Home About Articles Ask the Sheikh
Siyaset

Soru-Cevap: Rusya'nın Soçi Kentindeki Erdoğan-Putin Zirvesi

October 07, 2021
2557

Soru:

29 Eylül 2021 Çarşamba günü, Rusya'nın Soçi kentinde Erdoğan ile Putin arasında bir zirve gerçekleştirildi. Türk Cumhurbaşkanı'na; İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hakan Fidan, İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın eşlik etmesine rağmen heyette hiçbir bakanın yer almaması dikkat çekiciydi! (3 saat süren görüşmenin basına kapalı gerçekleşmesi ve Kremlin'in benzer ziyaretlerde uyguladığı protokollerin aksine iki başkanın sonunda ortak bir basın toplantısı düzenlememesi de dikkat çekiciydi. Ayrıca iki başkan sonuç bildirgesi de yayınlamadı... Asharq Al-Awsat, 30/09/2021) Bu ziyaretin nedenleri ve hedefleri nelerdir?

Cevap:

Yukarıdaki soruları cevaplamak için şu hususları gözden geçirmemiz gerekmektedir:

1- ABD’nin mevcut ilgi odaklarına bakıldığında, çabalarını Çin’e yoğunlaştırdığı ve Çin ile ilgilenmek üzere Ortadoğu bölgesinden çekilmeyi planladığı, bölgedeki ajanlarını istediği rolü oynamaları için görevlendirdiği anlaşılmaktadır. Bu politika, Trump yönetiminin eşiğinde, yani ondan kısa bir süre önce, ABD siyasetinde bir değişiklik yaşandığında başlamıştı. Zira ABD, siyasi ve askeri güçlerini Çin etrafında toplarken, Türkiye gibi kendisine tabi olan devletleri daha fazla kullanmaya yöneldi. Bu politikanın bir sonucu olarak Trump yönetimi Türkiye'ye Suriye, Libya, Doğu Akdeniz ve diğer bölgelerde bir rol verdi. Türkiye’ye verilen bu yeni rolle birlikte ABD, kendisini pratik olarak Suriye krizi müzakerelerinden çekerek konuyu Türkiye ile Rusya arasına bıraktı. Böylece Astana ve Cenevre’deki Türkiye-Rusya görüşmeleri ön plana çıktı ve ardından Türk ordusu Suriye'nin kuzeyine girdi...

2- Demokratların gördüğü siyasi mülahazalar nedeniyle Biden döneminin başlangıcında bu rol hafifledi. ABD Başkanı Biden ile Türk mevkidaşı Erdoğan arasındaki ilk telefon görüşmesi, Biden’ın Washington’da başkanlık koltuğuna oturmasından üç ay sonra, 23 Nisan 2021 gibi geç bir tarihte gerçekleşti. Görüşme sırasında, 14 Haziran 2021’de Brüksel’deki NATO zirvesi marjında bir görüşme yapılması kararlaştırıldı. Aralarındaki anlaşmazlıkların açık bir işareti olarak ABD Başkanı, görüşmeden sadece bir gün sonra, Türkiye’deki sözde Ermeni katliamlarını "soykırım" olarak nitelendireceğini duyurdu. Biden, telefon görüşmesinde bu niyetini Erdoğan’a bildirmişti; Türkiye ve Erdoğan bu duruma tepki gösterse de tüm bu gürültü medya düzlemindeki boş laflardan öteye geçmedi. 14 Haziran 2021’de Brüksel’deki NATO zirvesi marjında yapılan kapalı görüşmede, Afganistan konusunda uzlaştıkları görüldü ve Erdoğan bu görevden duyduğu memnuniyeti dile getirdi (Erdoğan, Biden ile Afganistan'daki durumu görüştüğünü belirterek şunları söyledi: "Biz hazırız, Afganistan'da Taliban gerçeğini ihmal edemeyiz, ABD ve diğer ülkelerin desteğini alırsak onlarla görüşmeye hazırız..." CNN Arabic, 14/06/2021). Ancak görünen o ki, bundan daha önemlisi Suriye’den çekilme meselesi ve özellikle Rusya ile çekilme konusunda yürütülen müzakerelerde Türkiye'nin üstlendiği roldü...

3- Şu anda ABD için en karmaşık geri çekilme Suriye’dir; çünkü mesele sadece kendisiyle ilgili değildir. Orada İran, İran’ın partisi (Hizbullah), Türkiye ve en önemlisi, 29 Eylül 2015’te Obama’nın Putin ile yaptığı görüşme sırasında ABD’nin teşvikiyle Suriye’ye sokulan Rusya bulunmaktadır. Tüm bu hususlar, ABD’nin kendi güçlerini çekmeden önce diğerlerinin, özellikle de Rusya’nın tamamen çekilmesini garanti altına alacak belirli önlemler gerektirmektedir. Özellikle de Afganistan’da yaptığı gibi onları terk etmeyeceği ve destekleyeceği konusunda Kürtlere güvence vermişken (Suriye Demokratik Güçleri Genel Komutanı Mazlum Abdi, ABD Başkanı Joe Biden’ın, geçen ay Afganistan’dan çekilmesinin ardından ABD’nin Suriye’deki Kürt müttefiklerini terk etmeyeceği sözünü verdiğini belirtti... Abdi, Haseke şehri yakınlarındaki karargahından The Times’a yaptığı açıklamada: "Buranın Afganistan olmadığı konusunda bize güvence verdiler. Buradaki 'Amerikan' politikasının tamamen farklı olduğunu söylediler" dedi. RT, 28/09/2021).

4- ABD, özellikle Rusya’nın ABD’nin Çin’e odaklanma politikasından huzursuz olmaya başladığı ve birçok pozisyonda Çin’e yakınlaştığı bir dönemde, kendisi çekilip Rusya’nın kalmasını istemiyor. Bu nedenle, ABD Başkanı Biden ile Rusya Başkanı Putin arasında 16 Haziran 2021’de Cenevre’de yapılan görüşmede, ABD’nin Rusya’ya Çin’den uzaklaşıp Amerikan pozisyonuna yakınlaşması için baskı yapmış olması muhtemeldir... ABD, Suriye’den çekilmeyi ve işleri kendi adına yönetmesi için ajanlarını vekil tayin etmeyi planlıyor olsa da ve güçlerini tamamen çekip Çin’e odaklanmadan önce Rusya’nın çekilmesi ABD için önemli olsa da, aynı zamanda Rusya’yı kendisine denk bir rakip haline getirmek istemiyor. Bu yüzden Suriye’den çekilme konusunu doğrudan Rusya ile görüşmedi; aksine, ABD’nin Suriye’den çekilme projesini doğrudan görüşemeyeceği kadar Rusya’yı düşük seviyede görmesi nedeniyle bu konuyu görüşmek üzere Erdoğan’ı görevlendirdi. Özellikle de ABD, ajanı Beşar’ın Mısır gazının Ürdün, Suriye ve Lübnan üzerinden nakledilmesi görüşmelerinden sonra bölge ülkeleriyle ilişkilerinin düzeldiğinden ve onun yerine uygun bir alternatif bulana kadar ona güvenebileceğinden emin olduktan sonra... Böylece ABD, Rusya’nın Suriye’den çekilmesi konusunu görüşmesi için Erdoğan’ı görevlendirdi... (Erdoğan, ikili ilişkileri ve Suriye'nin İdlib vilayetindeki son gelişmeleri görüşmek üzere 29 Eylül'de Putin ile görüşeceğini açıkladı. Yaptığı basın açıklamasında, "Putin ile görüşmemiz üçüncü bir şahıs olmadan ikili olacak ve sadece İdlib'deki durumla sınırlı kalmayacak, Suriye'deki genel durumu, bu ülkede atacağımız adımları ve ikili ilişkileri de görüşeceğiz" dedi. Erdoğan, Türkiye ve Rusya'nın bölgede kilit ülkeler olduğuna işaret ederek, Putin'in bir devlet adamı olduğunu ve bunu Azerbaycan-Ermenistan ihtilafının çözümünde gösterdiğini belirtti. Al Jazeera Net, 28/09/2021). Rusya’nın Soçi kentinde Putin ile görüşmesinden önce kendisine MİT Başkanı Hakan Fidan’ın eşlik ettiği Erdoğan şunları söyledi: (Suriye’de barış, Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilere bağlıdır ve iki ülkenin birlikte attığı adımlar büyük önem taşımaktadır. Anadolu Ajansı, 29/09/2021).

5- Rusya bu durumun farkına vardı ve ABD’nin kendisini Suriye’ye bizzat sokmuş olmasına rağmen, şimdi çekilme konusunu doğrudan görüşmek yerine Erdoğan’ı vekil tayin etmesini bir hakaret olarak kabul etti. Putin, Rusya’yı dünyada büyük ve etkili bir devlet olarak ABD ile eşitlemeye çalışırken, bu durumu bir onur meselesi yaptı! Bu nedenle Rusya, hem Türkiye’ye bir ders vermek hem de ABD’ye çekilme konusunu doğrudan görüşmesi için bir mesaj göndermek amacıyla Erdoğan’a karşı şu tutumları takındı:

a- (Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çarşamba günü ülkesine gelen mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan'ın gelişini görmezden geldi ve onu havaalanında karşılamak yerine Soçi Belediye Başkanı Aleksey Kopaygorodskiy ile Krasnodar Vali Yardımcısı Aleksandr Ruppel'i gönderdi... Erdoğan, Soçi Havalimanı’nda Rusya Dışişleri Bakanlığı Devlet Protokol Genel Müdürü İgor Bogdaşev, Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Mehmet Samsar, Novorossiysk Başkonsolosu Fırat Bayar ve büyükelçilik personeli tarafından karşılandı... Türkiye Now, 29/09/2021).

b- Aynı zamanda Putin, Pravda gazetesine Erdoğan’a hakaretler yağdırması ve onu "zavallı" olarak nitelendirmesi için talimat verdi! Bilindiği üzere Pravda, Sovyet döneminde dünyanın en çok satan gazetelerinden biri olan ve şu anda Kremlin Sarayı’na yakın önde gelen gazetelerden biridir: (Kremlin'e yakın Rus "Pravda" gazetesi Salı günü Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a dil uzatarak Soçi ziyareti öncesinde yayınladığı sert ifadeler içeren makalesinde onu "zavallı" olarak nitelendirdi. Gazeteci Alexander Strom imzalı makalede, "Zavallının yeniden seçilme şansı yok" denildi... Türkiye Now, 29/09/2021).

6- Sonuç olarak, Putin ile Erdoğan arasındaki görüşme başından sonuna kadar, hatta başlamadan önce başarısızlığı beraberinde taşıyordu! Görünüşe göre Erdoğan bunu bekliyordu; bu yüzden başarısızlığın duyulmaması için görüşmenin çok dar kapsamlı, yani sadece kendisi ile Putin arasında olmasına özen gösterdi ve öyle de oldu... Böylece o görüşmeden hiçbir olumlu sonuç alınamadı, Erdoğan eli boş döndü ve her görüşmeden sonra geleneksel olarak düzenlenen protokol basın toplantısı bile yapılmadı! (Rusya'nın Soçi kentinde bugün (Çarşamba) Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleştirilen görüşme, bir basın toplantısı düzenlenmeden sona erdi. Üç saat süren görüşmenin ardından her iki taraf da görüşmenin içeriğine dair herhangi bir bilgi vermeden, sadece diplomatik açıklamalarda bulundu... Siyaset bilimci Derviş Halife, "Al-Araby Al-Jadeed" sitesine verdiği demeçte, toplantıdan herhangi bir sonucun açıklanmamasının taraflar arasında bir anlaşma olmadığını ve anlaşmazlıklar olduğunu gösterdiğini, bu yüzden basın toplantısı yapılmadığını belirtti. Halife, toplantının temelinin bazılarının iddia ettiği gibi Ukrayna veya Libya değil, Suriye dosyası olduğunu da sözlerine ekledi... Al-Araby Al-Jadeed, 30/09/2021).

7- Erdoğan'ın Ekim ayı sonunda G20 zirvesi marjında Biden ile yapması planlanan görüşmeye gelince (Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önümüzdeki Ekim ayında yapılması planlanan G20 liderler zirvesi sırasında ABD'li mevkidaşı Joe Biden ile ikili bir görüşme gerçekleştirecek... Kaynaklar, Erdoğan'ın zirve marjında mevkidaşı Biden ile bir araya geleceğini ekledi. Anadolu Ajansı, 28/09/2021); bu görüşme, Erdoğan'ın Putin ile yaptığı görüşmenin başarısızlığından sonraki bir sonraki adımla ilgili görünüyor!

Şu da beklenmektedir ki; eğer ABD, Rusya'nın Çin'e karşı tutumuna hakim olabilirse, yani Rusya'yı Çin'e karşı kendisine yaklaştırabilirse, o zaman Erdoğan'a hiçbir önem vermeyecek, aksine onu başarısızlığıyla baş başa bırakacaktır! Eğer Rusya'nın Çin'den uzaklaşacağını garanti ederse, ABD tekrar Rusya ile anlaşmaya dönebilir... Bu sömürgeci devletler, çıkarlarına uygun gördüklerinde ajanlarına veya yörüngelerinde dönenlere saygı göstermeyi umursamazlar!

8- Özetle mesele şu noktalarda toplanabilir:

a- ABD, Ortadoğu'dan çekilip işleri ajanlarına ve yörüngesinde dönenlere devretmeye hazırlanıyor. Sıcak bir çatışma olmasa bile Çin'e odaklanmak istiyor. Nitekim Çin’in Washington Büyükelçiliği sözcüsü Liu Pengyu, ABD, İngiltere ve Avustralya arasındaki ittifak hakkında şunları söyleyerek ABD'yi Soğuk Savaş zihniyetiyle suçlamıştır: (Bu ülkeler, diğer tarafların çıkarlarını hedef alan veya onlara zarar veren dışlayıcı bloklar oluşturmamalıdır. Yapmaları gereken en önemli şey Soğuk Savaş zihniyetinden ve ideolojik önyargılardan kurtulmaktır... Al Jazeera Net, 16/09/2021).

b- Rusya’yı şiddetle sarsan Osmanlı Devleti artık yok. Bu yüzden Rusya ve düşmanlar rahat bir nefes aldı. Rusya’nın bakış açısına göre bugünkü Türkiye yöneticileri, ne çözümde ne de gidişatta kendilerine ağırlık verilecek kadar güçlü değiller!

c- Tüm bu yaşananlarda olumlu bir nokta var; o da kafir sömürgeci devletlerin neredeyse bavullarını toplayıp Müslümanların topraklarından ayrılmak üzere olmalarıdır. Bu, davet taşıyıcıları ve hakka uymak isteyen herkes için İslam'ın ve ehlinin makamının yükseleceğine, küfrün ve ehlinin makamının ise alçalacağına dair müjdelenmeleri için uygun bir fırsattır:

إِنَّ فِي ذَلِكَ لَذِكْرَى لِمَنْ كَانَ لَهُ قَلْبٌ أَوْ أَلْقَى السَّمْعَ وَهُوَ شَهِيدٌ

"Şüphesiz bunda, kalbi olan yahut şahitlik ederek kulak veren kimse için bir ibret vardır." (Kâf Suresi, 37)

29 Sefer 1443H. 06/10/2021M.

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın