Home About Articles Ask the Sheikh
Siyaset

Soru-Cevap: Kazakistan'daki Siyasi Gelişmeler

January 16, 2022
2735

Soru-Cevap

Soru:

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkede sıvılaştırılmış gaz fiyatlarının iki katına çıkarılmasıyla başlayan ve aniden genişleyen protestoları bastırmak için yardım talep ettikten sonra Rusya, Kolektif Güvenlik Antlaşması temelinde müdahale etti. Rusya, dış güçleri ve özellikle Amerika'yı ülkenin iç işlerine karışmak ve protestoları kışkırtmakla suçladı. Ayrıca Milli Güvenlik Kurulu Başkanı'nın darbe girişimi planlamakla suçlandığı açıklandı. Peki, bu protestoların arka planı nedir? Rusya neden Kolektif Güvenlik Antlaşması adına bu kadar hızlı müdahale etti? Amerika'nın bu konudaki tutumu nedir?

Cevap:

Yukarıdaki sorulara açıklık getirmek için şu hususları gözden geçirelim:

1- Orta Asya'daki Batı Türkistan'ın bir parçası olan Kazakistan, 2,7 milyon km²'yi aşan yüzölçümüyle geniş bir İslam beldesidir. Ancak yüzölçümüne oranla nüfusu azdır; yaklaşık 19 milyon olan nüfusun %75’inden fazlasını Müslümanlar oluşturmaktadır. Kazakistan'da nüfusun yaklaşık %20'sini (yaklaşık 3,5 milyon) teşkil eden büyük bir Rus azınlık yaşamaktadır. Ülke, Rusya için hem ekonomik hem de jeopolitik açıdan hayati öneme sahiptir. 1991 yılında bağımsızlığını ilan edene kadar Sovyetler Birliği döneminde doğrudan Rus kontrolü altındaydı. Bağımsızlık sonrası Bağımsız Devletler Topluluğu, Kolektif Güvenlik Antlaşması ve Şanghay İşbirliği Örgütü çerçevesinde Rusya ile bağlarını sürdürdü. Rusya'nın uzay araçlarını taşıyan füzelerin fırlatıldığı Baikonur Uzay Üssü de burada bulunmaktadır. Rusya, ülkenin devasa zenginliklerini elinde tutmaktadır. Kazakistan petrol açısından zengindir; petrol, GSYİH'nin %21'ini oluşturmakta ve günlük 1,5 milyon varilden fazla üretim yapılmaktadır. Dünyanın en büyük uranyum üreticilerinden biri olan bu Müslüman ülkenin 1,5 milyon ton uranyum rezervi bulunmaktadır. Ayrıca büyük miktarlarda manganez, demir, krom, kömür ve şu ana kadar keşfedilen yaklaşık 2 trilyon m³ doğal gaz rezervine sahiptir. Bu nedenle Kazakistan, Rusya için Ukrayna'dan sonra eski Sovyet coğrafyasındaki en hayati nüfuz bölgesi konumundadır. Bu yüzden Rusya, Kazakistan'ın da Ukrayna gibi (sadece isimde değil, fiilen) elinden çıkmaması için tüm gücünü kullanmaktadır.

2- Amerika da Kazakistan'ın öneminin farkındadır. Ülkenin Rusya'nın güney, Çin'in ise batı sınırında yer alması, Amerika'yı buradaki nüfuzunu genişleterek Rusya'yı bu yönden kuşatmaya ve bölgesel nüfuzundan mahrum bırakmaya, aynı zamanda Çin'i de diğer taraftan çevrelemeye teşvik etmektedir. Ayrıca bu ülkenin Rusya'nın elinden çıkması, diğer Orta Asya ülkelerinin de Rus kontrolünden çıkmasına yol açabilir. Amerika'nın bu ilgisi bağımsızlık ilanından itibaren görülmüştür; Kazakistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olmuştur. Ardından Amerikan şirketleri ülkeye girerek petrol ve gaz endüstrisinin büyük bir kısmını ele geçirmiştir. Örneğin, Amerikan Chevron şirketi, ülkenin yıllık üretiminin üçte birini oluşturan "Tengiz" petrol sahasının %50'sine sahiptir. Aynı şekilde Avrupa şirketleri de Kazakistan'ın enerji kaynaklarının bir kısmını ele geçirmeye başlamıştır. (Sputnik Rus haber ajansının 08.01.2022 tarihli haberine göre: "Kazakistan ihracatının yaklaşık %90'ı petrol ve gaz gibi enerji kaynaklarıdır ve bunların neredeyse tamamı Batı sermayesine, en büyük Amerikan ve Avrupa petrol şirketlerine aittir"). Amerika'nın girişimleri sadece enerji şirketleriyle sınırlı kalmamış, 1989'dan 2019'daki istifasına kadar ülkeyi yöneten Nazarbayev döneminde ve sonrasındaki halefi döneminde bazı askeri anlaşmalar imzalamaya kadar varmıştır. Ancak Kazakistan'ın Rusya ile olan köklü ilişkileri, Amerika'nın etkili askeri anlaşmalar yapmasını engellemiştir. Buna rağmen Amerika girişimlerinden vazgeçmemiştir. Dönemin ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı General Joseph Votel, Şubat 2019'da Senato'da verdiği ifadede ABD-Kazakistan ilişkilerini "Orta Asya'daki en olgun ilişki" olarak nitelendirmiştir (Al Jazeera, 06.01.2022). Amerikan ve Kazak orduları arasındaki temaslar ikili ilişkilerin önemli bir yönünü oluşturmaktadır. 2003 yılından bu yana Kazakistan, Amerikan kuvvetlerinin de katıldığı çok taraflı askeri tatbikatlara ev sahipliği yapmaktadır. Haziran 2019'da Kazakistan'ın güneydoğusunda gerçekleştirilen ve Amerikan birliklerinin katıldığı tatbikatlar, sıradan tatbikatlar gibi görünse de Amerika'nın Kazakistan'a olan ilgisini göstermektedir ve Rusya şüphesiz bu ilgiden endişe duymaktadır.

3- Bu protestoların aniden patlak vermesi ve genişlemesiyle Rusya'nın endişesi daha da artmıştır. Olaylar, 05.01.2022 tarihinde ülkenin batısındaki Janaözen ve Aktau şehirlerinde sıvılaştırılmış gaz fiyatlarının iki katına çıkmasına karşı kendiliğinden gelişen protestolarla başlamış, ancak kısa sürede ülkenin eski başkenti, en büyük şehri ve en önemli ticari-ekonomik merkezi olan Almatı’ya ve diğer şehirlere yayılmıştır. Haberlere göre şehirdeki başkanlık konutu ve belediye binası ateşe verilmiştir. Sputnik haber ajansı, "güvenlik güçlerinin başkent Nur-Sultan (eski adıyla Astana) yönetim binası çevresinde güvenlik çemberi oluşturduğunu ve internet kesintisi nedeniyle nakit dışı ödemelerin durmasıyla başkent sakinlerinin bankalardan paralarını çekmek için acele ettiğini" bildirmiştir. Yerel medya, ülkenin doğusundaki Balkaş bölgesindeki maden işçilerinin de protestolara katılarak iş bıraktığını aktarmıştır. Böylece protestolar şiddet eylemlerine dönüşmeye başlamıştır. Kazakistan'ın Ankara Büyükelçisi olaylar hakkında şu yorumu yapmıştır: "Protestoların başlangıcı, yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve gaz fiyatlarındaki artışa muhalefet amacı taşıyordu. Ancak Almatı şehrine sıçradıktan sonra farklı bir mecra alarak provokatif ve yasadışı eylemlere dönüştü." (Anadolu Ajansı, 06.01.2022). Olayları yatıştırmak amacıyla 05.01.2022 tarihinde Kazakistan hükümetinin istifası ilan edilmiş ve gaz fiyatları düşürülmüştür. Fakat buna rağmen protestolar durmamış, aksine genişleyerek gelişmiştir.

4- Bu genişleme, Kazakistan'dan önce Rusya'yı iki tarafa suçlama yöneltmeye itmiştir:

Birinci taraf yerel güvenlik birimleridir:

a- Bunun nedeni, bazı güvenlik görevlilerinin protestolara ve karışıklıklara göz yumduğuna dair haberlerin yayılmasıydı. Sonrasında suçlamalar, ülkenin güvenliğinden sorumlu olan Milli Güvenlik Kurulu (İstihbarat Teşkilatı) Başkanı Kerim Masimov'a yöneldi. Sanki bu kişi, yönetimi ele geçirmek için durumlardan faydalanmış gibiydi. Bu nedenle 08.01.2022 tarihinde görevden alındı ve vatana ihanetle suçlandı. (Kazakistan Milli Güvenlik Kurulu, eski başkanı Kerim Masimov'un "vatana ihanet" şüphesiyle gözaltına alındığını duyurdu. Kurulun açıklamasına göre: "Bu yılın 6 Ocak tarihinde Milli Güvenlik Kurulu, Kazakistan Cumhuriyeti Ceza Kanunu'nun 175. maddesinin 1. fıkrası uyarınca vatana ihanet suçlamasıyla bir soruşturma başlatmıştır." RT, 08.01.2022). Eski Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in eski danışmanı Yermukhamet Yertysbayev de son zamanlarda şunları söylemiştir: "Ülkedeki krizin nedenlerinden biri, bazı üst düzey yetkililerin ihanetidir. Ülkede son yaşananları bir darbe girişimi ve silahlı isyan olarak tanımlıyorum. Bu darbe girişimi ve silahlı isyanın boyutu şok edicidir; organize ve güçlü bir girişimdir, iktidarın en üst kademelerinden, özellikle de yürütme makamlarından hainler olmadan gerçekleştirilmesi imkansızdı." (RT, 08.01.2022).

b- Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Tokayev, daha sonra Rusya liderliğindeki Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü'nün müdahalesini talep etmesini gerekçelendirerek şunları söyledi: "Ülkemiz, yabancı militanların katılımıyla organize ve planlı bir saldırganlık eylemine ve terör saldırısına maruz kalmıştır... Teröristlerin şiddet eylemleri, güvenlik güçleri ve siviller arasında birçok can kaybına yol açmış, yaklaşık 1300 iş yeri hasar görmüş, 100'den fazla ticaret merkezi ve bankaya saldırılmış, 500 polis aracı yakılmıştır. Kayıplar 2 ile 3 milyar dolar arasındadır." Tokayev ayrıca, "yaklaşık 10 bin kişinin gözaltına alındığını, durumun istikrara kavuştuğunu ve kontrol altına alındığını, terör tehdidi merkezlerinin etkisiz hale getirildiğini, özellikle önemli stratejik tesislerin ve silah-mühimmat depolarının güvence altına alındığını" duyurmuştur. (Russia Today, 10.01.2022).

c- Böylece Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev Rusya'dan müdahale istedi ve Ruslar, sanki o talep etmeden önce müdahale kararı almışlar gibi çok hızlı bir şekilde yanıt verdiler! 1992'de kurulan Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü aracılığıyla Kazakistan'a askeri müdahaleye başladılar ve 06.01.2022'de ilk askeri birliği gönderdiler (Al Jazeera Net, 06.01.2022). Sonraki iki gün içinde 2500 asker, teçhizat ve askeri araçlarıyla birlikte havayoluyla sevk edildi. Ermenistan ve Kırgızistan'dan birliklerin nakli de dahil olmak üzere bu acil görevde 70'ten fazla Rus askeri nakliye uçağı görev aldı. Bu yüzden Tokayev, "Yardım talebime hızlıca yanıt veren Rusya Devlet Başkanı Putin'e özel şükranlarımı sunuyorum" dedi (Russia Today, 07.01.2022). Bundan sonra Putin, 10.01.2022 tarihinde video konferans yoluyla düzenlenen Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü zirvesinde şunları söyledi: "Bazı dış ve iç güçler, Kazakistan'daki ekonomik durumu kendi amaçları için kullandı. Örgüt, Kazakistan'daki durumun kötüleşmesini önlemek için önemli adımlar atmayı başardı. Gerekli kararı zamanında aldı. Bu kuvvetler, Kazakistan'da bu ülke yönetimi tarafından belirlenecek bir süre boyunca kalacaktır. Kazakistan olayları dış müdahalenin ne ilki ne de sonuncusu olacaktır; örgüt üyesi ülkeler 'renkli devrimlere' izin vermeyeceklerini göstermiştir. Kazakistan'daki son olaylar, bazı güçlerin aşırılık yanlılarını ve teröristleri devşirmek, militan uyuyan hücreler oluşturmak için siber alanı ve sosyal ağları kullanmaktan çekinmediğini teyit etmektedir." (Russia Today, 10.01.2022).

İkinci taraf ise dış güçlerdir:

Putin, Kolektif Güvenlik Antlaşması zirvesindeki açıklamasında Amerika'nın olaylarla ilişkisi olduğunu açıkça telaffuz etmese de sözlerinin mefhumu bu noktada gayet açıktır. Rus medyasında daha önce çıkan haberler de bu anlayışı pekiştirerek Amerika'nın protestolarda varsayılan rolünden bahsetmiştir. Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki'nin, Rus medyasındaki iddiaları "Rusya'nın çılgınca iddiaları" olarak nitelendirmesi ve bu iddiaların "tamamen gerçek dışı" olduğunu, "Rus dezenformasyon stratejisini" ifşa ettiğini söylemesi de bunu doğrulamaktadır (Independent Arabia, 07.01.2022). Rus müdahalesini meşrulaştırmak için Örgütün mevcut başkanı Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ittifakın "dış müdahale" üzerine gelen bir talebe yanıt verdiğini teyit etmiştir (Independent Arabia, 07.01.2022). Yani tüm bu açıklamalar, Kazakistan'ın ve onun arkasındaki -hatta önündeki- Rusya'nın, bu olayların sadece iç nedenlerden kaynaklanmadığını, Amerika'nın bunda parmağı olduğunu düşündüğünü göstermektedir. Bu Amerikan parmağı, şu Amerikan açıklamaları incelendiğinde daha net ortaya çıkmaktadır:

a- Blinken, Kazak mevkidaşı ile yaptığı telefon görüşmesinde "Kazakistan'daki çalkantılı duruma barışçıl bir çözüm bulunması ve medya özgürlüğüne saygı duyulması" çağrısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, "Blinken'ın ABD'nin Kazakistan'daki anayasal kurumlara tam desteğini vurguladığını ve insan haklarına saygılı barışçıl bir çözümü savunduğunu" belirtti ve ekledi: "Amerika, Kazakistan'daki olaylardan endişe duyuyor ancak Cumhuriyet'in Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü'nün yardımı olmadan tek başına başa çıkabileceğine inanıyor." (France Presse, 06.01.2022).

b- Blinken, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Tokayev'in protestoculara ateş açılması yönündeki açıklamalarına cevaben şunları söyledi: "Eğer bu ulusal politika ise, bu açıklamayı kınıyorum." (CNN, 09.01.2022). Kazakistan Cumhurbaşkanı ise "Teröristlere uyarı yapmadan ateş açma emri verdim" demiş ve "Almatı şehrine yapılan saldırıya 20 bin teröristin katıldığını" iddia etmişti.

c- Amerika, Rus kuvvetlerinin Kazakistan'dan çıkmasını talep etti. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü kuvvetleri Kazakistan'dan ayrılmalıdır... Onların varlığı soru işaretleri uyandırıyor. Varlıklarının hiçbir temeli yoktur" dedi (Novosti, 11.01.2022).

Tüm bunlardan, Amerika'nın Kazakistan'a Rus birliklerinin çağrılmasına karşı olduğu, sorunların Rus müdahalesi olmadan çözülmesini ve protestoculara karşı şiddet kullanılmamasını talep ettiği açıkça görülmektedir. Amerika, bu durumun Kazakistan'daki Rus varlığını ve rejimin Rusya'ya bağlılığını güçlendirdiğinin farkındadır. Olaylara müdahale suçlamalarını reddetmiş olsa da söylemi protestoların bastırılmaması ve insan haklarına uyulması yönündeydi.

Özetle:

a- Yukarıdakilerden, Rusya'nın Kazakistan'a verdiği önemin boyutu anlaşılmaktadır. Rusya, Kazakistan'daki protestoları demir ve ateşle bastırmak için Kolektif Güvenlik Antlaşması'nın maddelerini fiiliyata dökmüştür. Bu örgütün 1992'de kurulmasından bu yana, bazı üye ülkelerde ciddi olaylar yaşanmasına rağmen örgütün müdahale etmediği göz önüne alınırsa, bu ilk müdahale Kazakistan'ın önemini göstermektedir.

b- Diğer yandan, Kazakistan'daki güvenlik durumunun sarsılması, Sovyet çevresindeki Rus nüfuzunun yeni zayıf noktalarını ortaya çıkarmıştır. Bu durum, Batı'yı Rusya'yı Orta Asya'dan Beyaz Rusya'ya kadar uzanan bir kriz çemberiyle kuşatmaya teşvik edebilir.

c- Buna rağmen Amerika, Kazakistan'da nüfuzunu genişletme çabalarında istediği her şeyi elde edememiştir. Görünüşe göre protestoların gidişatından memnundu ve bunu kullanmak istedi; içeride adamlarının olmasını ve böylece hem içeriden hem dışarıdan baskı yapmayı amaçladı.

d- Düşmanların Kazakistan gibi bir İslam beldesi üzerinde çatışması, zenginliklerini yağmalaması, konumunu ve potansiyelini kendi çıkarları için kullanması üzüntü vericidir. Ülkenin yöneticileri olan ajanlar ise sadece koltuk kavgası ve en yüksek makamlara gelme derdindeyken, memleket halkını yoksul ve sefil halde bırakmaktadırlar. Oysa ülkeleri zenginliklerle doludur ve halkın büyük çoğunluğu Müslümandır. İslam onlara kâfirlerin kendileri üzerinde bir yol bulmasına izin vermemelerini emreder. Bu nedenle, beldeleri ve kulları kurtarmak için Nübüvvet metodu üzere Râşidî Hilafeti kurmak için çalışmanın gerekliliği bir kez daha teyit edilmektedir. Ancak o zaman bu ümmet, eskiden olduğu gibi insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet olarak izzetli ve muzaffer olacaktır.

وَلَيَنْصُرَنَّ اللَّهُ مَنْ يَنْصُرُهُ إِنَّ اللَّهَ لَقَوِيٌّ عَزِيزٌ

"Kendisine yardım edenlere Allah da mutlaka yardım edecektir. Şüphesiz Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir." (Hac 40)

12 Cemâziyelâhir 1443 H. 15.01.2022 M.

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın