Soru:
Biden başkanlığındaki yeni Amerikan yönetimi Çin ve Rusya'ya saldırmaya başladı ve aynı zamanda bazı ülkelerle ortaklıkları güçlendirmeye ve eski ittifakları canlandırmaya başladı. Amerika özellikle bu iki ülkeye karşı politikasını nasıl yürütüyor ve hedefleri nelerdir? Bu yönetim öncekinden farklı mı?
Cevap: Yeni yönetimin eylemlerini gözden geçirelim ve bunlar aracılığıyla Amerikan politikasının mahiyetini ve hedeflerini açıklayalım:
1- ABD Başkanı Biden, 12/03/2021 tarihinde Avustralya Başbakanı Scott Morrison, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve Japonya Başbakanı Yoshihide Suga ile internet üzerinden bir zirve gerçekleştirdi. Bu ülkeler, Amerika'nın Çin'in büyüyen askeri ve ekonomik gücüne karşı koyma çabalarında kilit ülkeler olarak görülüyor. Biden şunları söyledi: ("Serbest ve açık bir Hint-Pasifik bölgesi hepimizin geleceği için gereklidir. Amerika, istikrarı sağlamak için sizinle, ortaklarımızla ve bölgedeki tüm müttefiklerimizle birlikte çalışmaya kararlıdır"... Şarku'l Avsat 13/03/2021). Ardından ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, 13/03/2021 tarihinde yaptığı açıklamada ("Amerika'nın bölgedeki müttefikleriyle askeri iş birliğini güçlendirmenin yollarını tartışmak ve Çin'e karşı güvenilir bir caydırıcılık tesis etmek amacıyla Tokyo, Seul ve Yeni Delhi'yi kapsayan bir haftalık bir Asya ziyaretine çıkacağını") duyurdu. Austin, Tokyo ve Seul'de mevkidaşlarıyla görüşmek üzere ABD Dışişleri Bakanı'na katılacak. Bu ziyaretler, Biden ekibinin Alaska'da Çinli yetkililerle (Çin Komünist Partisi Dış İlişkiler Sorumlusu Yang Jiechi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi) yapacağı ilk toplantıdan önce gerçekleşiyor (Şarku'l Avsat 14/03/2021). Görüşmeler Hong Kong, Sincan (Doğu Türkistan), Tibet, Tayvan'daki durumları ve insan hakları ihlallerini kapsayacak.
2- 20/03/2021 tarihinde ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin şunları söyledi: ("Kesinlikle tüm müttefiklerimizi ve ortaklarımızı Rus teçhizatından uzak durmaya ve bizim tarafımızdan yaptırımlara yol açacak her türlü alımdan kaçınmaya çağırıyoruz." Ayrıca, "Hindistan'ın henüz Rus S-400 hava savunma sisteminden herhangi bir teslimat almadığını, dolayısıyla yaptırım olasılığının tartışılmadığını" ekledi... Al Jazeera 20/03/2021). Hindistan Başbakanı Modi, 2018 yılında Rusya Başkanı Putin ile 5,4 milyar dolar değerinde S-400 hava savunma sistemi alımı için bir anlaşma imzalamıştı. Hindistan, 2019 yılında bu anlaşmanın ilk taksiti olarak 800 milyon dolar ödedi. Bu füzelerin ilk partisinin bu yılın sonlarında ulaşması bekleniyor. Austin'in Hindistan ziyareti, Amerika'nın bölgede Çin nüfuzuna karşı koymayı ve aynı zamanda Rusya'yı sıkıştırmayı amaçlayan bir ülkeler ittifakı kurma çabalarının bir parçasıdır. Öte yandan Amerikan savunma şirketleri, yaklaşık 250 milyar dolar yatırım yapmayı planlayan Hindistan silahlı kuvvetlerinin modernizasyonu çerçevesinde, 150 savaş uçağı ve helikopter alımı da dahil olmak üzere Hindistan'a askeri teçhizat sağlamak için milyarlarca dolarlık anlaşmalar imzaladı. Rusya'nın Hindistan'ın en büyük silah tedarikçisi olduğu bilinmektedir ve Hindistan, S-400 sistemi satın aldığı için Türkiye gibi Amerikan yaptırımlarına maruz kalmaktan korkmaktadır. Modi'nin 2014'te iktidara gelmesinden bu yana, Modi'nin Amerikan politikasını takip etmesi nedeniyle Hindistan-ABD ilişkileri güçlendi. 2016 yılında Amerika Hindistan'ı "öncelikli savunma ortağı" olarak sınıflandırdı ve o zamandan beri Amerika, hassas silahların transferini kolaylaştırmak ve askeri iş birliğini derinleştirmek için Hindistan ile bir dizi anlaşma imzaladı. Amerika, Hindistan'ın silahlanma konusunda Rusya'ya bağımlılıktan tamamen kurtulması için S-400 ve diğer Rus silahlarını almaktan tamamen vazgeçmesini istiyor. Bu durum, Hindistan'ı onlarca yıl yöneten ve o dönemde Amerika'nın Hindistan üzerinde tahakküm kurmasını ve nüfuz sahibi olmasını engellemek için hem Sovyetler Birliği döneminde hem de sonrasında Rusya'dan silah alınmasını telkin eden İngiliz yanlısı Kongre Partisi'nin politikasının tam tersidir. Ancak Amerika, Janata Partisi'ndeki ajanlarını Hindistan'da iktidara getirmeyi başardığında, Hindistan'da siyasi ve askeri dizginleri ele geçirmek ve oradaki İngiliz varlığına son vermek için Hindistan'ı silahlanma ve ordu konularında kendisine bağlamaya başladı.
3- Aynı zamanda Amerika, Çin ile doğrudan diyalog kurmakta ve ona baskı yapmaktadır. 18/03/2021 tarihinde Amerika'nın Alaska eyaletinde ABD ve Çin dışişleri bakanlıkları arasında bir toplantı başladı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken burada şunları söyledi: ("Çin'in eylemleri, küresel istikrarı garanti eden kurallara dayalı düzeni tehdit ediyor." Ayrıca, "Sincan (Doğu Türkistan), Hong Kong ve Tayvan konusundaki derin endişelerimizin yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri'ne yönelik siber saldırıları ve müttefiklerimize yönelik ekonomik baskıları tartışacağız... Bu eylemlerin her biri küresel istikrarı koruyan kurallara dayalı düzeni tehdit ediyor." Buna karşılık Çin Komünist Partisi Dış İlişkiler Sorumlusu Yang Jiechi şunları söyledi: "Çin, Amerika'nın Çin'in iç işlerine karışmasına şiddetle karşı çıkıyor... Bu tür bir müdahaleye karşı güçlü muhalefetimizi ifade ettik ve karşılık vermek için kararlı adımlar atacağız... Yapılması gereken Soğuk Savaş zihniyetinden vazgeçmektir"... Reuters 19/03/2021). Burada Amerika, insan haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle dünya önünde Çin'i karalamak için bir psikolojik ve medya savaşı kapsamında diyalog adı altında Çin'e doğrudan baskı yapmak istedi. Ancak bu, insan haklarına olan düşkünlüğünden değil, bunu Çin'e karşı bir baskı kartı olarak kullanmak içindir. Lakin görünen o ki bu konuda başarılı olamadı; zira Çinliler saldırıya uğradıkları noktadan cevap verdiler. Çünkü Amerika da kendi içinde ve dışında insan haklarını ihlal etmektedir ve o da tıpkı Çin gibi bu konuda suçlanmaktadır. Bunun yanı sıra diğer devletlere tahakküm kurmakta, üzerlerinde hegemonyasını tesis etmeye çalışmakta, onlara şantaj yapmakta ve zenginliklerini yağmalamaktadır.
4- Biden başkanlığındaki yeni yönetim, Trump yönetiminin başlattığı ticaret savaşını şu an için müttefiklerini ve diğer güçleri yanına alarak sürdüreceğinin sinyallerini verdi. Blinken'ı Çin'e yaptırım uygulanmasından yana olduğu için Dışişleri Bakanı olarak seçti. Blinken, Senato Dış İlişkiler Komitesi önünde şunları beyan etti: ("Şüphesiz Çin, bizim için diğer tüm ülkelerden daha büyük ama karmaşık bir meydan okuma teşkil ediyor. Amerika, Çin ile yakınlaşmaya zayıflık ilkesinden değil, güç ilkesinden başlamalıdır. Bu gücün bir parçası da müttefiklerle çalışmak ve uluslararası kurumlara katılmaktır... Şunu söylememe izin verin, bence Başkan Trump da Çin'e karşı sert bir tutum takınmakta haklıydı. Bir dizi alanda izlediği yönteme pek katılmıyorum ancak temel ilke olarak haklıydı ve bunun dış politikamız için gerçekten faydalı olduğunu düşünüyorum"... Anadolu Ajansı 20/01/2021). Yani Amerika'nın Çin'e yönelik politikası temel olarak birdir, ancak izlenen üsluplar yönetimden yönetime farklılık göstermektedir. Çevreleme politikası sona ermiş ve bölgede ve dışarıdaki genişlemesini sınırlamak için onunla bir çatışma/yüzleşme politikası başlamıştır.
5- Amerika, Çin'in yayılmasından duyduğu endişeyi açıkça dile getirdi. Başkanı Biden şu ifadeleri kullandı: ("Harekete geçmezsek (Çinliler) öğle yemeğimizi yiyecekler. Demiryolları alanında yeni ve büyük girişimleri var... Çin, elektrikli araç teknolojisi alanında hızlı ilerleme kaydediyor." Ayrıca, "10/02/2021 Çarşamba günü Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile insan hakları, ticaret ve güvenlik dahil birçok konuda iki saat konuştuğunu" belirtti. Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki ise, "Bence Başkan'ın görüşü Çin ile bir rekabet içinde olduğumuz yönündedir ve bu meydan okumanın ne kadar derin olduğu konusunda nettir"... Wall Street Journal 12/02/2021). Biden, ülkesinin endişelerini bir kez daha vurgulayarak şunları söyledi: ("ABD ile Çin arasında yoğun bir rekabet var ve Çin, güç ve nüfuz bakımından dünyanın bir numaralı ülkesi olmaya çalışıyor. Ben Beyaz Saray'da olduğum sürece bunun gerçekleşmeyeceğine söz veriyorum ve Pekin'e yönelik bir sonraki adımları koordine etmek için 27 ülkenin lideriyle iletişim kuracağım. Çin'i sorumlu tutacağız ve özellikle Güney Çin Denizi'nde kurallara saygı duymasını isteyeceğiz"... Al Jazeera 25/03/2021). Biden yönetimi, bu ayın (Mart) başında, yeni yönetimin küresel zorluklarla mücadele edebilmesi için ulusal güvenlik ajanslarına yönelik direktiflerini içeren "Ulusal Güvenlik Stratejisi Geçici Stratejik Rehberi" belgesini yayınlamıştı. 20 sayfayı geçmeyen bu küçük boyutlu belgede Çin'den 15 kez bahsedilirken Rusya'dan sadece 5 kez bahsedilmiştir!
6- Amerika, Çin'in henüz Güney Çin Denizi ve bölgesinde hakimiyet kuramadığını görüyor ve bunu denemeye devam ettiğini biliyor. Bu yüzden onu bu hakimiyetten men etmek ve bu bölgedeki ülkeler aracılığıyla onu orada meşgul etmek istiyor. Onu her taraftan kuşatılmış bir bölgesel büyük güç olarak tutmaya çalışıyor. Güney Çin Denizi'nde Endonezya, Malezya, Filipinler ve Vietnam gibi Amerika'nın Çin'e karşı harekete geçirmeye çalıştığı birçok ülke var. Pasifik Okyanusu'ndaki bu denize yakın bir konumda, Amerika'nın Çin'e karşı çalışmak üzere koordinasyon kurduğu Avustralya bulunuyor. Doğu Çin Denizi'nde ise Japonya, Tayvan ve Güney Kore var ki bu ülkeler Amerika'nın müttefikleridir. Amerika, Tayvan ile gönüllü olarak birleşmesi şartıyla Birleşik Çin'i tanımıştı. Trump döneminde bu tanımadan geri adım atılmış, bunun üzerine Çin Tayvan'ı işgal etmekle tehdit edince Trump geri adım atarak Birleşik Çin'i tekrar tanımıştı. Bu, Amerika'nın 1979'da Çin ile imzaladığı ve birleşmenin anlayışla, kademeli olarak, ekonomik ve siyasi yakınlaşmalarla gerçekleşmesini öngören bir anlaşmadır. Ancak Amerika bunun önüne engeller koymakta, Tayvan'ı silahlandırmaya, siyasi ve ekonomik olarak desteklemeye çalışmaktadır. ("ABD Hint-Pasifik Kuvvetleri (INDOPACOM) Komutanı Amiral Philip Davidson, 10/03/2021 tarihinde Çin'in 6 yıl içinde, yani 2027 yılına kadar Tayvan'ı işgal edebileceği konusunda uyardı." Kongre önünde yaptığı açıklamada, "Çinlilerin 2050 yılına kadar o bölgedeki en büyük askeri güç olarak Amerika Birleşik Devletleri'nin yerini alma projelerini hızlandırmalarından korkuyorum" dedi... Al Jazeera 11/03/2021). Amerika, Çin'in Tayvan'ı ilhak etmesinden korkuyor; Tayvan Amerika'nın tanımasıyla Çin'in bir parçası sayılmıştı ancak bunu gerçekleştirmek için oyalama taktikleri izleniyor. Görülüyor ki Çin bu oyalamalardan ve Amerika'nın bu birleşmeyi engellemeye yönelik oyunlarından bıkmış durumda ve Amerika'nın bunu istemediğini görüyor. Bu yüzden Çin'den Tayvan'a yönelik ciddi bir tehdit olduğu ve onu zorla ilhak edebilecek güçte olduğu anlaşılıyor. Ancak görünen o ki, bu adımı attığında Amerika dünya ülkelerini kendisine karşı kışkırtacağı için Amerika ve belki de diğer birçok ülke ile olan ticari ilişkilerini kaybetmek istemiyor...
7- Rusya ile durum Çin'den biraz daha farklıdır. Rusya, Orta Asya, Kafkasya ve Ukrayna'ya kadar Doğu Avrupa'nın bir bölümünde hakimiyet sahibidir ve buralar Sovyetler Birliği döneminden beri onun eski nüfuz alanlarıdır. Amerika, oraya yerleşip nüfuz sahibi olabilmek için Rusya ile kendi bölgesinde rekabet etmekte ve çekişmektedir. Zira oraya sızmayı başarmış ve bazı bölgelerde nüfuz tesis etmeye çalışmıştır ancak bu durum henüz istikrara kavuşmamıştır. Aynı zamanda Rusya üzerindeki baskılarını siyasi, ekonomik, medya ve psikolojik olmak üzere birden fazla düzeyde sürdürmektedir. Bu nedenle ABD Başkanı Biden, Rus muhalif Aleksey Navalni'nin zehirlenmesi meselesine verdiği cevapta Rusya Devlet Başkanı Putin'i "katil" olarak nitelendirdi. ("Kremlin bu iddiaların asılsız olduğunda ısrar etse bile, Rusya'nın geçen yılki Amerikan seçimlerine müdahale girişimlerinin sonuçları olacaktır" dedi ve Putin'in bu müdahalelerin bedelini ödeyeceği tehdidinde bulunarak: "Putin bedelini ödeyecek, Ocak ayı sonlarında kendisiyle yaptığım uzun telefon görüşmesinde onu olası bir yanıt konusunda uyarmıştım" dedi. Kastedilen sonuçlar sorulduğunda ise: "Bunu yakında göreceksiniz" dedi... Amerikan ABC 17/03/2021). Bu, Rusya'ya daha fazla yaptırım uygulanacağına işaret ediyor. Garip olan şu ki, Putin'in cevabı çok zayıf, hatta acınası ve zelilceydi: ("Moskova, Washington ile ilişkilerini kesmeyecek, aksine Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya'nın çıkarlarına olan şeyler temelinde çalışacaktır"... Rus Televizyonu 18/03/2021). Bu durum Rusya'nın ne kadar zayıf olduğunu ve Ukrayna, Kırım ve Avrupa'da kendisine karşı yürütülen yaptırımlardan, baskılardan ve Amerikan kampanyalarından ne kadar korktuğunu göstermektedir. Rusya Federasyonu Alt Kanadı Duma Başkanı Vyacheslav Volodin, Biden'ın Putin'e ve ülkesine yönelik saldırısını "tüm Ruslara hakaret" olarak değerlendirdi ve şunları söyledi: "Biden açıklamasıyla ülkemiz vatandaşlarına hakaret etti. Bu, acziyetten kaynaklanan bir histeridir. Putin bizim başkanımızdır ve ona yapılan saldırı tüm ülkemize yapılmış bir saldırıdır"... Russia Today 17/03/2021). Rusya'nın yaptığı tek şey, büyükelçisini istişarelerde bulunmak üzere Washington'dan geri çağırmak oldu, o kadar! Putin, Biden ile bir konferans yapılması çağrısında bulundu ancak Amerika bunu reddederek ona bir hakaret daha etti. Rusya Dışişleri Bakanı bir bildiri yayınlayarak şunları söyledi: ("Amerikan tarafının Vladimir Putin'in, ABD Başkanı Joe Biden ile 19 veya 22 Mart tarihlerinde ikili ilişkilerde biriken sorunları ve stratejik istikrarla ilgili konuları tartışmak üzere video konferans yoluyla açık bir görüşme yapma teklifine yanıt vermemesi üzüntü vericidir. Amerikan tarafı böylece Rus-Amerikan ilişkilerinin Washington'un suçuyla içine düştüğü çıkmazdan bir çıkış yolu bulmak için yeni bir fırsatı kaçırmıştır"... TASS 22/03/2021).
8- Bu nedenle Amerika, Türkiye'nin Suriye'de kendisini kullanmak için Rusya ile izlemesine izin verdiği politikadan vazgeçmesini, aksine Rusya'ya baskı yapmak için kendi yanında yer almasını istiyor. Dışişleri Bakanı Blinken, 23/03/2021 tarihinde Brüksel'de Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştükten sonra şunları söyledi: ("Ankara ile kamuoyu önündeki farklılıklara rağmen, Amerika ve NATO'nun Türkiye'yi ittifakta tutmakta güçlü bir çıkarı vardır. Türkiye uzun süreli ve değerli bir müttefiktir"... Reuters 23/03/2021). NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye'nin NATO ülkelerine verdiği hizmetleri ve Avrupa'yı savunmasını överek: ("Birlik (AB) üyesi olmayan, Suriye ve Irak ile sınırı olan Türkiye, NATO'nun güneydoğu sınırlarının savunulmasında çok önemli bir rol oynamaktadır"... Anadolu Ajansı 06/03/2021) dediğinde, Erdoğan bundan duyduğu memnuniyeti dile getirerek Twitter hesabında şunları yazdı: ("Türkiye, bir NATO müttefiki olarak tüm yükümlülüklerini yerine getirmeye, küresel barış ve güvenliğe hizmet etmeye devam edecektir." Türkiye, başlangıçta Rusya'yı Suriye'de tutarak Suriye rejimini korumada Amerika'ya hizmet etmesi için Rusya'yı cezbetmek amacıyla almasına izin verilen Rus S-400 füze savunma sisteminden vazgeçmesi için kendisine baskı yapan Amerika'ya boyun eğmeye hazır. Zira Suriye'de Rusya'nın rolüne olan ihtiyaç azalmaya başladı ve bu, Trump döneminde Türkiye'ye baskı yapmak için izlenen politikanın bir devamıdır. Biden başkanlığındaki Amerikan yönetimi 05/02/2021 tarihinde "Türkiye'nin S-400 füzelerinden vazgeçmesini istediğini" duyurdu. Savunma Bakanlığı Sözcüsü John Kirby şunları söyledi: ("Anlaşma konusundaki pozisyonumuz değişmedi ve Türkiye'yi bunlardan vazgeçmeye çağırdı." Türkiye, gelen füzeleri kullanmadan depolara koyarak Yunanistan gibi muamele görmeyi teklif ederek bir taviz gösterdi. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "Türkiye, bu konudaki gerilimi azaltmak için Amerika ile olası bir anlaşmanın parçası olarak Rusya'dan satın aldığı S-400 füze sistemini kullanmamaya hazırdır" dedi ve şunu ekledi: "Girit Adası'ndaki S-300 füzeleri için geçerli olan modele benzer bir model üzerinde müzakereye açığız"... Hürriyet Gazetesi 09/02/2021). Kıbrıs bu füzeleri 1999 yılında Rusya'dan satın almış ve Türkiye buna itiraz etmişti. Daha sonra Yunanistan ile füzelerin Girit adasında depolanması konusunda anlaşmaya varıldı ve füzeler, o tarihten bu yana 2013 yılındaki eğitimler dışında bunları hiç kullanmayan Yunanistan'ın malı oldu.
9- Amerika'nın tıpkı Çin'e karşı planladığı gibi Rusya'ya karşı da siyasi, ekonomik, medya ve psikolojik bir saldırı planladığı görülüyor. ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Senato'daki ifadesinde ("Rusya gündemin en başında" dedi ve: "Bir dizi zorluktan bahsettik. Rusya'nın tüm cephelerde sunduğu meydan okuma da acil zorluklardan biridir"... Anadolu Ajansı 20/01/2021). Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, ("Bir ABD istihbarat raporunun, Rusya'nın 2020 ABD seçimlerine müdahale etmeye çalıştığına dair uzun süredir devam eden iddiaları güçlendirmesinin ardından Rusya'nın eylemlerinden sorumlu tutulacağını" söyledi ve ekledi: "Başkan Biden yönetimi, Rusya ile ilişkilerde eski Cumhuriyetçi Başkan Trump'ın izlediğinden farklı bir yaklaşım benimsiyor" ve "Ruslar eylemlerinden kesinlikle sorumlu tutulacaklar"... Reuters 17/03/2021). Bu, Rusya'ya yönelik bir dizi konuda ona şantaj yapmak ve onu özellikle Çin'e karşı kullanabilmek için yürütülen bir psikolojik savaştır. Zira Rusya'yı daha önce kendilerine ve ajanlarına karşı ayaklanan Suriyeli Müslüman halka karşı kullanmıştı. Bu nedenle Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Karine Jean-Pierre, ("ABD Başkanı Joe Biden'ın doğru zaman geldiğinde Başkan Putin ile görüşeceğini ve Biden'ın geri adım atmayacağını, Rusya ile ilişki konusunda açık ve net olacağını" belirtti... Reuters 19/03/2021). Amerika, bir yandan diplomatik müzakereler yürütürken diğer yandan güçlü konumda olduğunu göstermek için saldırgan bir üslup kullanıyor. Diğer tarafları zayıf bir konumdan müzakere etmeye zorlamak ve çıkarlarını gerçekleştirmek için onlara istediklerini veya dayatabileceklerini kabul ettirmek istiyor. Bu üslubu Trump da kaba bir şekilde kullanmıştı; hem tehdit ediyor hem de Kuzey Kore ve Çin ile yaptığı gibi Amerika'nın iradesini ve taleplerini diğer taraflara dayatmak için diplomatik temaslar yürütüyordu. Aynı zamanda Biden, kendi yönetiminin zayıf değil güçlü olduğunu göstererek içerdeki konumunu pekiştirmek istiyor.
10- Amerika'nın politikalarından biri de, aralarındaki yakınlaşmayı bozmak için Rusya ile Çin'in arasını açmaya çalışmaktır. Eskiden Rusya'yı yakınlaştırıp Çin'e karşı kışkırtıyordu; şimdi ise bu politikayı Rusya'yı aşağıladıktan sonra sürdüreceği görülüyor. Bu yüzden Amerika, Rusya'yı kendisine boyun eğdirmek ve Çin'e karşı yanında yer almaya zorlamak için ona saldırma politikasını benimsedi. Rusya ise Amerika'nın kendisini yakınlaştırmasını ve uluslararası işlerin yönetiminde ortak etmesini umuyor. Ancak Amerika buna razı değil, aksine onu kendi politikasına tabi kılmak, Çin'e karşı ve Suriye'de kullandığı gibi başka konularda kullanmak istiyor. Onu kendisiyle dünya işlerini veya herhangi bir bölgenin işlerini paylaşan büyük bir devlet seviyesinde görmek istemiyor. Bu nedenle Suriye meselesindeki konumunu, kendi yörüngesinde dönen Türkiye seviyesine indirdi. Amerika, küresel düzeyi gerilemiş, içeride çürümüş ve tükenmiş bir iniş aşamasında olmasına rağmen hala kibir ve küstahlık içindedir.
11- Rusya, Amerika'ya karşı konumunu güçlendirmek için Çin ile güçlenmeye çalışıyor. Muhtemelen Amerika'nın kendisini Çin'e karşı kullanmak istediğinin farkında ve bu yüzden şimdiye kadar bu tuzağa düşmedi. Rusya Dışişleri Bakanlığı bir bildiride şunları belirtti: ("Lavrov'un yarın, 23/03/2021 Salı günü Çinli mevkidaşı Wang Yi ile iki ülke arasındaki stratejik koordinasyon ve en üst düzeydeki temasların düzenlenmesi ile ilgili meseleler üzerine görüşmeler yapması planlanıyor. İki ülke çoğu küresel meselenin çözümünde yakın veya özdeş pozisyonlara bağlıdır ve dış politikadaki eylemlerinin yakın koordinasyonunu sürdürmeye kararlıdırlar"... Novosti 22/03/2021). Dışişleri Bakanı Lavrov'un ziyareti sırasında Rusya Dışişleri Bakanlığı, ("İki ülkenin aralarındaki İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması'nı beş yıl daha uzattığını" duyurdu. Çin Dışişleri Bakanı ise şunları söyledi: "Son yirmi yılda bu ikili anlaşma, Rus-Çin ilişkilerinin sürdürülebilir kalkınması için sağlam bir hukuki temel oluşturmuş ve ikili ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunmuştur"... Novosti 23/03/2021). Ancak bu, aralarında Amerika'ya karşı koyacak bir ittifaka ve ortak bir uluslararası eyleme dönüşmedi. Zira yirmi yıllık olan bu anlaşma, Amerika'ya karşı ciddi bir ortak çalışma üretmedi. Her iki devlet de kendi cephesinden kendini savunmaya ve Amerika ile bir anlayış ve yakınlaşma içine girmeye çalışıyordu. Görünen o ki Rusya, Çin'e bağımlı hale gelecek kadar onunla yakınlaşmak istemiyor. Çünkü o, Amerika'nın yanında ikinci büyük devlet olma konumunu korumak istiyor ve Amerika ile bir çatışma içine girmek değil ona ortak olmak istiyor. Ukrayna, Kırım, Orta Asya ve Kafkasya'da başına iş açmamak için Amerika ile gerilimin daha fazla tırmanmasını istemiyor.
12- Amerika, Rusya ve Çin ile mücadelesini ilan ederken müttefiklerini yeniden yanına çekiyor ve aynı zamanda müttefikleri üzerindeki hegemonyasını yenilemek istiyor. ABD Dışişleri Bakanı Blinken, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ile görüştükten sonra NATO karargahını ziyareti sırasında şunları söyledi: ("Amerika Birleşik Devletleri'nin sarsılmaz desteğini ifade etmeye geldim. ABD ortaklıklarını yeniden inşa etmek istiyor, her şeyden önce NATO'daki ortaklarla ittifakı canlandırmak istiyoruz" dedi ve: "İttifakın dünyanın dört bir yanındaki tehditler karşısında kritik bir andan geçtiğini, Amerika'nın Afganistan'daki seçeneklerini hala gözden geçirdiğini ve bu konuda müttefiklerine danışacağını" belirtti... France24, Reuters 23/03/2021). Amerika, Avrupa'da Rusya ve Çin'e karşı koyduğunu ilan ederek NATO'daki müttefikleri üzerindeki hegemonyasını yenilemek suretiyle bir taşla iki kuş vurmak istiyor. Rusya ile Almanya arasında Baltık Denizi'nin altından geçen, Rus gazını Almanya'ya ve Avrupa'ya taşıyacak olan "Kuzey Akım-2" projesinden Almanya'nın vazgeçmesi için baskı yapıyor. Amerika geçen yılın sonunda, Aralık 2020'de projeye katılan şirketlere yaptırım uyguladı ve küstahça bir tavırla boru hattı döşemeyi durdurmalarını istedi. Projeyi finanse eden Alman fonuna da yaptırım uygulamak istiyor. Alman Bakanlar Kurulu buna cevaben şunları söyledi: ("Alman ve Avrupa şirketlerine yönelik tek taraflı dış yaptırımlar ışığında, Alman hükümeti yaptırımların bu fona da yöneltilmeyeceğini göz ardı edemez... Berlin, Kuzey Akım-2 gaz boru hattına yönelik Amerikan yaptırımlarını Avrupa egemenliğinin ihlali olarak reddediyor"... Sputnik 01/03/2021). ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price ise ("Dışişleri Bakanı Blinken'ın Brüksel'deki NATO dışişleri bakanları görüşmeleri marjında Alman mevkidaşı Heiko Maas ile bir araya geldiğini, Blinken'ın Rusya'nın kolektif güvenliğimizi zayıflatma çabalarına karşı koymak için müttefikler ve ortaklarla çalışma taahhüdünü vurguladığını ve bu bağlamda ABD'nin Kuzey Akım-2'ye karşı olduğunu belirttiğini" söyledi... DPA 24/03/2021). Bu, Amerika'nın Trump döneminde izlediği ve Biden döneminde de sürdürdüğü bir politikadır. Amerika, Rusya'yı ekonomik olarak vurmak, Avrupa ile ilişkilerini germek ve Almanya'yı daha yüksek maliyetli ve daha düşük kaliteli Amerikan gazını almaya zorlamak istiyor!
13- Sonuç olarak, kendilerini bu dünyada büyük gören devletler işte bunlardır... Onlar dünyayı zorbalıklarıyla kuşatıyorlar, beldeler ve halklar için kötülük tuzakları kuruyorlar. Güçlü ve Cebbar olan Allah ne kadar doğru söylemiştir:
أَفَأَمِنَ الَّذِينَ مَكَرُوا السَّيِّئَاتِ أَنْ يَخْسِفَ اللَّهُ بِهِمُ الْأَرْضَ أَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ * أَوْ يَأْخُذَهُمْ فِي تَقَلُّبِهِمْ فَمَا هُمْ بِمُعْجِزِينَ
"Kötülük tuzakları kuranlar, Allah'ın kendilerini yere geçirmeyeceğinden veya kendilerine hiç beklemedikleri bir yerden azabın gelmeyeceğinden emin mi oldular? Yahut onlar (rızık peşinde) dolaşıp dururlarken Allah’ın kendilerini yakalamayacağından emin mi oldular? Onlar (Allah’ı) aciz bırakacak değillerdir." (Nahl Suresi, 45-46)
17 Şaban 1442H 30/03/2021M