SORU-CEVAP: Oruçta Astronomik Hesaplama
Bu metin, Ramazan orucunun başlangıcı ve bitişi için neden astronomik hesaplamaların değil, sadece hilalin gözle görülmesinin (rü’yet) esas alınması gerektiğini şer’î delillerle açıklamaktadır. Oruç ile namaz vakitlerinin belirlenmesindeki usul farkına değinilerek, ibadetlerin yalnızca Allah’ın emrettiği yöntemlerle ifa edilmesinin önemi vurgulanmaktadır.
Soru-Cevap: Metal Sistemin Fiyat İstikrarı
Madeni para sisteminin fiyat istikrarı, paranın devletlerin ekonomik gücünden bağımsız olarak sahip olduğu öz değerden ve yerel-uluslararası ticarette tek bir birimin kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Bu sistem, altın ve gümüşün tedavülde olmasıyla tekelleşmeyi önleyerek ekonomik piyasalarda kalıcı bir güven ve denge sağlar.
Soru Cevap: Rikaz’ın Hükmü
Bu yazı, toprak altında bulunan gömülü malların (rikaz) ve madenlerin İslam hukukundaki hükmünü ve bu tür buluntuların mülkiyet durumunu ele almaktadır. Özellikle Osmanlı döneminden kalan paraların bulunması durumunda izlenmesi gereken şer’i prosedürler, fıkhi deliller ışığında açıklanmaktadır.
Soru-Cevap: Kureyş Soyu ve Halifenin Şartları Konusunda
Bu açıklama, Halifelik için Kureyş soyundan gelmenin bir geçerlilik (inikad) şartı mı yoksa bir üstünlük (efdaliyet) şartı mı olduğu konusunu fıkhî ve lügavî açılardan ele almaktadır. Sahabenin uygulamaları ve hadislerin dilbilimsel tahlili yoluyla, bu meselenin şer’î hükmü izah edilerek zihinlerdeki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.
Hizb-ut Tahrir Emiri'nin 24/08/2003 Tarihinde Birmingham'da Düzenlenen İslami (Toplumun) Kimliği Konulu Konferansta Yaptığı Konuşma (Ses Kaydı)
Hizb-ut Tahrir Emiri Şeyh Ata bin Halil Ebu’r Raşta, Batı'daki Müslümanlara hitaben yaptığı bu konuşmada, İslam dünyasının mevcut parçalanmışlığını ve sömürgeci güçlerin tahakkümünü dile getiriyor. Müslümanları yeniden Nübüvvet metodu üzere Hilafet’i kurmaya davet eden Emir, Batı’da yaşayan Müslümanların ümmetin ayrılmaz bir parçası ve gelecekteki fetihlerin öncüleri olduğunu vurguluyor.
Soru-Cevap: Düğün Salonları
İslam'ın düğün törenlerindeki kadın-erkek karışıklığına (ihtilata) bakışını ele alan bu çalışma, modern düğün salonlarındaki gayri-İslami uygulamaları Şer’i delillerle açıklamaktadır. "Umumu’l belva" gibi mazeretlerin haramı helal kılamayacağı vurgulanırken, Müslümanların zorluklar karşısında dinlerine sımsıkı sarılmalarının önemi hatırlatılmaktadır.
Kureyş Nesebi ve Halifenin Şartları Konusundaki Soruya Cevap
Halifenin Kureyşli olmasının bir inikat (geçerlilik) şartı mı yoksa bir efdaliyet (tercih) şartı mı olduğu meselesi, Sahabe uygulamaları ve hadislerin dil bilgisi yönünden tahliliyle açıklanmaktadır. Bu cevap, Kureyş nesebinin halifelik için mutlak bir zorunluluk olmadığını, asıl belirleyici olanın Nübüvvet metodu üzere İslami hükümlerin uygulanması olduğunu ortaya koymaktadır.
Müslüman Beldelerinde Mevcut Devletlerin Ordularına Katılmak
Müslüman beldelerindeki mevcut ordulara katılmanın şer’i hükmünü ele alan bu yazı, zalim yöneticilerin şahsi hizmetinde bulunmanın nehyedildiğini, ancak kâfirlere karşı cihadın her koşulda bir farz olduğunu açıklamaktadır. Ayrıca, İslam nizamını yeniden kurmak amacıyla ordu içerisindeki güç sahiplerinden nusret talep etmenin caiz olduğu ve bu yöndeki çalışmaların önemi vurgulanmaktadır.
Soru-Cevap: Kadının Yolculuğu
Bu içerik, bir kadının mahremi olmadan yolculuğa çıkmasının fıkhi hükümlerini, zaman ve mesafe ölçütleri üzerinden açıklamaktadır. Ayrıca namazların kısaltılması ve güvenlik şartlarının yolculuk üzerindeki etkileri, İslami deliller ışığında detaylandırılmaktadır.
Şeyh Abdulkadim Zellum’un Ardından: Ah Dünya! Büyük Bir Adam Sessizce Aramızdan Ayrılıyor
Bu mersiye, ömrünü İslam ümmetinin kalkınması ve Raşidi Hilafet'in yeniden ikamesi yoluna adamış olan büyük dava adamı Şeyh Abdulkadim Zellum’un vefatı üzerine kaleme alınmıştır. Onun gizlilik içinde geçen mücadele dolu hayatı, zalimlerin kalbine saldığı korku ve arkasında bıraktığı sarsılmaz dava mirası duygulu bir dille anlatılmaktadır.
Emir'in, Parti Emirliğini Üstlendikten Sonra Dava Taşıyıcılarına Yazdığı Mektup
Hizb-ut Tahrir'in yeni Emiri Ata Abu al-Rashta, görevine başlarken dava taşıyıcılarına hitaben sabır, kararlılık ve umut aşılayan bir mektup kaleme almıştır. Mektupta, Raşidi Hilafet'in kurulması yolunda karşılaşılan zorlukların ancak Allah'a olan tam güven ve sahabe örnekliğindeki samimi bir çalışma ile aşılacağı vurgulanmaktadır.