüm bunlar göstermektedir ki Amerika, savaşlarda elde edemediği nüfuzunu koruyan müzakereler olmadan, yenilgiye uğramış bir şekilde Afganistan’dan çıkıyordu!

d- Biz farkındayız ki Taliban içinde sadık ve ihlaslı kardeşler var; onlara sesleniyoruz:

  • Bu durumu fark edip müzakereleri durdursunlar ki Amerika’nın savaşta elde edemediğini gerçekleştirmesine imkan vermesinler...

  • Müslümanların temel meselesinin, uzun bir yokluktan sonra Hilafet’i yeniden kurmak olduğuna kesin olarak inansınlar; zira bu, Allah Subhânehu’nun farzı ve Rasulullah ﷺ’in bir emridir...

  • İslam ve laiklik karışımı bir yönetimde ortak olmanın Allah tarafından kabul edilmeyeceğini bilsinler; zira el-Kaviyy el-Aziz olan Allah ancak temiz olanı kabul eder...

İşte hak budur:

فَمَاذَا بَعْدَ الْحَقِّ إِلَّا الضَّلَالُ

"Artık haktan sonra sapıklıktan başka ne vardır?" (Yunus [10]: 32)

Hakka uymak, Taliban’ı, ülkeyi, halkını ve tüm Müslümanları kurtaracak olan şeydir... Hizb-ut Tahrir, yönetiminizin başında Hilafet’i ilan etmeniz için size nasihat ettiği gibi şimdi de nasihat ediyor. O zaman reddetmiştiniz, sonra Molla Ömer’in -Allah ona rahmet etsin- bir meclisinde nakledildiği gibi bu reddinizle hata ettiğinizi iş işten geçtikten sonra anlamıştınız... İşte biz nasihatimizi tekrarlıyoruz, peki cevap veren var mı?

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

"Ey iman ederler! Size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman Allah’a ve Resul’e icabet edin. Ve bilin ki, şüphesiz Allah kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O’nun huzurunda toplanacaksınız." (Enfal [8]: 24)

9 Zilhicce 1442 H. 19/07/2021 M.

#Afganistan #Afghanistan #Afganistan

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın