Home About Articles Ask the Sheikh
Hükümler

Soru Cevap: Rikaz’ın Hükmü

August 31, 2003
2209

Soru: Rikaz’ın hükmü nedir? Gömülü Osmanlı dinarları bulan birisi için ne gibi hükümler terettüp eder?

Cevap: Rikaz; insan eliyle yerin altına gömülmüş olan maldır. Aynı şekilde yerin altında yaratılmış olan, maden yatağı şeklinde (çok büyük miktarda) olmayan ve sayılamayacak kadar çok olmayan kısıtlı miktardaki madenler de bu kapsamdadır.

Şer’i hükme gelince: Kısıtlı miktardaki madenlerin beşte dördü (4/5) bulana, diğer beşte biri (1/5) ise Beytülmal’e aittir. İslam Devleti’nin bulunmaması nedeniyle bir Beytülmal’in mevcut olmadığı durumlarda, malın sahibi beşte birlik kısmı (humus) hak sahipleri olan fakirlere, miskinlere veya benzeri kişilere verir.

İnsan eliyle yerin altına gömülmüş olan mallara gelince, burada bir ayrıma gidilir: Şayet mal gömülü halde bulunur ve üzerinden onu gömen kişinin ve mirasçılarının neslinin tükenmesine yetecek kadar bir zaman geçmişse (Asurlular, Grekler, Cahiliye dönemi, Pers, Roma veya eski İslam dönemlerine ait gömüler gibi); bu durumda malın beşte dördü bulana, beşte biri ise Beytülmal’e aittir.

Şayet gömülü olarak bulunur ancak üzerinden onu gömen kişinin ve mirasçılarının neslinin tükenmesine yetecek kadar bir zaman geçmemişse (eski dönemlere ait olmayan Müslümanların defineleri gibi), bu durumda yerin üstünde bulunan lukata (buluntu mal) hükmüne tabi olur: Eğer harabeler, çöller vb. gibi meskun olmayan (insan yaşamayan) bir bölgede bulunmuşsa, beşte biri Beytülmal’e, beşte dördü ise bulana aittir.

Eğer üzerinden gömenlerin ve mirasçılarının neslinin tükenmesine yetecek kadar zaman geçmemişse ancak meskun bir bölgede (evlerin arasında veya köylere ve şehirlere yakın yerlerde) bulunmuşsa, bir yıl boyunca ilan edilir. Sahibi çıkarsa ona verilir, çıkmazsa bulana ait olur.

Bunun delili, Buhârî’nin rivayet ettiği Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şu hadisidir:

العجماء جبار وفي الركاز الخمس

"Hayvanın (açtığı zarar) boştur (tazmin edilmez), rikazda ise beşte bir (vergi) vardır." (Buhârî)

Yine Buhârî’nin Zeyd bin Halid el-Cühenî yoluyla rivayet ettiği hadiste şöyle denmiştir: Bir adam Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e gelerek buluntu malın (lukata) hükmünü sordu. Resulullah şöyle buyurdu:

اعرف عفاصها ووكاءها وعرِّفها سنةً فإن جاء صاحبها وإلا فشأنك بها

"Onun kabını ve bağını tanı, sonra onu bir yıl boyunca ilan et. Eğer sahibi gelirse (ona ver), aksi takdirde onu dilediğin gibi kullan." (Buhârî)

Nesâî’nin Amr bin Şuayb’dan, onun babasından, onun da dedesinden rivayet ettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e buluntu mal hakkında sorulduğunda şöyle buyurmuştur:

ما كان في طريق مأتيّ أو في قرية عامرة فعرِّفها سنةً فإن جاء صاحبها وإلاَّ فلك، وما لـم يكن في طريق مأتي ولا في قرية عامرة ففيه وفي الركاز الخمس

"İşlek bir yolda veya mamur bir köyde (bulunan şeyi) bir yıl ilan et; eğer sahibi gelirse (ver), gelmezse o senindir. İşlek olmayan bir yolda veya mamur olmayan bir köyde (bulunanda) ve rikazda beşte bir vardır." (Nesâî)

Abdullah bin Amr’dan rivayet edildiğine göre, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e kadim harabelerde bulunan mal hakkında sorulmuş, o da şöyle buyurmuştur:

وفي الركـاز الخمس

"Rikazda beşte bir vardır."

Ali bin Ebu Talib’den rivayet edildiğine göre Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

وفي السيوب الخمس، قال والسيوب عروق الذهب والفضة التي تحت الأرض

"Siyub’da beşte bir vardır. (Ali bin Ebu Talib) dedi ki: Siyub, yerin altındaki altın ve gümüş damarlarıdır."

Buna binaen; Osmanlı Devleti döneminde gömülmüş bir mal bulan kimse, yukarıda zikrettiğimiz üzere durumun mahiyetini (menat) belirler: Şayet üzerinden onu koyanın ve mirasçılarının neslinin tükenmesine yetecek kadar bir zaman geçmişse; nerede bulursa bulsun (çölde, harabede, şehirde veya köyde) beşte biri Beytülmal’e, beşte dördü ise kendisine aittir.

Şayet bu kadar süre geçmemişse, hükmü lukata hükmüdür: Eğer meskun bir arazide bulmuşsa bir yıl ilan eder, sahibi gelmezse tamamı kendisinin olur. Eğer harabe bir arazide bulmuşsa, beşte dördü kendisinin, beşte biri ise Beytülmal’indir.

Şunu da belirtmek gerekir ki; bazı fakihler sadece Cahiliye dönemine ait gömüleri "beşte biri verilecek, beşte dördü bulanın olacak" kapsamına dahil ederler. İslam dönemine ait gömüleri ise nerede bulunursa bulunsun lukata hükmünde sayarlar. Ancak tercih edilen (raci) görüş bizim zikrettiğimizdir. Çünkü asıl itibar edilen husus, gömenlerin ve mirasçılarının neslinin tükenmesine yetecek vaktin geçmesidir; bunun Cahiliye veya İslam dönemine ait olup olmamasına bakılmaz. Zira lügat bakımından rikaz kelimesi, Cahiliye veya İslam ayrımı yapılmaksızın insan tarafından gömülen mal için kullanılır.

31/08/2003 M.

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın